Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Alevi Kültürü

Alevi Kültürü Alevilik kültürüne dair paylaşımların yapılacağı alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 04-02-2010, 15:09   #21
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

ben sana bir iki acıklayım sen hepsini yaz zahmet.


İyyake na'büdü ve iyyake nesteıyn
-Sade Sana ederiz kulluğu, ibadeti; sade Senden dileriz yardımı, inayeti Yarab

açıklaması böyle , o zaman nasıl demeliyiz;

Kullumuz ve ibadetimiz sanadır Cafer-i sadık , demeliyiz, o bu İSLAMİ yorum mu? tevil mi?

Yani, Ulularımızın deyişleri bir yorumlama değil bir retdiyedir,
peki niye deyişler yorumlamışlar, Kur'anın hepsini oturup, tevil edemezlermiydi, bırakın bu eziyeti,

Bilmediğinizi sorun ki söyleyelim, Zira sözümüz bize ait değil seyid nesli Pir nefeslerini hatırlatmadır zira..

Size gerçekleri hataırlatalım ki sapıtanlardan olmayasınız? Daha da önemlisi Bir Pire Mürşide bağlanın da doğru bulasınız? Yoksa Yola erkana asi olan sapıtanlardan olursunuz.


Yolun sahiblerinden yolu öğrenin yezit neslinden değil..


İmam Caferi Sadık'a uymak, Kulu olmak, Allah'a uymaktır. Pire ikrar Allah'a ikrardır.

Hani bir söz var? bilmezssiniz çünki siz özümsemeden dinlersiniz değişleri.


İnsan-ı Kamil ne demek? Hakk ile bir olan değil mi? İnsan_ı kamil'i Hakk'tan gayrı görmek Yola asiliktir..

Bu anlamda 12 İmamlar ve Cümle eren evliya ve Pirlerimiz, Hakk ile bir Olmuş. Dilleri hakkın sözü, nefesleri hakk kelamıdır...


Sözlerimize Kur'an'dan delil getirelim:

"... Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah'a bağlılıklarını göstermiş olurlar: Allah'ın eli onların elleri üzerinedir. O halde, kim ahdini bozarsa yanlızca kendi alehine bozmuş olur. Ve kim Allah'a karşı taahüdüne uyarsa, Allah ona büyük bir ödül ihsan edecektir. ( Fetih Suresi 48/10)"

her Kim 12 İmam'a ve Ehli beyt nesli Pirlerimize Bağlılığını Bildirirse Allah'a bağlılığını bildirir..

"EL ELE EL HAKK'A "

HİÇ DUYDUN MU BUNLARI!!!

GÖREMEZSSİN, DUYAMAZSSIN BİLEMEZSSİN, bİR mÜRŞİTE BAĞLANMAYINCA*
rakı mezesi sanır deyişleri dinlersin öylece bakar körlerden olursun..


Neyse Madem sordun dinle sözün tamamını, bak bakalım bu yol ve erkan nerden nasıl gelir nasıl şerh edilir erenler sözü:

"... Peygamber ve emir sahiplerine itaat, Allah'a itaattir"

(Nisa Suresi, 59, 69, 80, Maide 92)


Kur'an-ı Azimüsan Buyuruyorki...

" Deki; Ben bu tebliğime karşılık sizden Allah'a ve Ehl-i Beyt'ime sevginizden başka bir şey istemiyorum.."


Dinle Hakk kelamını.. Dinle İki Cihan Sultanı Muhammed Mustafa hitabını!!


Hz. Muhammed Mustafa:

"..... Ey insanlar! Ben sizleri Kevser havuzunun başı ucunda bekleyeceğim! Bu havuzun genişliği Busra (Şam'a yakın bir yerin adı) ve San' (yemendeki şehir) arasındaki mesafe kadardır! Bu havuzun etrafında yıldızların sayısı kadar kadeh vardır. Sizin aranızda bırakacağım değeri ağır iki emanete karşı tutumunuzu göreyim!..

Toplum arasından iki kişi ayağa kalkarak şöylke dedi: " Bu değeri ağır olan iki emanet nedir?

Peygamber:

" Emanetlerin biri Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'dir. Bir tarafı şanı yüce ALLAH'ın elinde ve Öbür tarafı sizin elinizdedir. Diğer emanetim ise... EHL-İ BEYT'imdir! İkisine tutunursanız asla yoldan çıkmazsınız... Latif ve haberdar olan Allah bana, iki emanet husunda; İkisinin bana Kevser havuzuna ulaşıncaya kadar asla birbirinden ayrılmayacaklarını bildirdi!... Aksi takdirde yok olup gidersiniz!..



Demekki 12 İmam 'a İmam Cafere Kulluk Hakk'a kulluktur... Çünkü ol kimseler Hakk ile Hak olmuş, nefisten arınmıştır..

Alinti:
Dede-baba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Kur'an da Ehl-i Beyt ile ilgili olan ayetleri yorumlarını vermeye devam edelim...

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


" Şüphe yok ki Yüce Hak, Adem ile Nuh'u
İbrahim'in soyunu hem İmran'ın soyunu

Ne kadar ulus varsa üzerlerine seçti
Cümle tüm varlıklara, Aleme üstün kıldı


Al-i İmran Suresi 33

Birbirinden türeyen yüce bir soydur onlar
Tanrı her şeyi bilir, bilicidir. Hem duyar"


(Al-i İmran Suresi 34)


İmam Muhammed Bakır Buyurdu ki: 33. ve 34. ayetler deki.. soyun geri kalan zürriyeti bizleriz..

Resulullah Efendimiz HZ İbrahim Aleyhisselamın soyundandır...

"....Bir gün Peygamberimiz ashabıyla otururken, bilinmeyen bir dille

“Ne güzel üzüm” dedi. Sahabe anlamayarak

“Ya Muhammed Arapça konuş” dediler.

Yüce Peygamber: “Durun yakınmayın, ben köküm olan Hz. İbrahim’in dili ile konuşuyorum, Arap benden ama ben Arap’tan değilim” diye yanıt verdi…


Yüve Allah Şura Ayetinde buyurdu ki...

"... Deki; Ben bu tebliğime karşılık sizden Allah'a ve Ehl-i Beyt'ime sevginizden başka bir şey istemiyorum.."

Hz. Muhammed (sav.):

"..... Ey insanlar! Ben sizleri Kevser havuzunun başı ucunda bekleyeceğim! Bu havuzun genişliği Busra (Şam'a yakın bir yerin adı) ve San' (yemendeki şehir) arasındaki mesafe kadardır! Bu havuzun etrafında yıldızların sayısı kadar kadeh vardır. Sizin aranızda bırakacağım değeri ağır iki emanete karşı tutumunuzu göreyim!..

Toplum arasından iki kişi ayağa kalkarak şöylke dedi: " Bu değeri ağır olan iki emanet nedir?


Peygamber:

" Emanetlerin biri Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'dir. Bir tarafı şanı yüce ALLAH'ın elinde ve Öbür tarafı sizin elinizdedir. Diğer emanetim ise... EHL-İ BEYT'imdir! İkisine tutunursanız asla yoldan çıkmazsınız...

Latif ve haberdar olan Allah bana, iki emanet husunda; İkisinin bana Kevser havuzuna ulaşıncaya kadar asla birbirinden ayrılmayacaklarını bildirdi!...

Aksi takdirde yok olup gidersiniz!..

Allah Eyvallah

Konu Dede-baba tarafindan (04-02-2010 Saat 15:11 ) değistirilmistir..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-02-2010, 17:21   #22
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Ey, dede baba

Beni şişirdin gene iki dakkada,

sana hangi sözü desm kar değil,

Bu verdiğin örnklerde konumuz değil,

Fetih süresinde bahsedilen konu, Muhammedin bir savaşa, ganimete, yada ne dersen adına, giderken sahabelerinden aldığı biattır,
Senin anlattıklarınla ilgisi yoktur, hatta bu biat sonrası, uhut savaşında bubiat edenlerden çogu kacmaya başlar, sonra geri dönerler vs, vs,
Sana şimdi İslam tarihimi anlatayım,

Ne hallere düştük, İslamı anlatıyoruz adama, aleviliği anlasın diye,

Alevi inancında, Cennet, cehennem tavsiri yoktur,
Aleiler buna inanmazlar,

Hak insanda ise, nerde olduğu ve nasıl olduğu bilinmeyen bu tip hayallere kapılmaz aleviler,

Titre ve kendine dön ey, dede baba,
Yazımda ki diğer kpnular seni ikna etti galiba,

Alinti:
Peygamber ve emir sahiplerine itaat, Allah'a itaattir"
BU sözde, İslam devleti ve şeriat DEVLETİNİ ANLATMAKTADIR,

Alevilkte bu tip inanış yoktuuur.

aşık ne demiş,
ey sofu sorma mezhebimizi
Mezhep bilmeyiz yolumuz vardır, der,
Kabemiz,İnsandır deriz, taşa duvara seçde etmeyiz,Kabemiz canlıdır,
Gönül alırız,gönül ziyaret ederiz,
Hünkar ne demiş,
Haçca giden,ayakları ile gider, Hakka giden yüzünü yere sürüp gider der,
(bu sözü tam hatırlayamadım bu şekilde bir söz)
Bir ozanda der ki,
Herkes anılır,atası ile,
Sen ..... a tanrı der,
Bir başkası,
Ben Ali den gayrı tanrı görmedim der,
Yunusumuzun ise,
Kıl köprüye çadır kurası,Cehhem Ateşinin gölgesinde yatıp uyuyası gelir,

Yine Hünkarımız,
Ne Ararsan kendinde ara
Kudüsde Mekkede Haç da değil der,

Ozanlarımız,Aşıklarımız o kadar güzel yanıtlamışlarki bu soruları,
Kitapcıya gidin, ozanlarımızn birinin kitabını alın,tüm yanıtları bulacaksınız,
Kaygusuz,Abdal Musa,YUNUS,Divani,Dertli,İbreti,Mahsuni,ve yüzlercesi,
Sizi, size havale edecekdir,
kac kez yazdık bunları,gene aynı noktadasın,


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
aliimren (04-06-2010), Çopur (04-02-2010), esonto58 (04-02-2010), kral çıplak (04-04-2010)
Alt 04-03-2010, 12:34   #23
Esat Korkmaz
Üyemiz
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 199
Mesajlar: 57
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3
Thanked 222 Times in 51 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Esat Korkmaz is on a distinguished road
İletişim
Standart Miraç Yolculuğu

MİRAÇ YOLCULUĞU
Esat Korkmaz

Cebrail, Ortodoks kültürde,
Peygambere saçlarını keserek
sır veren melek kimliktir.

Sûfi kültürde melek dendiğinde, Tan¬rı ola¬rak al¬gı¬la¬nan do¬ğa¬nın ak¬lı ile onun¬la bü¬tün¬leş¬mek is¬te-yen in¬sa¬nın ak¬lı ara¬sın¬da yer alan ve do¬ğa¬nın ak¬lı¬nın so¬yut kut¬sal kim¬li¬ği bi¬çi¬min¬de be¬li¬ren simgesel gök¬sel güç akla gelir.
Cebrail, Ortodoks inançta, Allah’a en yakın olan dört melekten, Peygamber’e haber getirip götürmekle görevli olanıdır. Bâtınilikte ise genelde insanın, özelde Hz. Muhammet’in içgüdüsel zekâsı, sezgisel aklıdır ya da Tanrı’dan aldığı soyut anlamları insanların anlayabileceği söze-kalıba döken çevirmen melektir. Sühreverdî tasarımında, insanlığın ilkörneği, Ruhül Kudüs ya da Hz. Muhammet’in ezeli ruhu olarak çıkar karşımıza. Sûfi gelenekte, yol’da Tanrı’ya ulaşabilmek için terk edilmesi gereken akıldır her şeyden önce. Yasaklı kültürlerde iki âlemin kılavuzu anlamında pir olarak kimlik edinirken, hayvan kutsallığı zemininde horoz olup çıkar.
Miraç, Arapça yukarıya çıkma, yükselme anlamlarına gelir. Bâtıni kültürde, Hz. Muhammet’in, kendi aklıyla(Cebrail) bâtının ayrımına varması; bâtının ayrımına varacak biçimde bir düşünsel yolculuğa çıkması ve mürşit aşamasına ulaşması; kendi aklının sonuçlarına koşacak biçimde seyahat etmesi, biçiminde algılanır ve Muhammet miracı olarak inanca taşınır.
Kırklar Cemi, şeriatçı inançta, yani Ortodoks Sünnilikte tasarım olarak yoktur; buna karşın, Kırklar Cemi’ni önceleyen Miraç yolculuğu vardır ve bu bir tasarım değil, somut olarak gerçekleşmiş bir olay, olgudur. Muhammet’in Tanrı’nın peygamberi olma durumunu pekiştiren, her şeyin kanıtının Tanrı olduğu algısını öne çıkaran somut bir mucizedir.
Sünni inanç ve kaynaklarına göre, Hz. Muhammet peygamberliğinin X. yılında (619) , Arap aylarından Recebin 27. gecesi Tanrı’nın bir mucizesi olarak evinden alınıp önce Kudüs’teki Mescidi Aksa’ya götürülür; sonra da tanrısal mekâna, göklere yükseltilir. Mucizenin Kudüs’e kadar olan ilk bölümü İsra adını alır. Bu bölüm Kuran’ın aynı adı taşıyan suresinin ilk ayetinde şöyle anlatılır: Bir gece kendisine delillerimizden bir bölümünü gösterelim diye kulunu (Muhammet) Mescidi Haram’dan çevresini kutlu kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı çok yücedir.
Miraç mucizesinin Kudüs’ten sonraki aşamaları hadislerle açıklanmış olmasına karşın, değişik görüşler de yok değildir. Daha çok ehl-i sünnet bilginlerinin oluşturduğu çoğunluğun görüşüne göre, İsra ve Miraç yalnızca ruhsal bir olay ya da düş değil, Hz. Muhammet’in uyanık olarak hem ruhsal hem de bedensel varlığı ile yaşadığı bir mucizedir. Köktendinciler ise İsra mucizesinin Kuran’da yer aldığını, bu nedenle Miraç mucizesini kökten yadsıyanların dinden çıkmış sayılacaklarını ileri sürer.
Miraç olayının Kudüs’e kadar olan bölümü Kuran’da kesin olarak bildirilmekle birlikte, Kudüs’ten göklere yükselme aşamaları hadislerde yer alır. Hz. Muhammet’in göklerden sonra Arşı, Cennet ve Cehennemi, buralarda bulunanların durumlarını tanımladığı hadisleri ise az sayıdaki ravilerce(Hz. Muhammet’in yaptıklarını, söylediklerini ya doğrudan Hz. Peygambere ya da ilk Müslümanlara dayanarak aktaran kimse) anlatılır. Bu nedenle ılımlı Sünni İslamlıkta Mirac’ın Kudüs’ten sonraki aşamaları da doğru kabul edilmekle birlikte, sadece hadislere dayandığından, bu bölümlere inanmayanlar dinden çıkmış sayılmaz.
Hadislerde verilen bilgilere göre bu olay şöyle gerçekleşmiştir: Hz. Muhammet evinde ya da Kâbe’nin avlusunda uyurken, Cebrail yanına gelir; göğsünü yararak kalbini yıkar; sonra Burak’a bindirerek bir anda Kudüs’e götürür. Hz. Muhammet burada öteki birçok peygamberin ruhlarıyla karşılaşır ve Mescidi Aksa’da onlara imamlık yaparak iki rekât namaz kıldırır. Namaz bittikten sonra Cebrail ile birlikte Miraç denilen bir araçla Birinci Göğe yükselir. Buradan Yedinci Göğe kadar meleklerin yardımıyla; Sidret ül-münteha’ya kadar Cebrail’in yardımıyla daha öteye ise Refref adlı bir araçla gider. Sonunda, Refref’ten de ayrılarak tek başına Tanrı huzuruna ulaşır.
Hz. Muhammet, konuyla ilgili hadislerinde yedi kat göklerde karşılaştığı peygamberler, onlarla yaptığı görüşmeler ve Mirac’ın son aşamalarında ulaştığı tanrısal tecelliler hakkında geniş bilgiler verir.
Ehl-i sünnet bilginlerine göre, bu gecede Hz. Muhammet ümmetine üç armağan sunulur:

*Bakara Suresi’nin son iki ayeti bu gece Hz. Muhammet’e bildirilir;
*Hz. Muhammet’e, Tanrı’ya ortak koşan ya da O’nun varlığını tanımayanların dışında kalan tüm ümmetinin Cennet’e gireceği müjdelenir;
*Ortodoks Sünni İslam’ın en başta gelen ibadeti olan beş vakit namaz bu gece farz kılınır. Bu namazları inanç ve bağlılıkla kılan müminlerin elli vakit kılmışçasına sevap kazanacakları ve namaz kılmakla bir tür Miraç yapmış gibi onur ve değer kazanacakları Tanrı diliyle açıklanır; bu nedenle namaz hadiste, müminin miracı olarak algılanır.

Bâtınilikte ise Kırklar Cemi ve onu önceleyen Miraç yolculuğu, akıl-mantık alanı dışında tümüyle bir söylencedir, yani akıl yürütme yoluyla ulaşılan bir tasarımdır. Muhammet’i de Ali’yi de sonralayan ve felsefe-davranış boyutunda yapılanıp biçimlenen bâtıni kimliğin geriye dönüşle yarattığı bir kurgudur.
Bâtıni felsefe, söylence zemini dışında mucize kabul etmez. Çünkü somut olarak, nesnel olarak gerçekleştiğine inanılan mucize, sorgulamanın dışında kalır da ondan. Sorgulamanın dışında kalan ya da kendini sorgulatmayan her inanç olgusu ancak dogma olabilir. Bâtıni felsefeye gelince burada mucize bir akıl sorunudur; akıl yürütmeyle akıl dışı alana taşınarak yaratılan bir akıl olgusu olarak öne çıkarılır.
Hz. Muhammet’in Kırklar Meclisi’ne katılması, Hz. Ali yolunu tanıması anısına ikrar vermeye, yani nasip almaya Bâtınilikte miraç adı verilir: Miraç, nefsin ölümünü, yolda yeniden doğuşu; anasız-babasız olarak dünyaya ikinci kez gelişi simgeler; bu yeni yaşamda mürşit baba, rehber ana olarak algılanır.
Ortodoks miraç tasarımı; Hz. Muhammet’in bedeniyle katıldığı bir Tanrı yolculuğu üzerine yapılandırılır. Kaynağını, akıl alanında olanaksız olan bir mucizeden alır. Bâtıni tasarıma gelince; ham ervahlıktan kâmil insan durumuna gelmenin kanıtı anlamında bir gönül yolculuğu olarak algılanır. Kaynağı, kişinin yetişmişliğidir.
Bu bağlamda bir sufi miracından söz edilir. Sufi miracına ulaşma yolunda her aşama ise talibin geçmek zorunda olduğu basamaklar olarak algılanır. Yani, bir talip miracı da söz konusudur. Yola girme, görgüden geçme vb. bir talip miracıdır.
Ortodoks tasarımlarda dinsel yasa anlamında şeriat, simgesel anlamda, su yatağına ya da pınarına götüren yol olarak algılanır. Yani yaşam için muhtaç olunan şeye ulaşmada şeriat kılavuzluk eder. Bu nedenle Sünni tasavvuf geleneğinde tarikat, ana yolun kolu anlamında dar yol olarak algılanır ve tarikat asla şeriatsız olmaz algısını pekiştirir. Yine Ortodoks inançta fıkıh okulları anlamında mezhep, yürünülen yolu simgeler; sonraları mezhep terimine dinsel kanaat anlamı yüklenmiştir. Tasarımların mantığı gereği hac, Ortodoks inançta ruhun son hedefe, yolun en sonundaki Tanrı kentine uzun yolculuğunun bir simgesi olarak algılanır. İsra, gece yürüyüşünü, miraç ise göğe yükselmek denilen gece yolculuğunu simgeler. Yükseklere miraç olarak algılanan bu yolculuk dışında bir de derinlere miraç anlamı vardır: Burada insan ruhunun derinliklerine seyahat ederek Tanrı ile buluşma amaçlanır. Tanrı simgesel anlamda lâ-mekân(mekân olmayan yer) ya da yer olmayan yerde bulunur.
Esat Korkmaz isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 6 Users Say Thank You to Esat Korkmaz For This Useful Post:
aliimren (04-06-2010), Devrim06 (04-03-2010), esonto58 (04-03-2010), kral çıplak (04-04-2010), yolcudede (04-08-2010), İşcanbaba (04-03-2010)
Alt 04-05-2010, 11:31   #24
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Çelişkilerin Analizi

Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
MİRAÇ YOLCULUĞU
Esat Korkmaz

Cebrail, Ortodoks kültürde,
Peygambere saçlarını keserek
sır veren melek kimliktir.

Sûfi kültürde melek dendiğinde, Tan¬rı ola¬rak al¬gı¬la¬nan do¬ğa¬nın ak¬lı ile onun¬la bü¬tün¬leş¬mek is¬te-yen in¬sa¬nın ak¬lı ara¬sın¬da yer alan ve do¬ğa¬nın ak¬lı¬nın so¬yut kut¬sal kim¬li¬ği bi¬çi¬min¬de be¬li¬ren simgesel gök¬sel güç akla gelir..
Yukardaki yazı heralde sayın Esat Korkmaz'a ait bir kes yapıştır olsa gerek.. Çünkü yazı yazma beceresine sahip vasat bir insan bile önce tanımlama ve kavram açıklamasıyla konuya giriş yapar. yani bir girizgah olur.

Böyle bolozlama bir yazı olmaz... Yazının zaten girizgahındaki kavramlar açıklamaya muhtaç... Kaldıki bu açıklama ve tevile muhtaç kelimelerle mirac anlatılmaya çabalanıyor..


Nedir Ortodoks kültür? peygamber'in saçlarını kesmesi hikayesi? Sır veren melek? söz sactan açılmışken, yukardaki yazı tam bir arap sacı? Bir masal , yazarın boş zamanlarında keyfe keder zaman geçirmek için kaleme aldığı bir yazı, bilimsellik yok bir hikaye?

1- Biz yinede yazıyı ciddiye alıp, garip bir yazı stiliyle meleği tanımladığı kısımdan baslayalım:


Gerçekten de Tasavvufun bir kısmı "melek" kavramını, akıl yada akıl yürütme olarak tanımlar...Bu düşüncenin iz düşümlerini pozitif bilimlere uyarlarsak Bu görüşe göre, esasında Melek kişinin üst bilinç seviyesiyle irtibatı diyaloğu olarakta kabul edilebilir..

yanlız bu sadece Tasavvufi bir yorumdur.. Melek kavramının akıl olduğu yani Tanrıdan Tezahür etmiş var edilmiş Bir varlık olmadığı tezi Birçok Ulu Ozanımızın melekler üzerine yazdığı deyişlerle çelişmektedir.


Muhammed dinidir bizim dinimiz,
Tarikat altında geçer yolumuz,
Cibril-i emindir hem rehberimiz,
Biz Mü'miniz mürşidimiz Ali'dir


(Pir Sultan Abdal)

Rehber varlığın dışında ötesinde bir varlık olarak cebrail gösterilmiş.

Kurtulamazsın Azrailin elinden,
Bir gün olur çıkarırlar evinden
Allah'ın ismini koyma dilinden
Dünya kadar malın olsa ne fayda

İki melek gelir, sual sorarlar
Döker hurucunu,gevher ararlar,
Bir kılın üstüne köprü kurarlar,
Geçemezsin Hakk'a kul olmayınca


(Pir Sultan Abdal)

Sizce Yukarda deyişlerde geçen melek tabirleri insanın aklı olarak mı tanımlanmış acaba?


Yine Noksani baba'ya ait bir deyiş

Hak Buyurdu Buğday, Yemeyin Hey Can
Galebe Eyledi nefs İle Şeytan
Yedikte Buğdayı Eyledik İsyan
Sürüldük Cennetten Cihana Geldik.


Bakın Ademin nefsini çelen ayrı bir varlıktan şeytan'dan bahsediliyor?

Daha Birçok örnekte buraya sıralabilirim de siz sadece ilgili yazarın çelişkisini görün yeterli, işte analiz ve sentez yeteneği olmayan sorgulamayan, insanları görüyorsunuz değil mi? sonra bu kimseler Yüzyıllardıre var olan Alevi bektaşiliği kendilerine göre yorumluyor? kendi kafalarından Alevilik icat ediyor, Yüzyıllardır bu yolu erkanı bugünlere getirmiş, seyid Nesli dedelerimizi Pirlerimizi yok sayıyorlar..

Oysa Yol ehlinden öğenilir.



Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Cebrail, Ortodoks inançta, Allah’a en yakın olan dört melekten, Peygamber’e haber getirip götürmekle görevli olanıdır. Bâtınilikte ise genelde insanın, özelde Hz. Muhammet’in içgüdüsel zekâsı, sezgisel aklıdır ya da Tanrı’dan aldığı soyut anlamları insanların anlayabileceği söze-kalıba döken çevirmen melektir. Sühreverdî tasarımında, insanlığın ilkörneği, Ruhül Kudüs ya da Hz. Muhammet’in ezeli ruhu olarak çıkar karşımıza. Sûfi gelenekte, yol’da Tanrı’ya ulaşabilmek için terk edilmesi gereken akıldır her şeyden önce. Yasaklı kültürlerde iki âlemin kılavuzu anlamında pir olarak kimlik edinirken, hayvan kutsallığı zemininde horoz olup çıkar...
1- Öncelikle Ortodosks inançla neyi kastediyosunuz* sünniliği mi* yada hangi islami yorumları ortodosk islam sayıyorsunuz* saray islami yani yezit ve muaviye alimlerince uydurulan islamını mı? bunlar açık değil..

2- Allah'a yakın demeyelimde dört büyük melek diyelim, yoksa Allah'a uzak meleklerdemi var* diye bir anlam kargasası ortaya çıkar ki şimdi sizin burda dil sürçmeniz yüzünden birde bunlarla uğraşmalayalım


3- Bir tasavvufi görüşe göre cebrail ve melek kavramı akıl yürütmedir.. bu doğru, fakat bu tasavvufun tamamına ait değil sadece bir kısmınca kabul edilen bir görüştür. nitekim bir öceki cevabi yazımda belirttiğim gibi, deyişlerle çelişmektedir.. o zaman bu görüşün Aleviliğin yani Tasavvufun tümün ortak görüşü olarak sunamayız..

4- kaldıki Cebrail bir çevirmen, mütercim kabul etmişsiniz. buda 2. büyük hatadır. kendi yazınızla çelişmişssiniz, ilk önce cebraili bir varlık kabul etmeyip akıl yürütme, akıl olarak kabul etmişken sonrasında somut var olan tercüman-çevirmen yaptınız!

5- sonrasında ise, Mirac yolcuğuna bolozlama bir giriş söz konusu? Evet Tanrı 'ya ulaşma, yükselme anlamında Mirac,bir yere kadar akıl ile....Sonrasında ise gönül ve kalp işidir burası doğru kabul edilebilir. yanlız, horoz nerden çıktı? yada bağıntıyı nasıl kurdunuz* horoz ve mirac olgusunu nasıl bağdaştırsınız* Alevi kültüründe mirac'ta horoz miti nerde var? yada horozlu mirac hangi islami ekolün görüşdür?


Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Miraç, Arapça yukarıya çıkma, yükselme anlamlarına gelir. Bâtıni kültürde, Hz. Muhammet’in, kendi aklıyla(Cebrail) bâtının ayrımına varması; bâtının ayrımına varacak biçimde bir düşünsel yolculuğa çıkması ve mürşit aşamasına ulaşması; kendi aklının sonuçlarına koşacak biçimde seyahat etmesi, biçiminde algılanır ve Muhammet miracı olarak inanca taşınır....
1- Mirac yükseliş demektir ancak, bu bedeni bir yükseliş deyil metafizik bir yükseliştir. yoksa peygamber bedenen bir yerlere gitmiş gelmiş değildir. Miracın bir çeşit İnsan-ı kamil olma yolculuğu olduğu kabulü Tasavvufta doğrudur.

2- cebrailin akıl mı olduğu yoksa Tanrı'dan tezahür eden, akıl dışında ayrı bir varlık mı olduğu konusu çelişkilidir. tasavufun genel bir kabulü yoktur. konumuzla alakalı olmadığı için tedayına girmeyeceğim bu konudaki deyişlerimizi incelerseniz sanırım çelişkisinizi göreceksiniz.




Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Kırklar Cemi, şeriatçı inançta, yani Ortodoks Sünnilikte tasarım olarak yoktur; buna karşın, Kırklar Cemi’ni önceleyen Miraç yolculuğu vardır ve bu bir tasarım değil, somut olarak gerçekleşmiş bir olay, olgudur. Muhammet’in Tanrı’nın peygamberi olma durumunu pekiştiren, her şeyin kanıtının Tanrı olduğu algısını öne çıkaran somut bir mucizedir. ....
Kur'anın ve islamın sünni ekolünde, Kırklar inancı olmamasına rağmen, sünniliğim mirac anlatısının da Kur'an i dayanağı yoktur nasıl Alevi-bektaşi mirac anlatısı hadis kaynaklarına dayanıyorsa sünni mirac anlatısı da şekildedir. bu bağlamda herkesin miracı kendisini ilgilendirir. biz sadece sünni miracının Kur'ana uygnluğu ve çelişkilerini belirtebiliriz ki zaten bu forumun basındada bu yapılmıştır.


Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sünni inanç ve kaynaklarına göre, Hz. Muhammet peygamberliğinin X. yılında (619) , Arap aylarından Recebin 27. gecesi Tanrı’nın bir mucizesi olarak evinden alınıp önce Kudüs’teki Mescidi Aksa’ya götürülür; sonra da tanrısal mekâna, göklere yükseltilir. Mucizenin Kudüs’e kadar olan ilk bölümü İsra adını alır. Bu bölüm Kuran’ın aynı adı taşıyan suresinin ilk ayetinde şöyle anlatılır: Bir gece kendisine delillerimizden bir bölümünü gösterelim diye kulunu (Muhammet) Mescidi Haram’dan çevresini kutlu kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı çok yücedir.....
1- Öncelikle mecidi aksa ne zaman yapılmış* ve kim yapmıştır? ve yine Kur'andaki mescidi aksa acaba kudusteki mescidi aksa mıdır? Mescidi aksa uzaklardaki mescit demek değil mi? özet olarak şunu bilelim kudusteki mescidi aksa ile Kur'an ayetlerindeki Mescidi aksa aynı kavram ve mescit değildir.

2- Bu konuyla ilgili geniş açıklamayı bu forum konusun 9. mesajında yer verildi.. öğrenin araştırın sorgulayın. eğer bunları yapmazsanız peygamberi kuduse götürür oradan Miraca çıkarırsınız* neden* yoksa Allah peygamberi bulunduğu yerden Miraca çıkartamıyor mu* kudüs miraca çıkış kapısı mıdır? sorgulamayan bir akıl örneği yazı...Siz sadece çelişmeleri görün fazla ileri gitmeyeceğim, çünkü yazıda mantıksallık paramparça?





Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Miraç mucizesinin Kudüs’ten sonraki aşamaları hadislerle açıklanmış olmasına karşın, değişik görüşler de yok değildir. Daha çok ehl-i sünnet bilginlerinin oluşturduğu çoğunluğun görüşüne göre, İsra ve Miraç yalnızca ruhsal bir olay ya da düş değil, Hz. Muhammet’in uyanık olarak hem ruhsal hem de bedensel varlığı ile yaşadığı bir mucizedir. Köktendinciler ise İsra mucizesinin Kuran’da yer aldığını, bu nedenle Miraç mucizesini kökten yadsıyanların dinden çıkmış sayılacaklarını ileri sürer......
1- Mirac , bedenen mi ruhen mi* peygamber bilinçli iken mi hayal alemindeken mi yapıldı? bu tür sorular yüzyıllardır vardır ve her islami ekol kendine yorumlamaktadır. konuyla ilgili Alevi görüşünü ilk mesajlarda aktardık sünni ve diğer mirac anlatılarını ise heryerde bulabilirsiniz



Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Miraç olayının Kudüs’e kadar olan bölümü Kuran’da kesin olarak bildirilmekle birlikte, Kudüs’ten göklere yükselme aşamaları hadislerde yer alır. Hz. Muhammet’in göklerden sonra Arşı, Cennet ve Cehennemi, buralarda bulunanların durumlarını tanımladığı hadisleri ise az sayıdaki ravilerce(Hz. Muhammet’in yaptıklarını, söylediklerini ya doğrudan Hz. Peygambere ya da ilk Müslümanlara dayanarak aktaran kimse) anlatılır. Bu nedenle ılımlı Sünni İslamlıkta Mirac’ın Kudüs’ten sonraki aşamaları da doğru kabul edilmekle birlikte, sadece hadislere dayandığından, bu bölümlere inanmayanlar dinden çıkmış sayılmaz.......
1-Kur'an da kesin olan nedir? peygamber somut olarak olmayan bir mescitten nasıl göğe çıkar? mescidi aksa ne zaman yapılmış ve kim yapmış, yine bu forumun 9. mesajına gidin ve okuyun... aktardığınız yorum sadece islami bir ekole aittir. ve Kur'ani değildir.

2- Mirac'ta Peygambere geçmiş ve gelecekten ayetler kanıtlar gösterilmiştir. burası doğrudur..

3-Yine son söz olarak kimin dinden çıkıp çıkmayacağına Allah karar verir islamda ruhban sınıfı yoktur.. böyle bir yetkide kimseye verilmemiştir. esasında fetva yani peygamber -Allah adına hüküm vermek şirkin ta kendidir.



Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Ehl-i sünnet bilginlerine göre, bu gecede Hz. Muhammet ümmetine üç armağan sunulur:

*Bakara Suresi’nin son iki ayeti bu gece Hz. Muhammet’e bildirilir;
*Hz. Muhammet’e, Tanrı’ya ortak koşan ya da O’nun varlığını tanımayanların dışında kalan tüm ümmetinin Cennet’e gireceği müjdelenir;
*Ortodoks Sünni İslam’ın en başta gelen ibadeti olan beş vakit namaz bu gece farz kılınır. Bu namazları inanç ve bağlılıkla kılan müminlerin elli vakit kılmışçasına sevap kazanacakları ve namaz kılmakla bir tür Miraç yapmış gibi onur ve değer kazanacakları Tanrı diliyle açıklanır; bu nedenle namaz hadiste, müminin miracı olarak algılanır........
1- Mirac Alevi versiyonunda, Peygamber Tanrı'dan ümmetinin selametini diledi.. "...Ümmetine Rahmet olsun.." hitabı cenabı Hakk'tan geliince Tevhid armağan edilmiştir.

2- Alevi İnancında Mirac'ta beş vakit namaz değil, Semah ibadet olarak geldi..Aleviler hz. Muhammed'in hz. Musa ile Allah arasındaki pazarlığa aracılık ettiği uyduruk beş vakit namaz hikayesine asla inanmadıkları gibi, bunu Allah'a peygambere hakaret sayarlar..

Nitekim bu sünni görüşün çelişkileri bu forum sayfasının ilk mesajlarında ele alınmıştır..




Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Bâtınilikte ise Kırklar Cemi ve onu önceleyen Miraç yolculuğu, akıl-mantık alanı dışında tümüyle bir söylencedir, yani akıl yürütme yoluyla ulaşılan bir tasarımdır. Muhammet’i de Ali’yi de sonralayan ve felsefe-davranış boyutunda yapılanıp biçimlenen bâtıni kimliğin geriye dönüşle yarattığı bir kurgudur.
Bâtıni felsefe, söylence zemini dışında mucize kabul etmez. Çünkü somut olarak, nesnel olarak gerçekleştiğine inanılan mucize, sorgulamanın dışında kalır da ondan. Sorgulamanın dışında kalan ya da kendini sorgulatmayan her inanç olgusu ancak dogma olabilir. Bâtıni felsefeye gelince burada mucize bir akıl sorunudur; akıl yürütmeyle akıl dışı alana taşınarak yaratılan bir akıl olgusu olarak öne çıkarılır.........
1-Sünnilerin, peygamberi, O zamanda olmayan, sonradan insa edilen mescidi aksasından göğe çıkaran, sonra Hz. Musa ile Allah arasında Peygamberi pazarlık yaptıran ve Hz. Musanın aklına muhtaç zavallı bir tanrının anlatıldığı mirac, akla ve mantığa uygun oluyor da.. Alevi Kırklar inancı akıl dışı öyle mi?

daha devam edeyim mi? Bire saskın? git bi forumu baştan sona bir oku bakalım* saçma sapan akıl dışı olan sünni Miracımı Alevi mirac anlatımı mı*

2- sünni miracına tek kelime yorum yapmayıp, Alevi Miracına akıl dışı, kurgu diye hakaret etmek sizin haddinize değil* kendinize gelin milyonlarca Alevi her perşembe cem yapar ve Miracı anar. SAYGILI OLUN HADDİNİZİ BİLİN.

Siz önce çelişkilerinizi ve Kur'an dışılığınızı tek tek sıraladığımız kendi miracınızı oturup yeniden yazın uydurun. OLMAMIŞ...

EE NASIL OLACAKKİ YEZİDİN SARAYINDAN ÇIKAN UYDURUK HİKAYEDE BURAYA KADAR, Ya Kur'an'a toslar yada işin ehlince böyle darmadağın edilir.

hakk gelince batıl zail olur




Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Hz. Muhammet’in Kırklar Meclisi’ne katılması, Hz. Ali yolunu tanıması anısına ikrar vermeye, yani nasip almaya Bâtınilikte miraç adı verilir: Miraç, nefsin ölümünü, yolda yeniden doğuşu; anasız-babasız olarak dünyaya ikinci kez gelişi simgeler; bu yeni yaşamda mürşit baba, rehber ana olarak algılanır.
Ortodoks miraç tasarımı; Hz. Muhammet’in bedeniyle katıldığı bir Tanrı yolculuğu üzerine yapılandırılır. Kaynağını, akıl alanında olanaksız olan bir mucizeden alır. Bâtıni tasarıma gelince; ham ervahlıktan kâmil insan durumuna gelmenin kanıtı anlamında bir gönül yolculuğu olarak algılanır. Kaynağı, kişinin yetişmişliğidir. .........
1- Öncelikle Alevi İnancında, Hz. Ali 18 bin Alem yaratılmadan var olan miracta olan, hani kandilde parlayan bu alem yaratılmadan ilk yaratılan Muhammed-Ali 'nin nuru idi ya* işte o nurdur. yoksa bedeni ve cismani Ali miraca hz. Muhammed ile çıkmış değildir.

"..Cihan var oldukça, Ali var olur
Cihan var, olurken de Ali vardı.."


Mevlana


2- Alevi anlatımında Allah hz. Muhammed'e hz. Ali şeklinde görünmüştür. bu nedenle hz. Ali'ye biat Allah biattır.

Bu nedenle hz. Ali'nin isimlerinden biri Alevi terminolojisinde " vecullah" tır. vecullah tanrının yüzü demektir.


"Ali' ye ismullah derler
Yüzüne secde ederler
Taş yerine koyarlar
Koyamazsın demedim mi ?

Bu Kaygusuz ezeliden
Himmet almış ol veliden
Oku ilmini Ali'den
Doyamazsın demedim mi ? "



Alinti:
Esat Korkmaz Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Bu bağlamda bir sufi miracından söz edilir. Sufi miracına ulaşma yolunda her aşama ise talibin geçmek zorunda olduğu basamaklar olarak algılanır. Yani, bir talip miracı da söz konusudur. Yola girme, görgüden geçme vb. bir talip miracıdır..........
1- Doğru olan söz Alevi islam ekolünde Mirac sadece peygambere özgülenmez her insanın bir Miracı vardır.. çünkü Mirac insan_ı kamil olma yolculugudur.

Konu Dede-baba tarafindan (04-05-2010 Saat 11:48 ) değistirilmistir..
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-05-2010, 12:04   #25
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

dede baba;

Konuyu anlamamışsın be?

Alinti:
hakk gelince batıl zail olur
Bu da Erbakan2ın sözü, snada uymuş
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
aliimren (04-06-2010)
Alt 04-06-2010, 01:52   #26
aliimren
Forum Katılımcısı
Kullanıcı Profili
 
aliimren - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 1217
Mesajlar: 170
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 359
Thanked 380 Times in 146 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 59
REP Seviyesi : aliimren will become famous soon enough
İletişim
Standart Bilimsel Mirac (!)

Sayın Dede-Baba,

Aslında uzun süredir size cevap yazmayı düşünüyordum, kısmet bu güneymiş.
Öncelikle şunu söylemek isterim ki siz burada şu an benim gözünde "kuran"ın kopyala yapıştırcısından başka bir şey değilsiniz. Bütün yaptığınız İslam propagandasından başka bir şey değil. Kelimenin tam manasıyla Misyonerlik yapmaktasınız.

Ciddi ve bilimsel anlamda kendi fikrinizi bilimsel olarak dile getiremiyor ve kafanızdaki bir konuyu, bir güncel düşünceyi kuran ve yorumları ile doldurarak tam bir laf kalabalığı yapıyorsunuz. Sayfalar dolusu yazmanız da bunun bir katını. Anlatmak istediğiniz konunun özünü bile bir kaç kelime ile dile getiremiyorsunuz. Bu güne kadar yazdığınız tüm yazılara bir göz atın bakalım, kaç satırı sizin söyleminiz. Tek yaptığınız "kopyala kurandan, yapıştır foruma"

Konunun başında Mirac'ı bilimsel olarak inceleyeceğinizi söylemişsiniz. Böyle bir konu nasıl bilimsel olabilir. Mirac, göğe yükselme veya tanrıya çıkış söylenceleri tüm dinlerde mevcuttur. Her zaman da dile getirdiğimiz gibi bu olayın da köklerini Sümer destanlarında da açıkça görmekteyiz. Budist ve Maniheist anlatımlar ile Şaman Mitolojisinde de göğe yükseliş zaten mevcuttur.

Öncelikle size şunu söylemek istiyorum Muhammedin, sözde Burak'a binerek Mekke'den Kudüs'e gitmesinin, merdivenle göğe yükselişinin, refrefle Tanrı katına çıkışının bilimsel yanı neresi. Kısa kısa söylemlerde sayfalarca yazmadan gelin sizle Kuran, İslam ve diğer dinler ile birlikte Bilim'i tartışalım.

Alın üç ayet de ben size örnek vereyim:
Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (22 Hac Suresi - 47)

Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir. (32 Secde Suresi - 5)

Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir. (70 Mearic Suresi - 4)

Muhammet bir günde Allah katına gidip geldiğinde dünyada kaç yıl geçmiştir. bin yıl mı, 50 bin yıl mı...Bilimsel olarak bana açıklayabilir misiniz.

Hadi devam edelim, işte size Mirac ve bilimsellik:

"Bundan sonra (yerden göğe) bir mir'ac (merdiven) kondu. Cebrail'le yerleşip yükseldik" (Enes İbn Malik)

"Sonra sınır ağacı (sidretül münteha) alanına çıkarıldım. Bu ağacın meyveleri Hicr kasabasının testileri büyüklüğündeydi... Sidretül Münteha bir atlının gölgesinde 100 yıl yürüyebileceği büyüklükte bir ağaçtı. ... Dört ırmak fışkırır kökünden. Irak toprakalrından akan Fırat, Mısır topraklarından akan Nil'in geldiği kaynaklar bu ağacın kökleridir.

"Gezimde cenneti görüp baktığımda, halkının çoğunluğunun (dünyadaki) yoksullardan gitmiş olanların oluşturduğunu gördüm" (Ne güzel bir insan avutma değil mi)
"Sonra El Beytül ma-mür gösterildi bana. İbrahim oradaydı, bu eve sırtını vermiş duruyordu. Öyle bir ev ki günde 70 bin melek giriyordu."

Bu arada muhammed "Refref" denen bir döşekle göğe yükselmeye devam eder.

"Reflef, alıp uçurmaya başladı. Kah alçaktan kah yüksekten uçarak götürdü, Tanrı'nın divanında durdu. Sonra dönüş zamanı gelince beni aldı yine alçalarak yükselerek uçup Cibril'e getirdi.

"Onun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplayıp içine almıştı" diye anlatı devam edip gider. Ve bundan sonra söylence 50 vakitlik namaz'ın 5 vakite düşürülmesine kadar gelir. Sonra iniş başlar... Aynı yollar izlenerek geri dönülür.

Soruyorum size bilimsel mantık bu anlatıların neresinde....


Not: Ayrıca "Bu noktada da Alevi iseniz buna inanırsınız, yok değilseniz, kimsenin sizi Alevi yapmaya niyeti yok ne işiniz var Alevilerin arasında? çünkü inanç ve iman işidir. din.." söyleminizden dolayı sizi kınıyorum. Kimin nerede olup olamayacağının karar mercii siz değilsinizdir. İnsanlar burada görüşlerini karşılıklı olarak dile getirirler.

Konu aliimren tarafindan (04-06-2010 Saat 02:59 ) değistirilmistir..
aliimren isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to aliimren For This Useful Post:
Devrim06 (04-06-2010), yolcudede (04-08-2010), İşcanbaba (04-06-2010)
Alt 04-06-2010, 09:40   #27
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Ali İmrenim,
Dede-Baba'nın Gökte tahtları olan melekler ve yardımcıları hakkında bilgisi yok,

o sanıryor ki,
Alinti:
Allah'a yakın demeyelimde dört büyük melek diyelim, yoksa Allah'a uzak meleklerdemi var*
Demezdi,

Dede-Baba,
Gökte Tahtları olan melekler kimler, kanatları kac adettir, bilgilendir dizi,
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-06-2010, 10:04   #28
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Alinti:
aliimren Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sayın Dede-Baba,

Aslında uzun süredir size cevap yazmayı düşünüyordum, kısmet bu güneymiş.
Öncelikle şunu söylemek isterim ki siz burada şu an benim gözünde "kuran"ın kopyala yapıştırcısından başka bir şey değilsiniz. Bütün yaptığınız İslam propagandasından başka bir şey değil. Kelimenin tam manasıyla Misyonerlik yapmaktasınız.
uzun süredir cevap yazmayı düşündüğünüze göre demekki yazılarımız okuyorsunuz? O zaman ortada daha büyük bir sorun var ki. ya okuduğunuzu anlama problemi içindesiniz yada siz sünni islam anlayısını Kur2anın sünni ve şii yorumundan zerre haberdar değilssiniz*

Buraya aktardığım gerek Kur'an ayet yorumları, gerek Alevi islam ekolü teolojisinden herhangi birini savunan bir sünni görürseniz tarihe geçersiniz zira burada aktardığımların herhangi birini bırakan hocayı ulemayı sıradan bir sünniye söyleyin ne olacak? Yada benim gibi düşünen bir tane sünni şii bulun heralde tarihe geçersiniz


Su bir gerçekki biz Kur'anı inkar edenler değiliz. fakat Kur'anın ömer osman ve yezit emevi tevillerini yorumlarınıda kaile alanlar değiliz. Aleviler yüzyıllardır batıni yorumu esas aldı. bizimde buraya aktardığımız bundan ibarettr..

Hiçbir misayoneri değiliz, olamyızda Alevi islam ekolü teslimi Rıza anlayısına dayanır. fakat inancımıza yolumuza erkanımıza saldırıyı nerde görürsem karşılığını veriririm.. verdimde... dolayısıyla yaptığım misyonerlik değil yüzyıllardır var olan Hakk-Muhammed-Ali yolunu saldrılra kar korumak gerçekleri söylemekten ibarettir.




Alinti:
aliimren Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Ciddi ve bilimsel anlamda kendi fikrinizi bilimsel olarak dile getiremiyor ve kafanızdaki bir konuyu, bir güncel düşünceyi kuran ve yorumları ile doldurarak tam bir laf kalabalığı yapıyorsunuz. Sayfalar dolusu yazmanız da bunun bir katını. Anlatmak istediğiniz konunun özünü bile bir kaç kelime ile dile getiremiyorsunuz. Bu güne kadar yazdığınız tüm yazılara bir göz atın bakalım, kaç satırı sizin söyleminiz. Tek yaptığınız "kopyala kurandan, yapıştır foruma" .
Sizi tepki vermeye, cevap yazmaya itecek kadar okuduklarınız heycanlandırdığına göre, demekki duygu ve düşüncelerimi aktarmakta sorun yaşamıyorum. zaten benim anlaşılmak, alkış sesi duymak ve aferin almak için yazı yazmak gibi derdimde yok..

İnanın ya soru soruluyordur bana, yada Yolumuz ve erkanımızla ilgili vahip saptırma ve yanlışlar yapılıyordur ki bu yazılarım tamamı bir tepki yanlışı düzeltme çabası içindir..


Yazılarımın başlıca dayanağı elbette Allah Kelamı Kur'an'dır ve ol Kur'anı Şerh eden Ehli beyt nesli Pirlerimiz dedelerimiz Ocaklarımızdır. benim başkada kaile alacağım bir kaynak olamaz. Bu yolu erkanı bugüne getiren dedelerimiz Pirlerimiz değil mi?

Bu noktada asıl siz kendinizi sorgulayın Aleviliği kimden nerden öğreniyorsunuz? herhangi bir cem evine gitmişliğiniz Bir dedeye Pire danışmışlılığınız var mı? kitaplarını okuduklarınız soyu sopu nereye çıkıyor Ehli beyt neslinden mi dede mi Pir mi? anlaşılan hiç dikkat edenlerden de değilsiniz? aslı yezit mervan olandan ateist ikrarını bozmuş olandan Alevilik mi öğrenilir?



Alinti:
aliimren Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Konunun başında Mirac'ı bilimsel olarak inceleyeceğinizi söylemişsiniz. Böyle bir konu nasıl bilimsel olabilir. Mirac, göğe yükselme veya tanrıya çıkış söylenceleri tüm dinlerde mevcuttur. Her zaman da dile getirdiğimiz gibi bu olayın da köklerini Sümer destanlarında da açıkça görmekteyiz. Budist ve Maniheist anlatımlar ile Şaman Mitolojisinde de göğe yükseliş zaten mevcuttur..
Elbette bilimsellik en başta gelir, örneğin İslami görüşlerin Mihenk taşı Kur'an'dır Kur2anda olmayanı dinden gibi gösteren bir inanış olabilir mi? Kaldıki her inanç kendi içinde tutarlı ve mantıksal olmalıdır? işte bu mantıksallık tutarlılık yoksa hele hele o Dinin kutsal metinlerine aykırılıklar varsa ve o aykırıklılar dinin temeli esas unsurları zaman içinde yapılmışsa, bunları analiz etmek bilimselliktir.




Alinti:
aliimren Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Öncelikle size şunu söylemek istiyorum Muhammedin, sözde Burak'a binerek Mekke'den Kudüs'e gitmesinin, merdivenle göğe yükselişinin, refrefle Tanrı katına çıkışının bilimsel yanı neresi. Kısa kısa söylemlerde sayfalarca yazmadan gelin sizle Kuran, İslam ve diğer dinler ile birlikte Bilim'i tartışalım. ..
1- Mirac öncelikle metafizik bir olaydır. bedenen yapılan bir yolculuk değildir.. yani sizin anladığınız sekilde peygamber miraca çıkmak için tahlardan merdiven yapmış sonrada bulutların üstünde bekleyen atlı tanrı arabalarına binmiş değildir. milyonlarca Alevinin her persembe cem ibadetinde Miraclama kısmında andığı bu kutsal olayı bu kadar karikatürize etmeyin... inanmıyor olabilirsiniz bu sizi ancak Alevilik dışına çıkarır.. ama size saldırma hakkını vermez. saygılı olalım ben sizin ateistliğinize inançsızlığınıza kitapsızlığınız bir şey diyormuyum sadece saldırılarınıza cevap veriyorum..

2- her seyi tartışabiliriz. ama siz islam= sünnilik yanılgınızdan vazgeçin önce sünnilik islam tarihi içinde binlerce yorumdan sadece biridir. saray içindeki alimlerce geliştirildiği için bu kadar yaygındır. sünniliğin yaygınlığı doğruluğuna ve islami temsil etmesine yeterli değildir.

3- fakat siz ne yapıyorsunuz sünnilik= islam sayıp, sünni yorumlarındaki çelişkileri islamın çelişkisi gibi gösterip hem kendiniz dinden çıkıyor ve islamın sözde tutarsızlığına delil getirmeye çabalıyorsunuz? Bizler size Alevi batıni Kur2an yorumlarını sunduğumuzda ise kabul etmiyor. islamın tek yorumu var oda sünnilik diyebiliyorsunuz?.. HATA EDİYORSUNUZ HEMDE ÇOK.




Alinti:
aliimren Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Alın üç ayet de ben size örnek vereyim:
Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (22 Hac Suresi - 47)

Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir. (32 Secde Suresi - 5)

Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir. (70 Mearic Suresi - 4)

Muhammet bir günde Allah katına gidip geldiğinde dünyada kaç yıl geçmiştir. bin yıl mı, 50 bin yıl mı...Bilimsel olarak bana açıklayabilir misiniz.
Yukarda sıraladığınız ayetler, Mirac'ın bedenen yapılan bir yolculuk değil, metafizik bir olay olduğunu ispatlar.. Peygamber'in anlık olarak yaptığı yolculuğun bizim ölçülerimizdeki zaman diliminde ne kadarlık bir ölçüye karşılık geldiğini vurgular..

bunu günümüzdede örnekliyebiliriz. farzedin ki, siz orta çağda yasıyorsunuz ve istanbuldan çine ulak ( haberci) ile mesaj göndereceksiniz. kaç gün sürer sizce? günler aylar yıllar değil mi* oysa günümüzde bir telefon, hatta görüntülü uydu yardıymıyla anlık değil mi* şimdi istanbuldan yola çıkan haberci ile siz günümüzdeki uydu aracılıyla haberin mesajın iletimini karşılaştırın ne derdiniz. orta çağda yıllar içinde istanbuldan çine gidecek mesajı biz günümüzde saniyeler içinde gönderebiliyoruz..

Bunu zamanda yolculuk yapıp orta çağdaki insanlara nasıl anlatırdınız* bakın bunu şu anlık gözleyebildiğimiz kanıksadığımız ama bundan 1000 sene evveline göre mucize olan şeylerdir. kaldıki biz burda gücü herşeye yeten ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Tanrıdan bahsediyoruz ve Tanrı'nın isteiği ile Mirac yolculuğundan değil mi?



Alinti:
aliimren Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Hadi devam edelim, işte size Mirac ve bilimsellik:

"Bundan sonra (yerden göğe) bir mir'ac (merdiven) kondu. Cebrail'le yerleşip yükseldik" (Enes İbn Malik)

"Sonra sınır ağacı (sidretül münteha) alanına çıkarıldım. Bu ağacın meyveleri Hicr kasabasının testileri büyüklüğündeydi... Sidretül Münteha bir atlının gölgesinde 100 yıl yürüyebileceği büyüklükte bir ağaçtı. ... Dört ırmak fışkırır kökünden. Irak toprakalrından akan Fırat, Mısır topraklarından akan Nil'in geldiği kaynaklar bu ağacın kökleridir.

"Gezimde cenneti görüp baktığımda, halkının çoğunluğunun (dünyadaki) yoksullardan gitmiş olanların oluşturduğunu gördüm" (Ne güzel bir insan avutma değil mi)
"Sonra El Beytül ma-mür gösterildi bana. İbrahim oradaydı, bu eve sırtını vermiş duruyordu. Öyle bir ev ki günde 70 bin melek giriyordu."

Bu arada muhammed "Refref" denen bir döşekle göğe yükselmeye devam eder.

"Reflef, alıp uçurmaya başladı. Kah alçaktan kah yüksekten uçarak götürdü, Tanrı'nın divanında durdu. Sonra dönüş zamanı gelince beni aldı yine alçalarak yükselerek uçup Cibril'e getirdi.

"Onun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplayıp içine almıştı" diye anlatı devam edip gider. Ve bundan sonra söylence 50 vakitlik namaz'ın 5 vakite düşürülmesine kadar gelir. Sonra iniş başlar... Aynı yollar izlenerek geri dönülür.

Soruyorum size bilimsel mantık bu anlatıların neresinde....


Not: Ayrıca "Bu noktada da Alevi iseniz buna inanırsınız, yok değilseniz, kimsenin sizi Alevi yapmaya niyeti yok ne işiniz var Alevilerin arasında? çünkü inanç ve iman işidir. din.." söyleminizden dolayı sizi kınıyorum. Kimin nerede olup olamayacağının karar mercii siz değilsinizdir. İnsanlar burada görüşlerini karşılıklı olarak dile getirirler.
Bu anlattığınız kısım sünni Mirac anlatımızdır. dolayısıyla yapacağınız her eleştiri islama yada Kur'ana değil sünni Miracınadır. . tutarsızlıklarda sünnilik dinene aittir. islam asla değil.

Kur'an da ise, Mirac için detaylı bilgi verilmez. sadece ayetlerde de görüldüğü gibi metafizik bir yolculuk olduğu hatırlatılır. bundan sonrasını ise her islami ekol kendine göre anlatmıştır. Alevi terminolojisinde Kırklar inancı varken Miracta sünni ekolde sizin anlattığınız mitler simgeler vardır..

Bizler Alevi ekolüne bağlı olduğumuz için Kırklar anlarısını kabul ederiz.. sünni mirac anlatısının ise, yanlışlarını Kur'ana olan teztlarını ortaya koyarız koydukta yine Alevi mirac anlatısına getirilen eleştirileride bu anlamda cevap veririz geçmiş sayfalarda bunlar var..

Saygılarımla
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-06-2010, 10:06   #29
Dede-baba
Gönül Dostu
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 62 Times in 53 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili Ali İmrenim,
Dede-Baba'nın Gökte tahtları olan melekler ve yardımcıları hakkında bilgisi yok,

o sanıryor ki,

Demezdi,

Dede-Baba,
Gökte Tahtları olan melekler kimler, kanatları kac adettir, bilgilendir dizi,
Lütfen basitleşmeyelim, konuyla ilgili fikriniz varsa belirtiniz yoksa, konuyu sabote etme, eğiliminiz gözden kaçmıyor değil.. ee söz bitince bunlar oluyor demek değil mi*

sizide anlıyorum sözünüzün bittiği noktadasınız anlaşılan
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-06-2010, 11:34   #30
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Ciidi diyorum ya, dede baba,
Meleklerin kac kanadı var; Kuran bunu yazmış diyorlar, sen ne diyon,
B ukanatlı meleklerin Alevi batın yorumu nedir.

Bizi bilgilendir.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Devrim06 (04-06-2010)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber duşakabin ankara efor efor efor efor
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 04:47.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts