Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları

Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları Aşiret / Ocak / Köken Araştırmalarını paylaşabileceğiniz alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 06-02-2008, 20:01   #1
Sedat
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Sedat - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 38
Üye No: 4
Mesajlar: 982
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1047
Thanked 1600 Times in 594 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 238
REP Seviyesi : Sedat has a spectacular aura aboutSedat has a spectacular aura aboutSedat has a spectacular aura about
İletişim
Standart Seyit Seyfi Ocaği

SEYİT SEYFİ OCAĞI


Bu ocak evladı Musa Küçük Dede’nin verdiği bilgilere göre Seyit Seyfi, Oniki İmamların yedincisi olan İmam Musa Kazım evlatlarındandır. Elazığ ili, Palu ilçesinde Seydili Köyü’nde ocağı vardır. Ocak ve Vakfiye şu anda kullanılmamaktadır. Tunceli, Elazığ yöresinde Seyit Sabun olarak bilinir. Vesikalarda ise Seyit Sabır olarak geçmektedir. Doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmemekle birlikte, Yavuz Selim döneminde yaşadığı biliniyor. Bu soydan gelenler Tunceli’ye yerleşmişlerdir. Mazgirt ilçesinde Seyitli ve Balan köylerini yurt edinmişlerdir.
Sedat isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Sedat For This Useful Post:
İşcanbaba (02-26-2010)

Alt 02-25-2010, 18:43   #2
seyidanli
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: izmir/güzelbahçe
Yas: 62
Üye No: 2520
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1
Thanked 14 Times in 9 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 24
REP Seviyesi : seyidanli is on a distinguished road
İletişim
Red face Pir Talip ilişkileri

Sevgili canlar, değerli dostlar.
Baba mansur sitesini ziyaret ettiğimde, Mazgirt'in İki beldesi Çarsancak ve Muhundu yöresinde herkesin çok iyi bildiği Baba Mansur ve Hacı Kureyşın karşılaşması efsanesinin bilerek değiştirildiğini gördüm.
Efsanenin bilinen esas şekli şöyledir:
Seyit Seyfi, Baba Mansu ve Hacı Kureyş Ana bir, Baba bir kardeştirler. Bilinmeyen bir nedenle nafakalarını temin etmek üzere gurbete çıkmaya karar verirler ve yola çıkarlar.Aradan haylı zaman geçtikten sonra biribirlerini özlerler. Hacı kureyş dağda çevirdiği bir ayıya binerek şimdiki Muhundu'ya gelir Tepreden İnmekte iken O sırada Duvar yapmakta olan Baba Mansur Kardeşinin gelmekte olduğunu görünce elindeki malayı Deh! diye durara vurup duvarı yürütür. Hacı kureyş Yürüyen duvar üzerindeki Baba Mansuru görünce; Ben canlıyı yürüttüm sen ise cansızı yürütüyorsun deyip eline niyaz olur.
Hoş sohbet, muhabet derken akıllarına kardeşleri Seyit Seyfi gelir. Her iki erenler de aynı anda ve aynı şeyi düşünürler ve kalkıp yola koyulurlar. Efsane bu ya Seyit Seyfi o sırada derya üzerinde çift sürrmektedir. Bunu gören Baba Mansur ve Hacı kureyş; biz birimiz canlıyı, birimiz de cansızı yürüttük. Sen ise imansızı kendine ram etmişsin. Sana eyvallahımız var deyip eline niyaz olurlr.
Şimdi bu efsaneyi biraz irdeleyelim. Üç mübarek zat da aynı ana ve babadan doğma kardeştirler. birinin diğerlerine üstünlüğü düşünülemez.

Yani bir ocağın, başka bir ocağa bağlı olması bir aşağılık kompleksi sebebi olamaz. Böyle bir düşünce El ele, El Hakk'a düstüruna da aykırı olmaz mı?

Babamansur.net/baba-mansur-ocağı.html. sitesinde araştırmacı sayın Zeynel Abidin Koç tarafından kaleme alınan makalenin altında, Ali Kaplan dede, Şükrü kılıç Dede ve Kaynak olarak da Hüseyin Kaplan dedenin isimleri bulunan, "Baba Mansurlularda Pir-Talip ilişkileri bölümünde Baba Mansurlularda İkrar şu şekilde verilmiştir" Denilen yazıyı aynen aşağıya alıyor ve yeri geldikçe yanıtlamaya çalışacağım:

"Ocaktan ayrılan kardeşler, Ocakta kalan kardeşe Pir kapısında bağlanmışlardır. Yani Seyit İbrahim ile seyit Mahmut Pir olarak kardeşleri Seyit Kasım'ı kabul etmişler. Daha sonraki bir tarihte Seyit Mahmut'un evlatları, Pirleri olan Seyit Kasımın evlatları ile bozuşurlar ve bir oldu bitti ile Şöbekteki Baba Mansurlu dedelere talip olurlar. Bunun dışındaki bütün Baba Mansurlular, gerek Pirlik, gerekse Rehberlik kolunda birbirine bağlıdırlar.

Bu kısmı biraz açalım: Diyelim ki Baba Mansurlular Bir birilerine Pir ve Rehber makamında ikrarbend oldular. Peki bunlara bir de Mürşid makamı gerekmiyor mu? Bunu nasıl hallettiler?

Akli selim sahibi her Baba Mansurlunun bildiği gibi; Muhundu'nun Kurkurik, Lödek, Şöbek ve Küpik köyleri Baba Mansurlu Seyitlerin Yoğun olarak yaşadığı köylerdir. Ayrıca; Muhundu merkez, Karakoçan'a bağlı Seymamudan (Pamuklu), Mazgirt'e bağlı Kirzi, Şomi, Kayaçı, Kayaçi Komu, Seyidan ve Seyidan mezresinde de Baba Mansurlu seyitler yaşamaktadır.

Bu köylerden Kurkurik Köyü 4 Ezbetten oluşur:
1. Hüsınan
2. Hasenan
3. Xelilan
Bu üç ezbet, Pir olarak Lödekli Baba Mansurlu Seyitlere bağlıdırlar.

4. Safiyan Ezbeti ise, Pir olarak Seyidan köyündeki Seyit Sabunluları bilirlerdi.

Keza; Kesin olarak Küpik köyüne bağlı Vel hesının komundaki 5 Baba Mansurlu aile ile Şomi köyündek Baba Mansurlular da Seyit Sabun Ocağına bağlı idiler.

Lödek köyü 2 Ezbettir.
1. Sey kekılanlar,
2. Sey Veyianlar, Bu her iki Ezbette Pir olarak Seyit Sabunluları bilirlerdi.

Bu demektir ki; Hüsınan, Hasenan ve Xelilan Ezbetine mensup Baba Mansurlu seyitlerin Mürşid makamı Seyidan köyündeki Seyit Sabun ocağıdır.

