![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Edebiyatı Yazılı ya da sözlü alevi edebiyatına dair paylaşımların yapılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can |
HAYATI VE SANATI
PİRSULTANI,IN yaşadığıXVI. yüzyıldan çokönceleri,daha SeLçukoğullar zamanında İran ve Türküstan,dan pek çok sofi Anadolu,ya gelmişti.Çeşitli mezhep,tarikat ve inançlara karşı,Selçukoğulları hükümetleri hoşgörü ile davranmışlardır.Bu tarikatların çoğu Batini bir karakter taşımakta idi.Yani din kurallarınındünya düzeni için konduğu,dinin iç yüzünü bilen bir kimsenin bu kurallara bağlı olmakla yükümlü olmayacağı esasını kabul etmekteydi.Bu hoşgörü devri sonlarında Moğalların Batıya akınları sonucunda orta Asya,dan pek çok sofi Anadolu,ya kaçmaya,akın etmeye başladı.Bunun sonucunda Türküstan,ın düşün akımları Anadolu,ya gelmiş oldu.Bu yolla inanç dünyasında bir kaynaşma oldu.Yeni yeni görüş ve inançlar ortaya cıktı.Orta Asya ile sıkı bir manevi ilişki kuruldu.Bu kaynaşmalar daha cok konar-göçer Türkmenler arasnda kendisini gösterdi.Bu arada siyasi tutkular,aşırı istekler meydana cıktı.Şeyhlerin,tekkelerin çevresinde binlerce.on binlerce kişi toplanır oldu.Bunun sonunda,ilk ayaklanma ve hükümeti devirme davranışı ortaya cıktı.XII.yüzyılınbirinci yarısında genel bir ayaklanma oldu.İşin başında Baba İlyas halifesi Baba İshak vardı.Onu tarafları peygamber sayarlar,yoluna can ve baş vermekten çekinmezlerdi.Bu Babalılar ayaklanması pek çok cana malolmuş,çok güç bastırıla bilmiştir.Bu ayaklanmadan canını kurtarıp kaçanlar Kırşehir köyü Suluca Karahöyük,te yerleşen Hacı Bektaş Veli,nin çevresinde toplanmışlardır.Daha sonraları başka Batini tarikatları da içinde toplayıp onları eritecek olan Bektaşiliğin ortamı hazırlanmış oldu XV.yüzyıla kadarkarışıklıklar sürüp giderken İran Azerbeycanın,da Safiye tarikatı yöneticileri bu tarikatı Anadolu,ya da yadılar.Böylece yeni yeni tsarikstlar ortaya çıktı.Yıldırım Beyazit,in Timur,a yenilmesinden sonra Osmanlı şehzadeleri arasında sürüp giden kavgalarla devlet zayıf düşmüş,halk canından bıkmış,bir kurtarıcı aramakta idi.Bu sırada ortamı uygun görerek,yeni bir görüş ve inanç ileri süren Şeh Bedreddin ayaklanması oldu.Şeh Bedreddin toplumcu biryönetim kurmak i stiyordu.Şeh Bedreddin büyük bir bilgin ve sofi idi.Kadından başka her şeyin ortak olduğunu yayıyor,çevresine binlerce taraftar topluyordu.Şehzada kavgalarından usanmış olan halka onun görüşleri pek çekici geliyordu.Batı anadolu,da Aydınve İzmir çevrelerinde iki büyük ayaklanma çıkarttı.Devletin başına,öteki kardaşlerini ortadan kaldırarak geçmiş ilan Çelebi Sultan Mehmet bu ayaklanmayı güçlükle bastırdı.Bu kez Şeh Bedreddin,Rumeli,nde yeni bir ayaklanmaya önder oldu.Sonunda yakalandı asıldı.Fakat düşünceleri gizli gizli yüzyıllar boyu sürdü,Orta Anadolu Alevileri arasında da yer buldu.Bununla ilgili olarak ileride bir<<Padışah hükmü>>nü söz konusu