![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Ozanları, Deyişler Alevi ozanlarına dair paylaşımların yapılabileceği alan. Deyiş, Deyişler. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can Bizden Biri |
Alevi-Bektaşi kültürünün yedi ulu ozanından birisi olarak bilinir. XIV. yüzyılın sonları ile XV. yüzyılın başlarında yaşamış bir Anadolu Türk ozanıdır. Seyyit Nesimi’nin yaşamıyla ilgili birçok kaynak vardır. Bu kaynaklar Nesimi’yi çeşitli yerlerde göstermektedirler. Latifi Tezkiresi onu “Bağdat’ta Nesim nahivesi’nde tevellüt etmiştir.”1 diye vermektedir. Yine bir başka kaynak ise ‘Irak halkındandır” demektedir. Tebrizlidir, Diyarbakırlıdır, Nusaybinlidir gibi notlar bulunmaktadır. Bu nedenle Nesimi’nin nerede doğduğu kesin olmadığı gibi, doğum tarihi konusunda da bir kayıt yoktur.
Seyyit Nesimi şiirlerini Türkçe ile yazmış, Türkçe konuşmuştur. Bir yerde fazla kalamamış, sürekli dolaşmıştır. Anadolu’da başka yerleri gezerek mensup olduğu tekkenin fikirlerini ve eylemlerini yaymıştır. Gittiği her bölgede kendine özgü şiirlerini söylemiş, ora insanıyla kaynaşmış, onlardan ayrı birisi olmadığını da göstermiştir. Seyyit Nesimi için gittiği her yerde, her mekânda kendisi için birçok şeyler söylenmiştir ki, sanki Nesimi o dönemde onlarla birlikte yaşamıştır. Örneğin Hacı Bektaş Velayetnamesi’nde de adından söz edilen Seyyit Mahmut Hayrani ile de ilişki kurduğu, ardından Sultan Sücattnin tekkesinde de bulunduğu, onlarla birlikte çeşitli kerametleri verilmektedir. Sultan Şucaeddin Veli Velayetnamesi’nde Seyit Nesimi adı da böylece geçmektedir. Tebrizli, İranlı, Bağdatlı, Azerbaycanlı gibi yakıştırmalar hep Nesimi’nin gezginciliğinden ileri gelmektedir. Nesimi ile ilgili bilinen en çok bilgi ise onun Aleviliğin bir kolu olan Hurufilik koluna mensup olduğudur. 0 toplumunun hem gözü hem kulağı, sesi olmuştur. Yunus Emre gibi tekkeler arası ilişkileri de yürütmekten gezmekten hoşlanmış, bunu yaşamının bir parçası sayarak içtenlikle yapmıştır. “Eski kaynaklar Nesimi içiıı şunları söylemektedirler: Nesimi nesbi doğru olan yüksek dereceli Seyyitlerdendir. iyi tahsil görmüş ve zamanın medreselerinde okutulan bilimleri öğrenmiştir. Tarikat ve meşayih yani şeyhlerinin gizemlerine iyi aşinalzğı vardır.”2 derken, Latifi Teskeresi’nde ‘Garip ve acaip bir as, ama, kamil, arif ve nukteden biri, erdemli bir kişidir diye tanımlamaktadır. Nesimi Fazullah Hurufi’nin halifesi olduktan sonra, onun fikirleri ışığında büyük ve uzun geziler yapmış, Hurufilik düşüncelerini yaymağa çalışmıştır. Hurufilik kural dışı kuran yorumu, şeriat ilkelerine açıkça karşı çıkan, kelimelere dayanan bir gizemciliği ifade etmektedir. Hurufilik düşüncesinin gelişimine kısaca bir göz atmak, bu düşüncenin Nesimiyi nasıl etkilediğini daha açıkça görmemizi sağlayacaktır. Hurufilik düşüncesi ilk kez Fazlullah Hurufi tarafından ortaya atılmış, teoriyi geliştiren, toplumsallaştıran Fazlullah’ın öğrencileri bu teoriden dolayı Hurufilik adını koymuşlardır. Hurufilik konusunda bazı görüşler şöyledir: “Müslümanlığın inanç, ibadet ve melatını tevil ederek ve İslami esaslara aykırı olarak kurulmuş uydurma bir din.”3 Türk Ansiklopedisi Hurufiliği bir din olarak kabul etmektedir. Ancak, Hurufiliğin mezhep ve tarikat hiç olamayacağını da üstüne basarak söylemektedir.” Hele mezhep hiç diyemeyiz, çünkü mezhep bir dinin esas inançlarına bağlı kalmak şartıyla demektir. Yine önemli bir boşluğu doldurmuş olan cumhuriyet döneminde yayımlanmış önemli Ansiklopedilerden birisi olan İslam Ansiklopedisi bu konuda şu bilgileri vermektedir “Hurufilik, ya da Hurufiya, Esterabed’lı Fazl Allah tarafından 1398 senesinde Horasan’ın Esterabad kasabasında kurulmuş bir tarikattır. Fazl Allah o sene kendisini Allah’ın ve kainatın künh ve haki katı kendi zatında tecelli eden bir peygamber olarak ilan etmiştir. Bu zata göre, İslam tasavvufunun umumiyetle belirttiği gibi, Allah’ın asıl mahiyeti bir gizli hazine olup, ilk tezahür ve tecellisi kelam şeklinde görülen ilk illetten ibarettir. Hurufiliğin önemli görüşleri şöyledir: Hurufiler alemin sürekli bir devrine ve olayların bu devir esnasında meydana geldiğine inanırlar. Tanrı bir insanın yüzünde ve o insanı temizleyen güzelleştiren bir kelamdır. Allahın vahiylerini halka iletmekle görevli peygamberler bir öncekinden daha geniş bilgiye sahiptir. Dolayısıyla Fazhıllah da önceki peygamberlere gelen her şeyin anlamını çözecek anahtara sahiptir. Namaz, oruç, zekat, kelimeyi şahadet gibi islamın beş koşulunu 28 ya da 32 ye bağlayarak insana yüklerler. Tasavvuf felsefesinin özünde de bulunan insanın özünün tanrıda olduğu, dolayısıyla insanın da bir tanrı olduğu görüşü Hurufilik kuramı içinde de yüklü şekilde vardır. Nesimi Hurufi düşüncesini üstadının ölümünden sonra geliştirmiş, Anadolu topraklarında yaymıştır. Fazlullah Hurufi’nin yüksek sesle söyleyemediği düşüncelerini Nesimi şairliğinin verdiği gücü de katarak en etkili şekilde dile getirmiştir. Kısa sürede Anadolu ve Asya topraklarında Nesimi İsmi yükselmiştir. Hurufihiğin kurucusu Fazlullah Hurufi’nin adı gölgede kalmış, kısa süre içerisinde unutulur olmuştu. Nesimi’nin ünü duygularının etkisi ile kolayca halk tarafından anlaşılır olmuştu. Nesimi büyüleyici etkisiyle herkesi kolayca etkiliyordu. Seyyit Nesimi sıradan bir ozan olmayıp, kendisini yetiştirmiş, hatta kendisinden önce gelen bütün ozan ve bilginleri incelemiştir. Hurufi düşüncesini Alevilik düşüncesiniıı içerisinde eriterek, bu felsefeye çok şeyler kazandırmıştır. Nesimi hem Mevlana’yı, Yunus’u okumuş hem de onların şiirlerinde geçen Hallacı Mansur’a büyük bir hayranlık duymuştur. Hallac gibi “Enel Hak” demekten çekinmemiştir. Yunus ve Mevlana’da var olan bilinci belleğine kazımış, bu fikirleri şiirlerinin derinliklerinde eritmesini bilmiştir. Dilde Türkçeyi kullanmış olmasına karşın Fars Edebiyatı tarzını da sürdürmüş, çoğu kez bu edebiyatın etkisinde kalmaktan kendisini kurtaramamıştır. Nesimi tüm edebi yapıtları okuyup inceler, yorumlarken kuranı yorumlayıp, reformist bir görüş ortaya atmıştır. 0 yüzden de kendisini “zındık” ilan etmekten çekinmeyenler onun aleyhinde propagandalar yaymış sultana şikayet etmişlerdir. Bu yüzden Nesimi zaman zaman halkın arasında saklanma gereksinimi duymuştur. Nesimi, diğer üstatlar gibi tanrının insanın içinde olduğunu, insanın tanrıyla bütünlük gösterdiğini kuran ayetlerine dayanarak ispatlamıştır. Kuranı körlemesine yorumlamanın, körlemesine okumanın yararı olamayacağını, onun bilinçli ve yorumsal bir tavırla okunması gerektiğini sık sık söylemiştir. Nesimi’nin korkusuzca savunduğu fikirleri yüzünden her yerde aranmış, bulunduğu yerde şeriat hükümleri gereği ortadan kaldırılacağı sıralarda Anadolu topraklarında on yıldan fazla saklanarak fikirlerini ödünsüz biçimde Anadolu insanına, Türklere Türkmenlere ve diğer kavimlere anlatmıştır. Ankara Savaşı öncesi Anadolu Alevi Türkmenleri onu bağrına basmış, kendi görüşlerinden birisi olduğunu, Nesimi’nin de bir Alevi büyüğü ve öncüsü olduğunu çabuk benimsemişlerdir. Bazı kaynaklar Ankara Savaşı öncesinde Hacı Bayram Veli ‘nin kendisi ile görüşmek istemediğini söyleseler de bu pek ispatlanmış bir sav değildir. Timur belasının Anadolu toprağı üzerinde yaşayan halkları darmadağın etmesi, bunların ürettiklerine sahip çıkarak gasp etmeleri, Osmanlı Beyliği’nin yeniden Yıldırım Beyazıt oğullarıyla gündeme gelmesi sonucu Anadolu topraklarını terk etmeye mecbur hissetmiştir kendilerini. Timur’un Anadolu topraklarına saldırısı sonucu birçok Hurufi halifesi de bu topraklardan Balkanlar tarafına kaçarken, Nesimi ne yazık ki Halep’e gitmiş, Halep topraklarında ölümün kucağına düşmüştür. Halep’te de düşüncelerinden taviz vermemiştir. Nesimi, hep zındıklıkla, sapkınlıkla suçlanmış, ancak onun görüşlerine kimse yanıt vermemiş, bu bilinçsiz, tavır Halep Müftüsü’nün can iane fetvasıyla derisi yüzülerek, canilerin ödüllendirilmesi yolu seçilmiştir. Halkın gözü önünde derisi yüzülerek ortalığa bırakılan Nesimi yine de düşüncelerinden ödün vermemiş, yüzülen derisini sırtına örtünerek Halep sokaklarında insanların korkunç bakışları arasında yürümeye devam etmiştir. Hatta şöyle bir söylenti kulaktan kulağa yayılarak bugünlere ulaşmıştır. Nesimi yüzülürken hıncını alamayan fetva müftüsü şöyle demiş “Bunun kanı pistir, bir uzva damlasa o uzvun kesilmesi gerekir. Tam bu sırada Nesimi’nin bir parça kanı katil müftünün şahadet parmağının üstüne sıçramış. Meydanda bulunan halk, “Müftü Efendi fetvanıza göre parmağınızın kesilmesi gerekir.” Bunu duyan Katil Müftü Nesne gerekmez diyerek parmağındaki kanı yıkayarak ortadan kaldırmıştır. Bunun üzerine Nesimi şöyle seslenmiş: Zahida bir parmağın kessen dönüp halktan kaçar Gör bu miskin aşığı serpa sayarlar ağlamaz İşte inançları uğruna öldürülen insanların görüşleri, işte inançsızlıkları ve menfaatleri yüzünden yüreklerini başka zalimlere kiralamış insanlar. Bu insan manzaralarını tarih çok yaşadı. Nesimi’nin ölüm tarihi olarak 1404 kayda alınmıştır. Nesimi’ nin ölümü ardından Türkmen Alevileri “mehdi, Gayip Erenleri, tanrıya çekildi, gökyüzüne süzüldü, kendisine geldi, kendisiyle bütünleşti derken Halep’in on iki kapısından on ikisinde de aynı anda çıktığını söylemişlerdir. Bu kanlı ölüm onu ölümsüzleştirdi. Tekkesi ve türbesi derisinin yüzüldüğü yerdedir. Ölüm sonrası sevenleri onu öğretileriyle yaşattılar. Tekkesinde binlerce Nesimi yetişti. GÜLAĞ ÖZ ( Turna Dergisi) |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sorma be birader mezhebimizi
Biz mezhep bilmeyiz, yolumuz vardır Çağırma meclis-i riyaya bizi Biz şerbet içmeyiz, dolumuz vardır Biz müftü bilmeyiz, fetva bilmeyiz Kıyl-ü-kal ilmeyiz, ifta bilmeyiz Hakikat bahsinde hata bilmeyiz Şah-ı Merdan gibi ulumuz vardır Bizlerden bekleme züht-ü ibadet Tutmuşuz evvelden rh-ı selamet Tevella olmaktır bize alamet Sanma ki sağmız solumuz vaardır Ey zahit, surete tapma, Hakkı bul Şah-ı Velayete olmuşuz hep kul Hakikat şehrinden geçer bize yol Başka şey bilmeyiz, Ali’miz vardır. ---------------------------------------------------------------------- Ben yitirdim, ben ararım, yar benimdir kime ne Gah giderim öz bagıma gül dererim kime ne Gah giderim medreseye ders okurum Hak icin Gah giderim medreseye dem cekerim kime ne Kelb rakip haram diyormus sarabin bir katresine Saki doldur, ben icerim, gunah benim kime ne Ben mekamet gömlegini deldim, taktim eğnime Ar-u namus sisesini tasa caldim, kime ne Ah Yezid, seccadeni al yürü mescid yoluna Pir esiği benim kabem kıblegahım kime ne Gah cıkarım gökyüzüne hükmeder kaftan kafa Gah inerim yeryüzüne yar severim kime ne Kelp rakip böyle diyormus güzel sevmek pek günah Ben severim sevdigimi, günah benim kime ne Nesimi'ye sordular, yarin ile hos musun Hos olayım, hos olmayım, o yar benim, kime ne --------------------------------------------------------- Uykudan uyanmış şahin bakışlım Dedim sarhoş musun söyledi yok yok Ak elleri elvan elvan kınalı Dedim bayram mıdır söyledi yok yok Dedim ne gülersin dedi nazımdır Dedim kaşın mıdır dedi gözümdür Dedim ay mı doğdu dedi yüzümdür Dedim ver öpeyim söyledi yok yok Dedim aydınlık var dedi aynımda Dedim günahım çok dedi gönlümde Dedim mehtap nedir dedi koynumda Dedim ki göreyim söyledi yok yok Dedim vatanım mı dedi ilimdir Dedim bülbül müdür dedi gülümdür Dedim Nesimi şah dedi kulumdur Dedim satar mısın söyledi yok yok ------------------------------------------------------ Kemter kuluyum ALİ'nin ol şah-ı karemdir HASAN başımın tacı,HÜSEYN gözümde nemdir İmam ZEYNEL'ABA,BAKIR mihr-i hürremdir 'Ve salli ala seyyidina al-i Muhammed' İmam CAFER-İ SADIK gibi bir dahi arifan İmam MUSY-I KAZIM olmaya sultan Cihan yüzünü görse değer o şah-ı Horasan 'Ve salli ala seyyidina al-i Muhammed' İmam MUHAMMED TAKİ gözlerime ayni ziyadır İmam NAKİ sayesi ol mürg-ü Hümadır İmam Hasen-ül Askeri derdimize ayni şifadır 'Ve salli ala seyyidina al-i Muhammed' MUHAMMED MEHDİ zuhur ede nihan kalmaya perde Havariçler geçse gerek tig-ü teberde Seyyit NESİMİ mehdin okur şam-u seherde 'Ve salli ala seyyidina al-i Muhammed' --------------------------------------------------------------------- Yoluna canlar fedadır ya Aliyyelmürtaza Destgirin hem Hüdadır ya Aliyyelmürtaza 'Lahmüke lahmi' dedi çün ol şefiülmüznibin Ol da hakkında nidadır ya Aliyyelmürtaza Zülfikarın haricin boynundan eksik olmasın Sana Hakktan bu atadır ya Aliyyelmürtaza Ey şu kimse sevmedi bunda seni anda olur Havz-ı kevdesden cüdadır ya Aliyyelmürtaz Kim ki zahir görmedi nakşında nakkaaşı ayan Bi-basirettir a'madır ya Aliyyelmürtaza Bu NESİMİ mehdin okur,kıl inayet sen ana Eşiğinde bir gedadır ya Aliyyelmürtaza . --------------------------------------------------------- Erenler Şah'tan gelirler Ali derler Pirimize İmamların kullarıyız Münkür ermez sırrımıza Pirimiz Kırıklar,Yediler Bu yolu onlar kurdular Bizede böyle dediler Kanarsan ikrarımıza Muhip mürşidine uydu Arif olan hisse duydu Münafıklar nice kıydı Tiğ çektiler Pirimize Bildik aslımızdır Adem Kısmetimiz verdi Hüdam Halifeler bastı kadem Taç vurdular serimze Ateş yanar kazan çoşar Dalğalanır boydan aşar Şulesi aleme düşer Bakın bizim nurumuza Nesimi sözünü pişir Özüne muhabbet düşür Bezirğanlar gevher taşır Güne gün şarımıza ----------------------------------------------- Fazlına bel bağladım ya vahid-i ferd-i ahad Cümlenin mabudu sensin daima hayy-i ebed Okudum isminde 'Bismillahirrahmanirrahim' Ay sıfatındır sıfatın 'kulhüvallahü ahad' Evvel ahir 'hüvel-hayyüllezi' sin layemut Zahür-ü batın 'hüvel bakisin' 'allahüssamed' 'Lem -yelid' zatın, 'velem-yuled' sıfatın vasfıdır 'Lem-yekün' zat-ı sıfatın 'lehü küfüfen ahad' Ol zaman kim lütfile bir gevhere kıldın nazar Zahir ol gevherden oldu cümle eşya la aded Kaf ile nundan yarattın on sekizbim alemi Kudretinden erbain günde tamam oldu ceset Ey NESİMİ daima gönlünde özge nesne yok Hem dilinde ol fakırın daim eyler ya Ahmed ------------------------------------------ el bana cevr etme sende bulursun Ya birde ikide yedide onda Tut mürşid eteğin vasıl olursun Medet nazargahı yedide onda Üçlere yoldaş ol eyle niyazı Hüda kabul eder böyle niyazı Dün ü gün ah edüp eyle niyazı Arsa-i aşk içre yedide onda Nesimi yedide onda mı dersin Üçler meclisinde onda mı dersin Elestü bezminde onda mı dersin Kırıklar dergahında yedide onda . ---------------------------------------- Gel benim fahr-i cihanım,kıblegahım Mustafa Cihanın umudu sensin,Padişahım Mustafa Halil'in kuyuna vardım,hacılar bayram eder Arafat'ta kurban kestim işte canım Mustafa Bak şu kelb rakibe ki, yarime neler demiş Okunan Kur'an hakkiçün,iftiradır Mustafa Ben ölünce katiplere vasiyet etsem gerek Yazdıram sinim taşına,intizarım Mustafa NESİMİ'yem derde düştüm,derdimin dermanı yok Derdimin dermanı sensin,ah u zarım Mustafa . ---------------------------------------------------------- Ehl-i iman işlerini şol demde inkar ettiler Çün NESİMİ'yi Halep şehrinde berdar ettiler Öyle kim cevr eyleyüp zulm ile hakkı bastılar Ahsen-i takvimi gör kim nice inkar ettiler Müftüler fetva verüben hakkı batıl ettiler Küfr edüp imana gelmez,gelmeğe ar ettiler Hak bana emreyeledi söyle deyübejn söyledim Sözlerimi destan edüp alemde destan ettiler Bileyüben bıçakların çünkü canıma kıydılar Sag iken ben aşkı gör nice bimar ettiler Soydular çıkardılar tenimden çün derimi Yas edüp gökde melekler cümlesi zar ettiler Ey NESİMİ vasıl oldun Hakk-ı Rahmana sen Cennet-ül me'vayı buldun,yerin gürzar ettiler -------------------------------------------------------------- Evliyadan aldık biz bu erkanı Yana yana zikredelim Allahı Canda ayan dörgük sırr-ı Suphanı Yana yana zikredelim Allahı Daima Suphanın ismin der idim Derunumda olan perdeyi giderdim Bir idim vardım ummana erdim Yana yana zikredelim Allahı İsyanla kararmıştır yüzleri Anın için Hakkı görmez gözleri Bize kar eylemez münkir sözleri Yana yana zikredelim Allahı SEYYİD eydür bahre daldım da geldim Mümkünat ilmini bildim de geldim hakikatta yerin gördüm de geldim Yana yana zikredelim Allahı --------------------------------------------------------------------- Gel beni ağlatma Şah'ım,ben sana kullar olayım Gel bana ceylan bakışlım,ben sana kullar olayım Bir gonce bülbül idim,geldim bağında ötmeye Şanına ağlatma düşmez,ben sana kullar olayım Açtım zülfün telinden,zülfün ucu mah gibi Kesipte yabana atma,ben sana kullar olayım Ey Nesimi can Nesimi,şu derdime bir çare kıl Ezelden seni severim,ben sana kullar olayım .----------------------------------------------------------------------- Sabahın seherinde kakdım uyandım Meded,günahlarım bağışla sultan Şah-ı Merdan görünür gözüme Meded,günahlarım bağışla sultan Mücizat gösterdi dıvara bindi Seksen bin erlere ser-çeşme oldu Rum'un gözcüsü pirimdir kendisi Meded,günahlarım bağışla sultan Aman meded arşda,kürsde ulusun Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli'sin Günahlar kılmaz Muhammed Ali'sin Meded,günahlarım bağışla sultan İmam-ı Hasan'ı yanımda bildim İmam-ı Hüseyn'in nurunu gördüm İmamlar serveri Zeynel'den... Meded,günahlarım bağışla sultan Ol İmam Bakır'ı seven yorulmaz Adım kandır günahlara kalınmaz Okur İmam Cafer sırrı bilinmez Meded,günahlarım bağışla sultan Mansur'u dara çektiler dönmedi Musay-ı Kazım'ın kanı dinmedi Remiz çalındı kimseler bilmedi Meded,günahlarım bağışla sultan Muhammed Taki'den Naki'ye erdim Askeri dilimde tespihim virdim Alemler serveri Mehdi... Meded,günahlarım bağışla sultan Ademin cennette nurunu gördüm Rıza ile meydanda durdum Melekler Adem'e secde etti Meded,günahlarım bağışla sultan Seyyid NESİMİ'nin mühib yarisin .............. şem'in yansın çırasın Şah-ı Merdan cümlesinden olsun Meded,günahlarım bağışla sultan ------------------------------------------------------ Kalbim defter,dilim kalem yazarım Hakikat emrini duyaldan beri Yitirdim Leyla'mı gurbet gezerim Mecnun gibi aşka uyaldan beri Bize dört kitaptan haber verildi Kamil olduk akıl başa derildi Kafir Şeytan merdut oldu sürüldü Hakkın dergahından sürelden beri Çıkıncak Mi'raca Hazret-i İmam Diledi Mevladan ümmetin tamam Nur ile sarıldı bu cümle alem Saadet tacını geyelden beri Mahlasım NESİMİ ismim ALİ'dir Bu çarh dönmektedir,sanman halidir Şükür kalbim iman ile doludur Cürm-ü isyanımız bilelden beri -------------------------------------------------------------- Ey gönül el aynasına bakmanın faydası ne Sernayeden zararın var satmanın faydası ne Kendin kadrin bilmeyen ne bilir dostun kıymetin Merkebin boynuna cevahir takmanın faydası ne Çobana yazı gerek hem yayıla,hem gerneşe Çobanı meclise imam etmenin faydası ne Kargaya üleş gerek hem yiye hem çağıra Karganın önüne şükker dökmenin faydası ne Velhasılı Nesimi sen kendimi aleme faş eyleme Köpeği hamama sokup yumanın faydası ne . --------------------------------------------------- Şem'e düşen pervaneler Gelsin bir hoşça yanalım Aşka düşen divaneler Gelsin bir hoşça yanalım Yanmaktır bizim karımız Harcedelim hep karımız Pervaneler yaranımız Gelsin bir hoşça yanalım Varın söylen şol bülbüle Neden aşık olmuş güle Ermek istersen ol kül'e Gelsin bir hoşça yanalım Bülbül yuvan yıkıldı mı Yavrun yere döküldü mü Ölüm sana dokundu mu Gelsin bir hoşça yanalım Nesimi döğünsün taşlar Akıtalım gözden hep yaşlar Hakk tanıktır hey kardaşlar Gelsin bir hoşça yanalım . |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Derman For This Useful Post: | Arjin Efruz (06-30-2008), ...HURUFİCAN-ERZİNCAN... (04-27-2011), piglet (09-23-2008), Ruzgar (07-01-2008) |
|
|
#3 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Seyyid Nesimi'nin düşünceleri ve inançları nedeniyle öldürülmesinden sonra onun müridleri Anadolu'ya kaçmışlar.
Gerçi Anadolu'da da Osmanlı hanedanı onun müridlerini yakalattıkları zaman işkenceler ile öldürttürdükten sonra katlettikleri bu insanlardan kalan parçaları yakmışlar. Yani bir nevi, onları şeytan gibi görmüşler. Bu derece korkutucu olmuş onların muhaliflikleri, egemenlere karşı. Bu nedenle hurifiliğin çok itina ile incelenmesi gerektiğine inanıyorum. Özenle, dikkatle. Ve benim tanıdığım Nesimi, eğer doğru değerlendirdiysem elbette, Muhammed'in adını iyilikle anabilecek Nesimi değildir. Çok bilinen bir gerçek var ki Seyyid Nesimi'den sonra onun mahlasını kullanarak söyleyen çok ozan çıkmıştır. Nesimi'nin mahlasını kullanarak söyleyen kişilerin bilinen sayısı yedidir. Söz gelimi Sn. Bykuş'un burada paylaştığı şiirlerden ikincisi Kul Nesimi'ye aittir. Kim bilir belki 4.şiir de bir başka Nesimi'ye aittir. Bizlere bu nedenle çok iş düşüyor. Bir tür ayıklama yapabilecek düzeye gelmek, yolumuzu öğrenmek açısından önemli.
Akarsu'yum bir anadan doğmadım
Aşkımdan gayrıya boyun eğmedim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim Konu Arjin Efruz tarafindan (07-01-2008 Saat 01:08 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Gel gel yanalım
Ateşi aşka Şule verelim Ateşi aşka Ey padişahım Yanmaktır kârım Affet günahım Ateşi aşka Evvel aldandım Kat be kat yandım Pek kolay sandım Ateşi aşka Narım yitirdim Geçtim oturdum Dosta getirdim Ateşi aşka Varın verenler Yandım erenler Dosta gidenler Ateşi aşka Aşk ehli ölmez Yanmayan bilmez Yerde çürümez Ateşi aşka Seyyid Nesimi Yandırdı cismi Terk etti resmi Ateşi aşka |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post: | Derman (06-30-2008), ...HURUFİCAN-ERZİNCAN... (04-27-2011), piglet (09-23-2008), Ruzgar (07-01-2008) |
|
|
#5 |
|
Can Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 29
Üye No: 36
Mesajlar: 2.791
Thanks: 3258
Thanked 3270 Times in 1656 Posts REP Gücü : 26
REP Puanı : 737
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
emeklerinize saglık arkadaşlar
Ne olursa olsun hayat gerçektir.ne uyandığında hayra yorabileceğin bır rüya,ne de çocukken bir uçurtma kadar renkli sandığın hayallere benzer.Bazen gelir deli bir fırtına gibi tutar kolundan savurur,bazen kışın ortsında baharı yaşatır gönlüne.Çıkmazlara girersin,yokuşlar tırmanırsın.Birgün bakmıssın düzyola çıkmışsın.Kocaman bir kutu gibidir hayat, içi süprizlerle dolu.Tahmin etme ,hep yanılırsın"...
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk katında küfür ile İslam birdir,
Her kanda mesken eylese aşık emirdir.
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Gerçek hadis imiş bu, ki hubun vefası yoh, Kim sevdi hubı kim didi hubun cefası yoh. İşkın belası yoh, deyüğben işka düşme kim, Kim aşık oldı kim dedi İşkın belası yoh. Gel gel berü ki savmü salatın kazası yoh, Sensiz geçen zamanı hayatın kazası yoh. Fani cihana bahma, geçer ümri sevme kim, Ümrin zevali var u cihanın bekası yoh. Yarın gelür hemişe cefası Nesimi’ye, Sen sanma kim Nesimi’ye yarın atası yoh. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Böyle kem zamanda cihana geldim
Herkes imanından süzüldü gitti Talip olan eden erkandan şaştı Onlar inkarından çözüldü gitti Kiminin yükü var haddinden kaba Harmanda nanı yok elinde yaba Yalancı şıh talip mürit kör baba Yarısı kuyruğu döküldü gitti Seyyid nesimi`yim meydana serim Doğruyu söylersem yüzerler derim Bu dünyada olan hayırla şerim O da defterime yazıldı gitti (Seyit Nesimi adına söylendiği bellidir) |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ey gülüm, ey sümbülüm, ey süsenim, ey anberim,
Ey menüm nahlim, yine habbü nebatim şekkerim, Ey tabibim, ey habibim, ey canım, ey hem demim, Ey refikim, ey şefikim, ey begim, ey dilberim. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Can Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tuyuglar:
Şol boyı ranaya virdüm gönlümi, Şol gözi şehlaya virdüm gönlümi, Şol güneş simaya virdüm gönlümi, Şol yüzi nur aya virdüm gönlümi. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aşık Nesimi Çimen | Kul Seyyid | Alevi Ozanları, Deyişler | 18 | 02-03-2010 13:32 |
| Seyyid mehemmed Abdal | İşcanbaba | Alevi Ozanları, Deyişler | 0 | 10-30-2008 13:42 |
| Kul Nesimi Deyişleri | Kul Seyyid | Alevi Ozanları, Deyişler | 15 | 09-28-2008 14:47 |
| Seyyid Baba Ocaği | Sedat | Aşiret / Ocak / Köken Araştırmaları | 2 | 07-14-2008 12:42 |
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||