Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Alevi Edebiyatı > Alevi Ozanları, Deyişler

Alevi Ozanları, Deyişler Alevi ozanlarına dair paylaşımların yapılabileceği alan. Deyiş, Deyişler.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 06-20-2008, 11:39   #1
Derman
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Derman - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi : Derman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud of
İletişim
Standart Kul Himmet ve Hayatı

Hazırlayan: Mustafa Kemal
Önsöz:
Kul Himmet, Alevi-Bektaşi toplumunun yedi ulu ozanından biridir. Yazdığı nefesler, söylediği deyişler kendinden sonra gelen ozanları etkilemiştir. XVI. yy.ın ikinci yarısı ile XVII. yy.ın başında yaşadığı bilinen Kul Himmet’in hayatı, felsefesi ve nefeslerini inceledik.Kul Himmethakkında en son ve en derli-toplu çalışmayı ortaya koyan İbrahim Aslanoğlu’nun kitabında, ona ait 143 şiir bulunmaktadır. Aslanoğlu, kitabında önceki yayınlardaki ve yirmiden fazla cönkteki Kul Himmet mahlaslı şiirlerle bu sayıya ulaşmıştır. Şiirlerin ölçülerine göre dağılımı şu şekildedir: 7 heceli 1, 8 heceli 26, 11 heceli 104 ve aruz vezni ile 7. Kul Himmet’in ilk defa 36 şiiri yayımlanmış ve Cahit Öztelli tarafından bu sayı 87’ye ulaştırılmıştır. Biz de Aslanoğlu tarafından ulaştığı belgelere ek olarak diğer yazılı kaynaklardan faydalanarak daha ayrıntılı bir çalışma hazırladık.Türk halk edebiyatının iki önemli kolu olan âşık edebiyatı ve dinsel halk edebiyatı da bir yandan edebiyat tarihinin araştırma alanına girerken, diğer taraftan halkbilimin çalışma alanları içerisinde ele alınmış, öylece Kul Himmet değerlendirilmiştir.

Yaşamı:
Kul Himmet, XVI. yy.ın ikinci yarısı ile XVII. yy.ın başında yaşayan bir Alevi-Bektaşi ozanıdır. Mezarı, doğduğu yer olan Tokat’ın Almus ilçesinin Görümlü(eski adı Varzıl) köyündedir[1].Köylüleri onu, Bektaşi tarikatının Erdebil Tekkesi’ne bağlı Safeviye koluna bağlar. İnancından dolayı çileli bir hayat geçirmiş, zindana atılmıştır. Ölümüyle ilgili kesin bilgiler olmamakla beraber, uzun süre kaçak yaşayıp köyünde vefat ettiği tahmin edilmektedir.
Kul Himmet’im mürit idim Dehman’a
Özüm ulaştırdım sahip-zaman
İradet getirdim Şah Tahmasb Han’a
Hüseynîyiz mevâlîyiz ne dersin [2]

İki ayrı şiirinde:
Yeriş İmam Abbas cenab-ı âlim
Onlardan gayri kimim var benim[3]

Deli gönül Şah Abbas’ı arzular
Her andıkça azalarım sızılar[4]

Yakarışlarıyla Şah Abbas’tan yardım istiyor ve ona ziyareti tasarlıyor. Burada amaçladığı kişinin I.Şah Abbas mı (1587–1628), yoksa II. Şah Abbas mı (1642–1667) olduğu pek açık değildir. İkisinin arasında Şeyh Safi var(1628–1642).Ondan söz etmediğine göre bu I.Şah Abbas olmalı.[5]
Bir şiirinde “Dedem Hıdır Abdal pirim ocağı” diyerek soyunun Kemaliye’nin Ocak Köyü’ndeki Hıdır Abdal tekkesine bağlı olduğunu ima ediyor; ama döne dolaşa maneviyatından yardım dileyip, bir gece rüyasına girmesi için yakardığı pir, Hacı Bektaş Veli’dir. Bunun yanı sıra Erdebil Tekkesine duyduğu özlemleri de nefeslerinde göstermiştir.
Menâkıbü’l-Esrar Behçetü’l-Ahrâr’ın yazıldığı tarihte Kul Himmet hayatta idi. Hatayî, Pir Sultan, Kul Adil, Kul Mazlum ve Şah Adil’le beraber onun şiirleri de bu kitap da yer aldı.[6]Böylesine ünü yaygın bir şair, Alevilerin amansız bir kıyıma tabi tutan Osmanlı yönetiminin kovuşturmasından yakasını kurtaramazdı. Sonunda da öyle oldu. Bir münafığın ihbarı ile yakalanıp tutuklandı. İbrahim Aslanoğlu,”Pir Sultan Abdallar” adlı eserinde, 22 Kasım 1577’de Bozok Beyine gönderilen fermanda yargının kararı önceden saptanmıştı: “Kızılbaşlıkla müttehem olan kimselerin defterleri sureti gönderildiği ve şer’ile teftiş olup (suçu) sabit olursa idam edilmeleri, şer’ile sabit olmayıp, lâkin müttehem olduklarına kanaat gelirse Kıbrıs’a sürülmeleri” fermanında yer vermiştir ( Celali Ayaklanmaları için Ek-A bakınız. ).

İdam edilmediği, beraat etmesi de mümkün olmayacağına göre, kaçtığı veya kaçırıldığı, uzun yıllar izini belli etmeden saklandığı söylenebilir. Bu yıllarda onun en büyük derdi sıla özlemi oldu:
“Kahbe felek sana n’ettim n’eyledim
Attın gurbet ele parelerimi
Âhirinde beni sıladan ettin
Bulunmaz derdimin çarelerini”[7]

Asıl adının Hüseyin olduğu anlaşılan Kul Himmet, babasının adının Muhyiddin olduğunu ve şiirinde “cedd–i pakinin (temiz soyu)” Erdebil'den geldiğini söylemektedir.
“Şu dünyada bozulunca aslımız
Ceddi pakim Erdebil'den gelir
Erdebil'den gelince Rum'a
Sözümüz bizim didardan gelir”[8]

Kaybolmuş beyitlerinde geçen Kul Himmet'in dedelerinin adlarını bilemiyoruz. Bu şiire göre, Şah İsmail ile çağdaş olan Kul Himmet onun gibi, Şeyh Safi'nin 6. kuşaktan torunudur. Bir kaç beyit içinde verildiği, fakat günümüze ulaşmadığını düşündüğümüz Kul Himmet'in üç dedesinin adını öğrenemiyoruz. Buna rağmen, diğer Erdebil Şeyhlerinin adlarının geçmemesi, babasının adının da Muhyiddin olması bizde onun, Şeyh Safiyüddin'in beş oğlundan biri olan Muhyiddin'in soyundan geldiği kanısını uyandırmaktadır. “Şu dünyada bozulunca aslımız / Ceddi– pakim Erdebil'den gelir” beyitinden, Erdebil dergâhı postuna oturmak için hak kazanamamış Muhyiddin, ya da oğlunun Erdebil'den Anadolu'ya geldiği anlamı çıkabilir. Belki de Kul Himmet'in yazdığı “aslının bozulması”, yani Dergâhın ilkelerine aykırı işler yapmasından dolayı bu hakkı yitirmiştir. Muhyiddin'in kardeşi Sadreddin'in yaklaşık yetmiş yıla yakın Erdebil'in başında bulunmasıyla bazı sıkıntılar yaşanmış olabilir. Ama belki de Kul Himmet'in dedeleri, Hoca Ali döneminin sonlarında, Timur'un Anadolu'dan getirip Erdebil'de bıraktığı Alevi Türkmen tutsakların, yani Sufiyan–ı Rum'dan bir kısmının geri dönüşleri sırasında birlikte gelmiş olabilirler. Görüldüğü gibi Şeyh Safi Buyruğu'nu kabul edip ona bağlanmasının nedeni, sözlerinin İmam Cafer'den gelmesinden ve onu temsil etmesindendir.[9]
Kul Himmet'in mezarının bulunduğu ve Kul Himmet soyluların yaşadığı köyden olan ve köyünde yıllarca imamlık yapmış bulunan İrfan Çoban'ın ozan hakkında derlediği otantik bilgiler, asıl adı Hüseyin olan Kul Himmet'i ailece bize tanıtıyor. Hanımının adı önce Ördek Ana iken, yerleştiği köyde değiştirip Fatma Ana demişler. Birinin adı Şahin, öbürünün Abbas olan iki oğlu vardı Kul Himmet'in. Yukarıdaki şiirinde sadece iki kez oğlu Şahin'in adı geçmektedir. “Şahin'ime yolumu eyledim teslim” dizesinden anlaşıldığına göre, Kul Himmet artık yolu–erkânı yürütmeğe mecali kalmadığı ömrünün son zamanlarında bu şiiri yazmıştır. Abbas'ın o tarihlerde yaşamadığı anlaşılıyor.[10]