edeceğiz.Biryandan da ErdabilTekkesinin Safaviye tarikatı Anadolu,da geniş propagandalar yapıyor,kendilerine taraftarlar kazanıyordu.Böylece Anadolu Batinilerinin Şah Safi ğullarına bağlılıkları artıyordu.Alevi-Kızılbaşlar gelecek için umutlarını onlara bağlar oldular.Birbirlerini görünce selam yerine(Şah)diyorlardı.Haç yerine Erdebil,e gidiyorlar Şah safi,yi ve onun temsilc ilerini ziyaret ediyorlardı,bunun da haç sayıyorlardı.Yavaş yavaş dinsel bağlılık siyasal bir renk almayayöneliyor,bu da Anadolusofularına yeni umutlar veriyordu.Sonunda Şah İsmail,İran'da eski iktidarı devirip Sefavi oğulları devletini kurdu.Caferi olan Şah İsmail,Anadoluda bu mezhebin koruyucusu olarak tanınmış,kendisi mehti ve imam;yani Müslümanlığın meşru başkanı sayılmıştı.Osmanlı devletinin Batini topluluklar üzerindeki baskısı ve Şah İsmail'in propangadacılarının çabaları ona bağlılığı hem artmış,hem çabuklaştırmıştır.Artık bu topluluklar Osmanlı padışahını değil,Şah İsmail'i tanır olmuşlardır.Yavuz Sultan Selim'in babası ikinci Beyazit ve kardaşleri ile yaptığı taht kavgaları sırasında devlet güçsüz kalmıştı.Bu ortamı uygun bulan Şah İsmail ,en çok etkisi altında tuduğu Orta Anadolu'nun Sivas,Tokat,Amasya,Kırşehir,Çorum,Yozgat ve Antalya nbölgesinde oldu.üzerlerine gönderilinen orduları birkaç kere bozdular.Sonunda daha çok dayanamıyacaklarını anlayıp Sivas'a kaçtılar,oradan da Azerbaycan'a,Şah İsmail'e sığındılar.Anadolu'da ayaklanmalar durmadı.Yavuz'un tahta geçmesiyle bu kez yeniden Karahisar ve Niksar bölgesindeki Aleviler ayaklandılar.Amasya üzerine yürüdüler.Yavuz Sultan Selim,bütün bu ayaklanmalara kesin bir son vermek için Şah İsmail ile Çaldıran'da karşılaştı.Bilindiği gibi,Şh İsmail'in yenilgisinden sonra ortalık yatışır gibi oldu.Fakatbundan sonrakiyüzyıllarda ne zaman Osmanlı devletine karşı başka amaçlarla bir ayaklanma olsa;hemen paşaların,komutanların yanında yer almakta devam ettiler,onların küçük kuvetleri kısa zamanda yüz binleri bulur oldu.Yavuz'un yerine geçen Kanuni Sultan Sülayman zamanında da ayaklanmalar olmuştur.Kanuni,İran Sefavi devletine karşı savaş açtı.Bu sıradaSefavi devletinin başında Şah İsmail'in oğlu Birinci Tahmasb bulunuyordu.Sultan Sülayman 1534 yılında İran'a karşı bir sefer açtı.Daha önce Akkoyunlardan Şah İsmail'e geçen Bağdat,bu sefer sonunda ilk olarak Osmanlılara geçti.Bu kayıp Anadolu Alevilerini çok üzmüş,Pir Sultan da bu acı ile bir manzume söylemiştir(ilerde görülecek)Bu seferden sonra birkaç kere daha karşılıklı toprak alıp vermeleri oldu.Sonunda 1555 yılında iki devlet arasında barış yapıldı.Gizli,açık yirmi yıl sürdü bu çatışmalar.Bu sürekli düşmanlıklar,Anadolu'da Sefavi kışkırtmalarını dahada hızlandırdı .Bundan amaç,Şah İsmail'in yenilgisinin öcünü alamakve Anadolu'daki İran-Şii nufuzunu artırmak.Batini toplulukların sürüp gelen düşmanlığını ve tutucu düzene karşı nefret duygularını körüklemek yolu ile yeniden yerleştirmektir.İşte Pir Sultan bu yıllarda bütün Alevi topluluklarının öç duygularını yansıtan şiirler döylüyor,çeşitli bölgeleri dolaşıyor,gerekli propagandayı yapıyor,İran,a gidip geliyor.Tabi bu çabalarda yanlız değildir,kendisi gibi yüzlerce kişi bu yolda çalışmaktadır.Başka ozanlar da aynı konuları işlemekte ve çok etkili olmaktadırlar.Osmanlı baskısında kendilerini kurtaracak olan Şah'ın gelmeini bekleyiş,zaman zaman düşülen umutsuzluluklar,ayaklanmalara hazırlılıklar hep Pir Sultan'ın işlediği,sazının tellerinde dile getirdiği ülkü yüklü,içli şiirlerdir.Bunları konularına göre ayırdığımız şiirlerinde yer yer görmek mümkündür.Bunlardan şu sözler (Urum üstüne yürüyüş)(yer yüzünü kırmızı taçlar bürümelidir)(Şah'ın istanbul'da salınması)gibi daha birçokları umut doludur.Bu uzun süren çabalar,istelinen sonucu vermedi.Devlet baskısı arttı.Belli başlı bir ayaklanma görülmedi.Hele Sivas bölgesinde göze batan bir kıpırdayış tarihler yazmıyor.Bu bakımdan kimi araştırmacıların Pir Sultan'ı ayaklanma lideri diye ve bu ayaklanmada yakalanarak asıldığını ileri sürmeleri,bir tahmin olarak bile,doğru değildir.Her asılma için ayaklanma gerekli değildir.Hazine-i Evrak belgeleribu sözlerimizi dorulamakdadır.Pir Sultan ,Bağdat'ın Osmanlılara geçtiğini görmüş,birinci Şah Tahmasb'ın 1575 yılına doğru ölümüne kadar süren olayların içinde yaşamış olduğuna göre,uzun bir ömür sürmüştür.Sonunda bu yaman propagandacı Sivas valisi Hızır Paşa tarafından tutuklanmış, bir süre zindanda kalmış,İstanbul'dan gelen emirle idam edilmiştir.Ülküsü uğruna başını veren bu büyük sanaçcı,asıl ölümden sonra daha canlı yaşamaya başlamış;hayatı efsaneleşmiş ve bir destan adamı oluşunda sanaçcı oluşunun etkiside büyük rol oynamıştır ![]() EFSANELEŞEN HAYAT HAYATINI ve sanatını bir ülkeye bağlayan büyük halk sanatçısı Pir Sultan Abdal'ın ölümünden sonra yaşantısı bir takım efsanelerle yaşanmaktadır.Bunda sanatının,ülküsünün ve sonunun acıklı oluşununda etkisi olduğu açıktır.Ölümünden sonra da yer altı çalışmalarını sürdüren Alevi çevrelerinde bir kahraman olarak ünü daha çok yayılmış,nefesleri kuşaktan kuşağa geçmiştir.Alevilerce büyük tanınan yedi tarikat ozanından biri olmuştur.Aradan geçen dört yüz yıldan bu güne kalan mankıbeler her halda eskiden daha zendin ve daha cok idi.Hele Cumhuriyetten sonra eski durumu bitmiş,Alevi soydaşlara da her türlü hak tanımış olduğundan mankıbeler geniş ölçüde unutulmuş olmalıdır.Bu gün söylenenler aşağıya P. N. ratav'ın kitabından alınmıştır HIZIR PAŞA İLE PİR SULTAN HIZIR PAŞA Sivas'la Hafik arasında bulunan Sofular köyündeymiş.Bu köy eskiden Alevi köyü imiş; sonra ahalisi azalmış.Hızır Paşa,köyünden Banaz'a gelmiş,Pir Sultan'ın(azap),sonra müridi olarak bir zaman Banaz'da kalmış.Pir Sultan'a demişki pirim,bana himmet ver de bir makama geçeyim,büyük adam olayım. Pir Sultan da Ulan Hızır,ben dua ederim, sen büyük adam olrsun,paşa,vezir olursun,gelir beni asarsın demiş Hasılı Pir Sultan'ın himmetiyle,Hızır İstanbul'a gitmiş,orada terakki etmiş,nihayet paşa olmuş ve Sivas'a vali gelmiş.İlk işi Pir Sultan'ı Sivas'a,huzuruna çağırtmak olmuş.Hızır Paşa eski şeyhine hürmette kusur etmemiş;nefid yemekler ikram etmiş.Pir Sultan bunları yememiş.Paşa bunun sebebini sorunca.Pir Sultan Sen zina ettin,haram yedin,yetimlerin ahını aldın,haram parayla yapılmış yemeklerini ben değil,köpeklerim bile yemez..Pir Sultan,sivas'tan.paşanın konağından Banaz'daki iki köpeğine seslenmiş,köpekler gelmişler;önlerine Pir Sultan yemek tepsisini sürmüş,köpekler dokunmamışlar bile.bu hakarete Paşa çok kızmış,Pir Sultan'ı Sivas'ın Toprakkale'sine hapsetmiş.lakin yine ne olsa eski şeyhine kıymak istememiş,ona haber göndermiş,huzuruna çağırtmış. Eğer içinde Şah'ın adı geçmeyen üç deme söylersen seni af edeceğim demiş Pir Sultan peki demiş aşağıdaki üç şiiri söylemiş: 1) Hızır Paşa bizi berdar etmeden Açılın kapılar Şah'a gidelim Siyaset günleri gelip yetmeden Açılın kapılar Şah'a gidelim Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne Can boyanmak ister Ali müşküne Pirim Ali,on iki imam aşkına Açılın kapılar Şah'a gidelim Her nereye gitsem yolum dumandır Bizi böyle kılan ahd ü amandır Zincir boynum sıktı halim yamandır Açılın kapılar Şah'a gidelim Yaz selleri gibi akar çağlarım Hançer aldım çiğerim dağlarım Garip kaldım şu arada ağlarım Açılın kapılar Şah'a gideim Ilgın ılgın eser seher yelleri Yare selam döyle Urum elleri Bize peyik geldi Şh bülbülleri Açılın kapılar Şah'a gidelim PİR SULTAN'ım eydür,mürvetli Şah'ım Yaram baş verdi sızlar cigergahım Arşa direk direk olmuştur ahım Açılın kapılar Şah'a gidelim (2) Kul olayım kalem tutan eline Katip ahvalimi Şah' böyle yaz Şekerler ezeyim şirin diline Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz Allahı seversen katip böyle yaz Dünü gün ol Şah'a eylerim niyaz Umarım yıkılsın şu kanlı Sivas Katip ahvalim Şah'a böyle yaz Sivas illerinde zilim çalınır Çamlı Beller bölük bölük bölünür Ben dostan ayrıldım bağrım delinir Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz Mmünafıkın her dediği oluyor Gül benzimiz saruban soluyor Gidi Mervan şad oluban gülüyor Katip ahvalim Şah'a böyle yaz PİR SULTAN ABDAL'ım hey Hızır Paşa Gör ki neler gelir sağ olan başa Hasret koydu bizi kavim kardaşa Katip ahvalim Şah'a böyle yaz (3) Karşıdan görünen ne güzel yayla Bir dem süremedim giderim böyle Ala gözlü pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan Şah'a giderim Eğer göğerüben bostan olursam Şu halkın diline destan olursam Kara toprak senden üstün olursam Ben de bu yayladan Şah'a giderim Bir bölük turnaya sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler Ben de bu yayladan Şah'a giderim Dost elinden dolu içmiş deliyem Üstü kan köpüklü meşe seliyem Ben bir yol oğluyum,yol sefiliyim Ben de bu yayladan Şah' giderim Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Ben de bu yayladan Şah'a giderim PİR SULTAN ABDAL'ım dünya durulmaz Gitti giden ömür,geri dönülmez Gözlerim de Şah yolunda ayrılmaz Ben de bu yayladan Şah'a giderim <<Pir Sultan'ın böyle meydan okuması Hızır Paşa'yı büs bütün gazaba getirmiş;Pir Sultan'ı asmaya götürmüşler.Darağacına giderken şu şiiri söylemiş: (4) Bize de Banaz'da Pir Sultan derler Bizi de kem kişi bellemesinler Paşa hademine tenbih eylesin Kolum çekip elim bağlamasınlar Hüseyin Gazi Sultan binsin atına Dayanılmaz çarh-ı felek zatına Bizden selam söylen ev küfetine Çıkıp ele karşı ağlamasınlar Ala gözlüm zülfün kelep eylesin Döksün mah yüzünü nikap eylesin Ali Baba Hak'tan dilek dilesin Bizi dar dibinde eğlemesinler Ali Baba eğer söze uyarsa Emir hüda'nındır beyler kıyarsa Ala gözlü yavrularım duyarsa Alın çözüp kara bağlamasınlar Surum işlemedi kaddim büküldü Beyaz vücudumun bendi söküldü Önüm sıra Kırklar Pirler çekildi Daha beyler dillemesinler PİR SULTAN ABDAL'ım coşkun akarım Akar akar dost yoluna bakarım Pirim aldım seyrangaha cıkarım Daha Yıldız-Dağın yaylamasınlar <<Ertesi sabah ahali kahvede toplanmış,konuşuyorlarmış.Biri demiş ki:<<Bu gece Pir Sultan'ı Hızır Paşa astırdı>> Başaka biri atılmış:<<İmkanı yok,demiş,çünkü ben bu sabah onu Koçhisar yolunda Seyfi-Beli'nde gördüm.>> Diğer adam: <<Senin yanlışın var,ben onu Malatya yolunda Kardeşler Gediği'nde gördüm.>> Bir dördüncüsü de:<<Ben Tavra Boğazı'nda gördüm,>> demiş Herkes şaşırmış.Darağacının bulunduğu yere gitmişler,bakmışlar ki Pir Sultan hırkasını darağacına asmış, kendi kaybolmuş. <<Darağacından inip yola düzülen Pir Sultan'ın peşine <<kases>> (ases)lar düşmüş,onu yakalamak istemişler.O sıra da Pir Sultan Kızılırmak üstündeki köprünün öte geçmiş bulunuyormuş. <<Eğil köprü>> demiş,köprü eğilmiş,suya batmış,asesler, köprünün beri yanında şaşa kalmışlar ve kerameti gördükten sonra daha bir yapacakları kalmamış,dönmüşler. <<Pir Sultan çekmiş,Horasan'a gitmiş.Oraya,Şah'ın huzuruna varınca şu demeleri söylemiş İptida bir sofu Şah'a varınca Niye geldin derler Urum sofusu Çevre çevre dört yanına bakınca Niye geldin derler Urum sofusu
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma... varsın ateşin suskunlukla beslensin benim de yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik.. ______içinden geldiği gibi yaşamalısın "herşeyi".. KıZıL DeLi
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to DoğAcAn For This Useful Post: |
|
|
#2 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.063
Thanks: 12581
Thanked 8566 Times in 4033 Posts REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili doğa can
eline sağlık, ancak yazılarının kaynaklarınıda yaz, İlgilenenler o kaynakdan alsın okusun, Hangi kitap, hamdi yayaın, Hangi yazar,
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| hayatı, pir, sultan, şiirleri |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||