![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can Bizden Biri |
Mum Söndürme karalamaları Emevilerin içtihatından gelen kesimlerin iftiralarıdır. Bu iftira tarihte bilindiği kadarı ile ilk defa Hasan Sabbah (1034 - 1124) tarafından oluşturulan Alamut Kalesi Alevi devleti için uyduruldu. Bu iftiralar Osmanlı dönemine de oradan yansıdı.
Alamut kalesinin Hasan Sabbah tarafından ele geçirildiğini öğrenen Selçuklu veziri, Nizamülmülk, dört ay boyunca Alamut’u kuşatmasına rağmen sonuç alamadı. 160 sene kadar devam eden bu devleti (Alamut kalesi devleti) ortadan kaldırmak için askerlerine ''Bunlar namus nedir bilmiyorlar. Kalenin caddelerinde kadınlar çıplak dolaşıyor. Bunların İslam dini ile alakası yok. Katli vaciptir (helaldır)'' iftirasını çıkardılar. Bu iftiralara kanan çok sayıda insan ve yönetici dinden çıktıklarına inandığı bu devlete karşı daha içtenlikle savaştı. Hasan Sabbah İsmailiye mezhebindendir. Kale de özel mülkiyet yoktu. Bütün özel mülkiyet devlete aitti. Halk da devletle bütünleşmişti. Hasan Sabbah'ın anlayışına göre ''Madem ki Alevi / İslam uluları 40'lar Ceminde bir engür (üzüm) tanesini bile kırka bölerek eşit paylaşıyorlardı o halde mülkiyet te eşit paylaşılmalıydı. Bu anlayış bilimsel sosyalizmin ana temasını oluşturuyordu. Selçuklunun korktuğu işte bu durumdu. Herkes, her olayda ve her koşulda eşitti. Bu eşitlik mülkiyet dağılımında da kendini gösteriyordu. Selçuklunun Alamut kalesine hırslı saldırıları da bundandı. Ancak kale içindekiler rejimlerinden ve kalelerinden çok memnundular. Bu yüzden koskoca Selçuklu devletine karşı 160 sene dayandılar. Ancak iftiralar da sonuç vermiş ve geniş bir kesim iktidara destek olmuştu. Bunun nimetlerinden yararlanan Selçuklu ve Emevi içtihatı geleneğinden gelen kesimler bunu Şia için kullanmaya başladılar. Osmanlı da 1402 yılında Timur - Yıldırım Beyazit arasında yaşanan Ankara savaşını Osmanlı kaybetti ve Yıldırım esir düştü. Yıldırım'ın oğulları ayrı ayrı Beyliklerini ilan edince ortaya Fetret devri denilen dönem çıktı. Simavra Kadısının oğlu olan Şeyh Bedrettin Hasan Sabbah geleneğini benimsedi bu modeli Anadolu'da uygulamaya başladı. Bunun üzerine Osmanlı artıkları ona karşı birleşince Şeyh Bedrettin savaşları kaybetti. Ancak ortaya Bedrettinilik diye bir akım çıktı. Bu akım Akdeniz kıyıları üzerinden tüm güney Avrupa sahillerine kadar yayıldı. O zaman Karanlık bir coğrafya olan Avrupa Hristiyanları da tıpkı Selçuklular gibi bu akımın üzerine ''Mum söndürme benzeri'' iftiralar yaparak saldırılar başlattılar. Çeşitli kollara ayrılan bu akımlar en sonunda 16 . Yüzyılda İspanya ve Fransa kıyılarında yenildi ve silindiler. Yahudi bilim adamı Karl Marx'ın (5 Mayıs 1818 Trier - 14 Mart 1883 Londra)yeni ''Bilimsel Sosyalist'' ideolojisi bu kalıntılar içinde ortaya çıktı. Osmanlı'ya ise Yavuz döneminde (Geniş Kaynak aşağıdadır) geldi. Çaldıran savaşında az sayıda ki Alevi Kızılbaş ordusunun kararlılığı ile zorlıkla kazandığı savaş sonrası güneye indi ve 1516'da Hilafeti Osmanlıya getirdi. Osmanlı Hilafeti getirince bu coğrafyadan 2000 kadar Emevi Uleması getirerek Osmanlı yapısını baştan aşağı değiştirdi. Çaldıran savaşında Şah İsmail'in ordusunda gördüğü kararlılık yüzünden Osmanlı yöneticileri baş tehlike olarak ''Kızılbaş/Alevilik'' üzerine bu iftiraları çıkardılar. Bu iftiraların Osmanlı da ki fikir babası Şeyhül islamlar ise ise Yavuz Sultan Selim'e “Eğer şeriata aykırı emirler verirsen, ben de senin hal’ine fetva veririm” diyen Zembilli Ali efendi (dönemi 1503- 1526), akıl hocalarından olduğu iddia edilen İbni Kemal lakablı Kemalpaşazade Ahmet Şemsettin efendi (dönemi 1526 - 1534) ve onun ardıllarından Ebu Suud efendi (dönemi 1546- 1574), Hamit Mahmut Efendi (dönemi 1574- 1577) gibi, verdiği ‘’Alevilerin mum söndürdüğü, anayı bacıyı tanımadığı, kestiği yenilmez, katli vaciptir (helaldır)’’ tarzı fetvalarla Anadolu’da gerçeklerden habersiz olan Sünni halkı, Alevilere karşı kışkırtan Emevi uzantısı Şeyhül islam düşünürlerdir. Kısacası iftiranın kaynağı Emevi içtihatıdır. (1) Bakınız Tarihte bu Hafta yazı dizisinden çıkan YAVUZ ARŞİVİ · 24 Nisan 1512 : Yavuz Sultan Selim Han, 9. Osmanlı İmparatoru olarak tahta geçti.Yavuz Selim 10 Ekim 1470 günü doğdu. Babası 8. Osmanlı Sultanı 2. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları beyliğinden GülbaharHatun'dur. Yavuz 3 kardeşten en küçüğü olmasına rağmen atik davranarak ağabeyleri Korkut ve Ahmet’i, çocukları ile birlikte öldürerek ve onların cesatlerine basarak tahta çıktı. Çok sert ve korkusuz olduğu için kendisine Yavuz denir. Trabzon valiliği döneminde 3 sefer Gürcüler üzerine ( Yıl 1508), sefer yaptı. 23Ağustos1514 tarihinde İranŞahı, Şah İsmail (Hatayi) ile Çaldıran savaşı yaptı ve kazandı. 15 Eylül 1514’de Tebriz'den Karabağ’a yürüdü, 12 Haziran 1515'de Turnadağ zaferi ile Dulkadiroğlu beyliğine son verdi.19 Eylül 1515’de Diyarbakır’ı zapt etti. Daha sonra güneye inerek 24 Ağustos 1516'daMercidabık savaşı ile Mısırı aldı. 19 Eylül 1516’de Hama’yı, 21 Eylül 1516’da Humus’u, 27 Eylül 1516’da Şam’ı, 30 Aralık 1516'da Kudüs'ü, 2 Ocak 1517'de Gazze'yi alarak tüm Arap yarımadasını ve MezopotamyayıOsmanlı topraklarına kattı. Mekke’de3. Mütevekkil’den Halifelik mühürlerini alarak 29 Ağustos 1516’da kendini halife ilan etti. O tarihten sonra Osmanlı Sultanları ayrıca da Halifedirler. Arap Yarımadasından 2000 kadar Arap / Sünni / HanefiUleması getirerek Osmanlı yapısını tümden değiştirdi. Onun döneminde Şeyülislamlar ilk defa ‘’Aleviler mum söndürüyor, Kızılbaş katliamı sevaptır, malları size helaldır’’ fetvası ile Alevilere saldırıldı. İddialara göre sadece Erzincan / Kemah bölgesinde Yavuz tarafından katledilen Kızılbaş sayısı binlercedir. 22 Eylül 1520'de "Aslan Pençesi" denilen bir çıban yüzünden 50 yaşında iken vefat etti. Kabri Sultan Selim Camii avlusundaki türbededir. · 24 Nisan 1512 : Yavuz Sultan Selim Han, 9. Osmanlı İmparatoru olarak tahta geçti. · 10 Ekim 1470 : Osmanlı İmparatorluğunun 9. Padişahı Yavuz Sultan Selim doğdu (Ölümü 22 Eylül 1520). Babası 8. Osmanlı Sultanı 2. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları beyliğinden Gülbahar Hatun'dur. · 23 Ağustos 1514 : Yavuz Sultan Selim yönetiminde Osmanlı İmparatorluğu ile İran Şahı, Şah İsmail (Hatayi) arasında Çaldıran savaşı yaşandı ve savaşı Osmanlı İmparatorluğu kazandı. · 15 Eylül 1514 : Yavuz Sultan Selim yönetiminde Osmanlı ordusu Tebriz'den Karabağ’a yürüdü, · 12 Haziran 1515 : Yavuz Sultan Selim yönetiminde Osmanlı ordusu Turnadağ zaferi ile Dulkadiroğlu beyliğine son verdi. · 19 Eylül 1515 : Osmanlı İmparatorluğunun 9. padişahı SultanıYavuz Sultan Selim tarafından Diyarbakır feth edildi. · 24 Ağustos 1516 : Yavuz Sultan Selim yönetiminde Osmanlı ordusuMercidabık savaşı ile Mısırı aldı. · 19 Eylül 1516'da Hama’yı, 21 Eylül 1516'da Humus’u, 27 Eylül 1516'da Şam’ı, 30 Aralık 1516'da Kudüs’ü, 2 Ocak 1517'de Gazze’yizapt ederek tüm Arap yarımadasını ve Mezopotamyayı Osmanlı topraklarına kattı · 29 Ağustos 1516 : Osmanlı İmparatorluğunun 9. Sultanı Yavuz Sultan Selim, Mekke’de 3. Mütevekkil’den Halifelik mühürlerini alara kendini Halife ilan etti. O tarihten sonra Osmanlı Sultanları ayrıca da Halifedirler. Yavuz Halife olduktan sonra Arap Yarımadasından 2000 kadar Arap / Sünni / Hanefi Uleması getirerek Osmanlı yapısını tümden değiştirdi. Onun döneminde Şeyülislamlar ilk defa ‘’Aleviler mum söndürüyor, Kızılbaş katliamı sevaptır, malları size helaldır’’ fetvası ile Alevilere saldırıldı. İddialara göre sadece Erzincan / Kemah bölgesinde Yavuz tarafından katledilen Kızılbaş sayısı binlercedir. · 22 Eylül 1520 : Osmanlı İmparatorluğunun 9. Sultanı Yavuz Sultan Selim "AslanPençesi" denilen bir çıban yüzünden 50 yaşında iken vefat etti. Kabri Sultan Selim Camii avlusundaki türbededir. Yavuz’un doğumu 10 Ekim 1470 tarihidir. Kazım Balaban |
|
|
|
| The Following 13 Users Say Thank You to Derman For This Useful Post: |
|
|
#2 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Erdoğan Çınar'ın yaptıgı arastırmalara ve kaynakca olarak gösterdiği bizans kilisesi kaynakalrına göre cok daha eski kaynaklara dayanmakta mum söndü iftirasının kaynagı ama hangi dönemde olursa olsun, amacı, içeriği ve safsatası aynı ............
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | Derman (06-10-2008), Kul Seyyid (06-18-2008), kızıldere (08-02-2008), Renas (08-02-2008), Türkü (06-11-2008) |
|
|
#3 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: ankara
Üye No: 87
Mesajlar: 2.582
Thanks: 1805
Thanked 2804 Times in 1552 Posts REP Gücü : 21
REP Puanı : 530
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
günümzüdede hala bunun doğruluğuna inanan lüzümsuzlar var
arkadaşlar! dışarda birşeyler oluyor, farkındamısınız? uykuda olanları sarsın, uyandırın. çok yakında ışıklar kesilebilir. karanlıkta ne yapacaksınız? Herkes aynı şeyi düşünüyorsa,hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to equlibrium For This Useful Post: | Renas (08-02-2008) |
|
|
#4 | |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Dediğin doğrudur. Bizan kayıtlarında vardır. Ama lüzumsuzlar her haltı İslam ile başlattıklarından işte ilk iş islam islam deyu vızıldıyorlar... Savsata aynıdır ama islamdan önce başlamıştır. Bu önemsiz değildir çünkü Alevîliğin İslam öncesi varlığının kanıtı olur. Bu açıdan önemlidir.. Aşk ile ![]()
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
...
Üye No: 3
Mesajlar: 8.422
Thanks: 4295
Thanked 8796 Times in 4121 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1143
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kaynağı ne olursa olsun; insanlığın utancının belgesi...
Ben ömrümce muhalif yaşadım. Devletçe de menfi bi "tip" sayıldım. Onun için kan gurubum rh negatif
Kanayan, özlemdir, kabuk tutmayan. Kanayan, inattır. Bir içim sigara dumanında asılı, soluksuz inattır. Kanayan, kanattır. Doruklarda, alıcı kuşunda gergef olmuş kanattır. Ve dahi kavlimiz, kavlimiz duman mavisinde, kavlimiz kanat gergefinde nakışlıdır. Ki söylenen henüz söylenmemiştir. Ki dinlenen henüz dinlenmemiştir. Söylenmelidir. Dinlenmelidir. Dillenmelidir Melih PEKDEMİR Anne Bak Kral Çıplak
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Üyemiz
Üye No: 10
Mesajlar: 86
Thanks: 96
Thanked 223 Times in 62 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 104
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Bir insanı insan yapan değer gene insandır...
Örneğin deriz ya hep; Allah insanlara akıl vermiş. Peki bir insan insanlardan uzak bir ormanda yaşamını sürdürüyor. Bu insan için akıldan bahsetmek mümkünmü? hayır! Çünkü o insan sadece insandır bunun dışında konuşamaz anlaşamaz O yaradanına (hani sünni inananlara göre) karşı vecibelerini yerine getiremez. Nerede kaldı bu insannın insanlığındaki gerçek? Demekki insana insanlık değerini yükleyen gene bir insan. İşte Alevilik inancındaki; Benim Kabem insandır. Her ne ararsan kendinde ara Kudüste Mekkede hacda değildir. En-el Hak (vs) Gibi insana vermesi gereken felsefeyi yüklemiş olduğu kavramları görüyoruz. İnsanca yaşam çerçevesinde bütün yaşantısına sevgiyi biçimlendirmiş bir Alevi inancına paye edilmek istenen MUM SÖNDÜ evrensel değerler bakımından hiç bir insana, topluluklara, dine yakıştırılamayacak bir insanlık ayıbıdır. Bu suçları tarih boyunca işleyen faşist iktidarlar yapmış oldukları zulümleri bu şekilde örtbas etmek için kullanmışlardır. Çünkü yanına çekeceği halkı kandırmanın en basit yolu din yoluyla insanları lanetleme (yaratıcı yerine) mantığını kullanmışlardır. Çünkü Firavunlara lanet okuyan bu zihniyetin yapmış oldukları vakalar aslında benzerlikler taşımaktadır. Tarih boyunca yapılan bütün zulümler din adına yapılmıştır. Yada din aracı olmuştur. (abbasiler, emeviler, osmanlı, haçlı, yahudi kıyımı, şuan Afrika kıtasındaki etnik kıyımlar vb.) İslam öncesi yada islam sonrası yapılmak istenen kıyımlar yada küçük düşürücü kelime oyunlarının kendilerini sapkınlık içine çektiğini görmemek için kör olmak gerekir. Şuandakiiktidarın Aleviler hakkındaki önyargıları ve kişiler bazında Aevileri karalamak isteyenlere ahlak kavramının ne demek olduğunu Günlük gazeteler yaşanmışlarıyla hatırlatıyor. )) SAKAL BIRAKIP BAŞA TAKKE ELE 99 TESBİH ALMAK ENSEST İLİŞKİLERİ ÖRTBAS ETMEYE YETMİYOR... Anlayan anlar... |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to erdem1905 For This Useful Post: | DeNiz_MaVisİ (08-02-2008), gülümser (08-03-2008), kızıldere (08-02-2008), |
|
|
#7 |
|
Üyemiz Bulunduğu yer: ANKARA
Üye No: 159
Mesajlar: 80
Thanks: 148
Thanked 74 Times in 47 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 68
REP Seviyesi :
![]() |
Arkadaşlar Bu Konu Da Küçük Bi Ek Yappayım:
BU KARALAMANIN TEMELİ TARİHİ BOYUNCA KIYIMLARA KATLİAMLARA ÜSTELİK TOPLU KATLİAMLARA MARUZ KALMIŞ BİR TOPLUM OLAN ALEVİLERİN BİRLİK BERABERLİK VE DİĞER İNANÇ SİSTEMLERİNDE OLMAYAN MUSAİPLİK , LOKMA YEME , GÖRGÜ ,KİRVELİK VB. KURUMLARIN DA BÜTÜNÜNÜ İÇİNE ALAN BİR AİLE YAPISININ ANLAŞILAMAMASI VE AKIL ERDİRİLEMEMESİ SONUCU ÇIKMIŞTIR. YUKARIDA YAZDIĞIM ŞEYLERDEN DOLAYI İNANCINI GİZLİ SAKLI DOĞAL OARAK DA GİZLEYEREK YAPMAK ZORUNDA KALAN HALKIMIZ, GÜNLÜK HAYATLARINDA ,İNANÇLARINDA ,YERLEŞİMLERİNDE DE BU TEDİRGİNLİK VE KORKUYU İÇLERİNDEN TAMAMAMIŞTIR. BASİT BİR ÖRNEK OLARAK CEMLERDE GÖREV LANLAR VE GÖREVLERİ, ALEVİ KÖY VE KASABALARININ ŞEHİR MERKEZİNDEN UZAK YERELERDE OLMASI VB. ÖRNEKLER , YALNIZCA ALEVİ OLMAKLA İTHAM EDİLDİKLERİ İÇİN KATLİAM YAPILMASI VACİPTİR DİYE FETVA ÇIKARAN DÜŞÜNCE YAPISININ KARALAMA KAMPANYASIDIR VE İŞİN GARİP OLANI ORTADA BÖYLE BİŞEY OLMADIĞINA DAİR BİR ÇOK KANIT BELGE GELENEK OLMASINA RAĞMEN BU KARALAMA KAMPANYASI YÜZLERCE YILDIR İNANDIRICILIĞINI KORUYARAK ( TÜRBAN TAKAN KADINI KÖLE TAKMAYANI CARİYE OLARAK GÖREN ZİHNİYET İÇİN ) SÜREGELMEKTEDİR.
BU ÇELİK ALDIĞI SUYU UNUTMAYACAK...!
Konu KIZIL.MIZRAP tarafindan (08-02-2008 Saat 17:55 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
...
Üye No: 3
Mesajlar: 8.422
Thanks: 4295
Thanked 8796 Times in 4121 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1143
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sayın KIZIL.MIZRAP lütfen büyük harfle mesaj açmayınız. Forum kurallarını okuyunuz...
|
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 24
Mesajlar: 1.449
Thanks: 2715
Thanked 2786 Times in 1022 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 422
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to kızıl_can For This Useful Post: | DeNiz_MaVisİ (08-02-2008), gülümser (08-03-2008) |
|
|
#10 |
|
Can Bulunduğu yer: mersin-muğla
Üye No: 51
Mesajlar: 1.132
Thanks: 2057
Thanked 1910 Times in 806 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 352
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() |
mum söndü olayı başlangıcı bizans dönemlerine kadar dayanıyor.. alevilerin kendi kilise ve camilerine gitmemeleri ve yollarında diretmeleri bizans ve osmanlıyı harekete geçirmiş ve bir taraftan kesip biçerken bir yandan da halkı alevilere karşı kışkırtmak için böyle çeşitli akılalmaz iftiralar,çamurlar atmışlardır..
bence buna günümüzde kimse inanmıyor,sadece atılan bu çamur ortada iken bunu devam ettirmeliyiz diyorlar.. ne demişler çamuru at izi kalsın.. yoksa emin olun ki onlar çok iyi biliyorlar alevilerin kendilerinden de daha dürüst olduğunu bu konularda..
DİNİMİZ SEVGİ,KABEMİZ İNSANDIR !!
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Renas For This Useful Post: | kızıldere (08-02-2008) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mum Söndü Karalaması | kızılyıldız58 | Alevilik İnancı | 27 | 04-25-2012 19:47 |
| 'Kurban'ın Kökeni... | Devrim06 | Din | 0 | 12-06-2008 12:20 |
| Abazinlerin Kökeni | Devrim06 | Tarih | 0 | 07-28-2008 15:34 |
| Mum Söndü Karalamasının Asıl Amacı Tecrit Sindirme Ve Asimilasyon Politikasidır.!! | Munzur | Deneme ve Makaleler | 6 | 07-21-2008 05:08 |
| Sazin Kökeni | Onurcan | Alevi Kültürü | 1 | 07-14-2008 03:58 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||