Yazarın dediği gibi; Seyit Mamudun evlatlar, Pirleri olan Seyit Kasımın evlatlar ile bozuşup bir oldu bitti ile Şöbektek Baba Mansurlu Dedelere Talip olmaları ne kadar yanlışsa;
"Bunun dışındaki bütün Baba Mansurluların gerek Pirlik, gerekse rehberlik kolunda birbirine bağlı oldukları" ifadesi de yukarıda ezbet isimleri ile açıklanan gerçeğe göre yanlıştır.

Makaleye devam ediyoruz; "yine atalarımızın aktardığına göre, Ocağın başındaki Baba Mansur evlatları Senede bir, bir lokma Seyit Sabun'a vererek bu lokmayı Kerbela'ya gönderiyor.

Burası da çok ilginçtir. Senede bir, ne adla olursa olsun Seyit Sabunlulara niçin lokma veriliyor. neden kendi aralarından birirne değil?

Irak sınırı kapanınca Bölgedeki Dedeler toplanıyor ve şöyle bir karar alınıyor.
"Seyit Sabun Ocağından bir aile (kendi aralarında seçilen bir aile) yılda bir sefer Baba Mansur Ocağına gelip bir lokma alır ve o lokmayı Şah Ahmetli Dedelere verir. Şah Ahmetli Dedeler de (Yalnız bu bir el olacak, yani Şah Ahmetli Dedelerde de bir aile görevlidir) Bu lokmayı Hacı Bektaş Dergahına götürecekler. "
Burası da ilginç, sistem karışıyor, sınır kapanıyor, Lokmanın başka bir dergaha gönderilmesi gündeme geliyor ve yine Seyit Sabunlulara veriliyor.

"Bu sistem bir zaman çalıştı, daha sonraları sistem bozuldu."

Seyit Sabunlu Dedelerde kendi aralarında birbirine Pir ve Talip kapısında bağlı idiler.Bunlar kendi aralarındaki o sistemi bozdular ve gelişi güzel (O eski seçtikleri aileyi tanımadılar.) Baba Mansurun ocaktan ayrılan ailelerine pirliğe gittiler. ONLARDA ESKİ İTİKATLARINDAKİ O HAL İLE BUNLARA 3 - 5 KURUŞ HAKKULLAHI ALLAH RIZASI İÇİN VERMİŞLER.
Yanlış bir ifade: Seyit Sabunlular hiç bir zaman ikrarlarından dönme anlamına gelecek bir eylemde bulunmadılar.Örneğin Bizzat Ceyhan'ın Ayşe bacı köyünde yaşayan Akrabalarmız Seyit İsmail ile Seyit Safi'nin Kurban'ına, O sırada Ceyhanda olduğumdan Pir olarak davet edildim.Başka bir tarihte de Seyit İsmail' Rehber olarak Abimin Kızılcıktaki evinde bizi Dara kaldırarak niyazımızı almıştı.

"Seyit Sabunlu dedelerde Kendi aralarındaki sistemi bozdular ve gelişi güzel, o eski seçtikleri aileyi tanımadılar. Baba Mansurun ocaktan ayrılan ailelerine Pirliğe gittiler. Onlar da eski itikatlarındaki o hal ile bunlara 3-5 kuruş Hakkulahı Allah rızası için vermişler."

Bu parağrafı nasıl yanıtlamam gerektiğini doğrusu bilemiyorum. Acaba Ocaktan ayrılan Ailelere zorla mı pirliğe gitti bu adamlar? Seçtikleri aileyi tanımamak Talibin itikatına halel mi getirdi. O eski itikatlarındaki hal ile 3-5 kuruş vermişlerse bunun bir evveliyatı var demekki. yazar hangi insafla verilen bu hakkulahı küçük düşürücü bu cümleyi kuruyor.?

(Burada Malatya'daki Hüseyin DOĞAN Dede ile ilgili bilgiler verilmektedir konumuz Seyit sabunlularlar ilişkiler olduğundan es geçiyorum)

Daha sonra Seyit Sabunlu dedelerin kendi aralarındaki organizasyon bozulunca; Baba Mansurlular "Gidin aranızdaki sorunu çözün, ondan sonra bize gelin" şeklinde ikaz ettiler ve ondan sonra da kimseyi görmedik.

Bu İfadeye de cevap vereyim: Ulvi bir görev için bir topluma giden birinin yüzüne karşı, gidin aranızdan birini seçin, öyle gelin demek hem o makamdakilerin içişlerine karışmaktır, hemde evinden obandan kovmak demektir. denildiği gibi elbette bir daha kimse hanene gelmez. Acaba seyit Sabunlular, Baba Mansurlu taliplerinden hakullah almak için sıraya mı girmişlerdi? bunlar bu kadar yüzsüz müydüler. acaba bu durumdan kim zaralı çıkmış ola.

Makalenin yazarı bütün bu bilgileri bizzat büyüklerinden aldığını, din konusunda araştırmacı olduğunu, vebal ve sevabın da bunları anlatanların olduğunu, Kişisel olarak ileri sürdüğü tek nokta; BENİM PİRİM, BENİM TALİBİMİN de MÜRŞİDİ'dir. Bu yol böyledir. BUNUN DIŞINDA BİR ALTERNATİF YOKTUR. Erkan 4 kapı ile tamamlanır.1-Talip, 2-Rehber, 3-Pir, 4-Mürşid,
Ama TARİHİN HİÇ BİR DÖNEMİNDE, SEYİT SABUNLU DEDELER, BİZİM TALİPLERİMİZE MÜRŞİD OLARAK KABUL EDİLMEMİŞLER.
ZATEN O ZATLARDA BÖYLE BİR İSTEKTE BULUNMAMIŞLAR. BU DA NET OLARAK GÖSTERİYOR Kİ, BABA MANSUR PİR KAPISINDA SEYİT SABUN OCAĞINA BAĞLI DEĞİL.

Büyük harflerle yukarıya aldığım Yazarımızın bu ilginç ve iddialı saptaması elbette çok yayanlıştır.Yukarıda ezbet isimleri ile gözler önüne serdiğim Lödek ve Kurkurık köylerinin, pir talip bağlantılarını tekrar veriyorum:

Kurkurik köyü dört ezbetten oluşur:
1. Hüsınan ezbeti,
2. Hesenan ezbeti,
3. Xelilan Ezbeti,
Bu üç Baba Mansurlu Ezbet, pir olarak Lödek köyündeki Baba mansurlu seyitleri tanırlar.
4. Safiyan ezbetine mensup Baba Mansurlular ise Seyidan köyündeki Seyit Sabun Ocağına bağlıdırlar.

Lödek köyü ise 2 ezbetten oluşur:
1. Sey Kekilanlar ezbeti,
2. Sey Veyisanlar ezbeti,
Bu iki Baba Mansurlu ezbet ise yine Seyidan köyündeki Seyit Sabun ocağına bağlıdırlar.

Buna göre; Yazarında "benim pirim, benim talibimin mürşididir" dediği gibi, Lödek köyündeki 2 Baba Mansurlu seyitler, Kurkurik köyündeki 3 Baba mansurlu ezbetin pir makamı olduğuna göre, Lödekli Seyitlerde, Seyit Sabun ocağının talibi olduğu göz önüne alındığında, Hüsınan, Hesenan ve xelilan ezbetlerinin Alevi inancına göre mürşid makamı neresidir? İşte bu soruyu sayın yazara soruyorum ve cevabını da bekliyorum.

Ayrıca, halen yaşayan 60-70 yaşındaki aklı başında Baba Mansurlu Seyitlerin inkar edemeyecekleri bu gerçekler, dini konularda araştırmacı olduğunu ve bundan başka bir niyeti olmadığını ileri süren birinin gözünden kaçıyorsa bunda kasıt aramak gerekir.

Yazarın şu sözleri de çok önemlı:
"Ama bu gün yeniden bir yapılanmaya gidilse, ecdatlarımız nasıl bir tutum izlemişlerse, biz haşa bu yolu bozmayız. Gerek ne ise yerine getiririz Baba Mansurlular olarak, her zaman geçmişimizi sorgulamaya hazırız ve bir yanlışlık varsa düzeltiriz. Ceddimizin himmeti ile başımız bu yola bağlıdır, yol neyi gerektiriyorsa biz hazırız.

Sayın yazarın, Yukarıdan beri kıra, döke sergilemeye çalıştığı, kendisine göre doğru olan araştırmasının bu bölümünde ise bir tevil, bir yanlışı tamir etme isteğini dile getirmeye çalıştığını görmekteyiz.

Sayın yazarın hangi köyden ve hangi ezbetten olduğunu bilmiyorum. Ancak Rahmetli Seyit Hüseyin Doğan Dede Hükümet gibi Adamdı.Malatya'lı Hüseyin Doğan Dede faslında izah ettiği gibi Bir döneme damga vuracak kadar sözüne itibar edilen bir Dede idi. O dönemde meclisinde bulunan Şöbekli Düzgün Baba, Seyit Süleyman,Kurkurikli Heydı gülizarı, Küpikli Kemaneci Seyit Veli, Seyidan mezresinden Küpikli Seyit Kamber, Seyit Veyis elinden buyruk eksik olmayan, okumuş yazmış bilgili zatlardı. Bu saydığım ileri gelen Baba Mansurlu Seyitler bile huzurunda desturla konuştukları halde, şimdilerde ahkam kesenlerin, onun benimsediği, itikat ettiği Erkana çamur atmaları asla hadlerine değil ve esasen itibare de alınmazlar.

"Baba Mansurlular hiç bir dönemde Seyit Sabunluları Mürşit olarak görmemişlerdir. esasen o zatlar da böyle bir iddia da bulunmamışlardır" deniyor.
Bunun doğruluk derecesi; yukarıda tarafsız bir araştırmacı gibi ezbet isimleri ile gözler önüne serdiğim Şablona uyuyorsa bir diyeceğim olamaz. Keza bu satırları yazanın da Pirlik ve Mürşitlik iddiası asla olmamıştır. Ancak Aleviliğin Amentüsü olan Pir Talip ilişkilerinin bu kadar da saptırılmaması gerektiğine inanırım. Yoksa Pirinden yani ikrarından dönme gibi bir duruma düşülür ki, günün birinde talipler de senin Pirini sormaya başlarlar.

Bir gerçek daha var; Alevilik inancına göre İkrarın bir ucu Pir'in elinde, diğer ucu ise Talip'in elindedir.

Şahşen ben 72 yaşındayım ve yaşım gereği bu iki beldenin Alevi inancı gereği Pir-Talp - Mürşit makamlarını biliyorum ve Ben yaştaki Baba Mansurlular da bu gerçeği bilirler. Ancak son zamanlarda nedense herkes ben Aleviyim, Ben Dedeyim deyip kasılıyor ama bağlı olduğu dede ocağını kimse lisanına getirmiyor.Benim Pir makamım Gölekteki Cömert Babadır. Ocağıda Şah Ahmet Dede ocağıdır. gururla ve iftiharla söylerim. Baba Mansurlu seyitlerin dediği gibi bu güne kadar kimseden 3-5 kuruş da almadım. Hem Allah rızası için diyeceksin hemde 3-5 kuruş demek, verilen lokmanın da değerini alçaltır. buna hakk razı
olur mu?
Bu konuda Şu anda yaşayan Haybetli köyünden seyit sabun ocağından İmam Hasan'ın şahit olduğu iki anekdotu nakletmek istiyorum:
1 nci anekdot:
Bir gün Muhundu'ya gitmiştim. Kendisine kişisel saygımdan ötürü ziyaret etmek üzere Rahmetli Seyit Hüseyin'in evine gitmiştim. Ben orada iken İçeriye 3-4 kişi girdi. Seyit Hüseyine niyaz oldular dolayisiyle benimle de niyaz oldular çünkü yöre insanıydık ve birbirimizi tanırdık. içlerinde net olarak hatırladığıma göre seyidanda oturan Baba mansurlu Süleyman Yıldız'da vardı. Seyit Hüseyin'e; Dede bize bir Pir tayin, hep birlikte ona taliplik edelim dediler. Dede; Biliyorsunuz benim pirim Seyit sabun ocağıdır ve benim bir şikayetim yok. Yani ben ikrarımda duruyorum. Sizin bir kısmınızın piri benim, bir kısmınızın da Seyit sabun ocağıdır. Benim taliplerimin Mürşit makamı ise benim pir makamımdır. İkrarınızdan şikayet etme hakkınız yok. Ancak bütün günah ve vebalini göze alarak inkar etmek istiyorsanız, bu sizin bileceğiniz bir meseledir. Dedi.

2 nci anekdot.
Seyidan mezresinden, Küpüklü seyit Kamber'in oğlu seyveli ile Seyitli köprüsündeki kahvede otururken Yanımıza Lödek köyünden 4 kişi geldi.Lödekliler seyitveli'nin pirleri olduğundan, doğrusu büyük küçük demeden hepsinin elini öpüp yer gösterdi ve ikramda bulundu. Bir süre sonra Küçükgillerden Türabi yanımıza geldi.(Türabi Seyit Sabunludur) Yöre insanıyız birbirimizi tanırız. Lödekliler türabi ile uygar kişiler gibi tokalaşınca, Seyveli bunu tanıdınız mı? Diye Lödeklilere sordu. Evet tanırız deyince. Peki bu sizin Piriniz idi. Niçin elini öpmediniz? Ant olsun ki bundan sonra ben de sizin elinizi öpmeyeceğim. Dedi. Seyitveli ve Türabi'ye uzun ömürler dilerim. Halen yaşıyorlar..

Benim şahit olduğum anekdotlar:
1 nci anekdot:
Gençliğimde köylülerimiz arasında ara sıra tartışmalar ve kavgalar olurdu. Bir gün dayılarımla Baba Mansurlu Seyit Memet'in çocukları arasında bir tartışma oldu. Seyit Mehmet'in kızı Selvi küfretti. Abisi Abdülvahit aynen şöyle dedi: "Sevı küfretme, biz pir-talibiz"
Gerçektende Küçükgiller Seyidanı aldıklarında Seyit Mehmet Mestan köyünde amcam Alibaba ile komşu imiş. Aman Seyit Cafere söyle beni de aranıza alın demiş. Seyit Cafer Annemin babası olup Küçükgillerin o sıra en büyüğü ve en zengini imiş. Bu rica üzerine Seyit Mehmet Alibaba amcamlara ortak olarak alım işine ortak olup birlikte seyidana taşınmışlar.

2 nci anekdot:
Balanlı Akrabalarımza biz pirlik, onlarda bize ve bir kısım Baba mansurlulara Rehberlik yaparlar. seyidan daki Baba mansulularla hakulla alacak derecede pir taliplik ilişkiler yaşanmazdı. ancak hiyerarşı gereği karşılıklı sevgi ve saygı vardı. Balanlı akrabalarımızdan biri geldiği vakit yaşlı baba mansurlular istisnasız ziyaretine giderlerdi. Örnekleme yapayım.Alkazilerden seyit hüseyin tavuk karası olmasına rağmen akşam karanlığında taşlara takıla takıla ziyarete gidiyordu.İşte bu itikatli seyidin oğlu Mustafa, babasının ölümünden sonraki bir tarihte Çiğlide "Gazi abi, bu baba mansurlular neden Seyit sabuna ikrar vermişler? diye sormuş ben de yanlarında değildim, bilemeyeceğim demiştim. Şu anda bu şahsın Abisi Hınıs ve Varto'lu muhiplere Pirlik yapmaktadır. Oysa Buyruk da buna cevaz vermiyor. O sıralar ikrar iman bu kadar hoyratça sorgulanmıyordu. Şimdi düşünüyorum da demek ki ta o zamandan beri inkar düşünülüyormuş.

3 ncü anekdot:
Abim Seyit Mustafa'nın Hakk'a yürümesi dolayisiyle taziyede bulanan canlarla muhabet ettiğimiz bir sırada Pirimiz Ali Düzgün dede ve Yeğeni İçeriye girdiler. Biz hepimiz ikisininde eline niyaz olduk. Ancak İstanbul Esenyalı'da Kurduğu Seyit Seyfi Cem evinde dedelik yapan Amcamın oğlu Musa Küçük, Pirimizin elini değil yüzünü öpmesi hepimizin tuhafına gitti. Bilhasa odada bulunan gençlere kötü bir örnek oldu ve tedirginlik yarattı.
Pirimiz Ali Düzgün dedenin Bu duruma üzülüp gitmesi sonrasında, Musa Küçük'ün birlikte geldiği Kamber hoca ismindeki Baba Mansurlu'nun; "Ya bu seyit sabunlular nasıl bu Şah Ahmet dedelere taliplik ediyorlar. Bunları kesmek lazım" Demesi üzerine de kıs kıs gülmesi de olayın üzerine tuz biber oldu.

4 ncü anekdot:
Benim abim , Musa Küçük'ünde amcasının oğlu ve akranı olan Kazim Küçük'ü Kendi Cem evinde, çevresine akrabam diye tanıtmasını çok yadırgadım. Çünkü akraba tabiri geniş bir zamanı gösterir. Oysa bizim Dedelerimiz kardeş idi. Akrabam değil, Amcamın oğludur demeliydi.

Keza Seyit Sabun ocağından medari iftiharımız sanatçı Mehmet Özcan'ı;
Aşağılarcasına, bu da bizim Hemzo'nun torunudur. Diye tanıtması, Dedelik yapıp, dedesine hürmet etmediği gibi hakaret ettiren Amcamın oğlu Musa Küçük'ü bu olaya kadar devamlı takdir ediyor ve Dede diye onure ediyordum. Ancak şimdi görüyorumki biz onu onore edip büyüttükçe o bizi küçültmeyi uygun görmektedir. Bu sıfat haşa ulu ceddimize asla yakışmayacak bir sıfattır.

5 ncü Anekdot:
Narlıdere'de oturan Lödek'li Seyit Hıdır, Almanya'da yaşayan itikatlı bir Baba Mansurludur. Bir vesile ile Adresimden haberdar olmuştu. Bu itikatlı seyit 7 yıl kesintisiz Muharrem orucu tuttuğundan, 7 kurban kesmesi gibi bir hizmet sırasında Oğlunu evime gönderip bulunmam hususunda istek izhar etmişti. Biz, bu ulvi hizmetten sonra bir Cem tertip edileceğini tahmin ederek, Oğlumuz Murat'ın da görmesi için beraberimizde olmak üzere davete icabet etmiştik. Beklediğimiz gibi bir Cem ayini icra edildi. Allah Seyit Hıdır'ın Hizmetini ve lokmasını kabul etsin. İşte bu İtikatlı Baba Mansurlu da Seyit Sabun ocağının Talibidir. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Çünkü bu işin gerçeğini bilenlerin nesli daha tükenmemiştir.
Demek ki Seyit Sabunlular, Baba Mansurlulara Hiç bir dönem Pirlik, Mürşidlik yapmamışlar demek yanlış olur, belki de Alevilik yaşanmağa başlandığından itibaren Yek diğerine ikrar verip, ikrar bend olmuşlar. İnanın bir kısım Baba Mansurlunun yok sayması, tu kaka demesi Seyit Sabun Ocağına bir halel getirmez. Ancak bunu reva görenlerin itikatına halel getirir. Bu ziyniyeti anlayamıyorum. Seyit Sabunlularda başka bir ocağa pir olarak tanırlar, Mürşid olarakda başka bir ocağı bağlıdırlar. Düsturumuz El Ele, el Hakk'a değil midir? Bundan gucunma veya hayiflanma olur mu? Pazardan Elma, Armut seçmiyoruz ki; bu iyisidir bunu alayim densin. Madem hepimiz insanız, Herşey insanla başlar, kıblemız insandır, ne ararsan var insanda diyoruz. O halde bu tefrik, bu Ocak beğenmeme niye?

6 nci Anekdot:
Annemin amcasının oğlu Seyit Rıza, çocuk yaşta Çalışmak üzere Adana'ya gitmiş ve dönmemiş. 60 yaşını geçkin halde bir gün çıka geldi. Doğal olarak sadece Annemi ve babamı tanıdığından, sora sora bize eve geldi. Biz tanıyamadık ve hatırlayamadık. Bir aydan fazla bizde kaldı. Sonra yeğenleri evlerine davet ettiler.birer ikişer ay da onlarda kaldı. Çevreye iyice alışınca bir müddet te Taliplerimizin arasına gideyim dedi. Epey bir zamanda Muhundu, Lödek, Kurkurik'te kaldı. ve orada taliplerinin arasında vefat ett.

Bana gelince;
Küçükgillerden Seyit Hasanın Oğlu Gazi Küçük'üm,72 yaşındayım, İzmir'de yaşıyorum, ancak fırsat buldukça baba yurdunu ziyaret ediyorum. Örf ve adetlerine bağlı, Ehlibeyt sevdalısı ve onlara layik olmaya çalışan kendi halinde biriyim. Gençliğimde yörelerimizdeki şekli ile pir talip ilişkilerinin yürümemesinden, Alevilik ve Ehlibeyt aşkı adına üzüntü duymaktayim. Şu anda aleviliği; pirini sorgulayan ve sonra da pirlik sevdasına kapılan kişilerin yapıyor olması da Aleviliğin ne hale geldiğini gözler önüne sermektedir. Çünkü Alevilik geleneğinde Pir Makamının, başka bir deyişle İkrarın sorgulandığına şimdiye kadar tanık olunmamıştır.

Bu cümleden olarak Baba Mansur tarafından yürütüldüğü rivayet edilen Muhundu duvarının bulunduğu evin sahibi rahmetli Seyit Hüseyin'i çok iyi tanıyorum. Ve bu Dede sık sık evimize gelirdi. Bizde kendisine gereken değeri her zaman verirdik. O zat, Aldığını inkar etmeyen (Mecazidir) itikatı bütün bir seyit, Üstelik gün görmüş hanedan bir zat idi. İşte bu dede de Lödekli olup, Seyidan köyündeki Seyit Sabunlu Küçükgillerin özbe öz talibi idi.

Bana göre bunların haricindeki tüm idia ve tezler, itirazlar. Atalarının ikrarını inkar anlamına gelir.bu mesajıma cevap verldiği takdirde, mesajıma devam edeceğimi tüm canlara aşk-ı niyaz ile iletirim.

Konu seyidanli tarafindan (07-14-2010 Saat 22:46 ) değistirilmistir.. Sebep: Bazı eklemeler gerekli oldu.
seyidanli isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to seyidanli For This Useful Post:
İşcanbaba (07-22-2010)
Alt 07-22-2010, 15:50   #3
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.915
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12379
Thanked 8349 Times in 3927 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Gazi Dedem;

Yazınızı geçikmelide olsa, dikkat ve ilgi ile okudum, sağ olun, ilminiz , nefesiniz var olsun,

Bilgimiz ve okuduğumuza göre, Baba Mansur Ocağı Müşit ocağıdır,
Sizin anlatımınıza göre ise Sizin yani seyit Sabun Talibidirler, umarım yanlış anlamadım,

Bizler bunu Araştırmacıların söylemlerinden , kitaplarından okuyup biliyoruz,

Dediğiniz gibi, el ele, el hakka bağlıdır, Mrşit oçaklarının üstünde Mürşit ocağı yok biliyoruz.
ve Baba Mansur'unda bu ocaklardan olduğunu okuduk,

Sizin anlatımınıza göre, bir sıralama yaparmısnız, Şöyle,

Kuryşanlar Baba Mansura, Baba Mansurlular Seyit Sabun'lulara İKRAR verir, veya TALİPtir dersek bu sıralama nasıl devam eder,
BU konuda kaynak olarak ne önerirsiniz,
Aşkı Niyazlarımla.


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-01-2010, 21:42   #4
seyidanli
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: izmir/güzelbahçe
Yas: 62
Üye No: 2520
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1
Thanked 14 Times in 9 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 24
REP Seviyesi : seyidanli is on a distinguished road
İletişim
Standart sayın işcanbaba'nın mesajına cevabım.

Sayın İşcanbaba,
Bildiğiniz gibi, Alevilik kültürü yaşayan canların araştırmacılara aktardıkları bilgilerden oluşur. Ben de, bizzat bölgede bulunup, bu inancın içinde yaşayan biri olarak; Muhit, bölge ve şahıs adlarını belirterek, bir yanlışı, bir inkarı önlemek maksadiyle o yazıyı yazmıştım.

Baba Mansur Ocağı, Elbette, Kendi ocağına bağlı dedelerin talplerinin Mürşidi mertebesindedir. Bunun aksini yazmadım. Ancak "Mürşidin Mürşidi olmaz" diye bir erkanımız yoktur. İşte bu yüzden El ele, El hakk'a demiş ulularımız. Yani hiç bir makam başı boş bırakılmamıştır. Her makamın hesap vereceği bir makam vardır.

Üstelik; Salt Dersimi nazari itibare alsak bile, Sadece Baba Mansur, Kureyş, Derviş beyaz, Seyit Sabun ocakları yoktur. Bunların haricinde; Şah Ahmet Dede, Cemal Abdal, Ağuiçen, Sarı Saltık gibi Dede Ocakları da bulunmaktadır. Türkiye genelini ve Dünyayı da düşündüğümüz takdirde "Mürşidin Mürşidi olmaz" söyleminin bir değeri kalır mı?

Sizin yaptığınız sıralamayı devam ettirecek olursak;
Kureyşan ocağı, Baba Mansur'lulara, Baba Mansurlular Seyit Sabunlulara, Seyit Sabunlular, Şah Ahmet Dedelere, Şah Ahmet Dedeliler, Malatya'daki Ağuiçen ocağına (Bu ocağı Doğan Dedeler temsil eder.) Ağuiçen ocağı ise yazarında dediği üzere önceler Kerbela'ya, Irak sınırı kapadıktan sonra is Hacı bektaşa bağlandı. Dikkat ederseniz, yazar da bu hiyerarşiyi itiraf etmiştir.

Yazdığım yazıda, sayın yazarın çelişkilerle dolu araştırmasının yanlış ve maksatlı olduğunu gördüğümden, kesin kanıtlar göstermek zorunda kaldım. Yoksa Seyit Sabunlu biri olarak kimseye zorla Pirlik veya mürşitlik sevdasında asla olmadım.

Sayin İşcanbaba, nereli olduğunuzu ve bölgemizi bilip bilmediğinizi bilmiyorum. Acaba rica etsem yazımı tekrar okur musunuz? Çünkü Mohundu'nun zikrettiğim üç köydeki Baba Mansurlu seyitleri hem şahşen tanıyorum, hem de daha iyi anlaşılsın diye Ezbet ezbet yazarak anlattım. Hatayı benim yazdıklarımda arayacağınıza, Sayın Araştırmacı Zeynel Abidin Koç'un ifadelerini iyi irdeleseniz sanırım bana soru sormanıza gerek kalmazdı.

Selam ve saygılarımla.

Konu seyidanli tarafindan (08-02-2010 Saat 16:51 ) değistirilmistir..
seyidanli isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to seyidanli For This Useful Post:
İşcanbaba (08-02-2010)
Alt 08-02-2010, 11:36   #5
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.915
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12379
Thanked 8349 Times in 3927 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Gazi Dedem,

Ben Ankara'lıyım, Şeyh İbrahim talibiyim, Mürşit'im Dede Garkın.
Büyüklerimizden bildiğimiz bu, Zorunlu göçler ve zorunluluklar nedenyle, Mehemmed Abdal ocağı tarafından vekaleten görülmekteyiz, Babamın musahibide Mehemmed abdal talibidir,
Biz henüz bu yaşa geldik, Musahip tutamadık, olmadı,

Sizin yöreniizi bilmem, Sadece Kitaplardan okuduğum kadarı ile, sosyal, siyasal ve inancsal yaşmını tanırım,
Tabi ki, bire bir, orada yaşayan sizlerin söylemleri daha önemli ve gerçekci,
Daha önceki yazımda okuduklarımı anlattım,yazdım, Genelde de bunu böyle biliyoruz,
Evet, El ele el hakka bağlıdır, Ancak en üstte , Hakk'ın eli olan son el, yani MÜRŞİT eli olmalı, olması gerektiğini düşünüyorum.
BU nedenlede, Alet ocaklar dediğimiz, Pir ocakları sıralaması sonrasında, Mürşit ocağı ile bu silsile tamamlanır, düşüncem bu,

Genel kanı, Baba Mansur'un Mürşit ocağı olup, üstünde ocak olmadığıdır.
Sizin anlatımıznıla bunun olmadığı, Seyit Sabun'a bağlı olduğunu öğrendik,
Peki bu silsile hangi ocakta son buluyor, bu konuda bizi bilgilendirirmisiniz.
Talip,Pir, Rehber, Mürşit silsilesi ne şekildedir, Sizin bildiğiniz şekli ile.

Alinti:
seyidanda oturan Baba mansurlu Süleyman Yıldız'da vardı. Seyit Hüseyin'e; Dede bize bir Pir tayin, hep birlikte ona taliplik edelim dediler. Dede; Biliyorsunuz benim pirim Seyit sabun ocağıdır ve benim bir şikayetim yok. Yani ben ikrarımda duruyorum. Sizin bir kısmınızın piri benim, bir kısmınızın da Seyit sabun ocağıdır.
Hasbel Kaader bildiğimize göre, Bir topluluğun bir PİR makamı olur,
Burada iki gözükmekte, Seyidanlı Baba Mansurluların, iki Pir Ocağı nasıl oluyor, aklıma takıldı.
Seyir Sabun bu durumda, Hüsyin Dedenin Piri, Seydanlılarında Mürşit i olması gerekmiyor mu?

Alinti:
"Baba Mansurluların tümü Seyit Sabunluların talipleridir" diye bir ifade kullanmadım. Üstelik öyle bile olsa Baba Mansur'un ululuğuna halel mi gelir? Ulularımız ne demişler? "Eri Er'den seçen namerttir.
Sevgili Gazi Dede Sultan,
Yukarıda da yazdığım gibi, bilgilerimizde eksiklik vardır muhakkak, Acizaen affınıza sığınarak yazıyoruz, Kul hata eder, Sultan bağışlar,
Yine acizane bildiğimiz kadarı ile bir topluluğun çok zorunlu olmadıkca, Pir,Rehber, Mürşit silsilesi değişmez, (Uzak yerlere göç, yeni oluşan sısırlar nedeniyle taliplerin farklı ülke içinde kalması, Pirlerin - Hak saklasın- düşkünlük derecesinde hatalı olmaları ve/ya Pir lerin soyunun sürmemesi, ocağın kapanması nedenleri dışında) O Nedenle, Baba Mansur ocağının veya, Kureyşan veya benim baplı olduğum Salmanlılar topluluğunun Vs. gibi, Pir'i bir ocaktır diye düşünüyorum,
İkinci ocak oluşumunun nedenlerini bize anlatırsanız, Gelenekdeki uygularmalrıda öğrenmiş oluruz.eksiklerimizi tamamlarız,
diğeer nokta,
Evet buyurduğunuz gibi, Er'i erden seçmek mertlik değildir,
Bizim öyle bir niyetimiz olmadı, olmayacaktırda ve bu sözünüz bun yapanlaradır,
Seyit Sabun'a ikrar vermeleri, Tabi ki onların ULULUĞUNA helal getirmez, aksine Er'in ,Er'i ululaması, yüceltir, büyütür,
Turab olmak, engin olmak, Hizmetkar olmaz, niyazbendt olmak, yolumuzun , öğretimizin gereğidir.

Önerinzi üzerine yazınızı tekrar okudum,
Değindiğiniz konularda ki, duyarlılığınıza katılıyorum, her canın konu YOL ve onun geleneği, Ritüelleri ise daha da duyarlı, hassa olması gerekliliği açıktır.
Aşkı niyazlarımla.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-04-2010, 15:53   #6
seyidanli
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: izmir/güzelbahçe
Yas: 62
Üye No: 2520
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1
Thanked 14 Times in 9 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 24
REP Seviyesi : seyidanli is on a distinguished road
İletişim
Standart

Sayın İşcanbaba rumuzlu yöneticinin 2.08.2010 tarihli yazısına cevabım;
Sayın İşcanbaba,
Baba Mansur ocağının Mürşit Makamı olduğu ve bu ocağın üstünde başka bir ocak olmadığı, (daha da pekiştirirsek,) olamayacağı şeklindeki kanı, genel kanı da olsa, doğru bir bilgi değildir. Önceki yazımda da belirttim. Baba Mansur ocağı elbette, Talibinin, Talibine Mürşitlik yapar. Bu yolumuzdaki hiyerarşi gereğidir. buna kimsenin bir diyeceği olamaz. Ancak; ısrarla Mürşit Makamıdır.Onun üstünde bir makam olamaz demenizi bir türlü anlayamıyorum. Yani Baba Mansur ocağı Mürşit ocağı olduğundan, Bunların Pir ve Mürşit'e ihtiyacı yoktur, demeye mi getiriyorsunuz?

Sayin İşcanbaba (Keşke isminizi lütfeseydiniz)
Baba Mansur Ocağının, seyit Sabuna bağlı olması neden bütün kuralları alt üst etmiş? bunu da anlayamadım. Yani Seyit Sabuna bağlı olmasaydı, Baba Mansurun üstünde başka ocak olmayacak mıydı. Anlaşılan; El ele, El Hakk'a ilkesinin anlamı lafta kalmış. diyelimki Baba Mansur Mürşit Ocağıdır ve Seyit Sabun veya başka bir ocağa bağlı değil peki bunlara Pir ve Mürşit'te gerekmez mi?

Benim anlattığımım, yani Baba Mansur'un seyit Sabun'un talibi olduğu dünkü bir olay değidir. Bunun evveliyatını kalû beld da verilen ikrarda aramak lazım.

Talip, Rehber, Pir ve Mürşit her hangi bir ocak'la hitam bulmaz. Yol bir, Sürek binbir olduğundan, bütün ocaklar silsilesi münferiden Kerbela'ya çıkar. Bu bizim yörenin bilinen yol süreci. Bilindiği gibi Alevi Dedeleri Anadolu'ya hacı Bektaşı Veliden İkiyüz sene evvel gelip yerleşmişlerdi.

Hiç bir ocak kendi başına buyruk değildir. Her ocak mutlaka başka bir ocağa bağlıdır.

Alıntı yaptığınız yazımdan; Bir topluluğun, iki Pir makamı olduğuğu sonucunu hangi veriden edindiğinizi de anlayamadım.

Seyidanli Baba Mansurlular, Seyit Sabunluların talibidir diye bir ifadem de olmamıştır. Bu ifade sadece bir anekdotta vardır.

Elbetteki bir kişinin veya topluluğun iki piri olamaz.Çünkü ikrar birdir.

Sayın İşcanbaba, Sanırım bu defa size meramımı anlatabilmişim. Bu vesile ile selam ve saygılar sunarm. Eğer sakıncası yoksa, MSN adresinizi de eklemek isterim.

Konu seyidanli tarafindan (08-04-2010 Saat 18:14 ) değistirilmistir..
seyidanli isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to seyidanli For This Useful Post:
İşcanbaba (08-05-2010)
Alt 08-04-2010, 16:40   #7
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.915
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12379
Thanked 8349 Times in 3927 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Gazi Dedem,

Bu kulunuzun adı, Bülent İşcanoğlu,
Mail adresimi özel mesaj yolu ile gönderdim,

Siz gayet açık ve anlatılır yazıyorsunuz, sanırım ben kendimi , düşüncelerimi ifade edemedim, veya yanlış ve eksik anlamalarım oldu,

Sizinde söylediğiniz gibi, YOL silsilesi, Talip, Pir, Rehber ve Mürşit makamı olarak son bulmakta,

Acicane bizlerde( Kendi adıma) YOL bilgilerini yıllık görgü cemlerimizden ve okuduğumuz kitablardan almaktayız, dağrusu ,eksiği ney ise, Bu silsile bir yerde son bulmalı demek istiyorum,
Yani, Mansur Baba talipleri, Baba Mansur ocağı, Seyit Sabun ocağı, ve sıralama nereye kadar gitmekde bunu merak etmekteyim,

Alinti:
Sayin İşcanbaba (Keşke isminizi lütfeseydiniz)
Baba Mansur Ocağının, seyit Sabuna bağlı olması neden bütün kuralları alt üst etmiş
Hayır, tabi ki etmemiş Dede Sultan, bizim ezberimiz dışında söylem olduğundan anlamaya, öğrenmeye, bilmeye çalışıyoru-m-z,

Açizane bildiğimiz, silsile Mürşit Ocağı ile son bulduğu yönündedir.
O Ocak sahibi hem arı, hemde arıtandır.
O temiz kalandır,Hakk ile HAKK olandır, Ona Mürşit gerekmez diye bilirim.

Gazi Dede Sultan,
Ankara'da oturmaktayım, yolunuz düşerse niyazbend olmak isterim,
Aşkı niyazlarımla.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-04-2010, 22:19   #8
seyidanli
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: izmir/güzelbahçe
Yas: 62
Üye No: 2520
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1
Thanked 14 Times in 9 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 24
REP Seviyesi : seyidanli is on a distinguished road
İletişim
Standart

,,Sevgili Bülent bey,
Evvela isminizi ve e-mail adresinizi lütfetmekle konuya gösterdiğiniz hasasiyet ve samimiyete gönülden teşekkür ederim. Hemen e-mail adresinizi ekledim.İnşallah bundan sonra daha rahat ve stressız bir ortamda görüşme imkanımız olur.

Gösterdiğiniz tevazu, beni fazlası ile etkiledi. İnanın bu şekildeki hitaplardan rahatsız olurum. O ulu Ceddiniz hakkı için bu yaşıma geldim hiç kimseye el öptürmedim. Yanımda İlk öğretim 5 nci sınıfa gecen torunuma bile sadece bayram harçlığını verdiğim zaman o da gırgır olsun diye elimi öptürüyorum. Bir de Karnesini bana getirdiğinde, harçlık vereceğim zaman el öptürüyorum. Ricam şudur; eğer çok gençseniz bana amca demenizi başımla beraber kabul ederim.

Bu silsilenin, Yani Talip, Rehber, Pir ve Mürşit sıralaması mutlaka bir yerde son bulmalı. şeklindeki sözünüzü Önceki yazımda belirtmiştim. Bu durum kainattaki Sistemlere benzer. Nasılki Samanyolu Galeksisinde bizim güneş sistemimize benzer daha bir çok simtem varsa, Aleviliğin Amentüsü olan (Bu sözü çok seviyorum) Talip, Rehber, Pir ve Mürşit makamlarıda bir sistemdir bu sistemler bir birinden bağımsız olarak Son makam olan Kerbela'ya, Pir İmam Hüseyine ulaşırlar. Benimde nacizane bilgim ve mantığım bu şekildedir.

Seyit Sabun ocağının, kimi Baba Mansurluların Mürşidi olduğunu "Aklıma takıldı,Seyit sabun bu durumda, Hüseyin Dedenin Piri, seyidanlıların da Mürşidi olması gerekmiyor mu?" Cümlenizle siz de anlamıştınız. Böylece Seyit Sabunlularda Mürşitliği tatmış oldular. Hal böyle iken, Pir makamı olarak Şah Ahmet Dedelere bağlı değil miydik? Bakın Mürşit olan Seyit Sabunlularınde bir üst makamı oldu işte. Peki bu canlı örnekte mi sizin ezberinize uymadı?

Sevgili Bülent bey, Mürşit'te olsa nihayetinde bir insandır. Makam ne kadar ulvi, ne kadar yüce olursa olsun, O Makamı temsil eden zatın bir otokontrole gereksini vardır. Çünkü kul şaşar-beşerdir.
Ayrıca, sizin Ankara bölgesinde kaç dede, kaç Mürşit ocağı olduğunu bilemem.İddia ettiğiniz yani bu hiyerarşinin Mürşit makamında son bulması, Mürşidin üstünde başka bir makam olmaması (Kadrosuzluktan) olasıdır. O hususu pek bilemem. Ancak Aleviliğin merkezi sayılan Dersim coğrafyasında Pek çok Pir ve Mürşit ocağı bulunmaktadır.

Bakın size iki örnek vereyim;
Ne kadar inkar ederlerse etsinler,(Atalarının verdiği ikrar inkar etmeyenler de var. Onların ceddine rahmet.) Baba Mansurluların bir kısmı Pir olarak, bir kısmı da Mürşit olarak Seyit Sabun ocağına bağlıdırlar. Bunu iddia ediyor ve Herkesi aksini ispata davet ediyorum.
Bu gerçeği açıkladıktan sonra Örneğe dönelim.
Baba Mansur Seyit Sabuna, Seyit sabun Şah (Şeyh değil) Ahmet Dedelere, Şah Ahmed Dedeler de Ağuiçen Ocağına Bağlıdırlar. Ağuiçen ocağını İzettin Doğan Dede temsil etmektedir. Ona saygılarımı sunarım Mürşidimdir.

İkinci Örnek ;
Seyit olmayan Şadili aşireti Cemal Abdal Ocağına, Cemal Abdal Ocağı Şah Ahmed Dede Ocağına, Şah Ahmed Dede Ocağı ise ağuiçen Ocağına bağlıdır.

Dikkat ederseniz, Seyit sabun ocağı; hem Baba Mansurluların Piri olarak, Baba mansurun talibi olan kureyşanlıların Mürşididir. Hem de Bazı baba Mansurluların Talibi olan, diğer Baba Mansurluların Mürşit makamıdır. İnşallah fazla karışık olmamıştır.

Burasını toparlarsak:
Birinci Prensip; Pirin, Piri Mürşittir.
İkinci Prensip ; Benim Pirim, Talibimin Mürşididir.

Dede ocaklarını alt alta yazarak anlatalım:
1. Kureyşan
2. Baba Mansur
3. Seyit Sabun
4. Şah Ahmet Dede
5. Ağuiçen Ocağı

İkinci Örneği alt alta yazalım:
1. Şadili Aşireti
2. Cemal Abdal ocağı
3. Şah Ahmed Dede
4. Ağuiçen Ocağı

Her iki Ocak sıralamasında görüleceği üzere yukarıdan 3. 4. ve 5 nci sıradaki dede ocakları mürşit makamlarıdır. Bu detay bilgiler yararlı olmuştur.


Sadece o ocak değil bütün Ehlibeyt (Seyid-i saadet Evladı Resul) soyu arı ve arıtandır.
O' elbette temiz olandır,(Bu cümle kur'an ayetine benzedi. G.K.) Hakk ile Hakk olandır. Bu sözlere eyvallah. Yukarıdaki detaylı açıklamama rağmen,Yine de, "Ona mürşit gerekmez" diyorsanız, artık söyleyecek bir sözüm olamaz.

Son olarak;
Üzerinde epeyce tartışıp bir neticeye varamadığımız, "Pir Talip ilişkileri " hakkındaki yazıyı Seyit seyfi Ocağı sitesine koyalı epey oldu. Ancak bu güne kadar, konuya taraf olabilecek birisinin çıkıp, cevap vermemesi hayretimi mucip oldu.
Yani eğer dediklerimde hilafi hakikat bir durum varsa, biri çıkıp doğrusu budur. Demiyor.
Sayin Bületn Bey, Siz bu konuya, site yöneticisi olduğunuz için mi müdahil oldunuz? Merak ediyorum.
Selam ve saygılarımla.

Konu seyidanli tarafindan (08-05-2010 Saat 15:39 ) değistirilmistir..
seyidanli isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to seyidanli For This Useful Post:
İşcanbaba (08-05-2010)
Alt 08-05-2010, 11:54   #9
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.915
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12379
Thanked 8349 Times in 3927 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Seevgili Gazi Dedem,

Ezberimin bozulmasını yadırgamam, bozulmli, bozmalıyız bu kulakdan dolma ezberleri, yaşam kendini nasıl dizayn ediyorsa onun gereğini yapmalıyız,

Baba sultan,
Söz Elinizi öpmem,
Sanırım Mail adresimi kayd edememişsiniz, akşam baktım olmamış,
Size özelden mesaj Tacağım,
Cumartesi günü, Ankara da olma saatleriniz , Akşam saatlerine denk gelmez ise, 19-20 gibi, Hava alanına gelip, sizinle görüşebiliriz o 2 saatte sizinle olma onuruna erişebilirim.

Yaşım 48 Dede Sultan,
Aşk-ı niyazlarımla.
İşcanbaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 08-05-2010, 16:26   #10
seyidanli
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: izmir/güzelbahçe
Yas: 62
Üye No: 2520
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 1
Thanked 14 Times in 9 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 24
REP Seviyesi : seyidanli is on a distinguished road
İletişim
Standart

sevgili, kadirşinas ve Centilmen mesaj arkadaşım, uygar ve medeni ölçülerde, aynı zamanda iki Alevi Can'ın Edep Erkan dairesi içerisinde yaptıkları tartışmayı, hiç bir tarafın gönül kırıklığı yaşamadan bitirmelerini bir ibadet vecdi içerisinde olmuş bir muhabbet olarak görüyor ve bunu sağladığından sana şükranlarımı sunarım.
Daha gençmişsiniz, Allah acınızı göstermesin. Elimi öpmemen beni üzmez.Yinede sağol.
Geceleri saymazsan ben de tam 36 yaşındayım

Sizin e-mail adresinizi eklemiştim. Tekrar bakarım.

Benim Esenboğa'ya inişim 12.55, kalkışım 14.00 bu duruma göre sadece 65 dakika kalıyorum. bu durumda zahmet edip gelmenize değmez. İlginize bin teşekkür.

Ailevi durumunuzu bilmiyorum, yine de selam ve saygılar herkese, hoşcakalın.

Benim e-mal adresim : [gazikucuk_39@hotmail.com[/email].

Konu seyidanli tarafindan (08-05-2010 Saat 16:29 ) değistirilmistir..
seyidanli isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Baslatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Seyit Cemal Sultan (d.1280-ö.1365) munzurunatesi Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları 1 01-19-2009 17:26
ABF : Alevilerden Sayın Seyfi Oktay'a yönelik bir tepki olmamıştır. Çopur Alevilik Haberleri 1 08-18-2008 20:23
Seyfi Oktay konuşabilseydi Çopur Alevilik Haberleri 0 08-18-2008 20:10
Seyit Dervişcemal Türbesi Ruzgar Erzincan 0 07-08-2008 01:40
Derviş Cemal/seyit Cemal Ocaği Sedat Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları 0 06-02-2008 19:26


Sponsored links
alevi haber duşakabin ankara efor efor efor efor
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 09:16.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts