Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Soru ve Yanıtlarınız

Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 06-05-2009, 17:16   #1
RouGe
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
RouGe - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 28
Üye No: 224
Mesajlar: 1.169
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 497
Thanked 1178 Times in 614 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 393
REP Seviyesi : RouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really nice
İletişim
Standart Muharrem Orucu

Arkadaşlar antropolojide okuyan bir arkadaşım kendisine ödev konusu olarak Muharrem Orucu'nu seçmiş. Öğrenmek istediğimiz Muharrem Orucu'nun alevi cemmati üzerindeki etkileri nelerdir? [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] burdan da yardım aldık. Ama biraz daha geniş bilgilere ihtiyaç var. Bir de Muharrem Orucu sünni geleneğine tepki olarak mı oluşturulmuştur? Amaç sünnilerden ayrı olmak mıdır?


Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler...
RouGe isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla

Alt 06-05-2009, 17:33   #2
hasan19
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
hasan19 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: ankara
Yas: 52
Üye No: 891
Mesajlar: 729
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1044
Thanked 827 Times in 473 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 255
REP Seviyesi : hasan19 is a jewel in the roughhasan19 is a jewel in the roughhasan19 is a jewel in the rough
İletişim
Standart

Alinti:
RouGe Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Arkadaşlar antropolojide okuyan bir arkadaşım kendisine ödev konusu olarak Muharrem Orucu'nu seçmiş. Öğrenmek istediğimiz Muharrem Orucu'nun alevi cemmati üzerindeki etkileri nelerdir? [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] burdan da yardım aldık. Ama biraz daha geniş bilgilere ihtiyaç var. Bir de Muharrem Orucu sünni geleneğine tepki olarak mı oluşturulmuştur? Amaç sünnilerden ayrı olmak mıdır?
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.

Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)

Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.
Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.
"Bu ne orucudur?" diye sordu.
Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.
Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)
Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:
"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.
O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:

"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)
Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)
"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.
Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.
Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.


1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
4) Müslim. Siyam: 117.
5) Tîrmizî. Savm: 40.
6) A.g.e., Savın: 47.
7) İbni Mâce. Siyam: 43.
8) İhyâ, 1:238
9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.



sevgli dostum biraz yardimci olyusam ne mutlu saygilarimla..
hasan19 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to hasan19 For This Useful Post:
RouGe (06-05-2009), İşcanbaba (06-06-2009)
Alt 06-05-2009, 17:39   #3
hasan19
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
hasan19 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: ankara
Yas: 52
Üye No: 891
Mesajlar: 729
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1044
Thanked 827 Times in 473 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 255
REP Seviyesi : hasan19 is a jewel in the roughhasan19 is a jewel in the roughhasan19 is a jewel in the rough
İletişim
Standart

Kurban bayramı Hicri Takvime göre Zilhiçce Ayı’nın 10. günü başlar. Kurban bayramının 1. gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20.günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar.Muharrem orucundan önce 3. günlük masumu pak orucu tutulur. Bu oruç küfede şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çocukları İbrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm, İmam Hüseyin’in amcasının oğludur.
İbrahim Müslüm ise amcasının torunlarıdır. 3. günlük Masum-u Pak ve 12 günlük muharrem orucu olmak üzere toplam 15, gün oruç tutulduktan sonra muharrem ayı’nın 13. günü kurbanlar tığlanır ve “Aşure” dağıtılır. Kurban İmam Zeynel Abidin’in Kerbela katliamından kurtuluşunun şükranıdır. Muharrem ayı kutsal ayıdır. Muharrem ayı haram aylardandır. Bu ayda savaşmanın yasak olduğu Kuranı Kerimde açıkça belirtilmiştir.
Muharremde eğlence yapılmaz. Can incitilmez, kan akıtılmaz. Düğün, nişan, sünnet törenleri yapılmaz, bu günlerde eşler arasında nefsani ilişkiler olmamalı. Kerbela şehitlerinin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez eğlence yerlerine gidilmez. Saf su içilmez. Sağlıklı ve sıhhatli olup da oruç tutanlar için su içmemek çok sevaptır. Çünkü; Hz. Hüseyin 72 yakınlarıyla birlikte Kerbela da susuz bırakılmıştır. Kerbela acısını yürekler de hissedebilmek için susuzluğu yaşamak lazımdır. Ancak, vücudun suya ihtiyacı olduğundan aşırıya kaçmamak kaydıyla, ayran, çay vs. gibi sıvı içecekler alınabilir.

Alevi İnancı şekilciliğe takılıp kalmayı değil, özünü benimser aklın ve ilmin yolundan ayrılmaz. Önemli olan İmam Hüseyin’in ve diğer Kerbela şehitlerinin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktadır. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanmaktır. Zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmaktır. Eline,diline, beline sadık olup insanca ve onurluca yaşamaktır. Onlara layık olmaktır, ölmeden önce ölmek öldükten sonra yaşamaktır. Allah’ın alemlere rahmet olarak gönderdiği elçisi Muhammet Mustafa’nın ve Ehli beyti’nin huzuruna anlı açık yüzü ak ve pak çıkmaktır. Onların bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmaktır. (Ahzap s, 33)
Tüm peygamberler zamanında üç günlük Hızır Orucu ve Muharrem orucu tutulurdu. Çeşitli kaynaklar Muharrem ayı’nın 10’cu günü bir çok olay gerçekleştiğini söylüyor. Bunlardan bazıları şunlardır. Adem peygamberin bağışlanması, Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulması, Yunus peygamberin balığın karnından kurtulması, İbrahim peygamberin nemrut’un ateşinden kurtulması, İdiris peygamberin göğe çıkması, Yakup peygamberin oğlu Yusuf peygamberin atıldığı kuyudan kurtulması, Eyüp peygamberin dertlerden kurtulup sağlığına kavuşması, Musa peygamberin firavundan kurtulup kızıl denizi geçmesi İsa peygamberin göğe çıkması ve son olarak Hz. Muhammet Mustafa’nın, müşriklerin zulmünden kurtulmak için Mekke’den Medine’ye Hicretinde sağ selim Medine’ye dönmesine şükran olarak oruç tutar, aşure yapar. Peygamberler için kavuşma, kurtulma, müjde günü olmuştur.
Peygamberin ümmeti sayılan kişiler tarafından bu mübarek ay peygamber torunlarına zulüm günü olmuş ve şehit edilmişlerdir. Bu mübarek günleri Emeviler tarafından zulme çevirmişlerdir. Tüm yakınlarını, evlatlarını ve kendi canını hakk yoluna insanlık sevgisi adına, Ceddi Hz. Muhammed’in kurduğu dinin mücadelesini şahadet şerbetini içerek İslâm dininin ebediyete kadar devamına vesile olmuştur. (İsra Suresi ayet 77) “Ey habibibim, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasa budur. Sen bizim yasada değişiklik bulamazsın.” Bu ayetin hükmüne göre tek Tanrılı dinlerde inanış ve ibadet aynıdır.
(El fecr suresi ayet 1.2) Ya Muhammet o muharremin on sabahı ve akşamı hakkı için ve çift olup duranlara ve dahi on gecelere and olsun ki akıl sahipleri onlara itibar edip son amaçlarını onunla inceleme ve araştırma yaparlar denilmektedir.
Bu emirlerden on gün ve geceye and içen Allah’ın bu gün ve gecelerini oruçla geçirenlerin Allah’a itaat edenler olacağını açıklaması’nda muharrem orucunun Allah’ın emrettiği ve müminlerce tutulması gereken oruç olduğunun en açık kanıtıdır.
“Şehin al müşlem” isimli kitap’ta Hz. Muhammet’in on gün Muharrem orucu tuttuğunu ve Hüseyin’e matem diye oruç tutturduğunu yazmaktadır yine aynı kitapta Muharrem orucunun Hz. Muhammet döneminde farz olduğu, peygamberin Hakka yürümesinden sonra müminlerin orucu olun Muharremin tutulmadığını, Müslümanların Ramazan orucunu farz yaptıklarını yazmaktadır.
Değerli Canlar; Hz. Muhammet (Sav) size iki emanet bırakıyorum biri Kuran diğeri Ehl-i Beytin diyor. Hz. Resul, Allah’a Resulüne, Kurana inanan müminler Ehl-i Beyit’in yasını tutmalı, acısını duymalı ve Hüseyin’i Kerbela için göz yaşı dökmelidir.
Bütün ibadetlerde riya vardır ama oruçta göz yaşında riya kesinlikle yoktur. Niye yoktur?Allah’la kul arasında olduğu için, tamamen kendi rızalığıyla olduğu için, kendi iradesiyle olduğu için.
Eğer oruç birilerine hoş görünmek için tutuluyorsa bunun hiçbir anlamı yoktur. Alevilerde yalnız aç kalmak değil aynı zamanda açı arayıp onu doyurmanın da adıdır Oruç. Hz Peygamber efendimiz bir çok oruç tutan vardır ki, bunların alacağı sevap aç ve susuz kalmaktan başka bir şey orucu değildir diyor. Çünkü oruç beden orucu, gözün orucu gafletten men olmaktır. Dilin orucu yalandan men olmaktır, kulağın orucu yasaklanmış şeyleri işitmemektir, nefsin orucu hırs ve şehvetten kendisini korumasıdır, kalbin orucu bütün nefsane duygulardan arınıp beşeri sevgiden uzaklaşmaktır. Ruhun orucu dünya malına tamah etmemek, sevgiye kavuşmaktır. Sırrın orucu haktan gayrısını görmemektir. Batındaki oruç haktan gayrısını görmemektir. İşte orucu bütün bedenle tutmak gerekir.



MUHARREM ORUCUNUN YASAKLARI

Muharrem orucunun veya muharrem ayının en büyük problemi budur desek yanlış söylememiş oluruz. Çünkü, Alevi İslâm anlayışında her şey yerli yerine oturmadığı için, merkezi bir otorite oluşturulamadığı için, ister istemez yöresellikler/ farklılıklar olması kaçınılmazdır. Kur’an, “dini zorlaştırmayın, kolaylaştırın” demesine rağmen muharrem ayı gelince kelimenin tam anlamıyla zorlaştırılması için elden gelen her şey yapılmış veya yaptırılmıştır. O kadar çok yasaklarla karşılaşırsınız ki âdetâ yasaklar bombardımanına tutulursunuz. Birileri bu orucun tutulmaması için her şeyi yapmıştır. Oysa, Kur’an; “Zora sürme, sıkıştırmak, bunaltmak için indirilmedi.” (Taha,2) der. Oruç, daha önce de belirttiğimiz gibi istek ve aşkla tutulmalıdır. Tüm uydurma merasimler, yapay şartlara bağlanmamalıdır. Çünkü; Alevi İslâm inancı şekilciliğin adı değil, özü kabullenmenin adıdır. Muharrem ayın da öz yok edilmiş, şeklicilik ön plana çıkartılmıştır. Domates, patlıcan, soğan, patates, elma, portakal, v.s. kesmek yasak. Niçin? Bizim köyde öyle yapıyorlardı. Bu yasakların kaynağı neresidir? Diye sorulduğunda da; işte o meçhul dur. Tasavvuf, aklın ve ilmin adı ise o zaman sormak isterim: Bir Alevi memur, tıraş olmadan, banyo yapmadan nasıl işine gidecektir? Bir subay bu şartları yerine getirmeden nasıl görevini yapacaktır? Önünde iki seçenek vardır; işinden istifa edecek veya orucu tutmayacak . Hangisini yapmak istersiniz?
Dün köylerimizde bunu uygulayabilirdik ama şimdi köyde değiliz ki! Diğer bir soruda: On iki gün boyunca su veya sulu gıdalar hiç almadan orucumuza devam edersek, insan vücudunda tahribatlara yol açmaz mı? Amaç, sağlıklı insanı bu koşullarda oruca sürükleyip hasta etmek mi yoksa sağlığını koruyarak mı orucunu tutmalıdır? Hangisi?
Allah insanlara zulüm etmeyi sevmez. Zulüm nefsimizdendir. Öyleyse vücudumuza zulüm etmeden sağlıklı başlayıp sağlıklı orucumuz bitirmeliyiz. Aklımızla, ruhumuzla bu orucu yaşamalıyız. Tutulur olabilmesi için bu kadar mesnetsiz yasaklardan kaçınmalıyız.
Öyleyse muharrem ayında neler yapmamalıyız? Muharrem ayın da eğlence yapılmaz; kan akıtılmaz, kurban kesilmez, can incitilmez, düğün, nişan, sünnet ve benzeri eğlenceler yapılmaz. Et yenilmez, su içilmez, eğlence yerlerine gidilmez. Et niçin yenilmez? Kan akıtılmaması için yenilmez. Su içilmemekle de Kerbela da Hz. Hüseyin ve sevenlerinin çektikleri sıkıntıları, susuzluğu hissetmektir. Ruhumuzda yaşatmaktır.İmam Hüseyin’in ve diğer Kerbela şehitlerinin çektikleri acıyı ve zulmü beynimiz de, kalbimizde ve yüreğimizde hissetmektir.
Onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanıp, onlar gibi yaşamamızı pak etmeliyiz. Zalimlerden yana değil, mazlumlardan yana olmanın değerini ve faziletini bilmeliyiz. Ahlaklı yaşayıp, kul hakkı yemeden, onurlu yaşamanın erdem olduğunu bilmeliyiz. Yarın ulu divana yani anların karşısına alnı açık, yüzü ak çıkmalıyız. Çünkü, Kur’an; “İmamlarınızla birlikte sorgu, sual edileceksiniz” diye buyuruyor. Muharrem orucunu tutmadan, matemini yaşamadan hangi yüzle onlardan şefaat dileyebilirsiniz ki! Hangi yüzle….
Kısaca, Orucumuzu tutacağız, matemimizi yaşayacağız. Ama, on iki gün boyunca yıkanmadan, tıraş olmadan, elbise değiştirmeden değil, bunları yaparak ama matemde olduğumuzu hiç unutmadan tertemizce yaşayacağız. Allah hiç pisliği sever mi? Sulu gıdalar alarak, su mümkün olduğunca içmeyerek, çayınız, ve diğer içecekleri içerek ama, zevkini yapmadan ihtiyacımız kadar matemimizi yaşayacağız. Ulular ulusu yüce Allah sırrı Kerbela’nın hakkı için oruçlarımız ve matemimizi kabul eyler inşallah.


birde bu var kardeşim cem vakfindan alıntı ..
hasan19 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to hasan19 For This Useful Post:
Kevenkli (06-05-2009), RouGe (06-05-2009), İşcanbaba (06-06-2009)
Alt 06-05-2009, 17:39   #4
RouGe
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
RouGe - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 28
Üye No: 224
Mesajlar: 1.169
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 497
Thanked 1178 Times in 614 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 393
REP Seviyesi : RouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really nice
İletişim
Standart

Peki sünnilerden ayrılmak için, kendini farklı görmek için oluşturulmuş bir gelenek olmasına karşı bireysel düşünceni de öğrenebilir miyim? Ayrıca teşekkür ederim yardımın için.
RouGe isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 06-05-2009, 17:55   #5
hasan19
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
hasan19 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: ankara
Yas: 52
Üye No: 891
Mesajlar: 729
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1044
Thanked 827 Times in 473 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 255
REP Seviyesi : hasan19 is a jewel in the roughhasan19 is a jewel in the roughhasan19 is a jewel in the rough
İletişim
Standart

Alinti:
RouGe Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Peki sünnilerden ayrılmak için, kendini farklı görmek için oluşturulmuş bir gelenek olmasına karşı bireysel düşünceni de öğrenebilir miyim? Ayrıca teşekkür ederim yardımın için.
sünlülerden zaten şu şekilde ayrılmış durumdayız can sünlülerin bir çogu bu oruca suzuz oruç derler vede onların bir çogu bu orucu bilmezlerble sen ne ayrının soruyorsun sevgli kardeşim saygılarımla ..
hasan19 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to hasan19 For This Useful Post:
RouGe (06-05-2009)
Alt 06-05-2009, 18:41   #6
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

sevgili ipek burdan yardım alableceğin arkaddasın soru cevap şeklinde bir yöntemle ilgilenen arkadaslardan bilgi alabilir. yardımcı olmaya calısırım ben en azından.
forumumuzda bu konuda 3-5 farklı baslıkta yazı var arkadasının okumasını tavsiye ederim.

çoğu konuda oldugu gibi muharrem orucu konusunda aleviler arsında bazı farklı düşünceler mevcut.


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
hasan19 (06-05-2009), RouGe (06-05-2009)
Alt 06-05-2009, 19:26   #7
RouGe
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
RouGe - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 28
Üye No: 224
Mesajlar: 1.169
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 497
Thanked 1178 Times in 614 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 393
REP Seviyesi : RouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really nice
İletişim
Standart

Duran ben yukarıdaki link harici konuyla ilgili bir yazı maalesef bulamadım O yüzden yeni konu açtım. Bireysel düşünceler daha önemli. Yani biraz tartışmanızı istiyorum
RouGe isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to RouGe For This Useful Post:
hasan19 (06-05-2009)
Alt 06-05-2009, 22:34   #8
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

ooo sen işin kolayınız istiyosun.
burda tartıssınlar biz bakalım
Devrim06 isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
RouGe (06-05-2009)
Alt 06-05-2009, 22:43   #9
RouGe
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
RouGe - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 28
Üye No: 224
Mesajlar: 1.169
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 497
Thanked 1178 Times in 614 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 12
REP Puanı : 393
REP Seviyesi : RouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really niceRouGe is just really nice
İletişim
Standart

İşte tartışın
RouGe isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 06-05-2009, 22:52   #10
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

muharrem orucunun aleviler için çok diğer inanç sahiplerinden cok fazla farkı yok. muharrem orucu islamdan , hristitanlıktan da önce olan bir oruc. deriniğine inersen cok cok gerilere gitmek gerekir. aleviler için tek farkı fazladan kerbela olayı için tutulan gündür. onun dısında bütün inançlarda olan bir ritüeldir. islam alemi için de ramazan gelene kadar tutulan tek oructur. ramazan orucundan sonra zamanla muharrem orucu tututlmaz olmustur. hz. aişenin bununla ilgili söylemleri hadis ayzarları tarafından aktarılmıstır (yukarıda belirttiğim gibi)
Devrim06 isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
RouGe (06-05-2009)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
muharrem, orucu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 03:02.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts