![]() |
|
![]() |
|||||||
| Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları Aşiret / Ocak / Köken Araştırmalarını paylaşabileceğiniz alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Bizden Biri |
SEYYİD BABA OCAĞI
Seyyid Baba türbesi, Divriği Akmeşe (Ziniski) köyündedir. Bu köyde ve yakın köylerde Seyyid Baba Ocağı dedeleri bulunur. Talipleri de yine Divriği yöresindedir |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Can Ayın Şairi Bulunduğu yer: İstanbul // Kocaeli
Yas: 24
Üye No: 54
Mesajlar: 3.361
Thanks: 5360
Thanked 4418 Times in 2129 Posts REP Gücü : 30
REP Puanı : 838
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SEYYİT BABA YATIRI
Seyyit Baba, Selçuklular döneminde yaşamış ve bu yörede şehit düşmüş bir Alp-Erendir. Seyyit Baba yatırı,Divriğiye 24 km. uzaklıktaki Akmeşe (Ziniski) köyündedir.Divriği yönündeki en önemli ziyaret yerlerinden biridir.Her Divriğili ömründe en az bir defa olsun burasını ziyaret etmiştir. Seyyit Baba türbesi kare planlı olup üzeri piramit külahla örtülüdür.Türbe etrafını başka yapılat çevirmiştir. Türbe içerisinde beş kabir bulunmaktadır.İlk kabir Seyyit Babaya aittir.İkinci kabir Seyyit babanın hanımına,üçüncü kabir oğlu Abdurrahmana dördüncü kabir kızı Sakineye ve beşinci kabirde hizmetçisi Arapa ait bulunmaktadır.Bunlar tahta sandukalar olup üzerleri renkli kumaşlarla örtülüdür. Necdet Sakaoğlu,Seyyit Baba türbesi ve tekkesi hakkında şu bilgiyi vermektedir. Ziniskideki Seyyit Baba tekkesi,çevrenin en ünlü tekkesi olarak yüzyıllardır üne sahiptir.Bulunduğu Ziniski köyüne ayrı bir şahsiyet kazandırmıştır.Geniş bir mezarlık alanı içinde yer alan tekke ve türbenin etrafında kocamış dut ağaçları dikkati çeker.Fakat artık tekke ve bitişik türbe eski görüntüsünü kaybetmiştir.Yakın yıllarda harabiyeti nedeniyle köylüler ve bu tekkeye özel bağlılık gösterenler işbirliği yaparak kaba fakat sağlam tarzda bölmeleri,bu arada kümbet biçimli türbeyi yenileme çabasına girmişler ve tabii eskiyi bütün bütün ortadan kaldırmışlardır.Yalnız,tekkenin giriş kısmındaki örtme ve kurban yeri kerpiç özelliği ile bozulmamıştır. Tekke,beş bölümden meydana gelmektedir.En dışta kıble yönünde örtme ve giriş kapısı ile kiler kapısı ve sağda kurban yeri bulunmaktadır.Kurban yeri küçük bir odadır.Örtme,dört ahşap direk üzerine kirişlerle bağlanmış iki yanı açık bir sundurmadır.Buradaki bir kapıdan girilen kiler,eskiden tekkenin her türlü erzaklarının saklandığı bir yerse de bugün (1974) boştur. Örtmedeki asıl kapı,eşiği,çivileri,tokmağı,halkası her şeyi ile kutsal sayılmış,çiviler çakılmış,paçavralar bağlanmış,eşikten kıymıklar koparılmıştır.Bu türbenin kapısına özellikle çocuğu olmayanlar ısrarla yüz sürmekte,böyle bir ziyaretten sonra çocukları olursa,tekrar tekkeyi ziyaretle kurban kesmekte,doğan erkek çocuklarına Seyit adını vermektedir.Bu kapıdan aşevi ve mescit olan asıl mekana girilir. Küçük birkaç kafa penceresi ile aydınlanan ve hiçbir mimari özellik taşımayan burada,kıble duvarı üzerinde basit bir mihrap nişi bulunmakta,bir köşede ise tekkenin kalabilmiş eski eşyalarından şamdanlar,kazanlar,tepsi,kab-kacak,kilim,hasır,örme seleler,şemseli,püsküllü seleler vs. görülür. Mescidin batı duvarındaki basık bir kapıdan ki bu kapı bilhassa basık konulmuş,girenlerin mecburen eğilmeleri sağlanmak istenmiştir- türbeye girilir. TÜRBE : �zimdi burası uzun bir dikdörtgen biçiminde olup kapının tam karşısındaki Seyyit Baba mezarı üstüne gelen tavan bölümünün eski külah tarzına yakın bir çatı ile örtülmesi düşünülmekte olduğunu ilgililer söylemişlerdir. Edindiğimiz bilgilere göre,türbe-tekkenin orijinal biçimi şöyleydi: Ortada büyük kürevi kubbesi ile camii duvarı üzerindeki kafesli penceresi (hacet penceresi) vardı.Kiler,kurbanlık,örtme;bilahare (sonradan) eklenmiş kerpiç müştemilat olup asıl camii ve türbe muntazam karo taş örgü ve çok güzeldi.Dıştan türbenin üzeri külah biçiminde,caminin üstü yuvarlak kubbe olarak görülüyordu.Bizim çizdiğimiz plan ise şimdiki durumu yansıtmaktadır. Türbe-tekke ile ilgili herhangi bir kitabenin varlığı tespit edilememiştir.Türbedeki ahşap sandukalar ise basit yapılıdır ve altları kerpiç örgülüdür.Bunlardan en baştaki Seyyit Baba olarak tanımlanır.Yine yakın tarihlere kadar bu sandukalardan bir kaçının başında birer yeşil sancak asılı bulunmaktaydı.Süsleme,mimari tarz vs. gibi tarihlemeyi kolaylaştıracak hiçbir ipucu görülmez. Bugün küçük bir köy olan Akmeşe (Ziniski), Osmanlılar döneminde oldukça büyük bir kasabaydı.Sivastan Divriğiye gelen (1650) Evliya Çeleb,Ziniski hakkında şu bilgiyi verir. "Sonra Karabeli aşıp Yağbasan köyüne geldik.Bütün halkı Müslümandır.Meli Dede tekkesi adıyla büyük bir tekkesi vardır.Buradan yine Doğuya gidip Zefeski (Ziniski) köyüne geldik.Kasaba büyüklüğünde bağlı,bahçeli,camii,hamamı,hanı ve pazarı olan güzel bir köydür.Fırat (Çaltı) nehrinin kenarında ise de yine Sivas tarafına düşer.İstanbulda Başbaki Kulu olan İbrahim Ağanın köyüdür. Bilindiği gibi Osmanlı maliye teşkilatında birinci derecede tahsil memuruna Başbaki Kulu denilmekteydi. SEYYİT BABANIN TARİHİ ve MENKİBEVİ HAYATI : Mezar taşı kitabesi bulunmayan Seyyit Babanın tarihi kişiliği hakkında yeterli bilgilere sahip değiliz.Çevre halkı arasında yaygın söylenti Seyyit Babanın Mengücekler döneminde �zahların sancaktarı olduğu ve buradaki bir savaşta şehit düştüğüdür.Bu nedenle ona şehit gözüyle bakılır.Büyük saygı gösterilir. Ersin Gülsoy,1519 tarihli evkaf defterinde Ziniski köyünde bulunan zaviyenin �zeyh Osman Zaviyesi olarak geçtiğini kaydeder.Necdet Sakaoğlu ise �zeyh Osman zaviyesi hakkında şu bilgileri verir.Tahrir kayıtları arasında Seyyit Babayı tereddüde (şüpheye) açık yön kalmaksızın �zeyh Osman adı ile buluyoruz.�zu kadar ki yaşadığı zaman konusunda tam bir kararlama yapmaksızın Tarihsiz olan ve Kanuni devrinde Divriğide yapılan tahrirlerin ilki olduğu sanılan defterde Zaviye-i �zeyh Osman başlığı ile ilginç not yer almaktadır. Karye-i Ziniski,tabii nahiye-i Ziniski,cemaat-ı dervişan Zaviye-i �zeyh Osman hizmetkarlarıdır.Denilmekte ve dervişan sayısı verilmektedir.Aynı asırda Erikli köyü için ise Karye-i Erüklü,tabii nahiye-i Ziniski,tamam vakfiyesi Zaviye-i �zeyh Osman denilmekte,ayrıca türbeye bitişik mescit için de Karye-i Ovacık,tabii nahiye-i Ziniski,tamam malikhanesi Mescid-i Ziniski olarak belirtilmektedir. Burada dikkati çeken husus,Ziniskide Kanuni devrinde tekkeye bağlı olarak yaşayan ve ömürlerini buranın azad kabul etmez hizmetkarları olarak geçiren kalabalık bir derviş grubunun bulunduğudur.Ayrıca,türbe ve mescid için ayrı ayrı vakıflar tesis edilmiştir. Yine Kanuni devrine ait H.937 (1530) tarihli Mufassal tahrir defterinde ise Vakf-ı Medrese-i Ziniski haliya harab olub amelden kalduğu ecilden karye-i mezbura mescidi evkafına ilhak olunmuş ana tasarruf olunur imiş denilmekte,Ziniskideki eski medresenin daha o tarihlerde tatil olması sebebiyle vakfının ilgili mescide devredildiği işaret edilmektedir.Bu başlık altında,Ovacık-ı Süflanın tamam malikhanesi ile Ziniskideki üç tarlanın ve mahiyeti bildirilmemiş diğer bir mülkün Mescid vakfı olduğu anlaşılmaktadır.Alttaki hadisede ise Mescid-i mezburenin tevliyetine Mehmet Bin Abdülkerim berat-ı padişahı ile mutasarrıf gösterilmiştir. Bu tahrir defterinde, zaviye için ise ayrı bir başlık altında vakfedilen köy,mezra,tarla ve bostanlar yazılmıştır: Ziniskiye bağlı Belmen(?),Yuvalar mezraları,Erüklü köyü,Ziniski köyündeki Mamaşlu,Kutbağı,Osman Bağı,Yahya Danişmend Bağı,Kara Balabansı,Hacı Hasan Vakfı,Garip Tarla adlarını taşıyan,bazıları isimsiz bırakılmış ceman 10 tarla (Garip Tarla,Yağlıca mezrasında) ile harap bir bostandan ibaret oldukça zengin bir vakıf tesis edilmiştir.Ancak alttaki haşiyede vakfiyesinin görülmediği,yalnız vakıflığının tespit edildiği bildirilmektedir. Bu durum ise �zeyh Osmanın yaşadığı takribi dönem konusunda bir yorumda bulunmamızı engeller.Yalnız onun XVI.yüzyıldan önceye ait bir sima olduğunda şüphe yoktur.Herhalde daha önce de belirttiğimiz gibi Anadolunun Türkleşmesi döneminde çevrede etkin olmuş bir Türkmen �zeyhidir.Kişiliği konusunda saygı göstermektedirler.Fakat belgelerde,şimdi rastlanmayan şeyh lakabının yerine günümüzde adı ve şeyhliği unutularak bu Seyyit ve Baba ismi geçerli olmuştur.İbrahim Aslanoğlu,Seyyit Babanın menkibevi kişiliğini anlatan Menakıb-ı Seyyit Baba adlı bir eserinin olduğunu;fakat bu eserin I.Dünya savaşı yıllarında kaybolduğunu söylemektedir. Kaynak : Divriği Evliyaları (Kutlu ÖZEN) ******************* SEYYİT BABA Sabah erdim vardım Seyyid Baba’ya Yüzüm sürdüm şehitlerin taşına Dolandım tecella kıldım dergah Vardım düştüm sancağının başına Bir ismi Hayder’dir,bir ismi ALİ Sancağı Cennet’te geldi bu veli Hak nazar eyledi doldu bu dolu Canım kurban kadeh sunan eline Ol Sultan Saçlı’yı yanına aldı İsteyen kulların muradın verdi Kızıl Elma’ya dek kafiri kırdı Yüz sürerek kümbedinin taşına Laşker-i Abdal’a çıkıyor eli Kimsenin kalmadı kendiye dili İmam Hüseyin ile Bektaş-ı Veli Canım kurban beratına,işine Kara Pirbat Al-i Aba yarıdır, Koca Leşker günahları arıtır Sultan Ağu’çen cümlenin piridir Yüz sürelim eşiğine başına Fakir Edna’m der ki babına varsam Yeşil sancağına yüzümü sürsem Ölmeden açsam da görsem Gör üstadım Hatayi’nin işi ne… (İbrahim Aslanoğlu-Divriği �zairleri) |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Can Ayın Şairi Bulunduğu yer: İstanbul // Kocaeli
Yas: 24
Üye No: 54
Mesajlar: 3.361
Thanks: 5360
Thanked 4418 Times in 2129 Posts REP Gücü : 30
REP Puanı : 838
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Keçeci Baba Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 1 | 07-21-2011 13:13 |
| Piri Baba Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 4 | 01-17-2010 10:41 |
| Koca Saçli Seyyid Muhammed Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 06-02-2008 18:39 |
| Ali Baba Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 06-02-2008 18:22 |
| Ağu Içen Ocaği (kara Donlu Can Baba) | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 0 | 06-02-2008 18:21 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||