![]() |
|
![]() |
|||||||
| Hamza Aksüt Hamza Ait Makalelerin Yayımlandığı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI |
Safevi ya da Erdebil adında bir ocak var mıdır?
1501 yılında Azerbaycan’ın Erdebil kenti merkez olmak üzere bir devlet kuran Safeviler dede ocağı mıdır? Bu soruyu yanıtlamak için ilkönce kavram ve terimleri açıklamak gerekir. Dede ocağı; bir dede/şeyh/şıh grubuyla bu gruba bağlı topluluğun (taliplerin) oluşturduğu sosyal bir yapıdır. Dede ocağı, türbe, tekke, ziyaret gibi bir yer (mekan) değildir. Örneğin, Antalya’nın Elmalı köyündeki Abdal Musa türbesi ocak değil, hem türbe hem de tekkedir. Abdal Musa, Hacı Bektaş’ın emmidaşıdır ve Hacı Bektaş ocağından bir dede/seyyiddir. Divriği’nin Anzağar köyündeki Gani Baba da bir ocak değil, tekkedir. Gani Baba, Garip Musa ocağından bir dede/seyyiddir. Oysa Türkiye’de son yıllarda yayınlanan araştırmalarda türbe, tekke, ziyaret gibi yerlerin dede ocağı olduğu yer almaktadır. Ocakları konu alan bir doktora tezinde şu ocak adları yer alabiliyor: Kız Süreği ocağı, Kum Baba ocağı, Kara Donlu Can Baba ocağı, Nesimi ocağı, Erdebil ocağı, Mürsel Bali ocağı, Fedayi ocağı, Karacalar ocağı, Kaygusuz Abdal ocağı, Kahvecioğlu ocağı… Bu doktora tezinde aşiretlerin ve kentlerin de dede ocağı olarak yer aldığı görülmektedir: Koçgiriler ocağı, Şeyh Hasan ocağı, Ayıntab (Antep) ocağı, Dersim ocağı… Doktora tezinde yer alan bu tür bilgilerin dede ocağıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ayıntab, bir kent adıdır. Dersim, bir yönetsel birim adıdır. Koçgiri, bir aşiret adıdır. Koçgiri aşiretinin dede ocağı Baba Mansur’dur. İşin daha ilginci; Koçgiri aşiretinden olan bir araştırmacının yazdığı üç ciltlik bir kitapta da Koçgiri bir dede ocağı olarak yer almaktadır. Kaygusuz Abdal ve Mürsel Bali, ocak adı değil, Hacı Bektaş ocağının erenlerinden ikisinin adıdır. Kara Donlu Can Baba, yalnızca Hacı Bektaş’ı anlatan menakıbnamede adı geçen bir erendir. Bu erenin soyu ve türbesi konusunda hiçbir bilgi yoktur. Günümüzde onun soyunun sürdüğüne ilişkin bir bilgi de derlenmemiştir. Fedayi bir ozandır, dede ocağı kurucusu değildir. Kısacası; bu doktora tezinden aldığımız yukarıdaki adların hiçbirisi dede ocağı değildir. Çünkü, bunların bir seyyid grubu ve ona bağlı bir talip topluluğu yoktur. Türbe, tekke, ziyaret ve aşiretleri dede ocağı olarak sıralayan bu doktora tezinde ocakların sayısı 280’dir. Bir ayıklama yapıldığında ise sayı yaklaşık 50’ye düşmektedir. Konuya dönecek olursak, Erdebil ocağından söz etmek için, bir dede/seyyid grubuyla ona bağlı talip topluluğu göstermek gerekir. Günümüzde ne Türkiye’de ne de İran’da böyle bir seyyid/dede grubu ne de bu gruba bağlı bir talip topluluğu vardır. Öyleyse, günümüzde Erdebil ya da Safevi ocağından söz edilemez. Yine bir başka doktora çalışmasında, Tokat’taki Aleviler incelenirken Erdebil ocağı adına yer verilmiş, bu başlık altında Şeyh İbrahim, Ali Seydi, Pir Sultan ve Kul Himmet ocakları ele alınmıştır ki, tümüyle yanlış bir bilgidir. Bu dört ocak Dede Garkın’ın mürşit olduğu gruptandır ve Safevi ailesiyle dede talip ilişkisi yoktur. İkinci sorun; geçmişte Erdebil ya da Safevi adında bir dede ocağının olup olmadığıdır. Şimdiki verilere göre Safevi ailesinin bir talip topluluğu yoktur. Erdebil, Alevilerin bir tekkesidir. Safevi soyu da bu tekkede dervişlerle birlikte faaliyet göstermektedir. Araştırmacıların bir bölümü ise, Safevilerin icazetname vererek Anadolu’daki bazı aileleri seyyid/dede yaptığını ve dede ocaklarını -ilk kez- kurdurduğunu iddia etmektedir ki, bu iddia tümüyle yersizdir. Safevilerin düzenlediği bir icazetnameye şimdiye dek rastlanmadığı gibi, dede ocaklarıyla ilgili bilgiler Safevilerden en az 300 yıl önceki kaynaklarda gayet açık biçimde yer almaktadır. Bu tezin ısrarlı savunucularından Nejat Birdoğan, ömür boyu Safevilerden verilmiş bir belge aramış, ne var ki bu tür bir belge bulamamıştır. Yine aynı iddianın sahibi Ahmet Yaşar Ocak da bu konuda herhangi bir belge ya da kaynak sunamamaktadır. Araştırmacıların düştüğü en büyük yanılgılardan biri, tarık kullanan her dede ocağını Erdebilli saymasıdır. Oysa Hacı Bektaş ocağına bağlı birçok dede ocağı bile pençe değil tarık kullanmaktadır. Bu yanılgıların Alevi araştırmacılara yansıması ise daha vahimdir. Araştırmacılar, Safevi tekkesini dede ocağı yaparken onun karşısına başka bir tekke koyma gereksinimi duyarak Hacı Bektaş tekkesini devreye sokmaktadır. Bu araştırmacılara göre, Alevilerin bir bölümü (Hacı Bektaş’a bağlı olanlar) Bektaşi, öteki bölümü (Safevilere bağlı olanlar) ise Kızılbaş’tır! Bektaşiler Osmanlılarla bir olmuş, Kızılbaşlar ise Safevilerle bir olmuştur! Terimler, temel alınan bilgiler yanlış olunca bu tür sınıflamaların da tarihsel gerçeklerle bir ilgisinin olamayacağı açıktır. Sonuç olarak, Safevi ya da Erdebil adında bir dede ocağı yoktur, geçmişte de olmamıştır. EK: Dede ocaklarını Safevilerin kurdurduğu efsanesi: Ahmet Yaşar Ocak'ın iddiası: : “Şah İsmail, mensubu oldukları aşiret/kabilelerin hem dini hem de dünyevi lideri konumunda olan Türkmen babalarını da yaptığı düzenlemelerle ‘Ali soyundan gelen seyyidler ya da dedeler’ haline getirmiştir. Nitekim, bu soylar da ocak denen kutsal dede ailelerini oluşturmuşlar ve Safevilere bağlı olan bu zümrelerin her biri başlarında dedelerin bulunduğu bu ocaklara bağlanmıştır.” (Türkler, Türkiye ve İslam, s.49) Dede Garkın ve halifeleri 1180'ler ile 1250'ler arasında yaşamış. Hacı Bektaş ve halifeleri 1200'lü yıllarda yaşamış. 1350'de yazılan Dede Garkın ve halifelerini anlatan Menakıbu'l Kudsiyye fi Ünsiyye'de ocak yapısı açıkça anlatılıyor. 1481'de yazılan Hacı Bektaş vilayetnamesinde ocak yapıları açıkça anlatılıyor. Sayın Ahmet Yaşar Ocak ise, bu ocakları 1501'de tahta geçen Şah İsmail'e kurduruyor. Aşiret liderlerinin dede olmadığını ayrıca belirtelim. Saygı ve sevgiyle... Konu Hamza Aksüt tarafindan (10-13-2011 Saat 13:58 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 8 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post: | Amistofes (10-13-2011), ArdaBaran (10-12-2011), Baba İlyas (10-19-2011), Devrim06 (10-12-2011), esonto58 (10-12-2011), Musali Sar (10-12-2011), Tahtacı35 (10-12-2011), İşcanbaba (10-12-2011) |
|
|
#2 |
|
Bölüm Yöneticisi Bulunduğu yer: mersin (sivas)
Üye No: 2377
Mesajlar: 1.711
Thanks: 2332
Thanked 3633 Times in 1425 Posts REP Gücü : 18
REP Puanı : 572
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
eline sağlık abi bu şehir efsaneleri yazı dizin çok faydalı oluyor yalnız bizde efsane bitmez abi biraz yorulacaksın bunları yazmakla
![]()
''SÖZ KONUSU ALEVİLİKSE İSLAM TEFERRUATTIR.''
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to esonto58 For This Useful Post: |
|
|
#3 |
|
Forum Katılımcısı Yas: 35
Üye No: 3925
Mesajlar: 168
Thanks: 606
Thanked 378 Times in 143 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 40
REP Seviyesi :
![]() |
Çok doğru yazmışsınızz Hamza Bey, kutsal mekanların olduğu yerler ocaklaştırılıyor,
Türbeler, tekkeler, dergahlar, Ancak bu anlayış Bektaşilerde var zaten, Trakya, Balkanlar ve Avrupa tekke, türbe ve dergah kaynıyor, Yok saymıyorum ancak bu geçmişteki yapılanmanın Alevi ocaklarıyla alakası olduğunu düşünmüyorum..... Saygılar.....
Genç Abdal'ım Şaha Dergaha geldim.
Bir niyaz eyledin darına durdum. Hidayet kapısın açılmış gördüm. Neler ihsan etmiş Hak kullarına. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Tahtacı35 For This Useful Post: |
|
|
#4 | |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Thanks: 7745
Thanked 12729 Times in 5992 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: | akalem (10-13-2011), Amistofes (10-13-2011), Hamza Aksüt (10-13-2011), Musali Sar (10-12-2011), Tahtacı35 (10-13-2011), İşcanbaba (10-13-2011) |
|
|
#5 |
|
GENÇALEVİLER YAZARI
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Dede ocaklarını Safevilerin kurdurduğu efsanesi:
Ahmet Yaşar Ocak'ın iddiası: : “Şah İsmail, mensubu oldukları aşiret/kabilelerin hem dini hem de dünyevi lideri konumunda olan Türkmen babalarını da yaptığı düzenlemelerle ‘Ali soyundan gelen seyyidler ya da dedeler’ haline getirmiştir. Nitekim, bu soylar da ocak denen kutsal dede ailelerini oluşturmuşlar ve Safevilere bağlı olan bu zümrelerin her biri başlarında dedelerin bulunduğu bu ocaklara bağlanmıştır.” (Türkler, Türkiye ve İslam, s.49) Dede Garkın ve halifeleri 1180'ler ile 1250'ler arasında yaşamış. Hacı Bektaş ve halifeleri 1200'lü yıllarda yaşamış. 1350'de yazılan Dede Garkın ve halifelerini anlatan Menakıbu'l Kudsiyye fi Ünsiyye'de ocak yapısı açıkça anlatılıyor. 1481'de yazılan Hacı Bektaş vilayetnamesinde ocak yapıları açıkça anlatılıyor. Sayın Ahmet Yaşar Ocak ise, bu ocakları 1501'de tahta geçen Şah İsmail'e kurduruyor. Aşiret liderlerinin dede olmadığını ayrıca belirtelim Konu Hamza Aksüt tarafindan (10-13-2011 Saat 14:00 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Forum Katılımcısı
Üye No: 3927
Mesajlar: 131
Thanks: 537
Thanked 243 Times in 103 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 20
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
|
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to akalem For This Useful Post: | Amistofes (10-13-2011), Hamza Aksüt (10-13-2011), Musali Sar (10-13-2011), Tahtacı35 (10-13-2011), İşcanbaba (10-13-2011) |
|
|
#7 | |
|
Forum Katılımcısı Yas: 35
Üye No: 3925
Mesajlar: 168
Thanks: 606
Thanked 378 Times in 143 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 40
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Can Hamza Bey yazmış işte, Sadece ben yazmıyorumki, Rahatsız olunacak bir durum yok, Trakya, Balkanlar ve Avrupada kaçtane dede ocağı gösterebilirsiniz, Neredeyse tamamı baba dergahı olarak anılan tekkeler. Bana aksini gösterebilirmisiniz? |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Tahtacı35 For This Useful Post: |
|
|
#8 |
|
Forum Katılımcısı Yas: 35
Üye No: 3925
Mesajlar: 168
Thanks: 606
Thanked 378 Times in 143 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 40
REP Seviyesi :
![]() |
Hamza Bey bu konuya açıklık getirebilir belki?
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Tahtacı35 For This Useful Post: | Hamza Aksüt (10-14-2011), Musali Sar (10-13-2011) |
|
|
#9 | |
|
Gönül Dostu
Üye No: 3962
Mesajlar: 401
Thanks: 787
Thanked 863 Times in 311 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 32
REP Seviyesi :
![]() |
Alinti:
Degerli Devrim Can, Tahtaci dostun igneleyici degil dogrudan dogruya dostca konustugunu düsünüyorum. Bence, hep gösterdiginiz olgun tutumu yine gösterebilmelisiniz, sizi rahatsiz eden sey bizi de rahatsiz eder; ama rahatsiz olabilecegimiz bir durum sanirim yok. Tahtaci dost Bektasiligi ve onun tarih icinde olusturdugu kimi kurumlari dogrudan, sözünü gizlemeden elestiriyor. Konuya tam vakif olmadigim icin bu elestirileriyle ilgili fikir beyan etmek benim acimdan dogru olmaz. Ama dogrusu su ki degerli Tahtaci'nin burada dillendirdigi sorularin yol icinden yanitlarini ben de bilmek isterdim. O nedenle Tahtaci dosta da, size de, Sayin Hamza Aksüt'e ve tartismaya katki sunan diger dostlara da tesekkür etmemiz gerek, varolun... Her hallesmemizden biraz daha aydinlanmis, arinmis olarak cikacagimiza inaniyorum. Saygilar, sevgiler. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Musali Sar For This Useful Post: |
|
|
#10 | |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.548
Thanks: 7745
Thanked 12729 Times in 5992 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Sevgili Tahtacı'nın dostane tutumundan kuşkum yok bu sebeple de kendisine zaten sert veya kızgın yazı yazmadığımı görmüş olmalısınız. Sizinde belirttiğiniz gibi Babagan koluyla ilgili bilgi sıkıntısı var. Olumsuz yönde elde edilmiş kesin bilgiler yok. Tahtacı canın da anladığım kadarıyla bilgisi yok. Duyumlarından dolayı tepkili olması ve sıkıntılarını da dillendirememiş olması beni rahatsız eden. (bu konuyla ilgili bazı duyumlarını yazmıştı) Kısacası ön yargılı ve ön kabullü olarak tepki koyması beni şaşırtıyor. Bundan dolayı da (beklemediğimden ) kendisini bu konuda eleştirmek zorunda kalıyorum. Bunun dışında olumsuz bir yargıya veya kendisine karşı dosthane olmayan bir düşünceye sahip değilim. Öyle bir izlenim verdiysem yanlış anlaşılmışımdır. ![]() |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Devrim06 For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| efsaneleri, erdebil, ocağı, şehir |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||