![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Ozanları, Deyişler Alevi ozanlarına dair paylaşımların yapılabileceği alan. Deyiş, Deyişler. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
26 Ağustos 1933’te Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Kendinin asıl adı Ahmet, Babasının adı (Sarı) Ali, anasının adı Sıdıka’dır. Çocukluğu o dönemin çoğunluğu gibi maddî olanaksızlıklar içinde, babasının işlerine yardım ederek geçti. Okul çağı gelince de büyük bir hevesle İlkokul’a başladı.
O yıllarda İlkokulu bitiren çocukların büyük bir çoğunluğu, Ortaokula gönderilmez; kısa yoldan sanat öğrensin diye çeşitli meslekten ustaların yanına çırak olarak verilirlerdi. Ahmet çalışkan bir öğrenci olduğu için babası onu Ortaokula yazdırdı. İki yıl Ortaokula devam etti. Ancak geçim sıkıntısı nedeniyle okumaya çok hevesli olmasına karşın okulu bırakmak zorunda kaldı. Okuldan ayrıldıktan sonra çeşitli işlerde çalışarak günlük harçlığını çıkarmaya başladı. Güzel Sanatlara ilgi duyan, okumayı seven, çok iyi bir arkadaş grubu vardı. Bu grupla Halkevinde sürekli toplanıyorlar, çeşitli sanatsal etkinlikler düzenliyorlardı. Bu yıllarda şiire merak sardı. Geçmişteki ozanların deyişlerini çokça okudu. Kendisi de bu arada bir şeyler yazmaya başladı.Gün geçtikçe daha düzgün şiirler yazıyordu. Derken... Ümmü Gülsüm adında bir kıza sevdalandı. Herhangi bir mesleği ve sürekli işi olmadığı için de kızı babasından istemek yerine kaçırmak zorunda kaldı. Evin geçimi başa düşünce, sürekli çalışmak gerektiğini anladı. Bir terzinin yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Evliliğinin ikinci yılında bir kızları oldu. Kadir gecesi doğduğu için de adını Kadriye koydular. İyi kötü kimseye muhtaç olmadan geçinip gidiyorlardı ki, şanssızlık yine yakasını bırakmadı… Arkadaşlarıyla bir Pazar günü eğlenmek üzere ava gittiler. Bir ara bir tüfek patlaması duyuldu, kimse nasıl olduğunu anlayamadan Ahmet yere devrildi. Arkadaşlarından birinin tüfeğinden çıkan saçmalar kalçasını delik deşik etmişti. Bir yıla yakın bir süre koltuk değnekleriyle dolaştı. O yıl askerlik zamanı da gelip çattı. 1954 yılında Mamak Muhabere Okulu’nda vatani görevine başladı. Terzi oluşu askerde işine yaramıştı. İki yıl boyunca bölükte terzi olarak görev yaptı, dolayısıyla sanatını ilerletme olanağı buldu. Terhis olduktan sonra Şarkışla’da bir dükkan açıp terziliğe başladı. Tam işleri düzene girmeye başlamıştı ki, karısı hastalandı. Doktor - doktor dolaşıyorlar, bir türlü çare bulamıyorlardı…Başladı yangıyla çalıp söylemeye... Yine böyle çalıp söyleyip yorgun düştüğü bir gece rüyasında Ehrama bürünmüş bir pir, sırtını sıvazladı “Bundan sonra senin adın Sefil Selimî olsun; duası benden, devası Allah’tan” dedi ve çekilip gitti. Sabah kalktığında bir rahatlama hissetti, eşinin de iyileşmeye başladığını gördü. Kısa bir süre içinde Ümmü Gülsüm tamamen iyileşti. Ahmet’in de morali giderek düzeldi. O şevkle ve Selimî mahlasıyla çok çarpıcı şiirler söyledi. Kevser ırmağında sakî olan yar Bir bardak dem ikram etmez mi ola? Sıratın yolunu iyi bilen yar Benim de elimden tutmaz mı ola? Aman medet duy sesimi dardayım Sorma hallerimi gayet zordayım Cehennemden daha beter kordayım Yanarım yandığım yetmez mi ola? Her yanımı harlı ateş çevirdi Vücut sarayımı yaktı kavurdu Yaptım mamur ettim geri devirdi Viranemde güller bitmez mi ola? Zindana düşsem de gam yemem yine Sefil Selimi'yle dursan yan yana Olmak istiyorum dostla can cana Muradımca bülbül ötmez mi ola? O hızla ilk kitabı olan “Yâr Bâdesi”ni tamamladı ve 1963 yılında okuyucularıyla ilk köprüyü kurdu. Giderek Ozanların ve sanatçıların arasında saygın bir yer edindi. 1966’da Konya’da düzenlenen Âşıklar Bayramı’na katıldı, çok başarılı oldu. Aynı yıllarda “ Kevser Irmağı” ve “Ah Edip Çırpınan Bülbüle Döndüm” türkülerini dönemin ünlü sanatçılarından Nurettin Dadaloğlu Plağa okudu. 1968 yılında turist olarak Hollanda’ya gitti. 1972 yılına kadar orada çalıştı. Daha sonra memleketine döndü. Hollanda da biriktirdiği paralarla Sivas’ta bir kese kağıdı atölyesi ile satış mağazası kurarak ticarete başladı. İşlerini biraz düzene koyduktan sonra da idareyi oğlu İsmet'e bırakarak ticaret yaşamını bitirdi. Böylelikle sazına, sözüne, arkadaşlarına daha fazla zaman ayırdı. Sazı elinde tüm Anadolu’yu dolaştı. Anadolu'nun bir çok yerinde düzenlenen kültürel etkinliklere ve yarışmalara katıldı. Bir çok ödülün sahibi oldu. “Yâr Bâdesi”, “Yalınkat”, “Çoban Pınarı” adlı kitapları kültür dünyamıza; “Kimse Bana Yâran Olmaz, Yar Olmaz”, Gök Kubbe Altında Yerin Üstünde”, “Mezarlıkta Mezar Taşı” gibi bir çok güzel türküyü de Halk müziği repertuarımıza kazandırdı. Efendiliğiyle, ağırbaşlılığıyla ve sanatıyla ozanların ve sanatçıların arasında saygın bir yer edinen Sefil Selimi, 30 / 12 / 2003 Günü Sivas'ta vefat etti. Cenazesi aynı gün sevenlerince doğduğu yer olan Şarkışla'ya getirilerek toprağa verildi. Kimse bana yâran olmaz yâr olmaz Mertlik hırkasını giydim giyeli Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz İnsana muhabbet duydum duyalı İmanım hükümdâr benliğim esir Ehl-î Beyt'i sevdim, dediler: Kusur Kimi korkak dedi kimi de cesur Kurt ile koyunu yaydım yayalı Ardımdan vuranlar yüzüme güler Kestiği az gibi parçalar böler Herkes kılıcını boynumda biler Başımı meydana koydum koyalı Bu kızılbaş oldu yunmaz dediler Câmiye mescide konmaz dediler Kestiği haramdır yenmez dediler İmam Şah Hüsey(i)ne uydum uyalı Kimi bende kağıt hüccet arıyor Hâl bilmeyen dip dedemi soruyor Dostlar ölümüme karar veriyor Sefil Selimi'yim dedim diyeli |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1830
Mesajlar: 5
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Yönetim Tarafından Silinmiştir...
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Hakka Yürüdü
Üye No: 1987
Mesajlar: 7
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() |
Yönetim tarafından silinmiştir.
#NervouS! |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Altında
Yer altında yer altında, Gözüm yoktur her altında, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Dağılırız dağım dağım, Dökülürüz boğum boğum, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Kucağına çekiliriz, Ta bağrına sokuluruz, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Deşik deşik deştiğimiz, Zahmet verip eştiğimiz, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. El karışmaz işimize, Kimse girmez düşümüze, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Dostlar gelmez başımıza, Kuşlar düner düşümüze, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Bedenden düşer kolumuz, Susar söylemez dilimiz, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Bilmem nasıl dayanırız, Sanmayın ki uyanırız. Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında. Sefil Selimi ağlama, Baktığına bel bağlama, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında....>>
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma... varsın ateşin suskunlukla beslensin benim de yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik.. ______içinden geldiği gibi yaşamalısın "herşeyi".. KıZıL DeLi
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bağlanma
Gökte yağan kara yerde kurt düşer, Beyazdır diyerek kar'a bağlanma. Hem şaşınr hem de kendisi şaşar, Gözlü sanıp bakar köre bağlanma. Âşıklar dolanmış bir dost aramış, Sık dokunmuş, ince ince taranmış, Hoşlar hoşa, serler sere yaramış, Yolunu sarpa sürer sere bağlanma. Ehil de cahil de bir beden taşır, Aşkı okuyanın duygusu ışır, Ey Sefil Selimi sen seni pişir, Ham ocağa, çiğli kora bağlanma....>> |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Baktıkça
İçimde dert yükü yaralar kanar. Sevdiğim karşımda dargın baktıkça. Derdimi bilmeyen sarhoştur sanar, Nazlı yar geriden gergin baktıkça. Aşkın kudretinden gözlerim döner, Çektiğim bu sızı ölünce diner, İçimde bir ocak sönmeden yanar, O yar öyle sargın sargın baktıkça. Dert çekip karataş bağrında yattım. Acıyı, zulümü cefayı tattım. Keder kuyusunun dibine battım, Ağladım güzelim durgun baktıkça. Sakın kınamayın Sefil Selimi Aşk dönderdi dönen aciz dilimi. Gezmeye koyuldum beden ilimi, Maşukum gel deyip yorgun baktıkça....>> |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Başka
Her aşığın sevdiği var yâri var Benim yârimdeki başkalık başka. Güzel çoktur ayrı ayrı yeri var Benim yerimdeki başkalık başka. El âlemin yari tarife sığar, Ya boyun eğdirir ya boyun eğer Yaşar ölür veya, doğurur doğar, Benim yerimdeki başkalık başka. Pek çoğunun köşkü vardır oturur, Çoğu sever sevdiğini batırır, Söylemem duyanlar aklın yitirir Benim yerimdeki başkalık başka. İmkanı yok gelmez söz ile dile. Benzetmek olmaz ki bülbüle güle. Çokları anlatır üç beş harf ile, Benim yerimdeki başkalık başka. Yandığımı bilir kendisi yanmaz, Yemek istiyorum yenilmez yenmez Bu nasıl güzeldir bir türlü denmez Benim yerimdeki başkalık başka. Değerli madeni sarraflar seçer, Övmek ister iken bir baha biçer, Kimisi dost için başından geçer, Benim yarimdeki başkalık başka. Kimi sever sevdiğini fark eder, Kimi sever belâlara gark eder, Kimi sever geçinemez terk eder Benim yerimdeki başkalık başka. Sefil Selimî'yem bilmem öteyi, Aşka düşen kabul etmez hatayı, Unutturdu ana, baba atayı, Benim yarimdeki başkalık başka....>> Başka Başka Misafir olduğum hanede köyde, Yüzler başka başka öz başka başka. Her vardığım ilde, ayrı bir gayda, Teller başka başka saz başka başka. Aynı tezgah ayrı ayrı dokumuş, Kimileri cahil, kimi okumuş, İdare makamı meğer tek imiş; Yollar başka başka söz başka başka. Mevsim olur yazlı kışlı baharlı, Adamlar ver sitem, cilve, kahırlı Denizler dalgalı, ufuk pır pırlı, Çöller başka başka, toz başka başka. Kara beyaz gece gündüz seçilir, Aynı kefen uzun kısa biçilir, Duru akan berrak sular içilir, Seller başka başka buz başka başka. Sırlamış kovanı yapmış balını, Uğratmış sarp dağa çıkmaz yolunu, Sefil Selimi gör gurbet elini, Diller başka başka, göz başka başka....>> Belendikçe Âşıklar aşk ile yaşar, Ahüzara belendikçe. Kaynadıkça kaynar coşar, Zordan zora belendikçe. Zarım zorum kazanç kârım Tam olmadım kaldım yarım, Elimden alınır varım, Vardan vara belendikçe. Vara vardım, yoğu gördüm, Azlıkta en çoğu gördüm, Kara yerde ağı gördüm, Yerden yere belendikçe. Kısmetimi aldım erden, Uyandım kalktım çok erden, Aklımı oynattım serden, Serden sere belendikçe. Haberim yokken kerimden, Kemiğimden ve derimden, Ses yükseldi her yerimden, Sırdan sıra belendikçe. Hayret ettim ibret aldım, Bir Sefil Selimi oldum, Var içinde varsız kaldım, Vardan vara belendikçe....>> |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ben
Şöyle garip bencileyin, Diyen Yunus, denilen ben. Reva görüp inceleyin, İnce derde yenilen ben. Musluk suyu, su musluğu İçerek besler haslığı, Bize vermişler taşlığı, Susuz kalıp yanılan ben. Boş kap kalayı neylesin, Vur kalayı pak eylesin Ne desin nasıl söylesin; Rafa konulup anılan ben. Birkaç cümle kar ayazı Üç beş binlik çalgı sazı Aşık eder kazı kozu, Savaştayım ben ilen ben. Kimler ıssız kimler garip, Ah çekerim durup durup, Dert sinemde gurup gurup, Hem de dertsiz sanılan ben. Yunus konak, bense eşik, Her yanımız delik deşik. Sefil Selimi de keşik, Kabdan kaba konulan ben....>> Beni Ak gerdanlık beyaz gerdan, Akça bilek kara beni. Uzun kiprik kara gözler; Tezden verir dara102 beni. Ak düşen saçın uzunu, Sökemem ömür buzunu, Geçemem sazlı sözünü O düşürür zara beni. Kaşı siyah dudağı bal, Gamzeleri açıyor gül, Yanakları sanki al al; O geçirir yere beni. Etek sayvan beli ince, Gözleri benziyor tunca, Has bahçede sarı gonca, O götürür nâra beni. Boyu selvi, huyu güzel, Döküyor ömrümden gazel, Sefil Selimi sevdi ezel, O düşürür zora beni.....>> Benimdir Muhammed'e beli dedim, Rahman benim kul benimdir. Kur'an Hakk'ın dili dedim, Ayet benim, dil benimdir. Her sıfatı var eyleyen, Hor görmeyip yâr eyleyen, Güle karşı zar eyleyen, Bülbül benim, gül benimdir. Âşık maşuk fark etmeyen, Ayrı gayrı din gütmeyen, Hiç kimseye kin tutmayan, Ölü benim Sal benimdir. Şuuruma oldum malik, Özümde saklanır Halik, Kafam derya, aklım balık, Balık benim, göl benimdir. Okuyanın kitabıyım, Konuşanın hitabıyım, Aydın fikrin mehtabıyım, Yolcu benim, yol benimdir. Aşka düşüp dost arayan, Kul olup Hakk'a yarayan, Huda'ya doğru yürüyen, Ayak benim, el benimdir. Mekanımdır çevre bucak, Nefesimdir soğuk sıcak, Aşkım alev, tenim ocak; Ateş benim, kül benimdir. Hayalim yok, düşüm yoktur, Anlaşılmaz işim yoktur, Yalınızım eşim yoktur, Dünya benim, mal benimdir. Sefil Selimî'nin varı, Bir babda zararı kân, Her kovanda halis arı, Arı benim, bal benimdir....>> Bıkma Yürü hele dayı yol sona ersin, Durma terin aksın yorulup bıkma. Koru dola payı el sana versin, Kırma yârin baksın kırılıp yıkma. Karayı ak etme, akları kara, Parayı yok tutma, pakları ara, Yarayı çok satma, çokları tara, Vurma varın çıksın, darılıp çıkma. Derdi ima etme, hali arz eyle, Yurdu hama gitme, dili gürz eyle, Merdi gama atma, âli tarz böyle, Sorma darın sıksın, gerilip kokma. Bende sen, sende ben, falanla filan, Canda can, kanda kan, bilenle bulan, (Sin)de (Sin),anda an, alanla olan, Görme erin eksin, serilip akma....>> |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bizi
Yara alıp yaralandık, Yaraladı cahil bizi. Safa girip sıralandık, Karaladı gafil bizi. Her cihette bulduk huzur, Emir aldı bizden hızır, Sohbetlerde olduk hazır, Pareledi bu hal bizi. Mevta olduk ölmedik, Hayattan geri kalmadık, Alı yok dava çalmadık. Mest eyledi ehil bizi. Uyuyorken ettik secde, Ayık olup geldik vecde, Namaz kıldık kaynar sacda, Korudu, Hak melal bizi. Tel oluruz başta saça, Af yazarız bazı suça, Taşımayız kara peçe Kıldı Huda helâl bizi. Giyiniriz, türlü hırka, Karışırız, sahi kırka, Bağlıyız, Kur'an'da çarka, Böyle kıldı, zülâl bizi. Âlem içinde âlemiz, Dillere gelen kelâmız, Her vücutta var sılamız, Tutamadı, mahal bizi. Nadan dedi. "Bunlar sığır", Duyduk amma, olduk sağır, Yeryüzüne olduk bağır, Bereledi, melal bizi. Sefil Selimi olma asi, Bire bağla tekmil naşı, Ademiz dünya anası, Bırakmadı, celâl bizi....>> Bol Olur Kıyak çek, yağ yak, Yerin bol olur. Kandırmaya bak, Kârın bol olur. Her şey tersine, Gıv ver hırsına, Tav kat forsuna Varın bol olur. Omuz tapıkla, İş yap kopukla, Eş ol sapıkla, Yârin bol olur. Kolla hırsızı, Yolla arsızı, Salla barsızı, Barın bol olur. Koru yardım et, Her gün Hacc'a git, Çalış Hakk'a yet, Serin bol olur. Susma cevap ver, Anlat ya da sor, Çıkartırsan zor, Zorun bol olur. İki yüzlü söz, Düğümünü çöz, Anla hisse sez, Sorun bol olur. Sefil Selimi, Ali Veli mi? Kokla gülümü, Zarın bol olur....>> Bölüşek Mizan kuruk, izan tartak, Kıl bölüşek kıl bölüşek, Her eşyaya oldum ortak, Ol bölüşek, ol bölüşek. Bu aşka maliksen malik, Özünde mevcutsa halik, Sen bir balık, ben bir balık, Göl bölüşek, göl bölüşek. Ayrı mıyız ben ile sen, Dolaşalım desen desen, Bağ içinde bülbül isen, Gül bölüşek, gül bölüşek. Kafa senden, gözü benden, Ağız senden, sözü benden, Şekil senden, özü benden; Gel bölüşek, gel bölüşek. Dağıt, topla eyle yekûn, Sağa sola iyi bakın. Üstündeyim hep bir kökün, Dal bölüşek, dal bölüşek. Belliliktir cismin adı, Hepsindeki Kudret tadı, Ben de dedim, el de dedi; Öl bölüşek, öl bölüşek. Ne gizlidir, ne karanlık, Ne yalandır, ne yarenlik, Ne bugünlük, ne yarınlık, Mal bölüşek, mal bölüşek. Ben kudrete kudret bana, İbret oluk dört bir yana, Her tarafta tek bir mana, Bil bölüşek, bil bölüşek. Hayatımı ve canımı, Damardaki al kanımı, Parçala ayır tenimi, Böl bölüşek, böl bölüşek. Makul değil her düşünce, Erler tutar er düşünce, Dilimdeki hür düşünce, Dil bölüşek, dil bölüşek. Tahmin değil yükümüzde, Hayırlısı hakkımızda, İnsan isek ikimiz de, Hal bölüşek, hal bölüşek. Bedenimde Hakk ilimi, Şah beytim Sefil Selimi, Yak beni, savur külümü, Kül bölüşek, kül bölüşek....>> Bulamıyom Ayşe Döne kalık kaldı, Fatma'ya yer bulamıyom. Çalık çolak, düğür oldu, Satmaya er bulamıyom. Kır kısırak gulun attı, Katırlar çamura battı, Yaşlı gölük sele gitti, Yatmaya yer bulamıyom. Oğlanlar hep tahsil etti, Bir kaçı şeytana taptı, Çoğunu turist kaptı, Atmaya fer bulamıyom. Beşi hırsız onu katil, Birbirine verir fitil, Dördü küçük henüz sitil, Tutmaya kar bulamıyom. Kızların dokuzu kaçtı, İkisi kıçını açtı. Üçü de eroin içti, Çatmaya şer bulamıyom. Bugün moralim çok kırık, Koşturdum ayağım yarık, Altı çocuk kaldı arık, Gütmeye ser bulamıyom. Geçimim kıtı kıtına, Sözüm geçmiyor hatuna, Selimî'nin aşk atına, Yetmeye tur bulamıyom....>> Bulanı Bulana Bağla Gez bileni gez alanı, Alanı alana bağla. Bu alan ki aşk alanı; Bulanı bulana bağla. Ne bulandır ne de bulan Ne dolandır ne de dolan Aşık olup aşkça dolan Dolanı dolana bağla. Neler taşır bu ten küpü, Nasıl şekil, nasıl yapı, Herkesin sorduğu kapı, Geleni gelene bağla. Yunus derdi, Tanrı derdi, Saf bedeni Huda yurdu, Sevdi sevdiğine erdi, Bileni bilene bağla. Yunus taşımış boş sevda, Hani kim var aynı tavda, Lav karışır akar lavda Olanı olana bağla. Benzerlik aradım bende Dedim adam hadi sende Aynı mana birde binde Kılanı kılana bağla. Yunus Emre Yunus Emre Talip ol İlâhî Emre, Suya düşmüş olmuş cemre Dalanı dalana bağla. Ebedi şâd olsun ruhu, Gönül deryasının Nuh'u Yürekte sızısı ahı Öleni ölene bağla. Aşktan daha büyük var mı Aşıklık Yunus'a zor mu Dava çalmak sanki ar mı Çalanı çalana bağla. Can kemikten, kemik candan Kan damardan, damar kandan O sendendir sen de ondan Kalanı kalana bağla. Yaz Yunus'u satır satır Sefil Selimi yap hatır Al dergaha odun götür Yılanı yılana bağla....>> Coşuyorum Deryalardan yaygın suyum, Dalgalanıp coşuyorum. Dünya kadar enim boyum, Buna ben de şaşıyorum. Ne canım var ne de kanım, Ufuklara dört bir yanım, Alem oldu adım şanım, Her varlıkta yaşıyorum. En evveli adem benim, Mevki, makam, kıdem benim, Kuran yazan dedem benim; Onun için şişiyorum. Bütünlüğün anasıyım, Arzın geniş binasıyım, Çeşitlerin kınasıyım, Renkten renge düşüyorum. Teşkil ettim güneş ayı, İster uyan, ister uyu, Sefil Selimî'nin payı; Tende bir can taşıyorum....>> |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Can
Üye No: 1897
Mesajlar: 7.659
Thanks: 6015
Thanked 4944 Times in 3416 Posts REP Gücü : 42
REP Puanı : 554
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Diyemem Ben