Söylentiye göre, Kul Himmet olasıyla, küçük yaşta ölen oğlu Abbas'ın ardından çok ağlayıp sızlamaktaymış; kendisine insan kılığına girmiş bir melek (Mikail) görünüp, elini gözlerine sürerek ona Kerbela'yı göstermiş. İmam Hüseyin ve yetmiş iki yakınının şehit oluşlarını gözleriyle görmüş. Melek ona:
“Ey, ben dervişim, diyen kişi! Sen hep cedd–i celalını översin; hem Hüseyin'in soyundanım dersin, hem de vadesi gelmiş bir evlat için figan edersin. Görmez misin İmam Hüseyin'i? Beş kardeşi üç oğlu gözünün önünde şehit edildi; yine de Allah'a davacı olmadı. Dervişlik, Allah'tan gelene kail olmak ve hoşnutlukla karşılamaktır”

deyip gözden kaybolmuş. Kul Himmet de bir daha ağlamamış ve düvaz-ı imamlar söylemiş. Kul Himmet'in soyu oğlu Şahin'den yürümüş. Varzıl (Görümlü) köyünde yaşayan Şahinoğulları, Dedeler kabilesi olarak onun soyundan gelmektedirler. Kul Himmet soyundan gelen ve Kulhimmet adını taşıyan Dedeler (Seyyid) Ocağı vardır.


Sonunda köyüne döndü ve orada vefat etti. Çocukları ve torunları korkudan mezarının yerini uzun süre gizlediler. XIX. yy. şairlerinden Küstahoğlan’ın “Makamı sır olan Koca Kul Himmet” demesinin nedeni budur.

Turgut Koca, “Bektaşi Nefesleri ve Şairleri” adlı eserinde Kul Himmet için şunları yazmıştır:
“Onaltıncı yüzyılda yaşamış bir şairdir. Yeniçeri Ocağı’ndan emekli olunca, bütün Osmanlı topraklarını köy köy dolaşmıştır. Şiirlerini, bu gezginciliği sırasında yazmıştır. Bir ara Hacı Bektâş Veli dergâhında dervişlik etmiş, mücerret azizlerdendir.”
Turgut Koca’nın bahsettiği Kul Himmet ile İbrahim Aslanoğlu’nun bahsettiği Kul Himmet aynı kişi midir? Bazı şairlerin ölümünden sonra, onların ününden yararlanmak için aynı mahlası kullanan diğer şairlere de rastlıyoruz.

