![]() |
|
![]() |
|||||||
| Abbas Tan Abbas tan makalelerini, yöneltilen soru ve görüşlerin paylaşıldıgı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Yeni Üye |
Sayın Fazilet hanımefendi, ortada tam tersi bir durum var, ve sorunuzun cevabını; ‘’’Alevi inancının olmazsa olmazı Kırklar Cem’i’’’ diye güzelce dile getirdiğiniz Kırklar vermiş.. Kırklardan üste söz söylemek bizim haddimize düşmez...
Cem Vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen Alevilik Sempozyumu konusunda sayın Abbas Tan´a cevaben yağdığınız yazıda: ‘’’Son yıllarda Aleviliği İslam’dan, İslam’ın Peygamberi Muhammed ve onun soyundan uzaklaştırmadaki niyet nedir? Bence bunu iddia edenlerin hiç değilse dürüst davranıp niyetlerini açıklamaları gerekmektedir.’’ diye soruyorsunuz... Sayın Fazilet hanımefendi, ortada tam tersi bir durum var, ve sorunuzun cevabını; ‘’’Alevi inancının olmazsa olmazı Kırklar Cem’i’’’ diye güzelce dile getirdiğiniz Kırklar vermiş.. Kırklardan üste söz söylemek bizim haddimize düşmez... Bize ancak,,, Alevi yolunda fazilet dağıtanlara,,, İslam Peygamberi Muhammed, Kırklar Cem’ine, PEYGAMBER olarak veya malım mülküm, soyum sopum şu diyerek girebildi mi ? Kabul edildi mi,, diye sormak düşer...?? Kırkların kabul etmeyip, git peygamberliğini ümmetine yap diye uzaklaştırdığı, peygamber olarak içeri almadığını, Alevi-Cem-Erkanına alma, Faziletini Size Filozofu Fethullah İzzettin Hocanız mı verdi? diye sormak düşer.. Muhammed üçüncü denemesinde,, fakir fukaraya hizmetçiyim deyip, kırklar kapısında içeri alındığında,, ilk sorusu ne oldu ?. SİZ KİMSİNİZ.. Demek Kırklar Cemi ‘Alevilik’ Muhammed - İslam’dan ayrıca ve önce var,,, Muhammed’in Kırklar Ceminden inancından haberi yok ki,, siz kimsiniz diye soruyor... Muhammed ‘’hadümül-fukara marifetini görelim’’’ diye test edilip,,, Alevi YOL erkanı içine, ancak hizmetçi olarak giriyor,, tersi değil.. Aksin söylemeye Faziletiniz var mı?? Diye sormak düşer.. Yolerinin Fazileti; Haksız düşkün şaşkını, katil, ümmeti yezit faşist ‘Zeybeklerle’,, Cemevi de bizim, cami de bizim deyip... Ramazan orucu tutup, iftar yemeği verip, üstüne birde ezan okuyup namaz kılıp, Tekir yaylalarında Bozkurtlara semah dönmek mi ?? 1980 Cuntasından icazetli,, MDP kurucusu İzzettin baba-yasa profu. hoca efendinizin, Zorunlu din dersinin, ANA-yasanın başına bağlanmasındaki rolü ne ??.. Yoksa hoca efendi, Halacı Mansur gibi,, benimde boynuma ‘’Karmeti Casusu’’ yazıp dara çekerler diye korktuğundan mı karşı çıkmadı.. ?? Alevileri asimle etmek için, profesör, bilim adamı diye, çocuklara yutturmaya çalıştığın zatların, başımız kurana hadise bağlı, diye tersinden okudukları kitaplarda,,, Muhammed’in kaç tane eşi,,, kaç tane cariyesi,, Kaç çocuğu,, kaç kölesi olduğu yazıyor.. Şu seni Ehlibeyt dediğin kaç kişiden oluşuyor.. Kuran bir erkeğe kaç ‘’garı’’’ hak tanıyor. ?? Muhammed’in Allah’ı cennetinde mümin erkeklere kaçar (bakire) huri vaad ediyor...?? Bayanlara bir şey yok mu ?? Bu Muhammed, Bu Kuran, Yolerinin baş tacı olabilir mi ??. Bir bayan olarak bu konularda Faziletli bir cevabınız var mı ?? Yoksa başka bir ‘’Kuran, Muhammed’’ düşünüyor da, açıkça söylemeye mi korkuyorsunuz.?? Feramuz Acar fa@randers.dk Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Değerli Fazilet Hanım. Bu sizin yazınıza eleştiri getirme cüretinde bulunan Bay Feramuz Acar ciddiye alınmaya değmez. Ciddi insan adaletli olur. Bu arkadaş kendi federasyonunun sitesinde bana hakaret yazıları yazdıran bir vatandaştır. Olayı kısaca hatırlatayım. Kazım Engin adlı bir şahıs 2006’da bir gün bir yazı yazarak güya beni eleştirdi. Bu Feramuz Acar ve benzerleri de hiç sorgulamadan bu yazıları sayfalarına taşıdılar. İlginçtir sayfalarına cevap olsun diye gönderdiğim yazılara da köşelerine yer vermediler. Yani kendi kendilerine yazıp çizen kişiler. Ve böyle şeyleri sürekli yapıyorlar. Ve tabii ortalıkta ’’Kul Hakkı yemenin ne anlama geldiğini bilmeden’’ Alevi yöneticisi sıfatı ile de dolaşıyorlar. Bunlar ciddiye alınacak insanlar değiller. Çünkü etik değiller. Yanıt vermene değmez. Selamlar Fakir Sayın Fazilet hanımefendi... Cem Vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen Alevilik Sempozyumu konusunda sayın Abbas Tan´a cevaben yağdığınız yazıda: ‘’’Son yıllarda Aleviliği İslam’dan, İslam’ın Peygamberi Muhammed ve onun soyundan uzaklaştırmadaki niyet nedir? Bence bunu iddia edenlerin hiç değilse dürüst davranıp niyetlerini açıklamaları gerekmektedir.’’ diye soruyorsunuz... Sayın Fazilet hanımefendi, ortada tam tersi bir durum var, ve sorunuzun cevabını; ‘’’Alevi inancının olmazsa olmazı Kırklar Cem’i’’’ diye güzelce dile getirdiğiniz Kırklar vermiş.. Kırklardan üste söz söylemek bizim haddimize düşmez... Bize ancak,,, Alevi yolunda fazilet dağıtanlara,,, İslam Peygamberi Muhammed, Kırklar Cem’ine, PEYGAMBER olarak veya malım mülküm, soyum sopum şu diyerek girebildi mi ? Kabul edildi mi,, diye sormak düşer...?? Kırkların kabul etmeyip, git peygamberliğini ümmetine yap diye uzaklaştırdığı, peygamber olarak içeri almadığını, Alevi-Cem-Erkanına alma, Faziletini Size Filozofu Fethullah İzzettin Hocanız mı verdi? diye sormak düşer.. Muhammed üçüncü denemesinde,, fakir fukaraya hizmetçiyim deyip, kırklar kapısında içeri alındığında,, ilk sorusu ne oldu ?. SİZ KİMSİNİZ.. Demek Kırklar Cemi ‘Alevilik’ Muhammed - İslam’dan ayrıca ve önce var,,, Muhammed’in Kırklar Ceminden inancından haberi yok ki,, siz kimsiniz diye soruyor... Muhammed ‘’hadümül-fukara marifetini görelim’’’ diye test edilip,,, Alevi YOL erkanı içine, ancak hizmetçi olarak giriyor,, tersi değil.. Aksin söylemeye Faziletiniz var mı?? Diye sormak düşer.. Yolerinin Fazileti; Haksız düşkün şaşkını, katil, ümmeti yezit faşist ‘Zeybeklerle’,, Cemevi de bizim, cami de bizim deyip... Ramazan orucu tutup, iftar yemeği verip, üstüne birde ezan okuyup namaz kılıp, Tekir yaylalarında Bozkurtlara semah dönmek mi ?? 1980 Cuntasından icazetli,, MDP kurucusu İzzettin baba-yasa profu. hoca efendinizin, Zorunlu din dersinin, ANA-yasanın başına bağlanmasındaki rolü ne ??.. Yoksa hoca efendi, Halacı Mansur gibi,, benimde boynuma ‘’Karmeti Casusu’’ yazıp dara çekerler diye korktuğundan mı karşı çıkmadı.. ?? Alevileri asimle etmek için, profesör, bilim adamı diye, çocuklara yutturmaya çalıştığın zatların, başımız kurana hadise bağlı, diye tersinden okudukları kitaplarda,,, Muhammed’in kaç tane eşi,,, kaç tane cariyesi,, Kaç çocuğu,, kaç kölesi olduğu yazıyor.. Şu seni Ehlibeyt dediğin kaç kişiden oluşuyor.. Kuran bir erkeğe kaç ‘’garı’’’ hak tanıyor. ?? Muhammed’in Allah’ı cennetinde mümin erkeklere kaçar (bakire) huri vaad ediyor...?? Bayanlara bir şey yok mu ?? Bu Muhammed, Bu Kuran, Yolerinin baş tacı olabilir mi ??. Bir bayan olarak bu konularda Faziletli bir cevabınız var mı ?? Yoksa başka bir ‘’Kuran, Muhammed’’ düşünüyor da, açıkça söylemeye mi korkuyorsunuz.?? Feramuz Acar fa@randers.dk Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Bir yandan Sünnileri Aleviliği tanıma ve tanıtma konusunda eleştirirken, diğer yandan kendi merakı ve arzusuyla bu işe gönül vermiş, araştırmış ve bir çoğumuzdan daha fazla bilgisi olan bir insanı dışlamak haksızlık olmuyor mu? Cem Vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen Alevilik Sempozyumu’nun ardından bana bir e-mail geldi. Gelen yazı akrabam ve çok sevdiğim Ağabey’im Abbas Tan’dandı. Alevi hareketine uzun yıllardır emek veren ve aynı zamanda Kango Cafer olarak bilinen ulu bir Zat’ın da torunudur kendisi. Onun bu yazdıklarını doğrudan onunla tartışmayıp bu köşeye taşımamın bir nedeni var elbette. Çünkü bu sempozyumla ilgili benzer yorumlar ve değerlendirmeler yapılacaktır. Bu onlara da bir yanıt olsun istedim. Abbas Ağabey’in yazısının başlığı “Aleviler Türk’mü, müslüman mı?” Yazıda konuşmacıların çoğunun Alevi olmadığı eleştiriliyor ve deniliyor ki “ Aleviliği Alevi olmayanlar anlatıyor” Alevi olmayan konuşmacılar Alevilik cevherini görmüş ve yıllardır bunu araştıran birer bilim adamı. Her bilim adamı kendi araştırmaları çerçevesinde vardığı sonuçların açıklamasını yapar. Herkesin onun görüşünü paylaşması gerekmez. Kaldı ki, aynı inançtan olmasa da o inanç ilgili herkes araştırma yapar. Aleviliği sadece Aleviler araştırabilir diye bir şart koyamazsınız. O nedenle neden Alevi olmayan da araştırıyor ve anlatıyor demek mümkün değildir. Ayrıca Alevi araştırmacılar da sempozyumun katılımcılarıydılar. Şimdi soruyorum, Alevi olduğunu bile sonradan öğrenen, oturup “Bu nasıl bir inançtır, nereden gelmiştir, nasıl bir süreç izlemiştir, kimler bu yolun sürmesi için gerektiğinde canını vermiş, olmadık fedakarlığı yapmıştır” zahmetine katlanmayan, ama bir kurumun Genel Sekreteri olup ilk işi Alevilerin özgürlüğü için yıllarını vermiş önderlere ve kurumlarına saldırmak, kötülemek olanları düşündüğünüzde, eski Kültür Bakanlarından Namık Kemal Zeybek’i gönül verdiği için Alevi inancını araştırdığından, kendisini Alevi inancıyla özdeşleştirdiğinden dolayı eleştirmek biraz haksızlık olmuyor mu? Biraz önce sözünü ettiğimiz kişi ve ona benzer niceleri Zeybek kadar zahmete girip, inançlarına zaman ayırdılar mı ve Alevi inancı konusunda Zeybek kadar bilgileri var mı? Yeterinde bilgileri ve cesaretleri varsa bu beğenmediğiniz Namık Kemal Zeybek’le karşı karşıya gelip tartışsınlar derim ben. Bir yandan sünnileri Aleviliği tanıma ve tanıtma konusunda eleştirirken, diğer yandan kendi merakı ve arzusuyla bu işe gönül vermiş, araştırmış ve bir çoğumuzdan daha fazla bilgisi olan bir insanı dışlamak haksızlık olmuyor mu? Sünnilerle aynı memleketi paylaştığımıza ve bundan böyle de aynı topraklarda yaşayacağımıza göre, inancımıza ilgi gösteren, değer verip ziyarete gelen politikacılar neden eleştiriliyor? Bundan önce “Bizi ciddiye almıyorlar” diye yakınıyorduk. Alevi inancının tanınması, önyargıların ortadan kalkması ve toplumda barışın sağlanması için politikacıların halka örnek olmaları gerektiği söylerken, neden filanca politikacı sempozyuma gelmiş diye horlamak ise hiç anlaşılır gibi değil. Ne yapalım o halde? Ne konuşalım, ne görüşelim, kin ve düşmanlık devam etsin mi amacımız? Aleviler Türk’mü? Neden bu konu ele alınıyor diyor sevgili Ağabeyim Abbas Tan. Neden alınmasın? Her inancın ortaya çıktığı bir tarihçesi, coğrafyası vardır. Bunu anlatmak neden hata oluyor?. Son yıllarda belli çevrelerden, belli amaçlar nedeniyle buna karşı çıkanlardan önce yüzyıllarca Alevilerin Anadolu’ya geliş tarihleri ile ilgili bir tartışma yoktu. Bu tarihe karşı çıkışın belli politik olaylara paralel olarak yaygınlaşması dikkat çekici değil midir? İşte Aşık Daimi’nin dizeleri: Horasan ilinde bayrağını açan Yezidler elinden zehiri içen Mümin kullarına hülleler biçen Evliyalar Şah-ı Pir İmam Rıza Aleviler müslüman mı? Bu herhalde geleneğinde, ibadetinde, deyişinde, sazında-sözünde, duasında-bedduasında kısacası Alevi inancının her bir kelimesinde İslam’ın Peygamberi Muhammed’i, müslümanlığı kabul eden ilk insan Hz. Ali’yi, ve onların soyu olan Ehlibeyt-i ifade eden Alevilere yöneltilecek bir soru olamaz. Alevilerin müslümanlığı Emevi ve Abbasi müslümanlığı değildir. Zaten onlar da Alevi inancına göre müslüman değildir. Bu değerler Alevi inancının temelidir, çimentosudur. Kalkıp ibadetinde, felsefende, hem Muhammed’i hem Ehlibeyt-i anacaksın, sonra da İslam’i reddedeceksin. Bu kabul edilemez bir çelişkidir. Tarihte Muhammed’ten önce Alevi inancının olmazsa olmazı Kırklar Cem’ine raslamak olanağı varmı dır? Alevi inancının temel taşı “Buyruk” u İmam Cafer Sadık yazmamış mıdır? Daha önce “Buyruk” var mıydı? Son yıllarda Aleviliği İslam’dan, İslam’ın Peygamberi Muhammed ve onun soyundan uzaklaştırmadaki niyet nedir? Bence bunu iddia edenlerin hiç değilse dürüst davranıp niyetlerini açıklamaları gerekmektedir.. Bu çabaların altında çok açık olarak Alevi inancını asimile etmek yatmaktadır. Yoksa bu çelişki ile çocukları bile kandırmak olanağı yoktur İşte buna Pir Sultan’ın yanıtı: Şah-ı Merdan Ali kurdu bu yolu Hazret-i Fatima cihanın gülü Evvel Seyyid Ali aldı yürüdü Kırkların serdarıdır Kızıl Ali “Asıl gelinmesi gereken nokta Aleviler birilerine peşkeş mi çekmeye çalışanlar var....Aleviler pazarlanıyor...Bu tür Alevilik sempozyumları sünni bilim adamlarının işine yarayacaktır...AKP ve MHP ile gizli pazarlıklar sürdürülecektir...” deniliyor yazıda. Sevgili Ağabeyim, sen de ben de aynı ortamda büyümüş Alevileriz. Evliya gibi olan deden Kango Cafer’de, benim dedem- babam ve sağlı sollu çevrili olduğumuz Ehlibeyt soyundan gelen insanlar zamanında bize ne anlattı ise, adını vermesen de Alevileri pazarladığını ileri sürdüğün Sayın İzzettin Doğan’da kendisini bildik bileli aynı şeyleri söylüyor, savunuyor ve yolumuzu sürdürmek için yıllardır mücadele veriyor. O sempozyumda araştırmacıların her söylediğini paylaşmasak da, bize son derece verimli, bilgilendirici, ufkumuzu zenginleştirici bir sempozyum sunuldu. Bu bilimsel bir sempozyumdu ve bilim her zaman tartışmaya açık bir olgudur. Bunu benden iyi bilirsiniz. Lütfen her şeyi sırf kötülemek için bir fırsat olarak değerlendirmeyelim. Bu Aleviyim diyene, hele hele Kango Cafer’in asaletine yakışmıyor. Selam ve sevgilerimle... faziletyoleri@habercem.com |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: Kayseri
Üye No: 527
Mesajlar: 14
Thanks: 1
Thanked 45 Times in 13 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Sevgili Fazilet,
Cem vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen Alevilik sempozyumu ile ilgili yazmış olduğum bir yazıya karşılık yazdığınız yazıyı zevkle ve dikkatlice okudum. Elbette insanlar düşüncelerini kaleme alırlarken hem ölçülü,hem de gerçeklerden uzaklaşmadan ve tespit ettiği eksik,noksan yada yanlışları çok iyi irdelemeden yazmamalıdır. Ben söz konusu yazımı hazırlarken bütün bu hususları dikkate alarak yazdım. Her şeyden evveli,gerek Dedem Cafer (Gango) Tan’dan ve ailemden aldığım aile terbiyem gerekse siyasi ahlakım gereği kimseye hakaret etmeyi aklımın ucundan dahi geçirmem. Daha da önemlisi yazılı basında bu tip tartışmaların yapılmasına gönlüm razı olmaz. Yazdığım yazıların birçoğunu herkesle paylaştığım gibi sizlerle de paylaşmaktayım. Amacını aşan yazılardan da hep kaçınmışımdır. Cem Vakfı tarafından düzenlenen ve son derece önem taşıyan sempozyumun birinci oturumunu aynı hassasiyetle dinledim. Doğrusu düşüncelerimin tamamını da kaleme almadım,mümkün olduğunca abartmadan ama taşıdığım kaygıları da yazmayı bir zorunluluk olarak hissettim. Bu güne kadar sayın İzzettin Doğan ve Cem Vakfı ile ilgili birkaç yazı yazdım. Hiç birisinde kimseye hakaret etmedim,hakaret etmek hakkını da kendimde görmedim. Ama en ağır eleştiri yapmaktan da asla vaz geçmedim ve geçmemde. Sayın İzzettin Doğan’ın akademik kariyeri hakkında söz söylemem,söyleyemem. Doğan dedenin oğlu olması hesabıyla Alevi inancım gereği sahibi olduğu posta sonsuz saygım da vardır. İzzettin Doğan,Alevi inancı gereği posta oturuncayana kadar benim gözümde dede çocuğudur.ne zaman posta oturursa dededir ve yine aldığım eğitim gereği gerekli saygıda kusur etmemeye çalışırım. Sayın izzettin Doğan’ın siyasi tavrını,Alevi örgütlülüğü konusundaki tavrını da kesinlikle tasvip etmiyorum ve edemem de. Bu benim düşüncemdir ve bu konuda kimsenin beni eleştirme hakkı da yoktur. Alevilerin ve Aleviliğin yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde sözde Aleviliği benimseme adına ortaya çıkıp Aleviliği tarif etmeye kalkışan sözde bilim adamlarına yada araştırmacılara da bu imkanı tanıma gibi bir hoşgörüde de bulunmam mümkün değildir. Elbette herkes her konuda araştırma yapabilir,çalışmalarını sürdürebilir olduğu gibi Alevilik konusunda da aynı hassasiyeti gösterebilirler ama sempozyumun birinci oturumunda Sayın Doğan’ın yönetimindeki panelistlerin Doç.Mustafa Şen dışındakilerin geçmiş dönemlerde yaptıkları çalışmalar ve yazdıkları makaleler ve o gün ki tezleri tarafımdan kabul görmesi mümkün değildir ve bu düşüncemi de herkesle paylaşmak taktir edersiniz ki herkes gibi benim de hakkımdır. İzzettin Doğan ve dolayısıyla Cem vakfının Alevilik anlayışı da benim Alevilik inancımla örtüşmüyor. Bunlardan örnek verecek olursak; Kadın erkek eşitliğinin olmadığı bir Cem, kadınların (küçük kız çocukları dahil) başlarının zoraki örtülmesi,asla ceme alınmaması gereken katillerin yada katil olarak sanılan insanların cemde hem de postta yada posta en yakın yerlerde oturtulması ve bu imkanların sağlanması,cemlerde kurandan ayetler okunması (ria),yüzyıllardır Alevilik olarak ifade edilen bu inanca Alevilik-Bektaşilik-Mevlevilik ve Alevi İslam gibi yeni ifadeler eklenmesi beni tedirgin etmektedir ve kaygı verici olarak görmekteyim. Verdiğiniz örnekler bazı gerçekleri yansıtıyor ama siz bu örneği nasıl kullandığınızı daha iyi bilirsiniz. Sizin verdiğiniz Pir Sultan Abdal’ın bir dörtlüğü Şah-ı Merdan Ali Kurdu bu yolu, Hazret-i fatima cihanın gülü, Evvel Seyyid Ali aldı yürüdü, Kırkların serdarı Kızıl Ali. Burada sanıyorum Muhammed Peygamberin nerede olduğunu yada Kırkların kimler olduğunu unuttunuz. İşte bizim yedi ulu ozanlarımızın deyişlerinde saklı gerçekleri birileri farklı yerlere çekerek gerçeklerden uzaklaştırıyorlar ve bizlerde bu konuda eleştirilerimizi dillendiriyoruz. Sevgili Fazilet kardeşim, İnsanları eleştirmek son derece önemli ve bir o kadar da özgür irade meselesidir. İnsanları kötülemek adına fırsat bularak yazdığımdan ve dedem Cafer Gango’nun asaletine yakışmadığından bahsediyorsunuz. 59 yıllık yaşamımda dedem Cafer ve onun felsefesine uymayan hiçbir davranışta bulunmadım ve buna gerek de görmedim. Dedem Cafer (Gango) Tan hiçbir zaman eleştiriden rahatsızlık duymadığı gibi eleştirmekten de geri durmamıştır. Çok yakın dostunun tavrını eleştirel şiirini hiç kimseyle paylaşmadan önce muhatabına göndermiştir. Bakınız o şiirinde dostunu nasıl eleştirmiştir. KENDİNİ BEĞENME Kendini beğenip ariflik satma Arif olanların olur nişanı Nefsine beyhude eziyet etme Boş görme dolu bil hep cümle canı Arif isen her şahsı sen insan sanma Farkı temiz eyle renge aldanma Kamille otur kalk asla usanma Zira kamillerin yücedir şanı Kamille otur kalk kesb eyle kemal Kamil meclisinde olmaz kili kal Kamille olursan daim hoşhal Kamiller artırır kalbde imanı Sakın muraiden sıfat satandan Karga olup bülbül gibi ötenden Tanrı buyruğuna hile katandan Dök öğüne yesin kuru samanı Yüzünü görenler bir adam sanır Zikri tevhid ile hemen sallanır Ne Allahtan korkar nede utanır Fakir fukaraya eder ziyanı Menfaati için zengini över Bu doğrudur diye döşünü döver Bir fakir görürse ağzını eğer Görmedim böylesi çürük imanı Kendini met eder sel gibi coşar Mümin kıyafetle münafık yaşar Kendi ettiğine kendide şaşar Daim pişman gezer hakkın düşmanı Kibirlikten bilmez olmuş dostunu Giyinmiştir mağrur hasut postunu Saçı sakalıyla elde bastonu Çıkar gök yüzüne bir gün dumanı. Yeter Cafer artık sözü uzatma Noksanı sende gör ele söz atma İçeri girersen köşe gözetme Sonra sana uğrar Nuh’un tufanı. Bu düşüncede olan bir dedenin torunu olarak nasıl yazacağımın bilinciyle,İmam Hüseyin’in inancıyla,Pir Sultan Abdal’ın direnciyle,Yunus’un hoşgörüsü ve pirim Hünkar Bektaş Velinin insan sevgisiyle,sizi dostça selamlıyorum. 1.5.2009 Abbas Tan |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Thanks: 7177
Thanked 2670 Times in 1525 Posts REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sayın abbas tan;
yazınızı okudum. Ben aleviliğin islamdan TAMAMEN ayrı ve bağımsız olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu konuda konusmayacagım... benim ricam isteğim , artık yazısmalarla, sempozyumlarla, biri orda biri başka yerde konuşarak değil karşılıklı konuşlarak trtışın inancımızı. araştırmalarınız önemli ve gerekli lafım yok ancak ayrı gayrı konustugunuzdan dışardan bizi küçümsüyorlar daha kendi inançlarını bilmiyorlr bunlar afedersiniz özürdilerm ama salak diyorlar. lütfen atık bir araya gelin kesın karara baglayın ce inancımıza laf getirtmeyin.. yeter artıkk... sevgiyle kalın...
...... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Can Bizden Biri
Üye No: 22
Mesajlar: 2.743
Thanks: 7177
Thanked 2670 Times in 1525 Posts REP Gücü : 23
REP Puanı : 629
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sayın abbas tan söylediklerime karşı bir şey söylemeyecekmisiniz?
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| fazilet, hanımefendi, sayın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||