Şu alevi, şunlar suni, Bu gavurdur diyemem ben, Bu dinlidir, onlar dinsiz, O kafirdir sayamam ben. Rabbilâlemin'in sözü, Bir etmeli özü yüzü, Ayıramam sizi bizi, Hoş görmekten cayamam ben. Muhammed Ali'yi sevdim, Suç saysalar dahi övdüm, Benliği başımdan kovdum. Küfürbaza uyamam ben. Sefil Selimî'yem buyum Gözyaşı kadar saf suyum. Hangi insana ne deyim, Hiç birine kıy amam ben......>> Dost Deme Sen Emelimiz başka başka, Bana daha dost deme sen. El beni etse pul aşka, Bana daha dost deme sen. Eller ile can canasın, Nağmertlerle yan yanaşın, Sarma bu yaram kanasın, Bana daha dost deme sen. El vurma solsun ruşenim, Sanma ki çok perişanım, Seni görmeyeli şenim, Bana daha dost deme sen. Başım asılsa da darda, Bedenim yansa da korda, Dolaş artık şorda surda, Bana daha dost deme sen. Sefil Selimî'yi bırak, Usta olsan olmam çırak, Gayri aramız pek ırak, Bana daha dost deme sen....>> Durma Durma Benek benek benlim gör hallerimi, Nerde isen yetiş gel durma durma; Öbek öbek saçlım sar tellerini, Dikket eyle telim sen kırma kırma. Dünek dünek gezdim yerin bulmaya, Razı oldum çilen ile ölmeye. Başladı teveğim142 dalda solmaya, İstersen halimi sen sorma sorma. Yunak yunak yundum gözde yaşımla, Felek çaldı taşa korkunç hışımla. Donuyorum erimez sert kışımla, Akan sellerimi sen görme görme. Çanak çanak yaşı yoluna döktüm, Yollarına bitmez ümitle baktım. Varımı yoğumu aşkınla yaktım, Yaralıyım bir de sen vurma vurma. Dönek dönek tarla olup sürüldüm, Çiftiyin önünde yere serildim. Susuzluktan yarık yarık yarıldım, Sefil Selimi'yi sen yorma yorma.....>> Dursa Da Dağıtırım bozum bozum bozarım, Hor karşımda grup grup dursa da. Hürüm her meydanda cesur gezerim, Kuduz gınltıyla ürüp dursa da. Arkamdan çakallar ulusa bakmam, Hasmına acırım ezerek yıkmam. Fikir savaşından ölsem de bıkmam, Caniler kin tuzak kurup dursa da. Kokmuş bir porsuğa kurşunlar atmam, Tilki koltuğunda uykuya yatmam. Ayıya elmayı emanet etmem, Burnunu yerlere sürüp dursa da. Keşleşmiş kimseyle dokunmam deymem, Kahpeye alçağa başımı eymem, Ben bir denizim ki her kaba sığmam; Cahiller kendini yorup dursa da. Koruğun meyini içmedim içmem, Hınzır sürüleşse önünden kaçmam, Soysuza, sütsüze bohçamı açmam, Gafil sergisi serip dursa da. Namert fıkrasında bozuk çok olur Katırın üstünde ilim yük olur Leş yiyen kuzgunun ağzı b.. olur Yüksek kayalara varıp dursa da. Aygırın hüneri malum ayıp söz, Kelâm diye söyler zalim ayıp söz, Sarf etmek bilmiyor dilim ayıp söz Budala sırtımdan vurup dursa da, Rabbini sevmezden kork, derler duydum Edep bilmeyenle konuşmam doydum, Şer huydan vazgeçtim kibrime kıydım; Hamlar hamdan haber verip dursa da. Ejderhalar azmış baş eyleyemem Güzeli çirkine eş eyleyemem Hoşluk sermayemdir taş eyleyemem Körler beni körce görüp dursa da. Bir şeycikler yazdım alan ders alsın Almayan almasın duysun mars olsun, Bu deyişim kuldan kula arz olsun, Kıyamet dünyayı sarıp dursa da. Küfürbazlar gelmiş olsa yan yana Ey Sefil Selimi ne yapar sana, Pek çok insan var ki dönmüş hayvana, İnsan arasına girip dursa da....>> |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||