![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Hakka Yürüdü |
Safevi Devleti’in Osmanlılardan daha Türk çok bir Türk Devleti olduğunu söyleyerek: Safevi Devletinin kurucuları; Anadolu Kızılbaş Türk oymaklarıdır. Devletin resmi dili Türkçe’dir. On iki hayvanlı Türk Takvimini kullanmaktadırlar. Askeri teşkilatlanmaları Türk sistemidir. Edebiyatı vb. yazı sitemleri Türkçe’dir.... Demektedir ki, bütün kaynaklar bu hususu doğrulamaktadır. Yine Akkoyunlu Devleti ve Karamanoğulları Beyliği, Osmanlılar’dan daha Türktür. Çeşitli Türkmen oymaklarından ve Bayındır Beyleri’nin kurucusu olduğu aşiretler konfederasyonundan meydana gelen Akkoyunlular için John E.Woods; “300 Yıllık Türk İmparatorluğu” demektedir ki, isabetli bir saptamada bulunmaktadır. Kur’anı ilk Türkçe’ye çeviren ve Saray dahil her alanda Türk Dili’ni hakim kılan Akkoyunlular gerçek anlamda bir Türk Devletidir. Osmanlılar Türkleri aşağılarken Dede Korkut ise şöyle der: “Karanlıkta yolumu yitirirsem parolam Allah’tır/Soylu kuralın taşıyıcısı, efendimiz Bayındır Han’dır/Salur Kazan’dır savaş gününün galibi” Bölgede hüküm süren Akkoyunlu ve Safevilerin Türk Dilinin yöreye hakim olmasından rahatsızlık duyan Kürt Mollası İdris Bitlisi; Osmanlılar ile işbirliği yaparak Türkmenlerden intikam alır.
Yavuz Selim’e kadar Doğu Anadolu’da Türkmen hakimiyeti vardır. Yavuz ise; Şafi mezhebinden Nakşibendi tarikatından Kürt mollası Şeyh İdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasıyla Doğu ve Güney Anadolu’da Türkmenler katledilmişler, kurtulanlar ise Azerbaycan’a kaçmışlardır. Türkmenlerin hakim oldukları idari beylikler ve toprakları; Yavuz’un imzaladığı boş fermanları, İdris-i Bitlisi oldurarak Kürt Aşiret reisine ve ağalarına vermiştir. Böylelikle bugünkü doğudaki feodalizmin temelleri atılmıştır. İdrîs-i Bitlîsi (Ö.8 Kasım 1520) “Selim Şah-Nâme” adlı eserinde; başta Diyarbekir olmak üzere Kürtistan memleketinde “Kürt Beyleri ve Kürt taifesinin mülk, millet, mezhep ve irsi bağlarının” nasıl güçlendirdiğini anlatırken, şehir ve yöre adlarını tek tek vererek Kızılbaş Türkmenleri de nasıl katlettiklerini “Allah’ın ve Padişah’ın yanında olan bir Molla olarak” zevkle ve kana susamış bir vampir edasıyla anlatmaktadır. Kürtler “dirlik ve birliklerini” İdrîs-i Bitlîsi’ye borçluyken, Türkler ise, Yavuz Selim ile İdrîs-i Bitlîsi’nin yaptıklarını lanetle anmaya devam edeceklerdir. Büyük bir Türk katili olan İdrîs-i Bitlîsi’nin bütün eserlerini Türkmen Tarihi açısından “Türklük bilincine sahib bir tarihcimiz” tarafından incelenip gerçek anlamda “Anadolu Türk Tarihi”nin bir kesitini ayakları üstüne oturtulması gereklidir. Yunan mezalimini ağızlarında sakız eden bazı “Türk Milliyetçi Yazarları” Yavuz ve İdris-i Bitlisi’nin Türk katliamlarını görmezlikten gelmektedirler. Yavuz dönemimde Osmanlı yönetiminde görev alan İdris Bitlisi ve Bıyıklı Mehmet Paşa ile Kürt Aşiret Ağaları’nın durumları için; bugün Kürt gruplarından KOMKAR belgeli olarak şöyle demektedir ki çok ilginçtir: "1535'ler de böyle bir icazet vererek, beylik topraklarının bölünmesini kolaylaştırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman fermannamesinde aynen şöyle diyor: -Bey öldüğünde, eyaleti kaldırmayıp bütün hududu ile Mülkname'yi Humayun uyarınca oğlu bir ise, O'na kalacak, eğer müteadit ise, istekleri üzerine kale ve yerleri, aralarında paylaşacaklardır. Uzlaşmazlarsa, Kürdistan beyleri nasıl münasip görürlerse öyle yapacaklar ve mülkiyet yoluyla bunlara ebediyete kadar ila ebeddevran mutaarrıf olacaklardır. Eğer Bey, varissiz, akrabasız ölmüş ise, o zaman eyaleti, hariçten ve yabancılardan hiç kimseye verilmiyecek, Kürdistan beyleri ile görüşülüp ve ittifak edilip, onlar bölgenin Beylerinden veya Beyzadelerinden her kimi uygun görürlerse, ona tevcih edilecektir. (Hükmi Şerif, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, E. 11960 sayı-İstanbul) Kürt-Osmanlı Andlaşması'nın mimarı Mevlana İdris'tir. Bu anlaşmayı kabul eden ve gerekli bulan Yavuz Sultan Selim'dir. İkisi de 1520'de maalesef ölmüşlerdir. Sultan Selim, Mevlana İdris'e; -Git Kürdistan beylerini ve emirlerini topla, kendi aralarında bir beylerbeyi seçsinler demişti. Mevlana İdris ise, Kürt beylerini çok iyi tanıdığı için kestirmeden bir beylerbeyi Sultan'dan istemiş ve Bıyıklı Mehmet Paşa'yı tavsiye ederek bu işi noktalamış idi. Diyarbakırlı bir Kürt olan Bıyıklı Mehmed Paşa'da çok erken gitti ve bundan sonra Kürdistan Eyaleti Başkenti'ne Mekadonlu komutanlar gelmeye başladı. Kanuni Sultan Süleyman, bilerek veya bilmiyerek 1533-34'lerde, Bitlis'i Şeref Han'dan alıp, bir fermanla Ulame Tekelu'ya veriyor. Direnen Bitlis Beyi'nin üstüne, Diyarbekir Beylerbeyi ve kuvvetleri ile bütün Kürdistan beylerinin kuvvetlerini de katıyor ve Ulame'yi başkomutan olarak atıyor. Aynı Sultan, 1535'ler de Bağdat seferini yaptıktan sonra Kürtleri tanımaya başlıyor veya bunlarsız bir şey yapamıyacağını anlayarak, babasının Amasya'da imzaladığı anlaşmaya yukarda verdiğim arşiv numaralı Hükm-i Şerif-i yayınlıyor. Neticeye baktığımızda, Kürdistan hükümdarları, çoğunlukla topraklarını bölmemiş ve statülerini 1850'lere kadar getirmişlerdir.” Aynı gurubun siyasi örgütünün başı Alevi Kökenli Kemal Burkay ve Munzur Çem gibileri; bu iki Osmanlı Kürtünün, Alevileri katletmesini görmezlikten gelerek, Alevi Tarihini yok sayarak “öteki tarih” dedikleri uydurma bir “Kürt Tarihi” yaratmaya çalışıyorlar. Tunceli Ovacık’ta “üçlü Kürt ittifakı” olan: Bıyıklı Mehmet Paşa, İdris Bitlisi ve Palu Beyi Cemşid ‘in; on binlerce Kızılbaşı kesmesine; aynı bölgenin adamları Kürtlük İdeolojileri adına ses çıkarmamaktadırlar. Ahlaki olarak bu çifte standart davranışlarına ne demek gerektiğine okuyucular karar versin ! Yavuz Selim’in önce Erzincan Valiliğine atadığı, sonradan da bütün doğu ve güney doğuya bakmak kaydı ile Diyarbakır Eyaletine getirdiği Dıyarbakırlı Kürt Bıyıklı Mehmet Paşa ve danışmanı Bitlisli Molla İdris; bütün bölgeyi Türkler’den temizlerler ve YÜZ BİN Kızılbaş Türk’ü katlederler. Bölgeden kaçamayan Türkler de kendilerini Kürt olduklarını söyleyerek kalırlar, baskılar sonucu da gerçekten Kürtleşirler. Doğu sınırlarını Türklere kapatan Yavuz; korumalığını da Kürt aşiretlerine bırakır. 1517’de Yavuz Selim’in Mısır’ı alması ve 74.ncü İslâm Halifesi olması ile sünnilik resmi ideoloji haline gelir ve İslâmi Devlet kimliği oluşur. Bu tarihten sonra Araplar, Osmanlı Devleti’nin yaşamı boyunca diğer halklardan üstün ve gözde konumlarına devam ederler. Türkler arasında Yavuz adı Yezit ile özdeşleşir ve lanetle anılır olur. Türk ulusal kimliği; Bozkırdaki Türkmenlerde yaşar ve ozanları Türkçe’yi geliştirir. Osmanlı Sarayı ise giderek soysuzlaşır ve yapay “Osmanlıca” denen yazı dili hakim olur. Bu nedenle Prof.Dr. Faruk Sümer; Safaviler için Osmanlılar’dan daha fazla Türktür demektedir. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun zirvede olduğu bir zamandır. Ama Türkler açısından bir şey değişmez. Yine bu dönemde zülüm, şiddet ve katliamlar devam eder. Kürt kökenli Ebussuûd Efendi (1545-1574)’in Şeyhülislâm olmasıyla ve 30 yılda verdiği fetvalarla “Osmanlı toplum yaşamını” belirler ve Kızılbaş Türkmen katliamı, “Sünni Şeriatı”na göre meşruluk kazandırır. Yedi Kızılbaş öldürene “Cennetin Anahtarı” verilir. Bugün Sünni din adamları tarafından huşu ile anılarak “evliya mertebesi”ne çıkarılan Ebussuûd Efendi, Türk katliamcısı, yobaz, lanet okunacak bir zalim ve cellattan bir kişiden başka birşey değildir. Hırvat kökenli ve nakşibendi tarikatından Kuyucu Murat Paşa 6.12 l606’da sadrazam olduktan hemen sonra Anadolu’da geniş çaplı Alevi katliamı harekatı başlatır. 155 bin Alevi Türkmeni diri diri kazdırdığı kuyulara gömdürür. Aman dileyen insanlara Kuyucu Murat Paşa’nın yanıtı; “Vurun şu pis Türk’ün başını” olmuştur. Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Paşa üç yıl terör estirir. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | Tasarımcı (03-05-2011) |
|
|
#3 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 2922
Mesajlar: 21
Thanks: 2
Thanked 10 Times in 7 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Bugün Kürt Milliyetinin en ateşli savunucuları olan şafii kürtler ile Kürt kültürlü Aleviler hem ırk olarak hemde tarih olarak farklıdır.(kızılbaş kürtler Türk'tür demiyorum).Bu bilimsel bir gerçektir. Bi Seyyid Rıza'nın yüzüne bakın birde Bitlisli Şeyh Molla Said-i Kürdinin.. Dersimli Kürtler ile Şafii kürtler hiçbir manada bir değildir.(dil dışında) Kürt dediğiniz nedir?Zaza mı Kurmanc mı? Hangi devletleri kurmuşlardır?DİLLERİNİN VARLIĞINA DAİR BİLİMSEL BİR DELİL VAR MIDIR?(yoktur) Bugün kürtçede ingilizce den tutun farsçaya arapçaya ve ÖzTürkçeye kadar birçok kelime vardır? Ve kürtçenin eğitim dili olmak için yetersiz olduğunu bu konunun uzmanları söylüyor.. (Eğer olsaydı başbakan tayybo kürtçeyi çoktan eğitim dili yapmıştı) Yoksa kürtler ingiliz midir?Fars mıdır?Arap mıdır? Bu nasıl bir milliyettirki kendilerine has bir dil yok? Bir milleti millet yapan en önemli şey dildir.Dili olmayan bir millette millet olamaz. Benim araştırmalarıma göre ise KÜRTLER FARSLILARIN GÖÇEBE ARAPLARIDIR. Yani ırk olarak araptırlar. Şafii kürtlerin ırkları da fars-arap kırması bir yapıdadır. Gelgelelim Kızılbaş Kürtlerde araplıktan farslıktan ve şafii kürtlükten zerre kadar iz yoktur. Bir kısmı ermeni bir kısmı zaza bir kısmıda Türkmen hatlarına sahiptir. Ve eminimki sn. Hamza Aksüt'ün Kürt olarak naklettiği aşiretlerin çoğu zaza'dır. Konu Hızır İli tarafindan (11-26-2010 Saat 19:04 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Dersimli kürtleri diğer kürtlerden ayıran özellik genelinin alevi olmasıdır. Bunun dışında farklı hiç bir yönleri yoktur , diğer kürtlerden. sizinde yazınızda vurgunuzu Kürtler üzerinden değil, sunni inanç sahiplerinden olmalıydı. Aynı senoryo Kürt olmayan Sünnilerce de bir çok yerde yapıldı, yapılmayada devm ediyor. Yanılıyorsam düzeltin lütfen, yazılarınızdan aşırı Kürt antipatiniz olduğu hissini alıyorum. |
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 2922
Mesajlar: 21
Thanks: 2
Thanked 10 Times in 7 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Sn devrim06 kardeşim; Kürtlerin farisilerin göçebe arapları olduğu birçok kaynakta belirtilir. Benim şu an aklımda kalan İbni Ömer isimli tarihçinin tarih kitabında yazan bilgidir. İbni Ömer kürtleri farslıların göçebe arapları olarak niteler. Benim buna olan inancım bugünkü şafii kürtlerin ırk olarak farisi-arabi bir ırk yapısına sahip olmasıdır. Dersimdeki Kürt kültürlü topluluklar ile Kürt kimliğinin gerçek sahipleri olan şafii kürtlerin Dil dışında hiçbir benzerliği yoktur. Kadim bir ırk ve tarih ilişkilerine de rastlanmaz. Bu konuda Uğur Mumcunun Dersim üzerine yaptığı çalışmayı tavsiye ederim. Kızılbaş Kürtlerin tipleri ırkları şafii kürtlerle HİÇBİR BENZERLİK GÖSTERMİYOR. Ama zaza ermeni ve Türkmen ırklarına benzerlik gösteriyor. Zazaların ve ermenilerinde kürtlükle bir alakası yoktur. Dersimde kürtleşmiş birçok ermeni bulunduğunu Yusuf Halaçoğlu açıklamıştı. Bugün pakistan ingilizce konuşuyor diye pakistanlıları ingiliz yapamayız. Kürtçe dil meselesine gelince. Kürtçe'nin eğitim dili olamayacağını birçok bilim adamı zaten kabul ediyor. Resmi kurumlarda bunun farkındadır.Kürtçe ilkel bir göçebe dilidir. Milli ve saf bir dil olmaktan uzaktır. Türkçe'nin kökeni ise Orkhun Türkçesine dayanır ve geçmişinde saf bir milli dildir. Kürtçe ise hiçbir zaman saf olamamıştır.. Tamamı farsça-arapça-zazaca-ermenice-ingilizce-Türkçe(hatta orkhunca) kelimelerden oluşur.Buda kürtlerin bir milli bir tarihi olduğunu ispatlamaz. Kürt yalnızca bir ırktır.Bu sebepten bu meseleye ırk bilimindende faydalanarak yaklaşmak daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum. Sürç-ü lisan ettiysek affola. |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yeni Üye
Üye No: 3597
Mesajlar: 5
Thanks: 0
Thanked 4 Times in 1 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
yani bu kadar mı kürtlerden nefret edilir bu kadar aşağılanır..
hani alevilik barış tı kardeşlikti...can dı... sizi destekleyen kürt lere karşı bunları söylerken hiç mi kendinizi sorgulamsınız.. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Katılımcısı Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 1217
Mesajlar: 170
Thanks: 359
Thanked 380 Times in 146 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Bazı arkadaşların KÜRT düşmanlığı artık içlerine işlemiş. Bazı durumlarda kendi bildikleri ve inandıkları doğrularda bile Kürt kavramı gaçince bu doğrulardan vaz geçip yine Kürt düşmanlığına soyunuyorlar. Çok üzücü bir durum. Alevilikteki İNSAN anlayışının neresine yakışıyor böyle ırkçı tutumlar.
|
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 863
Thanks: 2039
Thanked 1158 Times in 603 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Sivasta Maraşta Çorumda müslümanların tekbir getirerek katlettikleri CAN lar ne olacak?? Hani dininiz hoşgörü dini idi?(bu yalanın nasıl yutturulduğuna hala hayret etmekteyim) Neden bir kişinin yazdıkları yüzden tüm alevileri sorumlu tutuyorunuz? Yoksa hoşgörü ve güzellik dini olan İslam mı emrediyor bu adaletsizliği?
Sırrımızı ifşa eden ile bize ihanet eden eşittir. Hazret-i ALİ Allah gözlerini açtığında ALİ OLDU ! |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Amistofes (02-23-2011) |
|
|
#9 |
|
Yeni Üye
Üye No: 3597
Mesajlar: 5
Thanks: 0
Thanked 4 Times in 1 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
dikkat edersen sana söylenmiş bi söz yok ortada..
ben kürt düşmanlığını kusanlara krşı bu yazıyı yazdım... aslında sen kendi cevabını kendin vermişsin ama yinede yazayım ... bir kaç densizin yaptığıyla da sen muhteşem ''İSLAM DİNİ'' ni sorgulayamazsın... |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 863
Thanks: 2039
Thanked 1158 Times in 603 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Sen bu dinin son hak din olduğuna emin misin? Konu Baba İlyas tarafindan (02-24-2011 Saat 00:01 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Amistofes (02-23-2011) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||