![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Edebiyatı Yazılı ya da sözlü alevi edebiyatına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
Asik Mahzuni Serif,in hakka yürümesinin hemen ardindan kaleme aldigim bir yazi. Onun anisina saygi geregi bir kez daha paylasmak istedim.
OZANLARIN KOPAN BAM TELLI: ASIK MAHZUNI SERIF Yil 1970 lerin basi. On yaslarindayim o vakitler. Hangi tanidigimin evine gitsem onun sesini duyuyorum. Dönen plaklarda onun türküleri söyleniyor. Dinleyenler derin bir sesizlik icinde. Cit cikmiyor. Hepsi derinden etkileniyor. Türkülerin büyüsündeki yüz hatlari zaman zaman hüzün ve acinin, zaman zamanm da sevincin ve umudun resmini veriyor.Bu insanlar Mahzuni,nin türküleriyle gidip geliyorlar, Mahzuni,nin türküleriyle dolup tasiyorlar. Mahzuni,nin cikacak olan her yeni plagi,dört gözle beklenirdi. Cikan yeni plagi ilk defa alma sansi bulanlar, ceketinin altinda, koltugunun arasinada sakli tutar bir halde eve getirir, herkesi kiskandirmak istercesine, herkesten sakinarak plagi pikabin üzerine kordu. Ve Mahzuni söylemeye baslayinca herkes pür dikkat dinler ve adeta tas kesilirdi. Halkin diliyle,onlarin anlayabilecekleri yalinlikla, cözümleyebilecekleri betimlemelerle türkü söyleyen Asik Mahzuni, emekcilerin hem inanc ve kültür birikimini,hemde ezgisel müzikal birikimini özümleyerek, onu kendi eserlerinin biricik kaynagi haline getirmistir. Yani Mahzuni, müzigi ve sanati kendisiyle baslatip, kendisiyle bitiren bir sanat anlayisina sahip degildi. Kendisi tarihler öncesinde uzayip gelen bir zincirin halkalarindan bir tanesi olarak görmüstür. Bu diyalektik sanatsal anlayis ve yaklasimin halka ters düsmesi yada ona uzak olmasi zaten mümkün olamazdi. Mahzuni " ötmek istiyorum viran baglarda, ayagima cennet kiralansada " diyecek kadar da özgürlük tutkunuydu. Eskiye baglanip kalmayan, hep yeni arayislar icerisinde " iste gidiyorum cesmi siyahim, önüme daglar siralansada " diyerek bu yeniyi arayis icerisinde engellerle karsilasabilecegini önceden gören ve bu engellerle inatci bir mücadeleyide göze alan devrimci bir ozan olarak ozanlarin bam telini olusturuyordu. En genis halk kitlelri Mahzuni,nin bu türkülerini cok cabuk benimser olmuslardi.Cünkü onun türkülerinde kendilerini, kendi ruh hallerini, kendi dert ve devalarini buluyorlardi. 1972 Mayisin da Üc devrimci genc idam edilince insanlar derinden sarsilmisti. Bu idamlar bir top ates gibi düsmüstü halkin yüregine, insanlar icin icin yaniyorken bu yigitlerin asilislarina, onlari asanlarla hesaplasma hesaplasma istegi güngectikce dahada büyüyordu. Insanlar bir sey yapamamanin cirpinisi icerisindeyken, Mahzuni,nin yeni plagi bu üc devrici genci asanlarla hesaplasmanin sesi olarak yükseldi ve dilden dile yankilandi. " köskün sarayin yikilsin Erim Erim eriyesin, gözlerin yansin cürüsün sürüm sürüm sürünesin." türküsüyle denizlere " Sarislaya düsürmesin Allah sevdigi kulunu, Gemerekte cevirmisler Deniz Gezmisin yolunu" seklinde agit yakan yasli kadinin dizeleri kadar yalin ve dogal ve bir o kadarda etkileyici bir sanat ürünü. Anadolunun kirsalinda, kirmizi kilif icindeki sazini sirtina vurup köy köy dolasan, köy odalarinda, köy sohbetlerinde sazini calip türkülerini söyleyen Mahzuni, insanlarin aydinlanmasinda kücümsenmeyecek bir rol oynamistir. Nice genc insan ondan etkilenip saz calma, türkü söyleme gayretine düsmüstür. Oniki yasimda iken halkin Mahzuni,ye bagliligindan derinden etkilendim. Bende ögrendim onun türkülerini. Yetistirme yurdunda kaldigim yillarda bir gün yurdun sinema salonunda, yurdumuzu gezmeye gelen hemsirelere büyük bir hevesle erim erim eriyesini türküsünü söyledim. Ondan sonra müdür beni cagirdi ve odasina girer girmez kulagimi tutup cekistirdi. Ve beni bu türküyü birdaha söylememem icin tehdit etti. Disari ciktigimda o ablalar durumu ögrenince bana daha cok sahip ciktilar. Aslinda sahip ciktiklari ben degil Mahzuni Serf,ti. Beni bahceye götürüp, bana " hadi Mahzuni Serif,ten ne kadar türkü biliyorsan bize söyle " demeleri bunun göstergesiydi. Mahzuni,nin halkin icerisinde cikmis ve halkin onu sahiplendiginin resmiydi aslinda bana verilen seker, para ve sevgiler. Mahzuni,nin ölümü, ozanlarin bam telinin kopusu olmustur bir anlamda. 1972 lerdeki baski ve zulme karsi koyup devrimci gencleri " yigitler yigitler bizim yigitler, bizim yigitlerin adi Deniz dir " biciminde savunmasi onun tutuklanmasi icin son damla oldu. Gözaltina alinan Mahzunu Serif,in bütün ayak parmaklarindaki tirnaklarin cekilmesi bu ozanimizdan duyulan korkunun bir göstergesi oldu. Karsi devri hedefini iyi secmisti. Gercek silahlardan cok daha etkili olan sanatin bu silahini susturmanin yollarini aradilar ve neticede türkülerine yasaklar getirdiler. 12 Mart sonrasinda gelen devrimcilik anlayisi bu sanati ve sanatciyi sahiplenmeye tenezül etmedi. Yüzyillardan bugüne uzanan ilerici, devrimci demokratik , yer yer sosyalist kültürün önemli bir halkasi haline gelen bu sanatci egemen siniflarin bu saldirilari karsisinda sahiplenilmek yerine, haksiz, asiri, sol sekter elestirilere tabi tutuldu. Tipki sinifin sairi Nazim Hikmetin kücümsenmesi gibi. Sekter bir yaklasim icerisinde olan sol, Mahzuni,nin gelecekte olusacak demokratik ve sosyalist kültürümüze sanat ve müzik alaninda sagladigi katki ve birikimi sahiplenecegine onu acimasizca, kücük düsürücü bir tarzda elestirme ve distalama yolunu sectiler. O dönem solun saflarinda yer almis olmamizdan dolayi, bu tür elestirilerden dolayi, ona bizde dudak büker hale geldik. Daha dogrusu getirildik. Ondör yasima kadar bütün bir aile, bütün bir akraba ve bütün bir topluluk olarak Asik Mahzininin hayraniyken, ondört yasimdan sonra, Mahzunide kim deme noktasina gelmistim. Hic bir kültürel birikimim ve bilinc dogrultum olmadigi halde, kendimi Mahzuni den büyük görür oldum. Cünkü Mahzuni, dünyaya ve sinif mücadelesine bizim baktigimiz gibi bakmiyordu. Onun türkülerinde ajitatif, siloganci, keskin, devrim söylemleri ve propagandasi yoktu. O günden bu güne, bilgic ve kibirli sol önderler, onun sanatinin yasamin özsuyu icerisinde ve emekcilerin dünyasindan fiskiran bir mayaya sahip oldugunu, bu haliyle yarinin insansal, devrimci ve sosyalist birikimine kaynaklik edebilecek nüveler tasidigini, bu anlayis ve yaklasimdan hareket ederek, onun eserlerinden ögrenmek, onun dil ve söz ustaligindan , müzik ürünlerinden ilham almak gerektigini ,ve böylece onu egemen siniflara ve sanat soytarilarina yem etmemek icin ona sahip cikmak gerektigini göremedi. Kendilerinden olmayani hep yok saydilar ve kücümsediler. Saflarina katilan ve sanata egilim duyan insanlara dogru bir sanat rotasi gösteremediler. Onlarin yeteneklerini dogru bir yönde gelistiremediler. Bir bakima sanati aylaklik, sanatciyi aylak gibi gördüler. Sanat siyasetten ayri düsünülemez dediler ama sanati siyasetten ayirip, siyaseti ön pilana cikarip sanati geri pilana itenler kendileri olduklari halde bu tutarsizliklarinin farkina varamadilar. Oysa Mahzuni bir basina milyonlara mal olmayi basarmisti, bunu anlayamadilar ve bunun sirrini cözemediler. Solun saflarinda nice gurup ozanlari vardi. Bugün hepsi unutulup gittiler yada hatirlanabilecek kadar bir sanatsal etkinlik gösteremediler. Ama inaniyorum ki Mahzuni Serif, tipki Yunus Emre, Karacaoglan, Dadaloglu, Pir Sultan, Seyrani, Asik Daimi, Asik Veysel ve Ruhi Su gibi, yüzyillarca yasayacak ve dilden dile gönülden gönüle akacak bir ozan olarak kalacak. Bu düsüncelerimden uc sonuclar cikarilmamali. Elbette, tabiki, Mahzuni,nin de elestirilecek bir cok eksigi ve yanlisi oldugu gibi, gecmiste sol icerisindeki sanatcilardada önemli bir devrimci sanat ve müzik birikimi olmustur. Sorun bütün bunlari harmanlayip, tanelerin saptan, samandan ayrilmasi yönteminin esas alinip alinmadigidir. Sol cevreler Mahzuni,nin ölüm haberini, bir baska dünyada, bir baska gezegende olup biten bir sanatcini ölüm haberi gibi degilde birazda bu icerikte bir degerlendirmeyle vermeliydi bence. Böylesi daha faydali olurdu sanirim. Ozan Abbas SÖYLEMEZ |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 3493
Mesajlar: 157
Thanks: 2270
Thanked 404 Times in 147 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 13
REP Seviyesi :
![]() |
Asik Mahzuninin anisina söyledigim bir eserim.
Bu dünyada ayrilik var ölüm var Ölüm seni ayiramaz Mahzuni Biraktigin nice ölmez eser var Ölüm seni öldüremez Mahzuni Mahzuni bu nasil yazi Mahzuni Bazen Serif oldun bazen Mahzuni Zemheride gürül gürül cagladin Agustos,da neden dondun Mahzuni Ozanlarin kopmayan bam teliydin Ezilen insanin susmaz diliydin Karanliga akan isik seliydin Tükenmez isigin sönmez Mahzuni Mahzuni bu nasil yazi Mahzuni Bazen Serif oldun bazen Mahzuni Cok ham yetistirdin usta dilinle Kendin niye yetmedinki Mahzuni Pirsultansin Beddettinsin Yunus sun Gelmis gecmis Ozanlarin soyusun Bagimizin bahcemizin suyu sun Kurumaz kaynagin akar Mahzuni Mahzuni bu nasil yazi Mahzuni Bazen Serif oldun bazen Mahzuni Garip bir yolcuydun dünyadan gecen Bende derin iz biraktin Mahzuni Saygilarimla Ozan abbas |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to ozan abbas For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||