Tarihte Geda Kul Himmet, Öksüz Kul Himmet, Sefil Kul Himmet mahlaslı şairler bulunmaktadır. Acaba bunlar birbirinden ayrı şairler mi? Lâkin Sefil Kul Himmet’inki öyle değil. Bir şiirinde,

Diyar-ı gurbette Cezayir’lerde
Eller bayram etsin ben âh edeyim
……………………..
Kısmet olur ben sılâya gidersem
Sağ selamet Hak selamın verirsem
Vâdem yeter gurbet elde ölürsem
Çöller bayram etsin ben âh edeyim [11]

Diyor. Bu durumda Kul Himmet ile bir farklılığı ortaya çıkıyor. Çünkü XVII. yy.da Tokat yöresinden yalnız kara ordusu için asker alınırdı. Donanmada görev yapan levendler daha çok sahil kenarındaki yerlerden alınırdı. Asker olması (Yeniçeri Ocağı’ndan emekli olması) kanıtlanması zor bir husustur.
Derman isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Derman For This Useful Post:
DoğAcAn (01-08-2010)

Alt 06-20-2008, 11:39   #2
Derman
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Derman - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi : Derman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud of
İletişim
Standart

Kul Himmet, kendisinden yaklaşık 300 yıl sonra yaşamış olan Kul Himmet Üstadım (XIX. yy da İmranlı ve Divriği köylerinde yaşamış) ile karıştırıldığı bile olmuştur. Fakat elde edilen cönklerde bu konuya açıklık getirilmiştir.

Kaynakların hemen hemen tümü Kul Himmet’i Pir Sultan’ın müridi olarak gösteriyor. Onları böyle düşünmeye yönelten, hangi amaçla söylendiği gereği kadar anlaşılmayan iki ayrı nefesindeki dizelerdir.

“Kul olmuşuz Pir Sultan’a / Eşiği de kıblegâhtır”[12]

Alevilikte kulu kulluk yoktur. Alevilik inancında yalnızca Allah’a kulluk edilir. Bir an için olduğunu farz edelim, kıblegâh diye tanımlanan bu ulu kişi, kendisi gibi bir âşık ve büyük bir kişi olamaz. En aşağı serçeşme olması gerekir. Çünkü Kul Himmet’in şiirleri incelendiğinde görülecektir ki, o Hz. Ali başta olmak üzere on iki imam ve Hacı Bektaş Veli’yi ulu tanır. Atalarının bağlı olduğu Hızır Abdal için dahi bu sıfatı kullanmaz. Öyleyse eşiği kıblegâh olan kişi ya Hz. Ali veya Hacı Bektaş Veli’dir. Bu bilgilerin ışığında nefesi “Kul olmuşuz bir sultana” şeklinde okumak daha doğru olur. Başka bir nefeste, “Pir Sultan yolundan ayırma bizi” dizesi de kaynak gösteriliyor. Kul Himmet bu nefeste bizi Pir Sultan’dan ayırma demiyor ki, açıkça onun gittiği yoldan ayırma, diyor. İkisi arasındaki fark nefeslerine de yansımaktadır.
Cahit Öztelli ise konuya farklı bir görüş açısı ile yaklaşıyor. Kul Himmet aynı zamanda Pir Sultan’ın hem yardımcısı, hem de eylem arkadaşı olduğunu iddia ediyor. Kul Hüseyin, Kul Mazlum ve Kul İbrahim’i de bu kadroya dâhil ediyor: “Pir Sultan gibi yaman bir uyarıcının elbette yardımcıları bulunması olağandır. Bunların ikisinin adı biliniyor. Biri Kul Himmet, öteki Kul Hüseyin’dir.”[13]
“Pir Sultan da büyük yardımcısı ‘Kul Himmet kardeşi ’ne selam gönderir ve gittiği yerlerde yapacağı işler için gereken talimatı da kapalı bir biçimde verir. Dikkatle bakıldığında çok şeyler söyleyen bu demeyi olduğu gibi veriyorum”.[14]

Bizden selam söylen Kul Himmet kardaşa
Vücudun şehrini gezsin de gelsin
Yedi kat yer ile yedi kat göğün
Onun mânasını versin de gelsin

Benim aradığım Hazret-i Ali
Altından dökülmüş Düldül’ün nalı
Kırk arşın kuyudan kim çıkarmış yolu
Yolun tedarikin sürsün de gelsin

