Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > Yazarlarımız > Murtaza Demir

Murtaza Demir Murtaza Demir'e ait makalelerin takip edildiğ, makalelere ilişkin soru görüş ve yorumların yapıldığı bölüm

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 10-25-2010, 11:41   #1
Murtaza Demir
GençALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1212
Mesajlar: 13
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 36 Times in 10 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Murtaza Demir is on a distinguished road
İletişim
Standart M. Ali Erbil’i Bırak; Alevi-Sünni Arasına Fitne Tohumları Eken ‘Kitaba’ Bak!

“Profesör” unvanlı İskender Pala, “Şah & Sultan” adlı kitabın yazarı… Beşyüz yıl önce olup biten olaylar üzerinden yola çıkarak Şah İsmail ve Alevi-Kızılbaşları, yani bizleri, ceddimizi, geleneğimizi, kültürümüzü, inancımızı aşağılamaya çalışıyor. Kendisi ya koca bir Alevi külliyatının farkında değil, ya da bilinçli bir Arap-Emevi militanı… Yazdığı konuya değin ne el almış, ne de nasip... Bilmesine bilmiyor da, Türkmen’e ve Türkmen’in geçmişine söverken, Türk’ün geçmişine sövdüğünü de mi bilmiyor acep!..

Bilerek sövüyor olabilir mi; devşirme mi yoksa? Devşirmeler hep revaçta çünkü. Belki de Arap hayranı bir mefkûreci…

Mefkûreciler bunu hep yapar ama bu arkadaş ölçüyü çok kaçırmış. Kıyıda köşede söylenen Alevi karşıtı iftiralarının tümünü derlemiş, epey bir miktar da kendisi ilave etmiş ve “özel görevli” gibi çalakalem yazmış… Yazdıkları yenir yutulur gibi değil. Bunca kinin-düşmanlığın özel bir nedeni mi var bilemem ama adam, kitabın başından sonuna kadar Alevi-Bektaşilere hakaret etmiş. Sadece bu da değil; riyakar adam, tv.lerde kanal kanal gezip “Alevileri ne kadar sevdiğini, bu yurttaşlara mumsöndü denilerek iftira edildiğini” söyleyerek kitabının ticari reklamını yapıyor. Oysa kitabında hem de onlarca kez “mum söndü” iftirasını ince ince kendisi tekrar ediyor!

M. Ali Erbil’in yaptığı ahlaksızlık, bu adamın yazdıkları karşısında gerçekten çok masum kalıyor: kitap, baştan sona yalan, komplo, iftira… Alevilerle ilgili kinini, İsmail’i bahane ederek kitaba öyle bir kusmuş ki! Hem de ne kusma! Oysa köprülerin altın çok sular aktı. Emperyalizme militanlık yaptıklarını, bu nedenle oyuna geldiklerini fark eden sağcı parti, 1970-80’lerde kıyım uyguladığı Alevilerin, Türk ırkının genç fidanları olduğunu itiraf etti ve nedamet getirdi. Geçmişin sağcı militanı hoca ise hala 1970’lerde… Yazıklar olsun!
Biz çelişkileri sağaltmaya, ilkel ve aşağılık mezhep bölücülüğünden uzak durmaya, Alevi Sünni kardeşliğini tesis etmek için yana-yakıla emek vermeye devam ededuralım, adam ortaya çıkıp yeni yangınlar çıkarmak adına geçmiş-küllenmiş yangına körük tutuyor… Bütün içtenliğimle söylemek isterim ki, kitabın tarihi, edebi ve hiçbir sanat değeri yoktur: sıfır... Tek özelliği var: eski yaraları-çelişkileri kanatıyor, Alevilere değin iftiralara çok sayıda yenilerini ekliyor… Dini, imanı siyaseten kullananlardan etkilenmiş olmalı ki, bu arkadaş da mezhebi kullanıyor.
Yazık!

“Ya sabır” çekerek, dişlerimi sıkarak, “nasıl olur da bir insan, hem de bir üniversite hocası yazdığı konuya bu kadar yabancı ve duyarsız olur; ülkesine, milletine karşı bu kadar sorumsuz davranır? Kitabın hangi bölümden sonra objektif davranacak, düzelecek, doğruları yazacak?” diyerek ve daha bir yığın şey düşünerek kitabı baştan sona okudum.
Hocanın Kılavuzu Diyanet!

Bir kere insan Alevi-Kızılbaşlığı ve Hatai’yi yazacaksa Alevi terminolojisini, hiç değilse bu inancın temel ritüelini olsun doğru kaynaklardan okuyup, öğrenmez mi? Bunca önemli ve nazik bir konuya biraz özen göstermez mi? Objektif tarihi gerçekleri gözetmez mi? Hatai’yi aşağılamanın, Alevi’yi aşağılamak olduğunu, gönüllerinin kırılacağını, manevi dünyalarının yıkılacağını bilmez mi? I-ıh, hiç!
A kardeşim, anlaşılıyor ki, Alevi-Bektaşileri saygıya değer bulmuyor, maneviyatlarına saldırıyorsun; peki kendine ve okuyucuya da mı saygın yok?
İsmail’e “şeyh”; taliplerine de “mürid” diyor. (Sayfa 26) oysa Alevi-Bektaşi terminolojisinde şeyh de yoktur: mürid de…
Bu silsilenin doğrusu; “şah, mürşit, pir, rehber ve talip’tir…”
Hazret Aleviliği yazıyor ama yirmi milyon Alevinin içinde danışacağı, cem, cemaat, dar görmüş, el almış, dar’dan, görümden çeçmiş cem ehli bir Alevi bulamıyor. Bulamadığı ya da danışmaya değer görmediği için de, başbakanın her konuda adres gösterdiği ulemadan birine gidiyor: DİB Y. Kurul Üyesi Doç. Dr. İlyas Üzüm’e… Kendisi bilmiyor: hem de hiç… Ama “cahil cesareti” bu olsa gerek, tutuyor hiç bilmediği bir konuda kitap yazıyor. Danışmanlığını ise yine kendi ekolünden biri olan İlyas Bey yapınca, olanlar oluyor…

Başlıyorlar şeyhliği yüceltip, şahlığı aşağılamaya… Şah Cüneyd’i, Şah Haydar’ı, Şah İsmail’i ve bütün şahları şeyh ve hatta şıh yaparak, Hatai’yi “Hıtayi’ye” çevirerek, bozarak, tahrif ederek, sapları samana katarak, gerçeklerin üzerinde yuvarlanarak, tepinerek koskoca bir Alevi-Türkmen-Türk mirasını-külliyatını karartmaya çalışıyorlar. Ne adına? Arap emperyalizmi olabilir mi?
Dar, Görgü, Cem, Dem…

Karşıda görünen ne güzel yayla / Bir dem süremedim giderim böyle
Ala gözlü Pirim sen himmet eyle / Ben de bu yayladan Şah'a giderim. Pir Sultan Abdal

Bir cem ehli olarak, kadınla erkeğin musahip olduğunu görmedim, bilmiyorum ve okumadım. Ama yazar görmüş ve bunu da yazmış! Gerçekten Alevi yoluna o kadar yabancı ki, on dördünde bir kız çocuğu olan Bihruze’yi “musahiplik cemine” alıyor, görgüden geçiriyor ve Şah İsmail’le musahip yapıyor… Görgü ceminde olan bitenlere bakın: bu “coşkulu cem ve zengin dem ile talipler kendinden geçiyor, sonra gelin ve güveyler kalkıp semaha duruyor… O arada Aka Hasan, Kamber Can’ın sırtına vuruyor ve görgüden geçmekte olan Şah’ın eşi Bihruze’yi işaret ederek soruyor: “Taçlı Hatun’u beğendin mi?” (s. 69)
Adamın “kitap” diyerek yazdığı kusmuk bu işte!

Sanki oradaki insanlar ibadethanede değil, Gülhane Parkında âlem yapıyorlar! Prof. eğitimli biri, hem de artık “sır” olmaktan aleniyete çıkmış bir ibadet hakkında böyle düşünür, yazarsa, sokaktaki adamlar, Mehmet Ali’ler, Güner Ümit’ler ne demez? Kılavuzu karga olanın…

Kırk yıl kazanda dur kayna / Dahi bu ten çiğ dediler.
Hatai

Yazar, yol ve ibadetlerini huşu içinde süren, Allah’a yakınlaşan, yaradanla hemhal olup, dem ve devran üzre ibadet ederek hakikat kapısını aralamaya çalışan, bu nedenle yakaran insanların duygularını “dem (uyum-huşu) içinde devran sürmek” olarak ifade etmelerini; “içki içip kendinden geçen insanlar” anlamına gelecek imalarla kirletip, topluma zehirli örnekler veriyor… Devam ediyor: “Zengin demin heyecanıyla oturdukları yerden dem tutanlar da yavaş yavaş kendilerinden geçiyorlardı. Aka Hasan ile birbirimize baktık ve dolularımızı tazeleyip meydanın uzak bir köşesine çekildik. …hadi anlat dedim…” (s. 70)

Kandil geceleri kandil oluruz / Kandilin içinde fitil oluruz
Hakkı göstermeye delil oluruz / Fakat kör olanlar görmez bu hali
Harabi

Yazara göre bunlar, Aleviliğin en kutsal ibadeti sayılan, canların cem olduğu ibadet içinde olageliyor. “Dolularını tazelerken” sanki barmenden bir duble rakı istiyor! Sohbeti, muhabbeti, badeyi, doluyu, “kırkların içtiği engür suyunu, bir üzüm danesini kırk erenin bölüşüp mest olmasını” kaba bir biçimde tasvir ediyor, içki içip sızmak, kendinden geçmek sanıyor. Anadolu coğrafyasının kadim inancından, kültüründen bihaber…
Nasipsiz…

Dedenin nasihatinde, zakirin nefesinde, canların semahında, deyiş ve düazimamların sürülüşünde nefesler tutulur, sinek uçsa duyulurken, dara duran, hesap veren, özünü dara çeken canların başlarından aşağıya inen ter damlalarının sesi dahi tüm cem ehlince işitilir, takip edilirken, araya giriyor, insicamı bozuyor, ulviyeti-kutsiyeti saptırıp, tahrif ediyor.
Ne yapmıyor ki?

Bunca özen içinde yapılan ibadet mekânının içinde, öyle bir senaryo yazıyor ki, bir köşeye çekilen ve orada arkadaşıyla içki içen iki iblis tasvir ediyor: burayı cemevi, içki içenleri de cem ehli gösteriyor. Hem de görgü ceminde… E be cahil, e be zahid; “düşkünün”, haksızın, harlının, hırsızın, alçağın ceme alınmadığını, musahipsiz ceme gidilmediğini, destursuz lokma yenilmediğini de mi bilmezsin? Tahrif ettiğin inancın-mekânın kutsiyetinden, yolun “kıldan ince kılıçtan keskin” inceliğinden bu kadar mı bihabersin?
Gerçek Yavuz…

Yazar, Yavuz ile İsmail arasında dolaşırken öyle ifrit bir Yavuz taraftarı oluyor ki, Anadolu Türkmenleri hain, İsmail, anasını boğduran bir katil, şan- şöhret düşkünü, Yavuz ise sureti haktan bir Türk kahramanı... Oysa biraz zeki ve okuduğunu anlayan her insan, kimin Türk, kimin ne idüğü belirsiz bir adam olduğunu anlamak için, bu şahsiyetlerin yazdığı birer şiiri yan yana getirip bakar ve kolaylıkla bir kanaate varır.

Yavuz, babasını zehirletip, ağabeyi Ahmet ve Korkut’u boğduran; bunlarla yetinmeyip ne olur ne olmaz: Ya büyüyüp de tahtı elimden alırlarsa diyerek, vaktiyle ölmüş kardeşlerinin sarayda kalan çocuklarını, yani yeğenlerini de boğduran amansız bir katildir.

Yüzlerce belki de binlerce insanı kendi elleriyle boğmasından başka; Koca Mustafa Paşa, Dukakin Oğlu Ahmet Paşa ve Yunus Paşa olmak üzere üç tane de vezir-i azam boğdurmuştur.

Yavuz ve İsmail’in Bölüşemediği Neydi?

Yavuz, Çaldıran savaşı sonrası, Şah İsmail’in topraklarını işgal etmedi. O halde derdi neydi? Acaba, dünyanın bu bölgesinde ortaya çıkan, büyüklük ve ihtişamıyla dünya halklarının gözlerini kamaştıran, aynı dili konuşan, aynı davranış-gelenek ikliminde yetişen ve iki kardeş halka hükmeden iki imparatorun, zihinsel dünyalarına nasıl bir düşünce hâkimdi? Yavuz ve İsmail, gerçekten halklarının refahını mı istiyordu, yoksa din iman sahteciliği altında “Türk dünyasının tek egemeni ben olmalıyım; dünyaya ben hükmetmeliyim” düşüncesiyle, kişisel ihtişam ve egemenlik peşinde mi koşuyorlardı? Yoksa başka hesaplar, kinler, beklentiler mi vardı? Böylesi bir insan kasaplığını ve bu kasaplığı “vatan, millet” nutuklarıyla bugün dahi meşru görmenin veya göstermenin haklı ve meşru bir yanı olabilir mi?

Yavuz’un zihni dünyasında, İran coğrafyasında egemen olmak isteyen Şii devletini ortadan kaldırmak değil, Kızılbaş askeri aristokrasisinin oluşturduğu yönetimi ve Kızılbaş ordusunu yok etmek düşüncesi yatıyordu. Kültürüne, dili ve edebiyatına hayranlık duyduğu İranlılara düşmanlığı yoktu, olamazdı. Yavuz, Anadolu Alevi-Bektaşi Türkmenlerinin, yaklaşık elli yıl boyunca sürdürdükleri ihtilalci Kızılbaşlık siyasetlerinin sonucu kurdukları Kızılbaş Türk Devletinin kurucu unsurları olan Türkmenlere düşmandı.

“...Osmanlı devleti ve bu devletin eliti ile geleneksel hayat tarzında ısrar eden konar-göçer Türkmen zümreler arasında zihniyet, din algısı ve pratiği, kültür, hayat tarzı, ekonomik düzen ve siyasi anlayış itibariyle tam bir uçurum meydana gelmişti. Bir zamanlar Bitinya bölgesinde ve Rumeli’nde... sancağı en önde taşıyan konar-göçer Türkmen unsurlarının hayat tarzını devam ettirenler, Fatih’in ve sonraki Osmanlı padişahlarının devletinde sadece devlet mekanizmalarından tasfiye edilmekle kalmamış aynı zamanda geleneksel hayat tarzlarını da değiştirmeye zorlanmışlardı. Osmanlı dünyasında atalarından gördükleri hayat tarzlarını devam ettiremeyeceğini anlayan bu kitlelerin duygu ve düşünce dünyalarında, yeni bir kurtarıcı beklentisi günden güne ziyadeleşmekte idi...

“(...) Halkın dirlik-düzenlik isyanının haklı gerekçelerini örtmek için uydurularak, kimi ‘tarihçilerimizin’ “isyanların arkasında Şah İsmail fitnesini” göstermelerine karşın, isyanlar, Şah İsmail gerekçesinin ortadan kalkmasından sonra daha da yoğunlaşmış, ayaklanmaların önü arkası gelmemiştir. “Çünkü sebep içte ve bizzat Osmanlı düzeninin kendisindedir.”

Fatih döneminden sonra, devşirme unsurlar tarafından zapturapt altına alınan Osmanlının, Türk devleti olmaktan çıkıp, bir devşirmeler imparatorluğu haline gelmesinden sonra, Türkmenler yeniden yollara düşüp, bu defa bizzat kendilerinin yöneteceği bir devlet arayışını hiç durmadan, bıkmadan ve usanmadan sürdürdüler. Unutulmasın ki, Baba İlyas’ın ve İshak’ın Selçuklulara eleştirisi neyse, Şeyh Bedreddin’in, Şah Kulu’nun, Şah kalender’in, Şah Veli’nin, Baba Zünnun’un, Pir Sultan Abdal’ın da Osmanlıya eleştirileri, aynı eleştirilerdir. Ve bıçağın kemiğe dayandığı binlerce zorunluluğun neden olduğu bu isyanlardan birçoğunun nihai amacı, artık gerçek bir Türk devletidir.

Anadolu, Şah İsmail’den Önce Dirlik İçinde Miydi?

Osmanlı bir yandan gazalarla büyüyor, yeni uygarlıklarla tanışıyor, Selçuklu aristokrasisiyle yetinmeden, Bizans, Sırp, Boşnak, Arap ve Acem ülkelerinin yönetsel kazanımlarından kimi öğeleri de ülkesinde uygulamaya koyuyordu. Bu uygulamanın başına ve diğer sorumluluklarına da konunun uzmanı, ya da bilgisi olan devşirmeleri getiriyordu. Türk’ün alışık olmadığı ve bilmediği kurumlaşmaya ve devlet olmaya dönük her devinim, o alandaki yetkinin, Türk’ten alınıp, bir devşirmeye verilmesiyle son buluyordu.

Kaldı ki, istese de, bu görevler Türk ya da Türkmen’e verilmiyordu. “Osmanlının Kapıkulu erki arasına Türklerin alınması yasaklanmış, bu görev çoğunlukla Sırp ve Hırvatlara mahsus görev alanı olarak ayrılmıştı.”

Türkmen, kurucusu olduğu devlet bürokrasisinden yavaş yavaş ama hiç bitmeyen bir kararlılıkla dışlanmış, küstürülmüştü! Çığlığını duyan, sorununa çare arayan yoktu. Sesi Saraya ulaşmıyor, kalın taş duvarlarına çarpıp geri dönüyordu. Saray sağır, içinde yaşayanlar ise hepten el olmuşlardı artık.
Türkmen kalkıp yaylasına yürüdü/ Dağıldı aşiret il bozuk bozuk.
Pir Sultan Abdal

Bir tarafta devşirme Sünni ulema, Türkmen’in katline fetva veriyor. Kızılbaş, Rafızî, idrak-i bi Türk’ün ‘defterinin dürülmesi ve kaddinin bükülmesine’ dair fetvaların biri bitip, diğeri yazılıyor, diğer tarafta ise ‘çift bozuluyor,’ obalar köyler terki diyar ediliyor, dağlar mesken tutuluyordu. Göçer Türkmen, evini köyünü terk edip, geldiği topraklara geri dönüyordu.
1- Devşirme yeniçerilerin işgalindeki askeri/idari kast,
2- Ulemanın da içinde yer aldığı şer-i kast,
3- Ticari kast.

İçinde Türk olmayan bu üç unsur’a “Osmanlı” deniliyor, geri kalan tebaa ise kökenlerine göre “Müslim-Gayrı Müslim” olarak isimlendiriliyordu.
Şalvarı şaltak Osmanlı / Eğeri kaltak Osmanlı, Ekende yok biçende yok/ Yiyende ortak Osmanlı.

15. yy. şiiri. Anonim
* Padişahların hemen hemen hiçbirisinin anası, akrabası, çevresi Türk değildi.
* Yeniçeriler; yukarıda da işaret edildiği gibi çeşitli ülkelerden devşirilmişti.
* Ulema; İran ve Mısır ülkelerinden ithal edilmişti.

* Ülkenin kaymağını yiyen tüccar-banker unsurların başlıcaları ise Ermen, Rum ve Musevi kökenliydi.

İşte Türkmenleri dinsiz, Rafızî, zındık, Türk-ü sütürk (azgın Türk), Türk-bed-lika (çirkin yüzlü Türk), etrak-ı bi idrak (anlayışsız-akılsız Türk), nadan Türk (kaba cahil Türk), vb. diyerek dışlayan ve onların ölümüne yüzlerce fetva yazan-veren ve ulema denilen haramzade takımı da bu çevrelerden gelmiş-türemiş adamlardı. Bu köksüz ve soysuzlardan biri de, II. Bayezid dönemi (1481–1512) saray kâtiplerinden Kadimi Hafız Çelebi’dir:
Devr-i daldan beri şahım Eflak / Zem olur âlem içinde Etrak
Vermemiş Türk’e Huda hiç idrak / Akl-ı evvel de olursa bi idrak /
Uktülü’t Türk’e velev kane ebak
Türkçesi şöyle: “Öteden beri benim şahım tanrıdır / Bilirim ki tüm dünyada kötülenir Türkler / Çünkü Tanrı Türk’e hiç bilinç vermemiştir / Hele bir de ukala olursa tümden pis olurlar / Baban da olsa Türk’ü öldür.”

Osmanlı kurumlaşıyordu ama halk ile Saray arasındaki uçurum da, derinleşiyordu. Âşık Paşazade’nin de belirttiği gibi, Osmanlı devlet kastında;
Türk diline kimesne bakmaz idi / Türklere hergiz gönül akmaz idi
Türk dahi bilmez idi bu dilleri / İnce yolu ol ulu menzilleri
“Adli” Mahlasıyla şiir yazan II. Bayezid ise “aşk’ı” anlattığı şiirinde Türk’le ilgili fikrini söylüyordu.

Değme etrak ne bilsin gam’ı aşkı Adli
Sırr-ı aşk anlamaya hallice idrak gerek
Türkçesi: “Türkler anlamaz aşktan Adli / Aşkı anlamaya epeyce akıl gerek.”
“Türk’e akıl gerek” bu doğru da; köksüz ve soysuzlara, Bizanslaşan Osmanlı’ya, Yavuz’a ve Ebusuud’a hayranlık duyan İskender Pala’ya ne gerek?

24.10.2010
Murtaza DEMİR
Murtaza Demir isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Murtaza Demir For This Useful Post:
esonto58 (10-25-2010), herdem (10-26-2010), kral çıplak (10-25-2010), Tasarımcı (03-05-2011), toprak_1903 (10-25-2010)

Alt 10-25-2010, 12:06   #2
esonto58
Bölüm Yöneticisi
Kullanıcı Profili
 
esonto58 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.711
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2331
Thanked 3633 Times in 1425 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi : esonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to all
İletişim
Standart

özellikle cem ibadeti ve müsahiplik kurumunu söz konusu yazarın iyi bilmediği ne sebeble olursa olsun bu olguları baştan savma yazdığı görülüyor sayın murtaza demir bunları iyi yakalamış ve deşifre etmiş bunun için kendisine teşekkür etmek lazım yalnız benim yazısında gördüğüm şey sürekli türk/türkmen vurgusu var merakım ise şu o dönemde o savaşlar sırasında anadolu ve irandaki kürt aleviler ne yaptılar onlar şah ismailin yanında yer almadılar mı yoksa onlar yavuzla bir olup türkmen alevilerin üzerine mi yürüdüler
bir de şeyh ve şah sözcüklerine pek takılmamak lazım örneğin benim de talibi olduğum şah ibrahim ocağının adının gerçekte şeyh ibrahim ocağı olduğuna dair önemli bilgiler mevcut saygılar...


''SÖZ KONUSU ALEVİLİKSE İSLAM TEFERRUATTIR.''
esonto58 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post:
toprak_1903 (10-25-2010), İşcanbaba (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 13:18   #3
toprak_1903
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1622
Mesajlar: 486
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 196
Thanked 664 Times in 324 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -23
REP Seviyesi : toprak_1903 can only hope to improve
İletişim
Standart

şah ismail bir iran lideri
yavuz bir osmanlı lideri.
şah ismaili anadolu alevi kızıl bşları yavuza karşi kullanmiş.
yavuz ise kürt alevileri ve bektaşı alevilerini şah ismaile karşi kullanmiş.

bunları siyası lider
alevilikle şah ismailin ne alakası var .
şah ismail alevimi yoksa şiimi
şah ismail semahmı döndü .şah ismailin alevilere övütü ve nasıhati varmı.şah ismailin hangi dergahlarında aleviler barındı .günümüzde hangi dergahı var.şah hatayla şah ismail aynı kabamı koyuyorlar
yukardaki yazıda evet yavuz babasını sürgün etti doğru .ama şah işmailde annsni öldürdü.eskiden gözü dönmüşler iktıdar için babasını kadeşini hepsi birbirlerini öldürrlerdi.
bunun alevilikle ne alakası var.
şah ismailin alevileri öldürdükleri söylenmekte
sormak lazım şah ismail gercekten şahımızmı yoksa şahlandıran alevilermi oldu.
o zaman nasılki cem evlerine nasıl alevi düşmanlarını fotoraflarını astik.şimdide şah ismailin fotorafını asalim ne dersiniz.
saygılar

Konu toprak_1903 tarafindan (10-25-2010 Saat 14:03 ) değistirilmistir..
toprak_1903 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to toprak_1903 For This Useful Post:
kral çıplak (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 14:03   #4
esonto58
Bölüm Yöneticisi
Kullanıcı Profili
 
esonto58 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.711
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2331
Thanked 3633 Times in 1425 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi : esonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to all
İletişim
Standart

Alinti:
toprak_1903 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
şah ismail bir iran lideri
yavuz bir osmanlı lideri.
şah ismaili anadolu alevi kızıl bşları yavuza karşi kullanmiş.
yavuz ise kürt alevileri ve bektaşı alevilerini şah ismaile karşi kullanmiş.

bunları siyası lider
alevilikle şah ismailin ne alakası var .
şah ismail alevimi yoksa şiimi
şah ismail semahmı döndü .şah ismailin alevilere övütü ve nasıhati varmı.şah ismailin hangi dergahlarında aleviler barındı .günümüzde hangi dergahı var.
yukardaki yazıda evet yavuz babasını sürgün etti doğru .ama şah işmailde annsni öldürdü.eskiden gözü dönmüşler iktıdar için babasını kadeşini hepsi birbirlerini öldürrlerdi.
bunun alevilikle ne alakası var.
şah ismailin alevileri öldürdükleri söylenekte
sormak lazım şah ismail gercekten şahımızmı yoksa şahlandıran alevilermi oldu.
o zaman nasılki cem evlerine nasıl alevi düşmanlarını fotoraflarını astik.şimdide şah ismailin fotorafını asalim ne dersiniz.
saygılar
yahu bırakın artık şu erdoğan çınar ağzını adamın ne kadar salladığı açığa çıktı hala şu adama inananlara şaşmamak elde değil
esonto58 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post:
Devrim06 (10-25-2010), herdem (10-26-2010), kral çıplak (10-25-2010), toprak_1903 (10-25-2010), İşcanbaba (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 14:24   #5
toprak_1903
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1622
Mesajlar: 486
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 196
Thanked 664 Times in 324 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -23
REP Seviyesi : toprak_1903 can only hope to improve
İletişim
Standart

Alinti:
esonto58 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
yahu bırakın artık şu erdoğan çınar ağzını adamın ne kadar salladığı açığa çıktı hala şu adama inananlara şaşmamak elde değil
can burda erdoğan çinarla ne alakası var .burda erdoğan çinarın ismi geçmiyor.erdoğan çinarın fikirlerini o beyin sorgulayıp yargılayıp da beyinine sokuyorsa karşisinda baka bir anternetif bulamıyorsa bunu doğal görmen lazım. ben burda erdoğanı çinarı tartişmiyorum konu şah ismail yukardaki yazıda veya benim yazımda erdoğan çinar varmı

benim demek istedigim
şah ismail nedir ne degildir .burda sizler belki şah ismaili tanıya bilirsiniz benim gibi şah ismail hakkında bilgisi olmayan veya şah ismail hakında çelişkili insanlar var .
şah ismaili alevilikde bir yere bağlamadıktan sonra .şah ismailin alevilkde yerini bilmedikten sonra bu yazılan yazıların yorumunu neye göre yapacagız.
şah ismaili şiilige göremi yorum yapacagız alevilige göremi yorum yapacagız.
şah ismailin alevilik üzerindeki mirası ne.önce bunları bize izah ederlerse şah ismailin alevilk üzerindeki degerini anlayıp .ona göre şah diyelim çünkü şah kelimesi aleviliye aittir şah haktır.
toprak_1903 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to toprak_1903 For This Useful Post:
kral çıplak (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 14:50   #6
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgli Toprak,
Yazıların daha acık yazsan,

Alinti:
toprak_1903 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
şah ismail bir iran lideri
Yok , Şah İsmail, Bir türk, Türkmen cocuğu, Türmen lideri, Deletini İran, Azerbeycan, gürcisdan, Irak, diyarbekir, Hindistana karada geniş bölgede kurmuş.
yavuz bir osmanlı lideri.

evet, Yavuz da bir Osmanlı , Köken olarak o da Türk lidri, sünni, Halife
şah ismaili anadolu alevi kızıl bşları yavuza karşi kullanmiş.

Tabi ki, Hayır,
Anadolu KZILBAŞLARININ , Pirî, Şeyhi ve şahı, OHem şeyh, Pir, Hemde ŞAH,
Ve Taliplerimin, Müritlerinin sahibi, Pir'i, Kullanma diye bir şey yok.

yavuz ise kürt alevileri ve bektaşı alevilerini şah ismaile karşi kullanmiş.

BU naslı olmuş, onu anlamadım,
Yavuz , Nasıl, Kürt alevileri ve BektaşileriŞah İsmaile karşı kullanmış, Bunu açıklarsan konu anlaşılır.


bunları siyası lider

Evet, Siyasette vardır, içinde,

alevilikle şah ismailin ne alakası var .
Nasıl yok alakası onu anlamadık, Yedi ulu ozandan birisidir, Şah İsmail, Onun deyişleri hala günümüzde Cem ayinlerimizde okunur ve 12 hizmet onun deyişleri ile tamam olur, İbadet tamam olur.
Nasıl yok,

şah ismail alevimi yoksa şiimi

Şah İsmail, Alevidir, alevilerin Pir'i dir, etkileyen, yölendiren, derin izler bırakan bir ÖNDERDİR,
Şii/şia değildir.


şah ismail semahmı döndü .

O Konuda çok elde kayıt yok, Ancak Semah döndüğünü, dönmediğini tartışmak yersiz, Onun gibi birisini bu şekilde sorgulamak şık değil.

şah ismailin alevilere övütü ve nasıhati varmı.

Çook, Bir kitapcıya git, Hatainin Divanı nı al, oku,
aleilere varmı yokmu, bizzat oku,

Eğer talib isen yabana gitme
Her ne arar isen oda sendedir. der, ara, bul, öğren.

şah ismailin hangi dergahlarında aleviler barındı .

Erdebil dergahı derler bir dergah vardı, o zamanda orada Aleviler barınırdı.

günümüzde hangi dergahı var.

Günümüzde hiç bir dergah canlı değil,
Erdebil dergahı dedik, ve Alevi Cem ayinlerinde onun deyişleri dillenmekte, ibadeditimizi onunla tamamlamaktayız.


şah hatayla şah ismail aynı kabamı koyuyorlar
Evet, Aynı adam.
yukardaki yazıda evet yavuz babasını sürgün etti doğru .ama şah işmailde annsni öldürdü.

Devlet'e bunlar olur, Ve Düzen bozulmuşsa bir şekilde devam etmesi için çeza verilir,
Devletsiz toplumlarda, yani Başka devletin boyunduruğunda, yönetimi altında olan alevilerde, Ölüm cezası yoktur,
Ancak orası bir devlettir ve hapishanesi ve cellatı vardır,


eskiden gözü dönmüşler iktıdar için babasını kadeşini hepsi birbirlerini öldürrlerdi.
bunun alevilikle ne alakası var.

Dedimya devlet espirisi farklıdır,
mesela İsmail Abisi İbrahim'i öldürmemiştir.
O dönemin espirisi farklıdır, Ve Sen aleviler KILIÇ kullanmaz gibi bir düşüncedemisin, Bunlar yanlıştır,
Aleviler, Keşişler gibi, tokat yeyince diğer yüzünü cevirenlerden değildir.
O alevi/Kızılbaş devleti kurmuş, oryı yönetmiştir, yönetimin gereğini yapmıştır,
Zalimliği, haksızlığa karşı olmuştur.


şah ismailin alevileri öldürdükleri söylenmekte
Kİm söylemekte, sünni kaynaklar,
VE bir devlet var, onun devami içinde zaman,, zaman yanlış yapılanlar cezalandırılmıştır,
Dediğin olay, Şah Kulu isyanı sonrası, İran'a ulaşan, Osmanlıdan kacan Tekelilerle ilgilidir,
Şah İsmail'in tarihcisi olan, Rumlu Hasan'ın, Şah İsmail Tarihi isimli ( Türkce yayınlanmıştır)ktabında, Bu olayda, Şah'a giderken, Osmanlıdan sonraki topraklarda, bir Kervan'ın soyulması , talan edilmesi nedeniyle, 2 -3 kişi idam edilmiş, Kalan Tekelü Türkmenleri diğer türkmenler içinde paylaştırıldığını yazmaktadır, '


sormak lazım şah ismail gercekten şahımızmı yoksa şahlandıran alevilermi oldu.

Ne demek Şahlandırma,
O gerçektende bir dönem, Anadolu türkmenlerinin, Kürtlerinin toptan alevilerin, şeyhi ve ŞAH ı oldu, Ve halaen ondan deyişleri vasıtası ile NİYAZ alırız can.

o zaman nasılki cem evlerine nasıl alevi düşmanlarını fotoraflarını astik
alevi Düşmanı dediğin kimdir, belli yazmamışsında sanırım ATATÜRK demek istedin,
Bence ŞAH İSMAİL in fotoğrafı, Profili ASILMALI,
Deyişleri duvarları süslemeli,
Onun için göz yaşı dökülmeli. dökülmeli ki, ŞAH'a varalım,

şimdide şah ismailin fotorafını asalim ne dersiniz.
Olur, Sakıncası yok,
Bence bunu Kurumlarımızdan başlatmalıyız.

saygılar
Sevgilerimle, Sağlıcakla kal.


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
esonto58 (10-25-2010), kral çıplak (10-25-2010), toprak_1903 (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 15:25   #7
toprak_1903
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1622
Mesajlar: 486
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 196
Thanked 664 Times in 324 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -23
REP Seviyesi : toprak_1903 can only hope to improve
İletişim
Standart

degerli işçan baba can

yavuzun askerleri kimdi alevi kürtlerle ,bektaşı alevileri degilmiydi .yavuzun saflarında yer alan dersim alevileri ve bektaşılar degilmiydi..
niçin alevi kürtlerin ve bektaşıların burnu kanamadı. yavuz tarafı oldukları için.

şah ismailin da tarafdarları anadolu ve kızılbaş alevileriydi
sonra bektaşılar özümüz bir demesiyle osmanlı rahatsız olup bektaşı dergahlarına el koymadımı .deragları yerle bir edip yerine rumeli balim sultanı getirmedilermi.

şahkulu baskısından kacıp şah ismaile sıgınan alevileri şah ismail kaynar kazanda kaynatmadımı
sizde katılıyorsunuzki şah ismail annesini öldürdü
böyle adam öldüren şah ismail nasıl pir olur .bazıları mürşit der nasıl mürşit olur.
adam öldüren cem evine gidip semah dönermi.

saygılarımla

Konu toprak_1903 tarafindan (10-25-2010 Saat 15:31 ) değistirilmistir..
toprak_1903 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to toprak_1903 For This Useful Post:
ALDENIZ (10-25-2010), kral çıplak (10-25-2010), İşcanbaba (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 15:36   #8
esonto58
Bölüm Yöneticisi
Kullanıcı Profili
 
esonto58 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.711
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2331
Thanked 3633 Times in 1425 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi : esonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to allesonto58 is a name known to all
İletişim
Standart

yahu güzel kardeşim sen şafi kürtlerle alevi kürtleri birbirine karıştırıyorsun yapma gözünü seveyim
esonto58 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post:
ALDENIZ (10-25-2010), kral çıplak (10-25-2010), İşcanbaba (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 16:03   #9
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
esonto58 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
yahu güzel kardeşim sen şafi kürtlerle alevi kürtleri birbirine karıştırıyorsun yapma gözünü seveyim
Alinti:
toprak_1903 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
degerli işçan baba can

yavuzun askerleri kimdi alevi kürtlerle ,bektaşı alevileri degilmiydi .yavuzun saflarında yer alan dersim alevileri ve bektaşılar degilmiydi..
niçin alevi kürtlerin ve bektaşıların burnu kanamadı. yavuz tarafı oldukları için.

şah ismailin da tarafdarları anadolu ve kızılbaş alevileriydi
sonra bektaşılar özümüz bir demesiyle osmanlı rahatsız olup bektaşı dergahlarına el koymadımı .deragları yerle bir edip yerine rumeli balim sultanı getirmedilermi.


Şah İsmail'in, yani Safevi ordusunun içinde Alevi Kürtler önemli bir yer turtuyordu. Şu Kürt aşiretler, Safevi saflarındaydı. Çemişkezeki (40.000) hane, Zağferan, Zahran, Çegni (Çepni ile karıştırmayalım), Kavi, Kelhor (Büyük bir Kürt federasyonu, önderleri Sufi, Irak valisiydi), Canbek, Arabgirlü, İspirlü, Hınıslu, Kara Ulus. Bu aşiretlerin bir kısmı, Sünni Türkmen ve Özbek saldırılarına tampon oluşturmak amacıyla 16. yüzyılda Türkmenistan sınırına iskan edilmişti.
ayrıca, Osmanlı devleti, Hacı Bektaş ocağının bulunduğu coğrafyayı ele geçirdiğinde postnişin Kalender Çelebi, Osmanlıyla savaştı. Aynı yüzyılda Seydi Beğ, Donuz Oğlan, Yalancı Şah ,İsmail de Osmanlılarla savaşan ve Hacı Bektaş ocağı üyesi olan tarihsel kişiliklerdir.
Kısacası, Hacı Bektaş ocağı ve Alevi Kürtler, Osmanlı safında değil, Safeviler safındadır.
Değerli kardeşlerimin tartışmasına katkıda bulunmak amacıyla...
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post:
esonto58 (10-25-2010), kral çıplak (10-25-2010), Mananali (11-27-2010), toprak_1903 (10-25-2010), İşcanbaba (10-25-2010)
Alt 10-25-2010, 16:17   #10
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Toprak can,

Dediim ya tarihi kYazdıklarımı iyi oku canaynaklarda hep, Sünni kaynakları kullanıyoruz buda bizi dertlendiriyor, kederlendiriyor, Osmanlı dili ile PİR'lerimizi kötülüyoruz.

Alinti:
toprak_1903 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
degerli işçan baba can

yavuzun askerleri kimdi alevi kürtlerle ,bektaşı alevileri degilmiydi .yavuzun saflarında yer alan dersim alevileri ve bektaşılar degilmiydi..

Değildi can,
Yavuz'un askerleri, Kürtlerdi, Amma alevi kürtler değildi, Sünni Şafii Kürtlerdi, İdris Bitlisi gibi,
Ve O Bölgede, zaten hakimiyet kurmuş bir devlette yoktu can,
O bölgenin hakim beyleri genelde güçlünün yanında olurlardı ve vergi verirlerdi,
Alevi Türk ve Kürtler, İNANCLARI için gitmişlerdi, Şah'ın yönetimine,
VE Bektaşi Dergahının bulunduğu yer o zaman OSMANLININ elinde değildi,
Taa ki Yavuz CAldıran Savaşına çıkana kadar,
Ve Tarih Yavuzun o dönemde , savaşa giderken Alevi katliamı yaptığı yönündedir. Yani arkasını sağlama alıp çıkmıştır,



niçin alevi kürtlerin ve bektaşıların burnu kanamadı. yavuz tarafı oldukları için.

Kanadı niye kanamasın can,
Sanırı Sen yeniçeri oacağından ve Bektaşi dergahlarından bahsetmektesin,
O başka bir konu,
Ve o Seferde Yeniceriler 1-2 sefer isyan da etmişlerdir.

şah ismailin da tarafdarları anadolu ve kızılbaş alevileriydi
Anadolu derken, en ağırlıklı gücünü, Osmanlı toprakları dışındaki ALEVİLER oluşturmaktadır,
Dediğim gibi, O dönemde Osmanlı sınırı genelde, ankara dışında kesiliyor, daha doğuda hakimiyeti yok, Sonra, Dulkadir, karamanlu, Akkoyunlu, vs. Beylikler blunmakta idi,
Şanlular, Ustacılar, Hınıslı Kürtler, vs. boylar gitmekte idi,
Osmanlıdan ise, TEkelü'ler ile sanırım, Sıraçlar, Rumlular var, Ancak sivas'a o dönem run diyarı denmekte, orada Osmanlıda değil. gittiler,
Yani Anadolu denince akla osmanlı gelmesin.


sonra bektaşılar özümüz bir demesiyle osmanlı rahatsız olup bektaşı dergahlarına el koymadımı .
Hayır can, Öyle deyip el koymadı,İlk el koyuşu, Caldıran dönemidir, Dergaın bulunduu alan caldıran seferinde İŞGAL edilir, ve ardından, Söylenceler göre oraya (Kanuninin kayını denmekte isede bana inandırıcı gelmemektedir.) Sersem Ali Baba denilen kişi Postişin atanır, Ancak Şah Kalender (Kalender Celebi) güçlü kişiliği ve kimliği ile orada tutunamaz, ve 1526-27 yılındaki ŞAH KALENDER ayaklanması ile, Osmanlı bir kac kez mağlup edilir, Ancak Dulkadirlilker, Beylik topraklarının geri verilmesi vadi ile, Şah kalenderi yalnız bırakırlar, ve sadece o hanedandan dulkadirli Veli ve 500 derviş kalır, Nurhak da Şah Kalender Katledilir, HAKKA YÜRÜR,
2-. Dergahımn zaptı ise, Mahmut dönemidir, Vakayi Hayriye denilen, 1826 dır, Yeniçeri ocağının kaldırılması nedeniyle yapılan harekette,binlerde Yeniçeri de katledilir. Bektaşi dergahları kapatılır, Bir çok derviş, baba katledilir, Dergahlara , tekkelere, Nakşi,, Mevlevi,Kadiri şeyleri postişin olarak atanır,
İkinci zapt etmmede bu şeklide olur.
Yani bizde sizdeniz denilerek olmaz.
V


deragları yerle bir edip yerine rumeli balim sultanı getirmedilermi.
Hayır, Yerle bir etme yok,
O Mahmut döneminde yılılan tekkeler vardır, İstanbulda ve diğer bölgelerde, Ancak Balım Sultan döneminde bu yoktur,
Balım Sultan'ı da OSMANLI ATAMAMIŞTIR, Böyle bir bilgi ve kayıt yoktur,

Yukarıda da belirttiim gibi, O dönemde o dergahın bulunduğu topraklarda, Dulkadir oğulları hakimdi, ve Osmanlı o topraklar karışamazdı,
Balım Sultan, Hünkar soyundan, ÇELEBİ olduğu için o dergahın başına gelmiştir,
O, Pir in evladı kabul edilir, ( U Konuda sitemizin yazarlarından Rıza Aydın, Abinin son yazılarını okumanı öneririm.

şahkulu baskısından kacıp şah ismaile sıgınan alevileri şah ismail kaynar kazanda kaynatmadımı

Hayır, Böyle bir bilg, sadece Şah ismail düşmanı, tarihci, Sadrettin denilen adamdan gelmekte,
Oysa önceki yazımda Safevi Tarihcisi Rumlu Hasan , KAZANDAN falan bahsetmez, Sadece o gurubun liderlerinden 1-2 kişiyi , Kervanları soyduğu için öldürtür,
Kitap ismide veriyorum can, Yani ALEVİLERİN YAZILI KAYNAĞI.


sizde katılıyorsunuzki şah ismail annesini öldürdü

Evet, katılıyorum dedim , amma, o adını verdiğim, tarih kitabında, rumlu Hasan da , bu konu ile de ilgiili bilgi bulunmamakta,
yani buda bizim kaynaklarımızda yeri yok, Bu da osmanlaı yalanı diyebiliriz,
Rumlu Hasan bunu yazmamış, ben evet dedim amma, sanırım eski bilgileri hala kafamızdan sökemedik.


böyle adam öldüren şah ismail nasıl pir olur .

Pirlik başka, Şahlık başka, İnanc başka, Yaşam başka,
Pir Sultan da, savaşmıştır, "Münkire Kılıç çalalım" diyen kimdir,
Anadolu da, Osmanlıya sürekli KILIÇ çekenler kimlerdi can,
Onlar can alıp, can vermedi mi,
Dedimya ALEVİLİK, dergahlarda, çile hanelerde miskin, miskin oturup, çile çekerek ömür dolduran insanlar değil. Önce bunu bilelim.
Bizm ali, Humanist, İnsan sever, vs. sözleri iyi hoş, içe dönüktür bunlar can,
Osalıda ki, bitip, tükenmeyen savaşları kim yaptı,
Şah Kalender ŞAH değilmiydi, oda savaştı, Şah Kulu, Nur Halife, Nur ali vs. vs.
Şimdi kendimize bir söylem tutturmuşuz,
bu tarihden kopuk felsefeler ile yaşam uyuşmaz can.


bazıları mürşit der nasıl mürşit olur.

Evet, O o dönemin Mürşitidir, halifeleri vardı, ve Anadoluda inanc ve yaşamına hakimdir,
Şimdi Onun adına ve Safavi Dergahı adına bir ocak olmasa da, o MÜRŞİTTİ,
O Pir dir, Onun deyişleri ile ibadet ettiğimizi daha önce yazdım,
Bu Konuda tereddüt etmeyin canlar.

adam öldüren cem evine gidip semah dönermi.

Burda, başka şeyden bahsetmekteyiz,
Dedim ya, Bir sürü Alevi, Pir ayaklanmalrını anlattık, Babai isyanında tutun,
her zaman, Aleviler, yurtları için savaşmışlardır, Haksızlık için savaşmışlardır,
Yoksa kös , kös oturmamışlardır,
Adam öldürmek ayrı bir espiri,
O durum başka bir espiri.


Sevgilerimle.
saygılarımla

Konu İşcanbaba tarafindan (10-25-2010 Saat 16:28 ) değistirilmistir..
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
esonto58 (10-25-2010), kral çıplak (10-25-2010), toprak_1903 (10-25-2010)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
alevisünni, ali, and#8216kitabaand#8217, arasına, bak, bırak, eken, erbiland#8217i, fitne, tohumları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 02:23.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts