Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugün Yazılan Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları

Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları Aşiret / Ocak / Köken Araştırmalarını paylaşabileceğiniz alan.

GencAleviler.coM | Alevilik Hakkında Herşey
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 06-02-2008, 19:01   #1
Sedat
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Sedat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yaş: 37
Üye No: 4
Mesajlar: 982
Teşekkür Grafikleri
Yaptığı teşekkür sayısı: 1047
593 konuda 1597 kez teşekkür edildi.
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 238
REP Seviyesi : Sedat has a spectacular aura aboutSedat has a spectacular aura aboutSedat has a spectacular aura about
İletişim
Standart Seyit Seyfi Ocaği

SEYİT SEYFİ OCAĞI


Bu ocak evladı Musa Küçük Dede’nin verdiği bilgilere göre Seyit Seyfi, Oniki İmamların yedincisi olan İmam Musa Kazım evlatlarındandır. Elazığ ili, Palu ilçesinde Seydili Köyü’nde ocağı vardır. Ocak ve Vakfiye şu anda kullanılmamaktadır. Tunceli, Elazığ yöresinde Seyit Sabun olarak bilinir. Vesikalarda ise Seyit Sabır olarak geçmektedir. Doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmemekle birlikte, Yavuz Selim döneminde yaşadığı biliniyor. Bu soydan gelenler Tunceli’ye yerleşmişlerdir. Mazgirt ilçesinde Seyitli ve Balan köylerini yurt edinmişlerdir.
Sedat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu konu için Sedat üyesine teşekkür edenler.
İşcanbaba (02-26-2010)

Alt 02-25-2010, 17:43   #2
seyidanli
Yeni Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: izmir/güzelbahçe
Yaş: 61
Üye No: 2520
Mesajlar: 4
Teşekkür Grafikleri
Yaptığı teşekkür sayısı: 1
5 konuda 8 kez teşekkür edildi.
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 24
REP Seviyesi : seyidanli is on a distinguished road
İletişim
Red face Pir Talip ilişkileri

Sevgili canlar, değerli dostlar.
Baba mansur sitesini ziyaret ettiğimde, Mazgirt'in İki beldesi Çarsancak ve Muhundu yöresinde herkesin çok iyi bildiği Baba Mansur ve Hacı Kureyşın karşılaşması efsanesinin bilerek değiştirildiğini gördüm.
Efsanenin bilinen esas şekli şöyledir:
Seyit Seyfi, Baba Mansu ve Hacı Kureyş Ana bir, Baba bir kardeştirler. Bilinmeyen bir nedenle nafakalarını temin etmek üzere gurbete çıkmaya karar verirler ve yola çıkarlar.Aradan haylı zaman geçtikten sonra biribirlerini özlerler. Hacı kureyş dağda çevirdiği bir ayıya binerek şimdiki Muhundu'ya gelir Tepreden İnmekte iken O sırada Duvar yapmakta olan Baba Mansur Kardeşinin gelmekte olduğunu görünce elindeki malayı Deh! diye durara vurup duvarı yürütür. Hacı kureyş Yürüyen duvar üzerindeki Baba Mansuru görünce; Ben canlıyı yürüttüm sen ise cansızı yürütüyorsun deyip eline niyaz olur.
Hoş sohbet, muhabet derken akıllarına kardeşleri Seyit Seyfi gelir. Her iki erenler de aynı anda ve aynı şeyi düşünürler ve kalkıp yola koyulurlar. Efsane bu ya Seyit Seyfi o sırada derya üzerinde çift sürrmektedir. Bunu gören Baba Mansur ve Hacı kureyş; biz birimiz canlıyı, birimiz de cansızı yürüttük. Sen ise imansızı kendine ram etmişsin. Sana eyvallahımız var deyip eline niyaz olurlr.
Şimdi bu efsaneyi biraz irdeleyelim. Üç mübarek zat da aynı ana ve babadan doğma kardeştirler. birinin diğerlerine üstünlüğü düşünülemez.

Yani bir ocağın, başka bir ocağa bağlı olması bir aşağılık kompleksi sebebi olamaz. Böyle bir düşünce El ele, El Hakk'a düstüruna da aykırı olmaz mı?

