Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Soru ve Yanıtlarınız

Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Konu Kapatilmistir
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 08-07-2008, 16:36   #21
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
CoMaNDaNTe Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
burada iyi niyetinizle bizleri kırımdan kurtarmak istiyorsunuz teşekkür ederiz.ama çoğumuz aklı başında insanlarız ve gerçeği görmek ki kılavuzlarımız hak aşıklarıdır.
sizin rehberiniz halk aşıklarıysa saygı duyarım. Ancak pirim de nefesleriyle yolumuzu aydınlatan bir deryadır. Okumanızı tavziye ederim.


YA CEDDİM MUHAMMET MUSTAFA SANA GÖNÜL VERENLERE YARDIM EYLE
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 7 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-07-2011), HasaN DAYI (08-07-2008), İdil (12-19-2008), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:37   #22
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
İşcanbaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
çopur;

Bu konu tam senlik, uzman olduğun konudan soru çıktı kolay gelsin
o arkadaş kim sayın üye. uzmanlık çok iddialı olmuş kanımca.
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 5 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-07-2011), İdil (12-19-2008), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:40   #23
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana'nın kısa Hayat Hikayesi

15 Haziran 1957 yılında Yozgat’ın Köçekkömü köyünde, evin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelir. Ailesi tarafından Süheyla ismi verilir. İlkokulu köyündeki okulda başarılı bir şekilde tamamlayan küçük Süheyla, çok istemesine rağmen ilkokuldan sonra okula gönderilmez.

1971 yılında ailesi Yozgat’ dan Ankara’ ya göç etmeye karar verir ve Ankara’nın Mamak ilçesinde bir arsa1 satın alırlar. Buraya yapılan evde yeni yaşamlarına başlarlar.

1973 yılında evlenir; bu evlilikten Gazi ve Selver adında iki çocuğu dünyaya gelir. Evin neşe kaynağı olan bu küçük çocuklarla birlikte büyüyen aile, Ankara’nın fakir insanlarını kucaklayan tepelerinden birine yapılmış bu gecekonduda, mutluluğun ve acının birarada olduğu “hayata” devam ederler.

Aslında herşey normaldir, kendisi ev işleriyle uğraşmaktadır, eşi çalışmakta, Gazi ise çoktan okula başlamıştır. Ama bir süre sonra, anlam veremediği bir takım olaylar meydana gelmeye başlar, evin içinden, dışardan, çatıdan, kapıdan gelen bazı sesler duymakta ama bunları kimseyle paylaşamamaktadır. Ta ki 1982 yılının 10 Kasım sabahı, saat 05:30’a kadar…
Bu olayı Zöhre Ana, “Cemden Gelen Nefesler” adlı kitabında, şu şekilde anlatmaktadır:

“Ailemde ve çevremde kesinlikle ne dedelik, ne ebelik mevzuu vardır. Ne de hacılık, hocalık... Ben bunları hiç görüp öğrenmedim… 1982 yılında tam 10 Kasım günü ilk belirti başladı. Perşembe günüydü. Saat 16.00 - 17.00 sıralarıydı oğlum okuldan gelmişti. Ona ders çalıştıracaktım. Tam lambayı yakarken birkaç günden beri duyduğum, ama kimseye söyleyemediğim sesleri duymaya başladım. Sanki içerde biri vardı. Ama göremiyordum. Aramaya başladım. Lambayı yakarken her yanı yeşil duman kapladı. Ben evin içinde nur olduğunu bilmiyordum. Nuru görüyorum, ama evi de görüyorum. Soba çok yanıyor diye koşup kucakladım. Soba yerindeydi. Beni yakmadı. Birden anladım. Bir besmele çekip iki dizimin üstüne oturdum. O nur, duman olup gökkuşağı gibi renklerle duvarlara serpildi. Soba yerindeydi, çocuklarım hayretle bakıyordu. Kendimi toparladım. Onların yemeğini verdim...
Aynı gece, yani perşembe gecesi sabaha karşı 05:30 sıralarıydı. Hatta saatime baktım. Unutamıyorum. Tam Beşi yirmi geçiyordu. Yine uyandım. Evin içinde olduğumun farkındayım, ama Hacı Bektaş-ı Veli dergahı olduğunu da görüyorum, evdeki masayı da görüyorum. Bir taraftan da bir dergah görüyorum. Masayı tutuyorum. Demek ki rüya aleminde değilim. O anda bir mübarek başıma dikildi. bana bir lokma verdi. Hurma sandım, meğer et lokmasıymış. İki parça yedirdiler. Beni semaha gönderdiler. Kırklar Semahı’na. İsmini söyledi. ‘Bana Gül Baba derler, ama asıl ismim Yusuf Ziya’dır’, dedi. Ben de ‘Peki dedim, Hacı Bayram’daki, yani Camideki evliyalar kim?’ diye sordum. Orada yatanların Mürşid-i Kamil, Kamil-i Mürşid-i Veli olduğunu söyledi. Diğerleri gelsin, kendilerini sana kendilerini tanıtsın dedi. Der demez kayba girip kayıp oldu. Kendimi toparlayıp kalktım. Beyimi uyandırdım, anlattım. Önce anlayamadı. Ama yatar yatmaz Gül Baba yine geldi;

‘Sen dünya çapında duyulup yayılacaksın. Sevenlere, sayanlara, darda kalanlara, biz buraya dergâh açıyoruz. Gelenlere de şifa vereceksin’ deyip yine kayboldu.

Sabah kalktığımda sevinçten vücudumda bir dinçlik, o zamana kadar yaşamadığım bir hafiflik hissettim. Sonra aile yakınlarıma, anneme, babama ve kardeşime de anlattım. … Onlar kuşku içinde benim hasta olup olmadığımızı gözlerken, bende ufacık bir baş ağrısı, diş ağrısı göz ağrısı bile yoktu. Hiç kaşıntım kalmamıştı. Eski günlerimden daha rahattım, Üstelik iki üç günde bir sabaha kadar beni uyutmaz oldular. Hoca, minarenin 05:30 ‘unda okurken, gerçekler de dersten çekilirlerdi. Böyle bir ay devam etti …

Bir ay sonra, bir dua öğrettiler. İsmim Ali Ekber, diyen biri öğretti. İsmail Peygambere Allah’dan kurban indiğinde, babası bıçağa yatırdığında bana öğretilen dua ile tekbirlenmiş. Kendini de ‘Babamın adı Hazreti Hüseyin anamın adı Hüsniye, ben Muhammed’in torunuyum. Bundan sonra sen bize kavuştun. Öğrettiğim duayla baban da senin kurbanını alıp kessin. Artık dersleri biz vereceğiz’ dedi. Sabah kalkıp babama o duayı öğrettim... Kurban kesilirken bunun üç defa tekrarlanmasını istediler.

"Bu dediğim 1982 yılı Aralık ayının son günleriydi. Kurbanı kestik. Etini dağıttık. Komşular, akrabalar kendi aralarında bu kurbanın sebebini aramaya başladılar. Ben eskiden çarşıya pazara çıkarken, çıkmaz oldum. Asıl merak ettikleri bendim. Her şeyden çekildim ve 1984 yılının ocak ayını buldum..."2


Artık o “Gelin Süheyla” değil; tüm dünyaya şifa elini sunan, dertlere derman yaralara merhem olan, Muhammed Mustafa - Aliyel Murteza’nın sesini, nefesini duyuran, bâtın âleminin ateşinin dumanını bu dünyada tüttüren tek yaşayan “Pir”, “Zöhre Ana”dır.

Zöhre Ana, bir yandan ziyaretine akın akın gelen insanların dertlerine derman olurken; diğer yandan da ummanlarda Pirlerden ders alır. Bu Pirler kendilerini Zöhre Ana’ya tanıtıyorlar, verdikleri derslerle, bâtın ve zahir alemlerinin gerçeklerini bildiriyorlardı.



O Haktan gelen bir ışıktı ve ışıktan rahatsız olanlar da vardı…

Sayısız insan şifayı Zöhre Ana’dan bulurken; bazıları da bu ortamı içine sindiremeyip resmi makamlara şikayetlere başlamışlardı. Bir dönem alıp başını giden bu şikayetler, Zöhre Ana’nın evliyalığına inanamayan, kerametini görse de kabul etmeyen insanlar –ki bunlar yakın çevresindeki insanlardan başkaları değildi- tarafından yapılıyordu. Bu şikayetler sonucunda, ziyaretine gelen insanlar ona ulaşamaz olmuşlardı. Kapısına kilit vurulmamıştı ancak gözle görülen bir engelleme de vardı:


“POLİS GÖZETİMİNDEKİ SARALI" 3
Sultan Kaya’nın tam yanından ayrılacağımız sırada, “Siz asıl benim görümcemin başına gelenleri dinleyin” dedi. Durdum :

- Nerede görümceniz ? Neler geldi başına ?

Sultan Kaya anlattıkça olayın gerçekten çok ilginç olduğu ortaya çıktı :

- Görümcemin adı Esma Aslaner. Geçen yılın başındaydı. Eve geldim ki, amanın... Görümcem kaskatı yatıyor. Elleri kenetlenmiş, bacakları iki kuru ağaç dalı gibi. Aç açabilirsen... Hemen yardım istedim. Sekiz on kişi bir otombile zorla yerleştirdik. Zöhre Ana’ya götürdük. Ama içeri almadılar.

- Neden? O durumdaki bir hastayı neden almadılar?

- Polis yasaklamış. ‘Alırsak biz suçlu duruma düşeriz’ dediler. Görümcemle birlikte hemen Karakola gittim. Bir polis istedim. Polisler çok kızdı.

‘Böyle bir kadına nasıl inanıyorsunuz?’ diye bağırdılar bana.

- Sonunda hastaneye mi gittiniz ?

Sultan Kaya başını iki yana salladı :

- Hastaneye değil... Yine Ana’ya döndük. Ama, binbir güçlükle...

Bana bağıran polise, ‘Sana ne, ben inanıyorum. Bırakın da içeri alsınlar bizi’ diye bağırdım. Bağırmaktan geçip yalvardım. Onlar da hastaneye gitmemizi istediler. Görümcemin zaten hastanelere gidip geldiğini söyledim, etmeyin eylenmeyin diye yalvardım. Karakol görevlisi amirlerinden izin alınmasını istedi. Evine gidip kaldırdım. Durumu gösterdim, anlattım. Benim karakola dönmemi, telefon edeceğini söyledi.

Karakola döndük, yine oyaladılar.

Sultan Kaya olayı yeniden yaşar gibi heyecanlandı :

- Polislere, ‘Görümcem saldırırsa, camları kapıları kırarsa suç sizin olur’ dedim. ‘Nereye giderseniz gidin ’ dediler. Ben döndüm amire, yeniden yalvardım. ‘Zöhre Ana’ya girmeyi yasaklamışsınız, şu haline bakın. Polis olmadan kapı açılmıyor, bana yardım edin’ dedim. Bize bir polis verdi. Karakoldan tam ayrılacağım, biri ‘Sen Alevi misin?’ demez mi? Kızdım, başladım bağırmaya, ‘Alevi olursam ne var bunda? Bundan size ne ? Zöhre Ana alevi sünni ayırım yapmaz ki, bunu soruyorsunuz’ dedim. Başladılar ağzımı yoklamaya. ‘Size alevilik için neler diyor ?’ diye sordular. Neyse, tam iki saatimiz böyle geçti. Sonunda bir polisle Ana’nın kapısına geldik.

Yasakçı anlayışı pek kavrayamadığım için, hayretle dinledim:

- Peki, dedim, polis, sizinle birlikte mi girdi içeriye?

- Ne içeri girmesi ağabey... Ötekiler adama tembih üstüne tembihte bulundular. ‘Sakın içeri girme, taviz verme’ falan... Neyse, biz girdik ya, önemli olan buydu. Girdik içeriye ve Ana biraz su istedi. Okuyup birazını içti. Kalanın görümcemin ağzından akıttı. Ağzını iki kişi zorla araladık. Allah seni inandırsın ağabey, beş dakika geçti geçmedi, görümcem kalkıp dizine yaslandı. Donduk kaldık.

- Kimin dizine?

- Zöhre Ana’nın dizine... Mübarek de ‘ Senin bir yakının mı öldü ? diye sordu. Görümcem, kocasının öldüğünü, o sırada yüzüne bakınca çok korktuğunu söyledi.

- Yani, o korku yüzünden mi sara hastası olmuş?

- Sultan Kaya şunları anlattı:

- Zöhre Ana ‘Ölülerin ruhu çeker, bu yüzden sara hastalığı kapmışsın. Bir yere de besmelesiz basmışın’ dedi. Yeşille yeniden silip pençesini çaldı. Görümcem hemen ayaklandı. Rengi yerine geldi. Düzelip yürüdü. Dışarı çıktık, polis memurunun ağzı açık kaldı.

- Polis korktu mu yoksa?

-Korkmadı. Çok saygılıydı. Ama şaşırmıştı. Hep birlikte karakola gittik. Arabadan indik. Görümcemi yürürken gören diğer polisler hem kızdılar, hem hayrete düştüler. Bazıları ‘Madem ki böyle, çocuklarımızı hiç okutmayalım, doktor yapmayalım’ dediler. Ben de, ‘Siz Zöhre Ana’yı tanımıyorsunuz, o üfürükçü ve hurafeci değil, Atatürkçü’ dedim, Her Türk çocuğunun okuyup yükselmesini istediğini söyledim. Sonradan, bu karakol polislerinden bazılarının da yakınlarını Ana’ya götürüp şifa aradıklarını duydum…

…Saradan kurtulan Esma Aslaner şimdi Siteler’de bir pastanede çalışıyor. Sağlıklı ve mutlu...”
Zöhre Ana, 19 Nisan 1990 tarihinde TBMM Başkanlığına verdiği bir dilekçe ile yapılan baskılardan duyduğu rahatsızlığı şöyle dile getirir:
“ Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ankara Valiliği ve Cumhuriyet Savcılığı

7 - 8 yıldan beri bir ilhamla bilincime ulaşan duaları, kendi inançlarıma göre bana başvuran, ziyaretime gelen insanlara aktarıyorum. Yani, onlara dua okuyarak yardım etmekteyim. Kendilerine dua etmek için hiçbir kimseye çağrıda bulunmadığım gibi, herhangi bir şekilde şahsımla ilgili bir propaganda da yapmış değilim. Ayrıca maddi çıkarı hiç düşünmedim. Ve bana gelenlerin bu tarz taleplerini devamlı reddettim. Ben her şeyden önce Türk olup, bu ülkenin bir vatandaşıyım. Bu ülkenin ve Türk Ulusunun birlik ve bütünlük içinde bulunmasını huzurlu ve güvenli olmasını, insanlarımızın gerçekten birbirlerini sevmelerini dileyen bir insanım. Ayrıca, bölücülüğe, hurafeye ve çağdışı düşüncelere tümüyle karşı olan bir kişiyim. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzurunu, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, ATATÜRK Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir, hükmünün yer aldığı Anayasa’nın ikinci maddesindeki esaslara ve unsurlara inanan, bağlı bulunan bir kişiyim. Bugüne kadar çeşitli amaçlarla birçok art niyetli insan tarafından Emniyet’e ve diğer ilgili mercilere de şikâyet edildim. Sürekli olarak Ankara Emniyet Müdürlüğünün gözetim ve denetimine tabi tutuldum. Bu olumsuzluklardan kurtulabilmem ve “Herkes kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir” diyen Anayasa’nın 19. maddesindeki hükmünden : ‘Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulmaz’ diyen Anayasa’nın 20. madde hükmünden faydalanmak istiyorum.

Üfürükçülük yaptığım ve menfaat karşılığı olarak şifa dağıttığım, peygamberliğimi ve evliyalığımı ilan ettiğim gibi birçok isnatlarla müteaddit defalar Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Siyasi Şube Müdürlüğü’nce hakkımda tahkikat yapıldı. Açılan davalar sonunda, Ankara Altı, Yedi ve Dokuzuncu Asliye Ceza Mahkemelerinde beraat ettim. Birinde, Ankara Dokuzuncu Asliye Ceza Mahkemesindeki dava reddedildi. Şimdi ise mezhep propagandası yaptığım şeklinde bir ithamla karşı karşıya bulunmaktayım. Mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere ne Türk Ceza Kanunun 163. maddesine, ne de 677 sayılı kanuna muhalefet ettim. Hakkımda yapılan iddiaların, birer isnat ve iftira olduğu her defasında adalet makamlarınca kanıtlanmıştır. Yukarıda izah ettiğime dayalı olarak, Anayasa’nın insan hakları ve hürriyetleri için sıralanmış olduğu maddelerden faydalanmak istiyorum. Devamlı emniyet görevlileri tarafından yapılan denetim ve takipten ailem ve çocuklarım huzursuz olmuşlardır. Dilekçem ekinde sunduğum mahkeme kararına istinaden gereği için, sorumlular hakkında gerekli yasal işlemin yapılması ve önlenmesi hususunu saygılarımla arz ve talep ederim.”4


Tüm olumsuzluklara rağmen Zöhre Ana Haktan aldığını halka vermeye devam eder. Kurduğu vakıf aracılığıyla muhtaç insanlara el uzatarak onları okutur, düğünlerini yapar, giyecek ve yiyecek yardımlarında bulunur, tiyatro, folklor, semah, koro, bağlama kursu gibi etkinliklerle gençlerin bireysel ve toplumsal gelişimlerine katkıda bulunur, inancımızı bugüne taşıyan Pirlerin Türbelerinin bakım ve yenilemesini yaptırır…

27 yıldır bıkmadan usanmadan insanlara maddi ve manevi desteğini veren Zöhre Ana halen de bu desteğini sürdürmektedir.

Keramet arayanlara en büyük kerameti ise 72 millete bir nazarla bakıp onları Allah – Muhammed – Ali dergâhında tek bir çatı altında toplamasıdır.

Dipnot:
1-Zöhre Ana, Hak sırrına erdikten sonra bu arsada İmam Üseyin’in torunları olan Küçük Battal Gazilerin (Hıdır ve İlyas’ın) türbelerinin bulunduğunu bildirmiştir.
2-İsmet Solak, “Cemden Gelen Nefesler” s.87
3-İsmet Solak, “Cemden Gelen Nefesler” s.228
4-İsmet Solak, “Cemden Gelen Nefesler” s.12
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 7 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-07-2011), yaradanali (09-11-2008), İdil (12-19-2008), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:42   #24
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

BEN DERVİŞ OLMUŞUM GEZİYOM HASTA

Ben derviş oldum geziyom hasta
Bıraktım ben gönlümü Ali Şahta
Dört kitap üstüne terazi burda
Hüseyin aşkına dart beni beni,

Sıra sıra ben Elifi okudum
Hak hançeri alıp sineme vurdum
Enmişim deryaya elmini buldum
Şahımerdanınan yaz beni beni

Bu dünya fanidir gidenler gelmez
İlim irfan almış meclise girmez
Uruf bir menzildir giderse dönmez
Muhammed aşkına bul beni beni

Nice ataşlar gördüm yakmıyo vallah
Birisi Muhammed Ali dost Allah
Hay huy demeden haylanın billah
Kovsalar dövseler sev beni beni

Zöhre Ana derki boynum ip oldu.
Hakikat darında derviş köz oldu
Dört kitap yazıldı Elif söz oldu
Allah'ın aşkına de beni beni
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 7 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-07-2011), yaradanali (09-11-2008), İdil (12-19-2008), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:43   #25
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

--------------------------------------------------------------------------------

ÇOBAN ALİ

Seni bildim hızır sonu
Dört kitap var Allah yolu
Kerbela'da Ali oğlu
Bize gelsin çoban Ali

Krıklar eyler Cem'i Pir'e
Muhammed postuna gele
Dervişler semaha döne
Biz uçalım çoban Ali

Gökyüzünde güneş doğar
Sabah oldu sürü yayar
Zöhre Ana umman dalar
Derya yatak çoban Ali

Oniki imam Şah-ı Merdan
Elif yazar okur kuran
Binbir donu arap olan
Çek deveyi çoban Ali

Dili Elif mim yazıyo
Dört kitap Allah salıyo
Mürşidim Ali oluyo
Gel postuma çoban Ali

Elif yazar dili bitmez
Kelam okur sözü yetmez
Kör olanlar seni görmez
Derviş sensin çoban Ali

Hızır derler donu Ali
Taç takınmış Piri Veli
İlk baharda coşar seli
Akar fırat çoban Ali

Sırrım Allah bilmediler
Elif hakdır çözmediler
Derviş şalı giymediler
Şalım sensin çoban Ali

Allah Allah dilim durmaz
Hak Kelam-ı zalim duymaz
Mürşitsiz yola varılmaz
Kabem sensin çoban Ali.
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 7 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-08-2011), yaradanali (09-11-2008), İdil (12-19-2008), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:43   #26
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

SATILIRSAM YUH OLSUN

Bir gün mezarın daşında
Kuşlar konacak başında
Ne ahbap var nede dostun
Kitlerler kapın boşuna
Senin gibi, senin gibi
Kitledirsem yuh olsun,
yuh olsun, yuh olsun
Kitledirsem yuh olsun
Ah çekerim bile bile
Şah eylerim gönül kime
Bir kervancı geldi bugün
Konuşur şu gelin ile
Senin gibi, senin gibi
Çağırdıysam yuh olsun,
yuh olsun, yuh olsun
Çağırdıysam yuh olsun

Ben tellal-ım tellal oldum
Geldim Kırklar dara durdum
Sattı bugün beni Şah-ım
Erenlere ben yoruldum
Senin gibi, senin gibi
Satılırsam yuh olsun,
yuh olsun, yuh olsun
Satılırsam yuh olsun

Hak kelam-ı bile bile
Dök dersimi hece hece
Bugün Hızır konuşuyor
Bir sıfatı gelin Zöhre
Senin gibi, senin gibi
Görüyorsam yuh olsun,
yuh olsun, yuh olsun
Görüyorsam yuh olsun.
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 7 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-08-2011), yaradanali (09-11-2008), İdil (12-19-2008), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:43   #27
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

sevgili hayberin aslanı bu baslıgı size ayordık rahat rahat yazın aslan gibi
kolay gelsin....


Hakk'ı görmek diler isen

Suret-i insana bak

Arayıp gezme bu halkı

Cismin içre câna bak.


Noksani Baba
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 2 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
caferi (03-08-2011), Hayberin Aslanı (08-07-2008)
Alt 08-07-2008, 16:44   #28
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

YOLUM MERHABA

Beş parmağın duası
Hazret-i Üseyin atası
Hacı Bektaşi sofrası
Yiyenlere sere geldim
Bektaş merhaba merhaba
Pirim merhaba merhaba

Can gözü divana bakan
Derya umman sesi satan
Şah Üseyin'e hasta yatan
Ummanlara yata geldim
Yolum merhaba merhaba
Alim merhaba merhaba

Aldım satarım dersimi
Muhammed'in nefesini
Kızıldeli cübbesini
Şu meydana giye geldim
Postum merhaba merhaba
Şalım merhaba merhaba

Alıp kılıcını çatan
Mağrup marşup topun tutan
Zöhre Ana'ya holta atan
Nar içinde yana geldim
Korum merhaba merhaba
Aşkım merhaba merhaba
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 7 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-08-2011), yaradanali (09-11-2008), İdil (12-19-2008), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011), Şahım Ali (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:46   #29
Hayberin Aslanı
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
Hayberin Aslanı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 136
Mesajlar: 50
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 9
Thanked 107 Times in 21 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi : Hayberin Aslanı is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
devrim06 Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
sevgili hayberin aslanı bu baslıgı size ayordık rahat rahat yazın aslan gibi
kolay gelsin....
tam ne anlatmak istediğinizi anlıyamadım. dalgam ıgeçiyorsunuz, saygımı duyuyorsunu, açıklarsanız sevinirim
Hayberin Aslanı isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 4 Users Say Thank You to Hayberin Aslanı For This Useful Post:
axuçanlar (01-31-2009), caferi (03-08-2011), zümre (01-31-2009), ŞAH'IM ALİ (01-18-2011)
Alt 08-07-2008, 16:47   #30
Devrim06
"Enel Hakk"
Kullanıcı Profili
 
Devrim06 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 7745
Thanked 12728 Times in 5992 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi : Devrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud ofDevrim06 has much to be proud of
İletişim
Standart

Alinti:
Hayberin Aslanı Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
tam ne anlatmak istediğinizi anlıyamadım. dalgam ıgeçiyorsunuz, saygımı duyuyorsunu, açıklarsanız sevinirim
tabiki her canlıya saygımız var can...
Devrim06 isimli Üye simdilik offline konumundadir  
The Following 6 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post:
caferi (03-08-2011), gülgüzeli (08-07-2008), hakikat (08-07-2008), hasan19 (02-01-2009), kral çıplak (01-29-2011), Kul Seyyid (09-08-2008)
Konu Kapatilmistir

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Küçük istavritin öyküsü ali Şiirler 0 09-13-2008 23:56
Askerlikten Men Öyküsü (Süper) RouGe Mizah 1 09-10-2008 11:39
çivi öyküsü ali Hikaye,deneme,makale 0 08-16-2008 10:37
Yaşam Denen Şey EyLem Hikaye,deneme,makale 2 07-19-2008 01:07
Bir hukuksuzluk öyküsü mihrali Türkiye Gündemi 0 06-10-2008 14:52


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 07:21.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts