![]() |
|
![]() |
|||||||
| Murtaza Demir Murtaza Demir'e ait makalelerin takip edildiğ, makalelere ilişkin soru görüş ve yorumların yapıldığı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
|
5 Ekim günü TV8 kanalında Gökmen Karadağ'ın sunduğu programda arkadaşımız Ali Kenanoğlu ile Prof. Bayraktar Bayraklı'nın “cemevi ve ibadethane” konulu tartışmalarını izlerken, bu Allah’la aldatan din tüccar zihniyetinden bir kez daha iğrendim. Bir kez daha gördüm ve kani oldum ki, Teğmen Kubilay’ı kör testereyle kesen de, Madımak Oteline benzin döküp yakan da, işte bu zihniyettir.
Yazılarımı okuyan ve takip eden değerli arkadaşlar beni bilirler, bunları yazmaktan, bu cahil sürüsüne yanıt vermekten hiç de hoşnut değilim ama durmuyorlar. İnanın, o programın yayınlandığı saatten bugüne değin halen, programın stresinden-geriliminden kurtulamadım. Ve sizi yorma pahasına, “Allah adına” konuşan, üstün ırk ve üstün din sahibi gibi zırvalayan bu “bilgine” yanıt vermeyi zorunlu gördüm. Beni ve kullandığım dili bağışlamanızı dilerim. Prof. Bayraklı, o programda, çok üst perdeden; çok mağrur, çok bilgiç, çok aşağılayıcı bir üslup içinde, 15 ila 20 milyon arasında olduğu iddia edilen biz Alevi yurttaşları kastederek, hayasızca hakaret ediyor, şöyle diyordu: “Kendileri Müslüman mıdır, değil midir? Müslümanlığın ibadethanesi mescittir. İbadethanede secde yapılır secde… Bizim ya da hukukun belirlemesiyle bir yer ibadethane olmaz. Bunu Kuran belirliyor, Allah belirliyor. Ben profesörüm, hocayım, Müslümanlığı öğretiyorum. Eğer Aleviler Müslüman’ız diyorlarsa onlara Müslümanlığı anlatıyorum. Yok, eğer Müslüman değillerse zaten konuşacak bir şey yoktur. " Gördünüz mü; nasıl da kolay, gelişigüzel, ölçmeden, tartmadan ve de bilmeden aşağılıyor, pervasızca hakaret ediyor? Tam bir cehalet örneği… Yasanın, hukukun, devletin, hâşâ Allahın yerine geçip, fetva veriyor… “Hukukun belirlemesi olmazmış.” Cürete bakar mısınız; adam sanki demokratik, laik, hukuk devletini lağvetti, şeriat yasalarını uyguluyor; Türkiye’de değil, Suudi Arabistan’da konuşuyor. Söylediklerinin neresini ele alırsanız alın sevgi, insanlık, tolerans, duygudaşlık, akıl ve gerçek din sosyolojisinin kırıntısı yoktur. Ama adam “ben profesörüm” diyerek, din tacirliği setinde müşteri arıyor; nifak tohumları ekiyor, düşmanlıkları ve cahiliye döneminden kalma yaraları tırmalayıp, kanatıyor hedef gösteriyor. Tv ekranından aleni olarak bunca kusan, kim bilir öğrencilerini nasıl kışkırtıyordur? Bu adamı dinleyince, Ogün Samast’ların hangi seralarda yetiştirildiğini anladım ve irkildim. Toplumumuzun en büyük paradoksudur: tetiği çektireni değil, tetikçiyi sorgularız. Tetikçileri yetiştiren seraların gübresini, suyunu veren olguyu sorgulayıp mahkûm etmediğimiz için de, aynı kısır döngüyü tekrar tekrar yaşarız. Diğer bölgelerimizden farklı olarak, bu eski Pontus Bölgesinde “ötekine” karşı yeşertilen bu kin, neden öldürücü şiddete varıyor? Örneğin bu Bayraktar Hoca gibilerin, Tv ekranlarında, okul ve cami gibi toplumsal alanlarda meşrulaştırdıkları; Rahip Santoro, Hrant Dink ve diğer “ötekiler” gibi, farklı olanlara ve Alevilere yönelttikleri kin ve nefretin, giderek öldürücü bir şiddete dönüştüğünü gördükleri halde, nefret ekmeye devam etmeleri nasıl açıklanabilir? Hoca; biz, Madımak’ta bir Cuma günü yakıldık! Şiddeti başlatanlar, Paşa Camiinde Cuma namazı kılmışlardı… Onlar da secde etmişlerdi… Anlıyor musun? Sen herhalde başbakan ve yanındakilere özendin. Başbakan ve etrafındaki muktedirler, bize söylemediklerini bırakmıyor, ellerinden geleni geri koymuyorlar ve içimiz acısa da, acıyla kıvransak da onu sineye çekiyoruz ama onun nedeni “kırk katır mı, kırk satır mı hesabı.” Çünkü o başbakan… devlet, Silivri, eza, cefa… Anlıyor musun? O nedenle kendi adıma senin aşağılamalarına sessiz kalmayacağım, sineye çekmeyeceğim ve kendimi de sansürlemeyeceğim; yeter! Merak etme sorularını yanıtlayacağım elbet. Ama önce, hak ettiğin bir soru soracağım: Hoca; sizin aile ne zaman Müslüman oldu?.. Kimsin; yani kök aidiyetini soruyorum: Türk müsün, Kürt müsün, Rum musun, Hırvat, Sırp ya da devşirme misin; sizinkiler ne zaman dönmüş? Bilirsin, Alevi öğretisi, bize, yetmişüç millete aynı nazarla bakmamızı; din, dil ırk farkı gözetmemizi emreder. Ama bu düsturumuz da senin gibiler tarafından hep aleyhimizde kullanılır. Yanar, yakılır, katlediliriz ama yine de ırkçılık ve dinciliğe karşı dururuz. Kötü, lanet bir şeydir. O yüzden öğretiye aykırı düşmek pahasına soruyorum: sen kimsin? Neden bunca saldırgansın? En çok saldıranların, en taze dönen yeni dönekler olduğu bilinir. Dininden, ideolojisinden, geçmişinden dönen-utanan, kendini saklayanlar senin gibi hep, esas olana, gerçeğe, orijinale en önde saldırırlar ki, muktedirlere yaransınlar ve geçmişleri sorgulanmasın… Bu yüzden tekrar soruyorum; sen kimsin? Bu sorulara samimi ve gerçek cevap vermeyeceğini bilmeme ve yine de bir parça ayıp kaçmasına karşın, senin gibi inancımıza, ibadethanemize soyumuza, sopumuza saldırarak “ne idüğünü” saklayanların deşifre olmaları için bu soruların yerinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü bunca yaşıma karşın, Hak için inanan hiçbir Sünni kardeşimden böyle bir saldırı görmedim, duymadım. TV8’deki saldırılarına tanık olduğumda taaa, 15. yy’a gittim. Osmanlı’nın devşirdiği kapıkulları da, biz, Anadolu’nun kadim halklarını aşağılamaya yelteniyor; asıyor, kesiyor, boğuyor, kuyulara dolduruyor, etmediğini bırakmıyorlardı. Atatürk, bu karanlık dönemi kapatırken; dönekler, devşirmeler, “İngiliz, Amerikan, Alman mandası” diyor, Türkler ve Kürtler ise o büyük insanın Bağımsız Türk Devleti hedefine kayıtsız şartsız destek veriyorlardı. Bu nedenle mi kin güdüyorsun; mandacı mısın, kuyruk acın mı var? Değilse sana ne benim nasıl ve nerede inandığımdan, secdemden, kıblemden, Kâbe’mden… Günahımı sen mi çekiyorsun; ibadethanemin giderlerini sen mi karşılıyorsun; dedemin hakkullahını sen mi veriyorsun, cemevimizin- kadim ibadethanemizin gideri bey tül-mealden mi karşılanıyor ki, itiraz ediyorsun; sen din müfettişi misin? Benim ibadethaneme bir kuruşun nasip olduysa, sana iki kuruş vermeye hazırım. Hesap sorması gereken sen misin, yoksa ben mi? “Din adamıyım” derken dahi, kışkırtıcı ajan gibi davranıyor, mezhep kavgasına zemin hazırlıyor, hedef gösteriyorsun… Senin “tek ibadethane” dediğin mekânın giderini, hocanın- imamın maaşını ve her bir giderini ben karşılıyorum ve bunları sana haram ediyorum hoca! Eğer Tanrıyı kandırmıyor da inanıyorsan “haram edilmiş ibadethanede” yakarmanın hiçbir itikadı değerinin olmayacağını da bilirsin değil mi? Hadi şimdi git de yakar, “secde et!” Aaah Hoca ah! İnancını, imanını, şecereni anladık da, bunca rahle-i tedrisattan sonra hiç değilse; “bir tek gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil/ yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil” diyen Yunus Emre’den, ya da “fetva verir yalan yulan!” diyen (gerisi kalsın) Pir Sultan Abdal’dan biraz nasiplenseydin de, bu çukura düşmeseydin ya… Söyler misin Hoca, seninki hangi Müslümanlık: Muhammed’in ve Ehli Beyt’inin Kur-ani Müslümanlığı mı, işine gelen ayetleri derleyip işine gelmeyenleri yakan Osman’ın Müslümanlığı mı, mızrak uçlarına ayet takıp savaşa gidenlerin Müslümanlığı mı, Muaviye-Yezit’in uyguladığı Müslümanlık mı; Fetullah’ın, Cüppelinin, senin ya da Yaşar Nuri hocanın Müslümanlığı mı? Yoksa “tek mabet” dediğin camiden çıkıp Madımak’ta olduğu gibi insan yakmaya “fetva veren” Müslümanlık mı? Yoksa, yoksa bu katliamı onaylayan, canileri savunan, parti kuran, iktidar olan ve Karun gibi zenginleşenlerin Müslümanlığı mı? “Deniz feneri” Müslümanlığı mı? Dini siyasallaştıranların, rüşveti “mubahlaştıranların” Müslümanlığı mı? Hangisi Hoca! Bunca caminin, sekiz bakanlığın bütçesine bedel haram edilmiş kaynak kullanan Diyanet’in, din prof’’unun, hocanın, imamın, zorunlu din dersinin, kuran kursunun, mescidin, türbanın olduğu ülkemizde ve bütün İslam dünyasında; bunca hırsızlık, sahtekârlık, pislik, cehalet, rüşvet neden diz boyu acaba… Neden bir tek medeni İslam ülkesi yok; neden tamamı emperyalizmin kucağında! Eğer kastettiğin Müslümanlık, size benzemeyenleri, “farklı olanları, demokrasi, laiklik, özgürlük isteyenleri yakın, öldürün” Müslümanlığıysa, biz Müslüman değiliz hoca… Biz, “gök kubbenin altındaki her bir yer, mabettir” diyen; Peygamberin ve Hak, Muhammet, Ali yolunda can veren on iki imamların yolcusuyuz, bendesiyiz… Öncelikle de insanız… Murtaza Demir Odatv.com
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: |
|
|
#2 |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3927
Mesajlar: 131
Thanks: 537
Thanked 243 Times in 103 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi :
![]() |
Bu yazıya imza atılmaz mı... Sonsuz Teşekkür. Ağzına, yüreğine sağlık Sn. Murtaz Demir.
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to akalem For This Useful Post: |
|
|
#3 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Thanks: 787
Thanked 863 Times in 311 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Size katiliyorum Sayin akalem, haklisiniz... Evet, Sayin Murtaza Demir her firsatta hepimizin haykirdigi, gereginde ugruna öldügü gercekleri söylüyor, Alevi gibi söylüyor... Yürekten, dogrudan, derinden ve cümle kapidan... Eyvallah Murtaza dost... Profesör pecesiyle dolasan kanli katiller! Dün de yüzünüz kara ve yerdeydi; bu gün de karanliklarin kapi bekcilerisiniz. Sizin de carkiniz kirilir!... Eyvallah Devrim dost... Paylasim icin... |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Musali Sar For This Useful Post: |
|
|
#4 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Thanks: 787
Thanked 863 Times in 311 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Aziz Nesin, geri zekalilari affetmezdi; ancak bizi hücrelerimize dek anladiktan sonra yapardi yapacagini. Bu nedenle de soytari olarak degil, gülmece dehasi olarak dünya capinda sevilmis, sayilmisti. Demir, biraz geriden geliyor, kabul; ama bence ictenlikle geliyor. Hürmetim bunadir. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Musali Sar For This Useful Post: |
|
|
#5 |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 863
Thanks: 2039
Thanked 1158 Times in 603 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Murtaza Demir'in itiraz şekli ayrıdır itirazındaki samimiyet ve güzellik ayrıdır.
Alevilikle ilgili herhangi bir ilgisi ,paylaşımı yada derdi olmayıp tek meselesi pkk cılık kürtçülük vb. olan bu Mehtap75 isimli arkadaşın,Alevi düşmanı Sunni bir Yobazı savunması hoşgörü gösterilecek birşey değildir.
Sırrımızı ifşa eden ile bize ihanet eden eşittir. Hazret-i ALİ Allah gözlerini açtığında ALİ OLDU ! |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Bizden Biri
Üye No: 3478
Mesajlar: 863
Thanks: 2039
Thanked 1158 Times in 603 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 59
REP Seviyesi :
![]() |
Yalnız kafama takıldı bu Bayraktar efendi'nin iddialarına yine kendi dininden yanıt vermek istedim.Tartışmayı dinledim.Beyfendi "İbadet edilen yere mescit denir,mescit secde edilen yer demektir,Allaha secde ile ibadet edilir,Allah ve Kuran böyle emretmektedir,eğer Aleviler de müslümanım diyorlarsa mescitlerde secde etmelidirler,yok değillerse bizleri ilgilendirmez" manasında konuşmaktadır.
Efenim yine kendi Kuranı ve -dolayısıyla- kendi Allahı şöyle demektedir ; 6. hacc suresi (22) 18.ayet "görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar,ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep allah'a secde ediyor. Peki Bayraktar efendi ,gökteki kimseler,güneş ,ay yıldızlar ve dağlar taşlar Allah'a mescitlerde mi secde etmektedirler ? 12:04 Bir zamanlar Yusuf, babasına (Yakub'a) demişti ki: Babacığım BEN RÜYAMDA ON BİR YILDIZLA, GÜNEŞ VE AY'I BANA SECDE EDERLERKEN GÖRDÜM. Bayraktar efendi ,Yusufa secde eden güneş ay ve 11 yıldız da secde ederken acaba mescitteler miydi ? Hicr 28-29-30 "Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın! dedik.Bunun üzerine melekler hepsi birden secde ettiler" Bayraktar hazretleri Adem'e secde eden melekler bu işi yaparken mescitteler miydi ? Hani durmadan Allahtan Kurandan dem vuruyorsunya.Al sana Allah al sana Kuran. Konu Baba İlyas tarafindan (10-19-2011 Saat 03:22 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to Baba İlyas For This Useful Post: | Amistofes (10-20-2011), Devrim06 (10-20-2011), esonto58 (10-21-2011), Hamza Aksüt (10-20-2011), Musali Sar (10-19-2011), İşcanbaba (10-19-2011) |
|
|
#7 |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Thanks: 787
Thanked 863 Times in 311 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
Efenim yine kendi Kuranı ve -dolayısıyla- kendi Allahı şöyle demektedir ;
6. hacc suresi (22) 18.ayet "görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar,ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep allah'a secde ediyor. Peki Bayraktar efendi ,gökteki kimseler,güneş ,ay yıldızlar ve dağlar taşlar Allah'a mescitlerde mi secde etmektedirler ? Soru gibi bir soru... Bakalim burkali profesörler hangi dagin dumanini üfürükleyecekler bu mevzuda? |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Musali Sar For This Useful Post: |
|
|
#8 | |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alinti:
Sabah sabah bizi güldürdünüz, neşe verdiniz. Ülkemizdeki akademisyen kalitesini deşifre ettiniz. Sağolun, varolun. Konu Hamza Aksüt tarafindan (10-20-2011 Saat 11:09 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post: |
|
|
#9 | |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.711
Thanks: 2331
Thanked 3633 Times in 1425 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
''SÖZ KONUSU ALEVİLİKSE İSLAM TEFERRUATTIR.''
|
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post: | Amistofes (05-03-2012), Baba İlyas (10-22-2011) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| aÇiklamalari, alevİlerle, bayraklinin, bayraktar, prof, İlgİlİ |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||