Babamansur.net/baba-mansur-ocağı.html. sitesinde araştırmacı sayın Zeynel Abidin Koç tarafından kaleme alınan makalenin altında, Ali Kaplan dede, Şükrü kılıç Dede ve Kaynak olarak da Hüseyin Kaplan dedenin isimleri bulunan, "Baba Mansurlularda Pir-Talip ilişkileri bölümünde Baba Mansurlularda İkrar şu şekilde verilmiştir" Denilen yazıyı aynen aşağıya alıyor ve yeri geldikçe yanıtlamaya çalışacağım:

"Ocaktan ayrılan kardeşler, Ocakta kalan kardeşe Pir kapısında bağlanmışlardır. Yani Seyit İbrahim ile seyit Mahmut Pir olarak kardeşleri Seyit Kasım'ı kabul etmişler. Daha sonraki bir tarihte Seyit Mahmut'un evlatları, Pirleri olan Seyit Kasımın evlatları ile bozuşurlar ve bir oldu bitti ile Şöbekteki Baba Mansurlu dedelere talip olurlar. Bunun dışındaki bütün Baba Mansurlular, gerek Pirlik, gerekse Rehberlik kolunda birbirine bağlıdırlar.

Bu kısmı biraz açalım: Diyelim ki Baba Mansurlular Bir birilerine Pir ve Rehber makamında ikrarbend oldular. Peki bunlara bir de Mürşid makamı gerekmiyor mu? Bunu nasıl hallettiler?

Akli selim sahibi her Baba Mansurlunun bildiği gibi; Muhundu'nun Kurkurik, Lödek, Şöbek ve Küpik köyleri Baba Mansurlu Seyitlerin Yoğun olarak yaşadığı köylerdir. Ayrıca; Muhundu merkez, Karakoçan'a bağlı Seymamudan (Pamuklu), Mazgirt'e bağlı Kirzi, Şomi, Kayaçı, Kayaçi Komu, Seyidan ve Seyidan mezresinde de Baba Mansurlu seyitler yaşamaktadır.

Bu köylerden Kurkurik Köyü 4 Ezbetten oluşur:
1. Hüsınan
2. Hasenan
3. Xelilan
Bu üç ezbet, Pir olarak Lödekli Baba Mansurlu Seyitlere bağlıdırlar.

4. Safiyan Ezbeti ise, Pir olarak Seyidan köyündeki Seyit Sabunluları bilirlerdi.

Keza; Kesin olarak Küpik köyüne bağlı Vel hesının komundaki 5 Baba Mansurlu aile ile Şomi köyündek Baba Mansurlular da Seyit Sabun Ocağına bağlı idiler.

Lödek köyü 2 Ezbettir.
1. Sey kekılanlar,
2. Sey Veyianlar, Bu her iki Ezbette Pir olarak Seyit Sabunluları bilirlerdi.

Bu demektir ki; Hüsınan, Hasenan ve Xelilan Ezbetine mensup Baba Mansurlu seyitlerin Mürşid makamı Seyidan köyündeki Seyit Sabun ocağıdır.

Yazarın dediği gibi; Seyit Mamudun evlatlar, Pirleri olan Seyit Kasımın evlatlar ile bozuşup bir oldu bitti ile Şöbektek Baba Mansurlu Dedelere Talip olmaları ne kadar yanlışsa;
"Bunun dışındaki bütün Baba Mansurluların gerek Pirlik, gerekse rehberlik kolunda birbirine bağlı oldukları" ifadesi de yukarıda ezbet isimleri ile açıklanan gerçeğe göre yanlıştır.

Makaleye devam ediyoruz; "yine atalarımızın aktardığına göre, Ocağın başındaki Baba Mansur evlatları Senede bir, bir lokma Seyit Sabun'a vererek bu lokmayı Kerbela'ya gönderiyor.

Burası da çok ilginçtir. Senede bir, ne adla olursa olsun Seyit Sabunlulara niçin lokma veriliyor. neden kendi aralarından birirne değil?

Irak sınırı kapanınca Bölgedeki Dedeler toplanıyor ve şöyle bir karar alınıyor.
"Seyit Sabun Ocağından bir aile (kendi aralarında seçilen bir aile) yılda bir sefer Baba Mansur Ocağına gelip bir lokma alır ve o lokmayı Şah Ahmetli Dedelere verir. Şah Ahmetli Dedeler de (Yalnız bu bir el olacak, yani Şah Ahmetli Dedelerde de bir aile görevlidir) Bu lokmayı Hacı Bektaş Dergahına götürecekler. "
Burası da ilginç, sistem karışıyor, sınır kapanıyor, Lokmanın başka bir dergaha gönderilmesi gündeme geliyor ve yine Seyit Sabunlulara veriliyor.

"Bu sistem bir zaman çalıştı, daha sonraları sistem bozuldu."

Seyit Sabunlu Dedelerde kendi aralarında birbirine Pir ve Talip kapısında bağlı idiler.Bunlar kendi aralarındaki o sistemi bozdular ve gelişi güzel (O eski seçtikleri aileyi tanımadılar.) Baba Mansurun ocaktan ayrılan ailelerine pirliğe gittiler. ONLARDA ESKİ İTİKATLARINDAKİ O HAL İLE BUNLARA 3 - 5 KURUŞ HAKKULLAHI ALLAH RIZASI İÇİN VERMİŞLER.
Yanlış bir ifade: Seyit Sabunlular hiç bir zaman ikrarlarından dönme anlamına gelecek bir eylemde bulunmadılar.Örneğin Bizzat Ceyhan'ın Ayşe bacı köyünde yaşayan Akrabalarmız Seyit İsmail ile Seyit Safi'nin Kurban'ına, O sırada Ceyhanda olduğumdan Pir olarak davet edildim.Başka bir tarihte de Seyit İsmail' Rehber olarak Abimin Kızılcıktaki evinde bizi Dara kaldırarak niyazımızı almıştı.

"Seyit Sabunlu dedelerde Kendi aralarındaki sistemi bozdular ve gelişi güzel, o eski seçtikleri aileyi tanımadılar. Baba Mansurun ocaktan ayrılan ailelerine Pirliğe gittiler. Onlar da eski itikatlarındaki o hal ile bunlara 3-5 kuruş Hakkulahı Allah rızası için vermişler."

Bu parağrafı nasıl yanıtlamam gerektiğini doğrusu bilemiyorum. Acaba Ocaktan ayrılan Ailelere zorla mı pirliğe gitti bu adamlar? Seçtikleri aileyi tanımamak Talibin itikatına halel mi getirdi. O eski itikatlarındaki hal ile 3-5 kuruş vermişlerse bunun bir evveliyatı var demekki. yazar hangi insafla verilen bu hakkulahı küçük düşürücü bu cümleyi kuruyor.?

(Burada Malatya'daki Hüseyin DOĞAN Dede ile ilgili bilgiler verilmektedir konumuz Seyit sabunlularlar ilişkiler olduğundan es geçiyorum)

Daha sonra Seyit Sabunlu dedelerin kendi aralarındaki organizasyon bozulunca; Baba Mansurlular "Gidin aranızdaki sorunu çözün, ondan sonra bize gelin" şeklinde ikaz ettiler ve ondan sonra da kimseyi görmedik.

Bu İfadeye de cevap vereyim: Ulvi bir görev için bir topluma giden birinin yüzüne karşı, gidin aranızdan birini seçin, öyle gelin demek hem o makamdakilerin içişlerine karışmaktır, hemde evinden obandan kovmak demektir. denildiği gibi elbette bir daha kimse hanene gelmez. Acaba seyit Sabunlular, Baba Mansurlu taliplerinden hakullah almak için sıraya mı girmişlerdi? bunlar bu kadar yüzsüz müydüler. acaba bu durumdan kim zaralı çıkmış ola.

Makalenin yazarı bütün bu bilgileri bizzat büyüklerinden aldığını, din konusunda araştırmacı olduğunu, vebal ve sevabın da bunları anlatanların olduğunu, Kişisel olarak ileri sürdüğü tek nokta; BENİM PİRİM, BENİM TALİBİMİN de MÜRŞİDİ'dir. Bu yol böyledir. BUNUN DIŞINDA BİR ALTERNATİF YOKTUR. Erkan 4 kapı ile tamamlanır.1-Talip, 2-Rehber, 3-Pir, 4-Mürşid,
Ama TARİHİN HİÇ BİR DÖNEMİNDE, SEYİT SABUNLU DEDELER, BİZİM TALİPLERİMİZE MÜRŞİD OLARAK KABUL EDİLMEMİŞLER.
ZATEN O ZATLARDA BÖYLE BİR İSTEKTE BULUNMAMIŞLAR. BU DA NET OLARAK GÖSTERİYOR Kİ, BABA MANSUR PİR KAPISINDA SEYİT SABUN OCAĞINA BAĞLI DEĞİL.

Büyük harflerle yukarıya aldığım Yazarımızın bu ilginç ve iddialı saptaması elbette çok yayanlıştır.Yukarıda ezbet isimleri ile gözler önüne serdiğim Lödek ve Kurkurık köylerinin, pir talip bağlantılarını tekrar veriyorum:

Kurkurik köyü dört ezbetten oluşur:
1. Hüsınan ezbeti,
2. Hesenan ezbeti,
3. Xelilan Ezbeti,
Bu üç Baba Mansurlu Ezbet, pir olarak Lödek köyündeki Baba mansurlu seyitleri tanırlar.
4. Safiyan ezbetine mensup Baba Mansurlular ise Seyidan köyündeki Seyit Sabun Ocağına bağlıdırlar.

Lödek köyü ise 2 ezbetten oluşur:
1. Sey Kekilanlar ezbeti,
2. Sey Veyisanlar ezbeti,
Bu iki Baba Mansurlu ezbet ise yine Seyidan köyündeki Seyit Sabun ocağına bağlıdırlar.

Buna göre; Yazarında "benim pirim, benim talibimin mürşididir" dediği gibi, Lödek köyündeki 2 Baba Mansurlu seyitler, Kurkurik köyündeki 3 Baba mansurlu ezbetin pir makamı olduğuna göre, Lödekli Seyitlerde, Seyit Sabun ocağının talibi olduğu göz önüne alındığında, Hüsınan, Hesenan ve xelilan ezbetlerinin Alevi inancına göre mürşid makamı neresidir? İşte bu soruyu sayın yazara soruyorum ve cevabını da bekliyorum.

Ayrıca, halen yaşayan 60-70 yaşındaki aklı başında Baba Mansurlu Seyitlerin inkar edemeyecekleri bu gerçekler, dini konularda araştırmacı olduğunu ve bundan başka bir niyeti olmadığını ileri süren birinin gözünden kaçıyorsa bunda kasıt aramak gerekir.

Yazarın şu sözleri de çok önemlı:
"Ama bu gün yeniden bir yapılanmaya gidilse, ecdatlarımız nasıl bir tutum izlemişlerse, biz haşa bu yolu bozmayız. Gerek ne ise yerine getiririz Baba Mansurlular olarak, her zaman geçmişimizi sorgulamaya hazırız ve bir yanlışlık varsa düzeltiriz. Ceddimizin himmeti ile başımız bu yola bağlıdır, yol neyi gerektiriyorsa biz hazırız.

Sayın yazarın, Yukarıdan beri kıra, döke sergilemeye çalıştığı, kendisine göre doğru olan araştırmasının bu bölümünde ise bir tevil, bir yanlışı tamir etme isteğini dile getirmeye çalıştığını görmekteyiz.

Sayın yazarın hangi köyden ve hangi ezbetten olduğunu bilmiyorum. Ancak Rahmetli Seyit Hüseyin Doğan Dede Hükümet gibi Adamdı.Malatya'lı Hüseyin Doğan Dede faslında izah ettiği gibi Bir döneme damga vuracak kadar sözüne itibar edilen bir Dede idi. O dönemde meclisinde bulunan Şöbekli Düzgün Baba, Seyit Süleyman,Kurkurikli Heydı gülizarı, Küpikli Kemaneci Seyit Veli, Seyidan mezresinden Küpikli Seyit Kamber, Seyit Veyis elinden buyruk eksik olmayan, okumuş yazmış bilgili zatlardı. Bu saydığım ileri gelen Baba Mansurlu Seyitler bile huzurunda desturla konuştukları halde, şimdilerde ahkam kesenlerin, onun benimsediği, itikat ettiği Erkana çamur atmaları asla hadlerine değil ve esasen itibare de alınmazlar.

"Baba Mansurlular hiç bir dönemde Seyit Sabunluları Mürşit olarak görmemişlerdir. esasen o zatlar da böyle bir iddia da bulunmamışlardır" deniyor.
Bunun doğruluk derecesi; yukarıda tarafsız bir araştırmacı gibi ezbet isimleri ile gözler önüne serdiğim Şablona uyuyorsa bir diyeceğim olamaz. Keza bu satırları yazanın da Pirlik ve Mürşitlik iddiası asla olmamıştır. Ancak Aleviliğin Amentüsü olan Pir Talip ilişkilerinin bu kadar da saptırılmaması gerektiğine inanırım. Yoksa Pirinden yani ikrarından dönme gibi bir duruma düşülür ki, günün birinde talipler de senin Pirini sormaya başlarlar.

Bir gerçek daha var; Alevilik inancına göre İkrarın bir ucu Pir'in elinde, diğer ucu ise Talip'in elindedir.

Şahşen ben 72 yaşındayım ve yaşım gereği bu iki beldenin Alevi inancı gereği Pir-Talp - Mürşit makamlarını biliyorum ve Ben yaştaki Baba Mansurlular da bu gerçeği bilirler. Ancak son zamanlarda nedense herkes ben Aleviyim, Ben Dedeyim deyip kasılıyor ama bağlı olduğu dede ocağını kimse lisanına getirmiyor.Benim Pir makamım Gölekteki Cömert Babadır. Ocağıda Şah Ahmet Dede ocağıdır. gururla ve iftiharla söylerim. Baba Mansurlu seyitlerin dediği gibi bu güne kadar kimseden 3-5 kuruş da almadım. Hem Allah rızası için diyeceksin hemde 3-5 kuruş demek, verilen lokmanın da değerini alçaltır. buna hakk razı
olur mu?
Bu konuda Şu anda yaşayan Haybetli köyünden seyit sabun ocağından İmam Hasan'ın şahit olduğu iki anekdotu nakletmek istiyorum:
1 nci anekdot:
Bir gün Muhundu'ya gitmiştim. Kendisine kişisel saygımdan ötürü ziyaret etmek üzere Rahmetli Seyit Hüseyin'in evine gitmiştim. Ben orada iken İçeriye 3-4 kişi girdi. Seyit Hüseyine niyaz oldular dolayisiyle benimle de niyaz oldular çünkü yöre insanıydık ve birbirimizi tanırdık. içlerinde net olarak hatırladığıma göre seyidanda oturan Baba mansurlu Süleyman Yıldız'da vardı. Seyit Hüseyin'e; Dede bize bir Pir tayin, hep birlikte ona taliplik edelim dediler. Dede; Biliyorsunuz benim pirim Seyit sabun ocağıdır ve benim bir şikayetim yok. Yani ben ikrarımda duruyorum. Sizin bir kısmınızın piri benim, bir kısmınızın da Seyit sabun ocağıdır. Benim taliplerimin Mürşit makamı ise benim pir makamımdır. İkrarınızdan şikayet etme hakkınız yok. Ancak bütün günah ve vebalini göze alarak inkar etmek istiyorsanız, bu sizin bileceğiniz bir meseledir. Dedi.

2 nci anekdot.
Seyidan mezresinden, Küpüklü seyit Kamber'in oğlu seyveli ile Seyitli köprüsündeki kahvede otururken Yanımıza Lödek köyünden 4 kişi geldi.Lödekliler seyitveli'nin pirleri olduğundan, doğrusu büyük küçük demeden hepsinin elini öpüp yer gösterdi ve ikramda bulundu. Bir süre sonra Küçükgillerden Türabi yanımıza geldi.(Türabi Seyit Sabunludur) Yöre insanıyız birbirimizi tanırız. Lödekliler türabi ile uygar kişiler gibi tokalaşınca, Seyveli bunu tanıdınız mı? Diye Lödeklilere sordu. Evet tanırız deyince. Peki bu sizin Piriniz idi. Niçin elini öpmediniz? Ant olsun ki bundan sonra ben de sizin elinizi öpmeyeceğim. Dedi. Seyitveli ve Türabi'ye uzun ömürler dilerim. Halen yaşıyorlar..

Benim şahit olduğum anekdotlar:
1 nci anekdot:
Gençliğimde köylülerimiz arasında ara sıra tartışmalar ve kavgalar olurdu. Bir gün dayılarımla Baba Mansurlu Seyit Memet'in çocukları arasında bir tartışma oldu. Seyit Mehmet'in kızı Selvi küfretti. Abisi Abdülvahit aynen şöyle dedi: "Sevı küfretme, biz pir-talibiz"
Gerçektende Küçükgiller Seyidanı aldıklarında Seyit Mehmet Mestan köyünde amcam Alibaba ile komşu imiş. Aman Seyit Cafere söyle beni de aranıza alın demiş. Seyit Cafer Annemin babası olup Küçükgillerin o sıra en büyüğü ve en zengini imiş. Bu rica üzerine Seyit Mehmet Alibaba amcamlara ortak olarak alım işine ortak olup birlikte seyidana taşınmışlar.

2 nci anekdot:
Balanlı Akrabalarımza biz pirlik, onlarda bize ve bir kısım Baba mansurlulara Rehberlik yaparlar. seyidan daki Baba mansulularla hakulla alacak derecede pir taliplik ilişkiler yaşanmazdı. ancak hiyerarşı gereği karşılıklı sevgi ve saygı vardı. Balanlı akrabalarımızdan biri geldiği vakit yaşlı baba mansurlular istisnasız ziyaretine giderlerdi. Örnekleme yapayım.Alkazilerden seyit hüseyin tavuk karası olmasına rağmen akşam karanlığında taşlara takıla takıla ziyarete gidiyordu.İşte bu itikatli seyidin oğlu Mustafa, babasının ölümünden sonraki bir tarihte Çiğlide "Gazi abi, bu baba mansurlular neden Seyit sabuna ikrar vermişler? diye sormuş ben de yanlarında değildim, bilemeyeceğim demiştim. Şu anda bu şahsın Abisi Hınıs ve Varto'lu muhiplere Pirlik yapmaktadır. Oysa Buyruk da buna cevaz vermiyor. O sıralar ikrar iman bu kadar hoyratça sorgulanmıyordu. Şimdi düşünüyorum da demek ki ta o zamandan beri inkar düşünülüyormuş.

3 ncü anekdot:
Abim Seyit Mustafa'nın Hakk'a yürümesi dolayisiyle taziyede bulanan canlarla muhabet ettiğimiz bir sırada Pirimiz Ali Düzgün dede ve Yeğeni İçeriye girdiler. Biz hepimiz ikisininde eline niyaz olduk. Ancak İstanbul Esenyalı'da Kurduğu Seyit Seyfi Cem evinde dedelik yapan Amcamın oğlu Musa Küçük, Pirimizin elini değil yüzünü öpmesi hepimizin tuhafına gitti. Bilhasa odada bulunan gençlere kötü bir örnek oldu ve tedirginlik yarattı.
Pirimiz Ali Düzgün dedenin Bu duruma üzülüp gitmesi sonrasında, Musa Küçük'ün birlikte geldiği Kamber hoca ismindeki Baba Mansurlu'nun; "Ya bu seyit sabunlular nasıl bu Şah Ahmet dedelere taliplik ediyorlar. Bunları kesmek lazım" Demesi üzerine de kıs kıs gülmesi de olayın üzerine tuz biber oldu.

4 ncü anekdot:
Benim abim , Musa Küçük'ünde amcasının oğlu ve akranı olan Kazim Küçük'ü Kendi Cem evinde, çevresine akrabam diye tanıtmasını çok yadırgadım. Çünkü akraba tabiri geniş bir zamanı gösterir. Oysa bizim Dedelerimiz kardeş idi. Akrabam değil, Amcamın oğludur demeliydi.

Keza Seyit Sabun ocağından medari iftiharımız sanatçı Mehmet Özcan'ı;
Aşağılarcasına, bu da bizim Hemzo'nun torunudur. Diye tanıtması, Dedelik yapıp, dedesine hürmet etmediği gibi hakaret ettiren Amcamın oğlu Musa Küçük'ü bu olaya kadar devamlı takdir ediyor ve Dede diye onure ediyordum. Ancak şimdi görüyorumki biz onu onore edip büyüttükçe o bizi küçültmeyi uygun görmektedir. Bu sıfat haşa ulu ceddimize asla yakışmayacak bir sıfattır.

5 ncü Anekdot:
Narlıdere'de oturan Lödek'li Seyit Hıdır, Almanya'da yaşayan itikatlı bir Baba Mansurludur. Bir vesile ile Adresimden haberdar olmuştu. Bu itikatlı seyit 7 yıl kesintisiz Muharrem orucu tuttuğundan, 7 kurban kesmesi gibi bir hizmet sırasında Oğlunu evime gönderip bulunmam hususunda istek izhar etmişti. Biz, bu ulvi hizmetten sonra bir Cem tertip edileceğini tahmin ederek, Oğlumuz Murat'ın da görmesi için beraberimizde olmak üzere davete icabet etmiştik. Beklediğimiz gibi bir Cem ayini icra edildi. Allah Seyit Hıdır'ın Hizmetini ve lokmasını kabul etsin. İşte bu İtikatlı Baba Mansurlu da Seyit Sabun ocağının Talibidir. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Çünkü bu işin gerçeğini bilenlerin nesli daha tükenmemiştir.
Demek ki Seyit Sabunlular, Baba Mansurlulara Hiç bir dönem Pirlik, Mürşidlik yapmamışlar demek yanlış olur, belki de Alevilik yaşanmağa başlandığından itibaren Yek diğerine ikrar verip, ikrar bend olmuşlar. İnanın bir kısım Baba Mansurlunun yok sayması, tu kaka demesi Seyit Sabun Ocağına bir halel getirmez. Ancak bunu reva görenlerin itikatına halel getirir. Bu ziyniyeti anlayamıyorum. Seyit Sabunlularda başka bir ocağa pir olarak tanırlar, Mürşid olarakda başka bir ocağı bağlıdırlar. Düsturumuz El Ele, el Hakk'a değil midir? Bundan gucunma veya hayiflanma olur mu? Pazardan Elma, Armut seçmiyoruz ki; bu iyisidir bunu alayim densin. Madem hepimiz insanız, Herşey insanla başlar, kıblemız insandır, ne ararsan var insanda diyoruz. O halde bu tefrik, bu Ocak beğenmeme niye?

6 nci Anekdot:
Annemin amcasının oğlu Seyit Rıza, çocuk yaşta Çalışmak üzere Adana'ya gitmiş ve dönmemiş. 60 yaşını geçkin halde bir gün çıka geldi. Doğal olarak sadece Annemi ve babamı tanıdığından, sora sora bize eve geldi. Biz tanıyamadık ve hatırlayamadık. Bir aydan fazla bizde kaldı. Sonra yeğenleri evlerine davet ettiler.birer ikişer ay da onlarda kaldı. Çevreye iyice alışınca bir müddet te Taliplerimizin arasına gideyim dedi. Epey bir zamanda Muhundu, Lödek, Kurkurik'te kaldı. ve orada taliplerinin arasında vefat ett.

Bana gelince;
Küçükgillerden Seyit Hasanın Oğlu Gazi Küçük'üm,72 yaşındayım, İzmir'de yaşıyorum, ancak fırsat buldukça baba yurdunu ziyaret ediyorum. Örf ve adetlerine bağlı, Ehlibeyt sevdalısı ve onlara layik olmaya çalışan kendi halinde biriyim. Gençliğimde yörelerimizdeki şekli ile pir talip ilişkilerinin yürümemesinden, Alevilik ve Ehlibeyt aşkı adına üzüntü duymaktayim. Şu anda aleviliği; pirini sorgulayan ve sonra da pirlik sevdasına kapılan kişilerin yapıyor olması da Aleviliğin ne hale geldiğini gözler önüne sermektedir. Çünkü Alevilik geleneğinde Pir Makamının, başka bir deyişle İkrarın sorgulandığına şimdiye kadar tanık olunmamıştır.

Bu cümleden olarak Baba Mansur tarafından yürütüldüğü rivayet edilen Muhundu duvarının bulunduğu evin sahibi rahmetli Seyit Hüseyin'i çok iyi tanıyorum. Ve bu Dede sık sık evimize gelirdi. Bizde kendisine gereken değeri her zaman verirdik. O zat, Aldığını inkar etmeyen (Mecazidir) itikatı bütün bir seyit, Üstelik gün görmüş hanedan bir zat idi. İşte bu dede de Lödekli olup, Seyidan köyündeki Seyit Sabunlu Küçükgillerin özbe öz talibi idi.

Bana göre bunların haricindeki tüm idia ve tezler, itirazlar. Atalarının ikrarını inkar anlamına gelir.bu mesajıma cevap verldiği takdirde, mesajıma devam edeceğimi tüm canlara aşk-ı niyaz ile iletirim.

Konu seyidanli tarafından (07-14-2010 Saat 21:46 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Bazı eklemeler gerekli oldu.
seyidanli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu konu için seyidanli üyesine teşekkür edenler.
İşcanbaba (07-22-2010)
Alt 07-22-2010, 14:50   #3
İşcanbaba
Bölüm Yöneticisi
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 134
Mesajlar: 4.225
Teşekkür Grafikleri
Yaptığı teşekkür sayısı: 8540
2669 konuda 5292 kez teşekkür edildi.
Rep Bilgisi
REP Gücü : 40
REP Puanı : 1155
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili Gazi Dedem;

Yazınızı geçikmelide olsa, dikkat ve ilgi ile okudum, sağ olun, ilminiz , nefesiniz var olsun,

Bilgimiz ve okuduğumuza göre, Baba Mansur Ocağı Müşit ocağıdır,
Sizin anlatımınıza göre ise Sizin yani seyit Sabun Talibidirler, umarım yanlış anlamadım,

Bizler bunu Araştırmacıların söylemlerinden , kitaplarından okuyup biliyoruz,

Dediğiniz gibi, el ele, el hakka bağlıdır, Mrşit oçaklarının üstünde Mürşit ocağı yok biliyoruz.
ve Baba Mansur'unda bu ocaklardan olduğunu okuduk,

Sizin anlatımınıza göre, bir sıralama yaparmısnız, Şöyle,

Kuryşanlar Baba Mansura, Baba Mansurlular Seyit Sabun'lulara İKRAR verir, veya TALİPtir dersek bu sıralama nasıl devam eder,
BU konuda kaynak olarak ne önerirsiniz,
Aşkı Niyazlarımla.


Aşk,
Tanrı ile insan arasındaki temas noktasıdır, kalbin içinde sırdır.
Esat Korkmaz.



" REFARANDUM TERCİHİM HAYIR"

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan



Sağı solu
önü arkası yok
kalmadı
ömrümün
belki bu son hasretleri
son özlemleri
bir aşkın ardından
son gözyaşları döküşleri
yok kalmadı farkı
altı, üstü
yer ile gökyüzünün
yaşamla,ölümün
İşcanbaba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Seyit Cemal Sultan (d.1280-ö.1365) munzurunatesi Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları 1 01-19-2009 16:26
ABF : Alevilerden Sayın Seyfi Oktay'a yönelik bir tepki olmamıştır. Çopur Alevilik Haberleri 1 08-18-2008 19:23
Seyfi Oktay konuşabilseydi Çopur Alevilik Haberleri 0 08-18-2008 19:10
Seyit Dervişcemal Türbesi Ruzgar Erzincan 0 07-08-2008 00:40
Derviş Cemal/seyit Cemal Ocaği Sedat Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları 0 06-02-2008 18:26


Sponsor Linkler - (Link Takası)
alevi haber duşakabin ankara efor ankara nakliyat ankara evden eve nakliyat ev taşıma taşımacılık şirketleri güneş enerji sistemleri güneş enerji sistemleri pagerank

 Devrimci Siteler i ziyaret et


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:16.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
 
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
Sitemap
1, 2, 8, 9, 11, 5, 6, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 206, 43, 115, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 136, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 77, 78, 76, 79, 140, 174, 81, 83, 82, 84, 85, 86, 87, 145, 99, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 100, 98, 121, 101, 102, 120, 103, 104, 118, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 116, 117, 119, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 164, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 159, 135, 137, 138, 139, 141, 142, 143, 144, 146, 147, 148, 151, 149, 150, 155, 152, 153, 154, 156, 157, 160, 161, 248, 166, 188, 165, 167, 168, 173, 169, 170, 171, 172, 175, 176, 178, 179, 180, 184, 181, 182, 185, 186, 187, 195, 189, 194, 197, 190, 233, 193, 192, 196, 199, 203, 242, 201, 202, 204, 207, 209, 208, 210, 212, 213, 240, 216, 217, 218, 219, 221, 222, 223, 224, 226, 225, 231, 229, 228, 232, 230, 234, 235, 238, 236, 239, 237, 241, 245, 243, 244, 246, 247,
no new posts