![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Edebiyatı Yazılı ya da sözlü alevi edebiyatına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Yeni Üye |
imam Ali nin hitabet gücünü,Edebi sanattaki üstün vasfının ne denli yükseklerde olduğunu gösteren ,aynı zamanda, zamanında cereyan eden siyasi düzene bakış açısını gösteren, Seyyid Radıyın kaleme aldığı Nahcül Belaga adlı, İmam Alinin sözlerini ve hutbelerini ihtiva eden eserin 32.hutbesi;
Ey İnsanlar, inatçı ve kindar bir dönemde bulunmaktayız. Bu dönemde iyi ve temiz insanlar kötü sayılmakta; zâlimler, zulümlerini giderek arttırmaktadır. Bildiklerimizden faydalanmıyoruz, bilmediklerimizi sormuyoruz, her yeri kuşatan ezici musibetlerden bizim başımıza gelmedikçe korkmuyoruz. insanlar dört kısımdır: Bir kısmı kendisi güçsüz düşmedikçe, kılıcı körleşmedikçe, elinde avucunda bir şey kalmadıkça yeryüzündeki kötülüklere karşı durmaz. Bir kısmı, kılıcını çekmiş, kötülüğünün ateşini alevlendirmiş, atlılarını ve yayalarını seferber etmiştir; halkın servetini yağmalamak, ordulara hükmetmek ve minbere çıkmak için kendini satmış ve imanını kaybetmiştir. Aşağılık dünyayı kendi kendinin değerinde görmen ve onu Allah katında göreceğin eza karşılığında alman ne kötü bir tutkudur. Bir kısmı, din ameliyle dünyayı talep eder, dünya ameliyle dini değil. Kendini sakin ve vakarlı gösterir, adımlarını yavaş ve birbirine yakın atar, cübbesinin eteğini takvayla toplar kendini doğru iş yapanlardan gösterir, Allah'ın kusurları örtüşünü, günah işlemeye ve kötü işler yapmaya vesile kılar. (Tevhit hırkasının altında put saklar, gizlice haram yer) Dördüncüsü ise, kendi acizliği yüzünden güç elde edeme- miştir, zavallılığı yüzünden zavallılığa alışmıştır, buna rağmen kendini kanaatkarlık görüntüsüyle bezer, zâhitlik giysisiyle süslenir, oysa ne evde, ne dışarıda, ne kendi içinde ne de hayatta bu işin adamıdır. Bu dönemde geriye kalan erlerse, dönecekleri yeri anarak gözlerini yumar ve mahşer korkusuyla göz yaşı dökerler. Bunlar toplum sahnesinden sürülmüş olanlardır. Kaygılı, kimsesiz, ağzı dikilmiş, suskun, temiz davetçilerdir, yaslı ve acılıdırlar, dehşet ve katliam çağında takıyeyle kaybolmuşlardır, unutulup gitmişlerdir, zillet ve zavallılık onları kuşatmıştır. Elem ve acı denizinde boğulmaktadırlar, ağızları kapanmıştır, gönülleri yaralıdır, öğüt vermekten bitkin düşmüştürler, halkı bilinçlendirme uğrunda yoruldular, bitkindirler; yenildikçe azaldılar, öldürüldüler, sayıca azaldılar. Öyleyse böylesi bir dünya sizlere deri tabaklayıcılarının boyasını çıkardıkları ağaç posasından ve makaslanıp yere düşen yünden daha değersiz gelmelidir. Gelecek kuşaklar sizin yaşadıklarınızdan ibret almadan önce, sizler daha öncekilerden ibret alın. Bu yapışıp bırakmadığınız değersiz hayatı bırakın, özgürlesin; zira o son derece değersiz ve kötüdür. Nitekim o, [dünya] sizden önce kendisine gönül bağlayıp aşk duyan dünyaperestleri bırakıp terk etti! |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to hadimül fukara For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||