Dervişlik dediğin kolay bir iştir
Ali’nin gördüğü mübarek düştür
Canı yok cismi yok bu nasıl kuştur
Bu kuşun dilinden bilden de gelsin

Dervişlik dediğin arıtır sözü
Araya mı gitti garibin sözü
Demirin üstünde karınca izi
Karanlık gecede görsün de gelsin

Pir Sultan Abdal’ım özümüz darda
Seni sakınırım ağyâr nazarda
Çıkmadık can kazılmadık mezarda
Cenaze namazın kılsın da gelsin

İlk dizeye dikkat edilecek olursa; nefesin bu dizesi bir hece fazla. Doğrusu işe şöyle: “Bizden selam olsun sofu canlara”.[15]Görülüyor ki hitap Kul Himmet’e değildir. Üstelik bir emirname değildir. Çünkü bu nefes bir tür lûgaz.[16]

Sadettin Nüzhet, Kul Hüseyin’i anlatırken “Kul taifesine mensup olduğu anlaşılan bir şairin Kul Himmet’ten nasib aldığı bir manzumesinden anlaşılmaktadır”[17].Ondan sonraki araştırmacılar da bu görüşe katılmıştır. Gerekçeleri ise, bir müridin aklının ermediği müşkilini mürşidine sorar. O da açıklamak suretiyle müridini irşat eder.
Derman isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Derman For This Useful Post:
DoğAcAn (01-08-2010)
Alt 06-20-2008, 11:40   #3
Derman
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Derman - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi : Derman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud of
İletişim
Standart

Mürşit isen müşkilimi haleyle
Neden hasıl oldu gürûh-ı naci
Beni yasda gamda bırakma öyle
Evvel tatlı n’eyledi sonrası acı

Hak verir kısmetim benim gıdamı
Kesmezem dilimden Bari Huda’mı
Doğurmazdan evvel Cibril Âdem’i
Hem Âdem yoğuken kim idi Hacı


Kul Hüseyn’im eyder evveli yandım
Hakk’a ikrar verip kandım inandım
Kul Himmet kendini ârif mi sandın
De bana nerdedir dünyanın ucu[18]

Nefese bakılırsa “Mürşit isen müşkilimi haleyle”, “Kul Himmet kendini ârif mi sandın” karşısındakini hiçe sayan soru ve hitaplarla müşkil danışılmaz. Bu sözler mürşit-mürit ilişkisine ters düşer. Talip her zaman mürşidine saygılı olmak zorundadır. Kul Himmet ise ona cevap verirken “Bu kadar açıklama yeter, sandığın kadar cahil değilim, can gözüm açık” dizelerini söyler. Halk edebiyatında bu tür şiirlere karşılaşma yahut deyişme denir. Müritlik-mürşitlik anlamını içermez.

*Şahkulu Sultan Vakfı Alevilik Temel Öğretim kitabı
Derman isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Derman For This Useful Post:
DoğAcAn (01-08-2010)
Alt 06-23-2008, 11:32   #4
- Esengül -
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
- Esengül - - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 151
Mesajlar: 549
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 747
Thanked 425 Times in 237 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 3
REP Puanı : 19
REP Seviyesi : - Esengül - is on a distinguished road
İletişim
Standart

Şu benim sevdiğim Muhammed Ali
Kumru dost dost deyü öten Ali'dir
Sakınan çağıran mahrum mu kalır
Şu sefiller carına yeten Ali'dir

Ali'm tutdu Zülfikâr'ın sapını
Döndürdi kâfirin dine hepini
Mağribde attı kudret topunu
Maşrıkta uzatıp tutan Ali'dir

Muhammed mi'raca gidecek oldu
Ali Muhammed'i gönderi geldi
Doksan bin kelâmı o demde sordu
Soran Muhammed dinleyen Ali'dir

Âşıka dilden halife kılandan
Bülbül ayrılır mı gonca gülünden
Dad be dad çağırdı devin elinden
Kesikbaş carına yeten Ali'dir

Ecel kayıp nasib kayıp er kayıp
Ya Ali sırrına ermedim deyip
KUL HİMMET ortaya bir nişan koyup
Bir olup birliğe yeten Ali'dir.
(Cönk no: 4, sayfa: 28)


Hak nasip eylese dergaha varsam,
Bir dem divanına dursam ya Ali.
Eğilsem eşiğine niyaz eylesem,
Yüzüm tabanına sürsem ya Ali.

Ruh Semah Eylemedikten Sonra,
Beden Dönse Ne Fayda !!!

Allah'ın aşkına geldim kapına,
Muhammed aşkına durdum tapına,
Yüzüm sürdüm eşiğine yapına,
Derdimin dermanı sensin ya Ali.
- Esengül - isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 09-03-2008, 15:12   #5
sâre kâl
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi : sâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to all
İletişim
Standart

Evlad-ı Âli'ye biat etmeyen [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Bektaş-ı Veli'nin yolun bilmeyen
Gündüzü karanlık gece sayılır
Evlâd-ı Alî'ye biât etmeyen
Zümresi münâfık pice sayılır.
Evlâd-ı Mürsel'dir tutmazsa dâmen
Anlardan ıraktır din ile iman
Her kim Alî evlâda ederse güman
Yüz bin emek çekse hiçe sayılır.

Arşın yücesidir başının tacı
Ka'be'ye ulaşır zülfünün ucu
Ehl-i beyt katarı gürûh-ı nâci
Cümle güruhlardan yüce sayılır.


Kul Himmet'im bu manaya erenler
Zamanında imanını bulanlar
Hazret-i Hünkâr'ı mürşit bilenler
Bir niyazı yüz bin hoca sayılır.



......
sâre kâl isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 09-03-2008, 15:13   #6
sâre kâl
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi : sâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to all
İletişim
Standart

Sana derim be hey sofi [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Kul Himmet

Sana derim be hey sofi
Evvel imamınız kimdir
Selâvat indi şanına
Hak Muhammed Ali diyendir


Evvelkisi İmam Hasan
İkincisi İmam Hüseyn
Üçüncüsü İmam Zeynel
Dördüncüsü İmam Abidin’dir

Beşincisi İmam Bakır
Altıncısı İmam Cafer
Yedincisi Musa Kâzım
Sekizincisi Rıza’dır

Dokuzuncu İmam Taki
Onuncusu Ali Naki
On birinci Hasanü’l-Askeri
On ikinci Mehdi sahib-zamandır

Kul Himmet’im bakışına
Böyle mi girdi düşüne
İki cihân güneşine
Pâk eyleyen Kur’an’dır
sâre kâl isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 09-03-2008, 15:14   #7
sâre kâl
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi : sâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to all
İletişim
Standart

Bugün yâr bize geldi [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Kul Himmet
Bugün yâr bize geldi
Gülleri taze geldi
Önünde Kanber ile
Ali Murtaza geldi



Ali benim mâhımdır
Kâbe kıblegâhımdır
Mir’aç’taki Muhammed
O benim padişâhımdır



Padişâhım Yaradan
Okurum ağ-karadan
Ben yardan ayrılalı
Yüzyıl geçti aradan



Arayı uzattılar
Yaraya tuz ektiler
Avluya bir kul geldi
Bedestende sattılar



Sattılar bedestende
Gül biter gülistanda
Muhammed’le hatemi
Bergüzardır aslanda



Aslanda bergüzarım
Ben sevdanla gezerim
El yarine kavuşmuş
Daha ben intizârım



İntizarlık çekerim
Gözyaşını dökerim
Dökerim göz yaşını
Bak Mevlâ’nın işine



Dört eyledi kapısın
Lâl ü gevher yapısın
Kâfirler şehit etti
İmamların hepisin



İmam Hüseyn’e kıydılar
Hasan’a ağı verdiler
Zeynel ile Bakır’ı
Bir zindana koydular



Zindan bize mezardır
Hak yolları gözetir
Câfer’in bin yarası
Mehdi Kâzım Rıza’dır



(I)rıza’ya ağladım
Çeşmim yaşı çağladım
Ol Hasan Askeri’yle
On ikiye bağladım



On ikidir katarım
Türlü mercan satarım
Yüküm lâl ü gevherdir
Müşteriye satarım



Satarım müşteriye
Kalka gören yürüye
Melekler el kaldırdı
Cenneteki huriye



El kaldıra Süphan’a
İsm-i Âzam okuna
İmamların duâsı
Kaldı ulu divana



Ulu divan kuruldu
Cümle mahluk dirildi
..................... oldu
Muhtar önde vuruldu



Muhtar’a hû dediler
Ehline nur dediler
Muhammed rehber oldu
Ali’ye pir dediler



Pir dediler Ali’ye
Hacı Bektaş Veli’ye
Hacı Bektaş nâmını
Verdi Kızıl Deli’ye



Kızıl Deli tâcımız
Muhammed Mir’ac’ımız
Gürledik mi Karaca Ahmet
Yalıncık duâcımız



Kul Himmet’tir adımız
Burda yoktur yadımız
Şâh-ı Merdan aşkına
Hak versin muradımız
sâre kâl isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 09-03-2008, 15:16   #8
sâre kâl
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi : sâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to all
İletişim
Standart

Zâhid Hü demeyi inkâr eyleme [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Kul Himmet
Zâhid Hü demeyi inkâr eyleme
Yâ niçün çağırır insan Hü deyü?
Hü demenin aslı nedir, nedendir
Eyleyeyim sana beyân Hü deyü



Evvel Hü, âhir Hü, Allâh-ü ekber
Cemâli şem'inden doğru bir gevher,
Muhammed Mustafâ, Şâh İmâm Hayder
Oldu ol gevherden iyân Hü deyü.



O cevher eridi bir cûşa geldi,
Tecellî erişti çü bâşa geldi,
Çarh-ı felek anda cünbüşe geldi,
Dem bu demdir döner devrân Hü deyü



Muhammed Mustafâ Peygamber oldu,
Alî Evliyâya hem server oldu,
Şâhım Cebrâîle hem rehber oldu
Ol demde kuruldu erkân Hü deyü.



Anlar âşık idi yâr yâra karşı,
Nâz-ü niyâz edip Settâr'a karşı,
Nice yüzbin yıllar dîdâra karşı
Baktılar kaldılar hayrân Hü deyü.



Mustafâ Murtazâ bir idi ânda,
Erenler gizlidir ol lâmekânda,
Lâ fetâ okuyub karşı duranda
Yedi kez çağırdı Sultân Hü deyü.



Bir üzüm dânesi ol Şâh elinde,
Kırklara sunardı kısmet gününde
Ol Habîbullâh’a Mi'râc yolunda
Şey'ullâh eyledi Selmân Hü deyü.



Bir üzüm dânesi getirdi Selmân,
Kırklar da ol demde oldular uryân.
Muhammed şerbetin içince ey cân
Sâki kadeh sundu mestân Hü deyü.



Kırklar ol şerbetten içti mest oldu,
Cümle evliyâya Alî dost oldu.
Setirpûş bağlandı kemer-best oldu
Sema'a girdiler uryân Hü deyü.



Kırkların birine neşter uruldu,
Aktı kan varlığı isbât olundu,
Anda Hakk mevcudda mevcûd görûldü
Hüvallâh çağırdı irfân Hü deyü.



Hü demenin aslı böyledir böyle,
Zâhid her ne sözün var gel beri söyle
İmânın tazele, şehâdet eyle
Gel sen de bu renge boyan Hü deyü.



Kul Himmet bu meydan serhoş olalı,
Cân gözü tecellîye dûş olalı,
Ol Habîbulllâh’a medhûş olalı
Hayâli gözünde mihmân Hü deyü.


dûş: rüya
medhûş: ürkmüş
iyân: belli, ortada, görülür
sâre kâl isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to sâre kâl For This Useful Post:
DoğAcAn (01-08-2010)
Alt 09-03-2008, 15:17   #9
sâre kâl
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi : sâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to all
İletişim
Standart

Bismillahi nur-u Hüdâ hakkı için [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Kul Himmet


Bismillahi nur-u Hüdâ hakkı için
Kalma günahlara el aman mürvet
Elhamdülillah, dîdâr hakkı için
Kalma günahlara el aman mürvet.



Rabbi'l-âlemîn Aliye'l-Mürtezâ
Errahmâni'r-rahîm çektirme cezâ
Hasan, Şah Hüseyin lütfeyle bize
Kalma günahlara el aman mürvet.



Mâliki yevmi'd-dîn'de ilmi buldum
İmam Zeynel'den bir himmet aldım
Bâkır'a Cafer'e tecellâ kıldım
Kalma günahlara el aman mürvet.



İyyâke na'büdü Musâ-i Kâzım
İyyâke nesteîn benim niyazım
İmam Rızâ'ya doğrudur özüm
Kalma günahlara el aman mürvet.



İhdina's-sırâte'l-müstakıym Tâki
Sırâte'l-lezîne Aliye'l-Nâki
Yerin göğün arşın kürsün direği
Kalma günahlara el aman mürvet.



En'amte aleyhim geçmeden yetiş
Ecel şerbetini içmeden yetiş
Asker'i gam gussâ basmadan yetiş
Kalma günahlara el aman mürvet.



Gayri'l-mağdûbi aleyhim bir ismi Şah'a
Vela'd-dâlîn, âmîn ver Mehdi maha
Bizi de varınca ulu dergâha
Kalma günahlara el aman mürvet.



On Dört Mâsum-u Pak, on iki nâzır
Üçler, Beşler, Kırklar, Yediler hâzır
KUL HİMMET'im der ki bizdedir özür
Kalma günahlara el aman mürvet.
sâre kâl isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to sâre kâl For This Useful Post:
DoğAcAn (01-08-2010)
Alt 09-03-2008, 15:18   #10
sâre kâl
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7177
Thanked 2671 Times in 1525 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi : sâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to allsâre kâl is a name known to all
İletişim
Standart

Kalkıp arzulayıp ceme gelenler

Hak nasip eylese de nura batmaz mı
Kalkıp arzulayıp ceme gelenler
Buna boş gelenle dolu gitmez mi
Kalkıp arzulayıp ceme gelenler




Muhammed Ali’nin düştük peşine
Mevlam uğratmasın gönül kışına
Bin sevap yazılır adım başına
Kalkıp arzulayıp ceme gelenler



Muhammed Ali’yi de gördük burada
Verilir muratlar erin burada
Mümin kullarını da koyma arada
Kalkıp arzulayıp ceme gelenler



Muhammed Ali’te de ikrar getiren
Tecallayide temannaya yetiren
Eğer bir isen bin gibi oturan
Kalkıp arzulayan ceme gelenler



Kul Himmet Ustamızda içen ayılır
Böyle muhabbete nice doyulur
Mümin huri melek sayılır
Kalkıp arzulayıp ceme gelenler
sâre kâl isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to sâre kâl For This Useful Post:
DoğAcAn (01-08-2010)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayatı Bağışlamak ali Deneme ve Makaleler 0 10-19-2008 19:20
Atların Hayatı Irmak Hikaye,deneme,makale 3 09-09-2008 14:33
Kul Himmet’in Bilinmeyen Deyişleri Derman Alevi Ozanları, Deyişler 4 06-20-2008 11:37
Kul Himmet Ocaği Sedat Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları 0 06-02-2008 18:40
Atatürk'ün hayatı.... sâre kâl Atatürk 0 06-02-2008 16:16


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 02:00.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts