![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Kültürü Alevilik kültürüne dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Alevilerde mezar törenleri ayrı bir öneme sahiptir ama bu önemin nereden geldiği ve niçin bu kadar önemsendiği konusunda çok az bilgi sahibidirler.
Mezar törenleri 23 Mayıs ile 13 Haziran tarihleri arasına gelecek şekilde yapılır. Nedir mezar töreni? Geçen bir yıl içerisinde Hakk’a yürüyen (don değiştiren) canların mezarları yapılır. Bazı aileler bir yıl geçtikten sonra mezar yaptırırlar ve bu törenleri yaparlar. Bir kısmı da canın hakka yürümesi Mayıs ayından önceye rastlarsa o yıl mezar törenleri yaparlar. Rivayet edildiğime göre, İmam Zeynel Abidin Kerbelâ olayından sonra uzunca bir süre Kerbelâ’ya gelemez. Bir süre sonra izin alarak yakınlarıyla birlikte Kerbelâ’ya gelirler. Buradaki yetmiş iki şehidin gömütlerinin etrafını çevirerek bir şekil verirler, yerlerini belli ederler. Mezar olduğu belli olur. Bir süre burada kalırlar. O kadar mezarı düzeltmek, onarmak zaman almıştır ama daha çok Hz. Hüseyin ve diğer yakınlarının mezarları başında olmaları onları huzurlu kılmıştır. Mezar başlarında ağıtlar söylemişler, dualar etmişler, hatta yemeklerini yemiş ve orada bir süre konaklayarak yatıp kalkmışlarda. Mezarların başında kaldıkları sürece sulu yemek yememişler, su içmemişler, kuru gıdalarla idare etmişler. Daha sonraki süreçte bazı bölgelerdeki Aleviler, İmam Zeynel Abidin’in bu ziyaretini geleneksel hale getirmeye çalışmışlar ama uzaklardan gidip gelmenin zor olacağı hatta birçokları için mümkün olamayacağı için aileler kendi yakınlarının mezarlarını ziyaret ederken aynı zamanda Hz. Hüseyin’in ve Kerbelâ da şehit olanların da mezarlarını ziyaret etmiş sayarlar. Bu yüzden böyle bir yola başvururlar. Birkaç ay yada hafta evvelinden mezar ziyaretinin tarihi belirlenir ve köylülerin ortak olarak belirledikleri tarihte un helvası pişirilir, kömbe yapılır, haşlanmış et hazırlanır, yufka ekmek yada mayalı ekmek yapılır, lokum, bisküvi, tatlı, şeker gibi yiyecekler alınır ve köylüler toplu olarak mezarlığa giderler. Herkes yakınlarının mezarlarının başına gider ve ağıtlar söylenir, dualar edilir ve daha sonra mezarlığın uygun bir yerinde toplanılır. Evlerden getirilen yiyecekler toplu olarak orada yenir. (Zeynel Abidin’in Kerbelâ’da yaşadıklarını hatırlamaya ve ona benzetmeye çalışırlar) Yine toplu dualar edilir ve köye dönülür. Mezarları yapılanlar için yakınları köyde topluca yemekler yapmışlardır. Eskiden köyde o yıl içerisinde kaç kişinin mezarı yapılmışsa o kadar evlerde de yemekler hazırlanırdı. Günümüzde bu yemekler toplu olarak yapılmaktadır (zaman zaman bu usule uymayıp ayrı yemek yapanlarda bulunmaktadır). Halk bu yemekleri yerler ve başsağlığı dileyerek oradan ayrılırlar. Bir can hakka yürüdüğünde yakınları kırk gün yas tutarlardı. Gülüp eğlenmezler, tıraş olmazlar, belli yaşa gelmiş yakın akraba olan bayanlar elbiselerini (entarilerini) ters giyerlerdi. Kırkıncı gününde yemekler yapılır toplu dualardan sonra baş sağlığı dilenerek komşular dağılırlardı ve bu işleri bilenler cenaze sahiplerini tıraş ederek ağır yası kaldırmış olurlardı. Artık normal hayata dönülmüş olurdu ama mezar törenleri yapılına kadar düğün yapmazlar, eğlence düzenlemezlerdi. Önceden tarihi belirlenmiş düğün, nişan türü etkinlikler de mezar törenleri sonrasına kadar ertelenir. Mezar ziyaretlerine giderken sadece o yıl hakka yürüyenler değil isteyenler de yakınlarının canına değsin diyerek yiyecek götürür orada dağıtabilirlerdi ama evde toplu yemek yapmazlardı. Günümüzde bu gelenek daha da güçlendirildi. Aylar öncesinden tarihler belirlenir, uzaktaki yakınlara haber verilerek çağırılırlar, köyde cemevi ya da kültür evi veya köy konağı var ise orada ortak yemekler hazırlanır. Halk toplanır ve toplu merasimler yapılır, Dede yada bu işleri yapan görevliler hizmetler tamamlandıktan sonra dualar okurlar ve köydeki yas tutan yakınları genelde yaş sırasına göre dizilirler ve herkes başsağlığı dileyerek ayrılırlar. Elbette mezar törenlerinin yapılışı kesin kes bu gerekçeye bağlı değildir ama genelde yaşlılar buna benzer açıklamalarda bulunurlar. Burada yanlış bir benzetmeye fırsat vermemek gerekir. O yıl hakka yürüyenleri Kerbelâ şehitleriyle bir görme gibi yanlış değerlendirmeye girilmemeli. Onarlın nezdinde Kerbelâ’yı anmış oluyorlar. Bir ayrıntı da, ilk kırk gün yas tutulması bazı bölgelerde daha farklı. Mezar törenleri de bütün Aleviler tarafından yapılmaz. Bölgesel olarak Tunceli, Erzincan, Sivas bölgelerinden yurdun bir çok yerine dağılmıştır. Günümüzde Kayseri, K.Maraş, Adana, Mersin, Sivas bölgesinde adeta büyük bir etkinlik havasına dönüştürüldü ve bu törenlere binlerce insan katılır. Rivayettir ki Zeynel Abidin’in Kerbelâ’yı ziyaret ettiği ve yirmi gün burada kaldığı, başlangıç olarak 23 Mayıs tarih olarak kabul edilmiş ve bu tarih yirmi üç mayıs –on üç haziran arası olmasına rağmen uzakta olanlar ve çalışanların durumu göz önünde bulundurularak bir, hatta iki hafta da sarktığı olur ama daha fazla uzatılmaz. Mezar törenleri daha çok Kürt Alevileri (Koçgiri, Kurmeşli, Dersimli…) aileler tarafından yürütülür. Bu geleneğin bir Türkmen geleneği olduğunu, kışın Hakk’a yürüyen canları yoğun kar yüzünden istedikleri şekilde defin edemedikleri için karlar kalktıktan sonra mezarları toplu bir yere taşıdıkları ve bu geleneğin oradan geldiği söylense de bu uygulamaya pek uymamaktadır. Abbas TAN
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| mezar, törenleri |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||