![]() |
|
![]() |
|||||||
| Soru ve Yanıtlarınız Alevilikle ilgili merak ettikleriniz ve tartışmalarınızı yapabileceğiniz alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
Namaz" ve " salat" kelimeleri üzerine bilimsel incelemler Degerli canlar Bugün Namaz kelimesi üzerine konuşmak istiyorum, “Namaz” kelimesi, Farsça’dan dilimize geçmişdir. Namaz kelimesi Farsça’da, eğilmek suretiyle saygı sunmak" anlamına gelir. Bugün “namaz” olarak bilinen ibadetin Arapça orijinal ifadesi ise 'salat'tır. Arabi Lugatler, “sa-la-“ ve kökünden türeyen 'salat' kelimesi için, dua, istiğfar, niyaz, rica, övgü, kutsama, saygı sunma, şükretme, ardınca yürüme, bağlanma, gözetme, koruyup kollama ve destekleme anlamları vermektedirler. 'salat' kelimesiyle, kulun Allah'tan istemesi, niyazda bulunması hali olan 'dua', kişinin önce Allah'a 'yönelmesi' ile gerçekleşir. Yardım isteme, saygı sunma, şükretme, bağışlanmayı talep etme, destekleme, gözetme gibi eylemler de bu ilk 'yönelme' eyleminden sonra gerçekleşirler… “namaz” ibadetinin belli bir şeklinin olmadığını, Peygamber’in kimi zaman sadece Ruku’da bazen sadece secde ederek, ve bazen de sadece kıyam halindeyken namaz kıldığı bilinenler gerçeklerdir.. hatta Peygamber’in deve üstünde iken yürürken, ve yatarken bile Namaz ibadetini eda etmiştir. Su anda Sünni ve Şiilerin kıldıkları şekilde namaz formülizazyonu, Abbasi halifesi Cafer-ül Mansur tarafından emevi alimlerince uyarlanmıştır.. su bilinmelidir ki namazın belli bir şekli ne Kur’an da nede sünnette yoktur… Çeşitli mezheplerin namaz ibadeti tamamen o mezheplerin yorumuna dayanır. ve birbirinden de farklılılar taşır. örneğin şiilerin, sünnilerin, malikilerin hanbelilerin namaz kılış şekilleri birbirinden tamamen farklıdır.… Diğer taraftan, Sünni ve Şiilerin namaz esnasında, yüzlerini kabeye dönmelerininde Kur’ani hiçbir dayanağı olmadığı gibi tamamen mezhepsel bir yorum olduğunu söylemek gerekir. Yüce Allah, İbadet esnasında, kulların istedikleri yöne yönebileceklerini ifade eder: Bakara süresi…. 142-Se yekulüs süfehaü minen nasi ma vellahüm an kıbletihimülletı kanu aleyha* kul lillahil meşriku vel mağrib* yehdı mey yeşaü ila sıratım müstekıym 142-İnsanlar içinden bazı beyinsizler: "Onları, yönelmekte oldukları kıbleden ne çevirdi?" diyecekler. De ki: "Doğu da Allah'ın, batı da. O, dilediğini dosdoğru yola kılavuzlar Yukaradaki ayet açık ve netken, Sünni ve Şiiler ibadet esnasında yani namaz sırasında, insanların kabeye ( puthane) yönelmelerini aşağıdaki ayete dayandırılar: Bakara süresi…. 150-Ve min haysü haracte fevelli vecheke şatral mescidil haram* ve haysü ma küntüm fe vellu vücuheküm şatrahu li ella yekune linnasi aleyküm hucceh* ilellezıne zalemu minhüm fe la tahşevhüm vahşevnı ve li ütimme nı'metı aleyküm ve lealleküm tehtedun Diyanetin meali… 150. (Evet Resûlüm ! ) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız. salat geçmeyen bir ayete yorum katılarak ayet, ayete salat kelimesi entegre edilmiştir.. Ayette ibadet esnasında, nereye yönelineceği konusunda herhangi bir ifade yokken, bakara 142. ayette ibadette istenilen yöne yönelinebileceği gayet açık ve nettir. Kuşkusuz, salat geçmeyen bir ayete salat kelimesi entegre edenler.. ilahlık taslıyor.. Allah’ın ayetlerini değiştiriyorlar Bu kimselere söyle söylemek gerekir Düşünen onu düşünür kordu.. size gerek kalır mıydı? yada Allah size muhtaç olmayandır. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Degerli canlar,
Salat kelimesi ile sorgulamamıza devam edelim, acaba Kur’an ayetleri içinde geçen “salat” kelimesi heryede Namaz kılmak yada ibadet anlamında mı kullanılmıştır. Yoksa, salat kelimesinin diğer anlamlarıyla mı? Kur'an, 121 ayette, “SALAT” kelimesiyle ilgili aynı kökten türemiş 31 farklı form kullanmıştır. Bunlar, salla, yusalli, yusallu, yusallune, yusalli, salli, sallu, salate/salatu/salati, salatuke, salatehu, salatuhum/salatihim, salati, salavatu, salavatihim, musallin/musallun, musalla, tasla, yasla, yaslaha, yaslevne, yaslevneha, aslevha, salluhu, seaslihi, nuslihi, nusliihi, muslihin, sali, salu, siliyyen, tasliyehu'dur. Bütün bu kullanımlarda dua ve ibadet anlamlarından çok, Allah’a 'yönelme' kök-anlamı ön plandadır. Oysa Sünni ve Şiiler bilinçli olarak Salat kelimerinin tümünü namaz olarak tercüme etmişlerdir. Kur’an-ı Kerim Kıyamet Suresi 31 ve 32 ”.. Fela saddeka ve la salla. Ve lakin kezzebe ve tevella…” Diyanet tercüme: “…Ne tasdik etti ne sadaka verdi ne namaz kıldı. Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü….” KIYAMET SURESİ 31-31 Yukardaki Ayet’te, hakikati yalanlayan bir kişinin vasfı anlatılırken, "ne sadaka verdi ne de yöneldi (salla); fakat yalanladı, döndü (tevella)" buyurulmaktadır… Mealler buradaki 'salla' ifadesini çoğunlukla bildik manada 'namaz kılmak' olarak tercüme etmektedirler ki bu, yanlıştır. Çünkü bu ayetteki 'salla' kelimesi, 'teberra'nın zıddı olarak kullanılmıştır ve 'tevella' yönelmeme anlamında 'geri durma', 'salla' ise "yönünü Allah'a dönme" ve gereğini yapma anlamındadır. Namaz kılma burada kast edimediği gibi, bu manada salat kelimesi 'yönelme'ye karşılık gelir… ve Sünni-şii manada rukulü-secdeli namaz burada kasdedilmez. Burada salat kelimesinin diğer sözlük anlamı söz konusudur. Yani Allah'a yönelme. Yoğru yol üzre olma Nitekim, Buradaki salat kelimesinin klasik anlamda namaz olmadığı iki ayetin karşılaştırılmasıyla kolayca anlaşılır. Kuranda fiil olarak 75/31-32’de(fela saddaka vela salla.velakin kezzeba ve tevella) klasik meallere göre ayetin anlamı şöyle ne doğruladı,nede NAMAZ kıldı.Fakat yalanladı ve döndü.. Oysa Yüce Allah bu ayette Sala kelimesinin "yönelme "anlamına yer vermiştir. hemen belirtmek gerekir ki ayette gecen sadaka zıddı olan 32 ayette gecen kezzebe ve devamında 31 ayette salla nın zıddı ise 32 ayetteki tevalla olduğu açıkca görülür.. Ayetin anlamsal bütünlüğü burada sünni anlamda namazdan değil, salat'ın yönelme anlamının kastedilği gerçeğine bizi götürür. Olaydı Vaiz riya ile namaz kılmazdı Kalb_i selim abd_ı süphan olaydı Boynuna günahı halka almazdı Vakıf_esrar Kur'an olaydı Bu hal ibrettir merd_i kamile Çünkü vaz'eyliyor cahil cahile Derya kadar ilmi olsa nafile Yeterki bir katre irfan olaydı Rah'ı dalalet'den ayak çekerdi Rah'ı hakikate doğru giderdi Ehl_i beyt'i candan severdi Eğer kendisinde vicdan olaydı Bu sehvi vücuda vermezdi cefa Taş duvara karşı kılmazdı namaz Kıble_i tahkik'e eylerdi niyaz Gönlünde maye_i iman olaydı Esrar_ı Hüda'yı ayan ederdim Mekanını size ilan ederdim Bu sırr_ı Harabi beyan ederdim Eğer;Zaman,Mekan,İhvan olaydı. Vaiz; imam,vaaz eden Riya; ikiyüzlülük Kalb_i selim; temiz kalp Abd_ı süphan; Allah'a kul Vakıf_ı esrar-kur'an; Kur'anım sırlarını bilen İbret; örnek Merd_i kamil; olgun kişi Nafile;boş Katre; damla İrfan;anlayış Rah_ı delalet; sapkın yol(yanlış yol) Rah_ı Hakikat; hakiki yol Can_ı dil; gönülden samimiyetle Sehvi vücuda vermezdi cevaz;yalandan secdeye önem vermezdi Kıble_i tahkik; hakiki kıble Niyaz ; yakarma Maye_i iman; iman gücü Esrar_ı hüda'yı ayan ederdim;Allah'ın sırlarını açıklardım Allah Eyvallah |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Degerli canlar,
Bugün sünni dininin kıldığı namaz ile, islam İnancındaki Namaz arasındaki farkları inceleyeceğiz: 1- İlk önce Abdest alınır .. ( Abdest kelimesi, Farsça bir kelime olup, arapçada yoktur) 2- Eskiden puthane olan mekke de ki Kabe'yi gösteren, Taştan duvara , buradaki bir yontuya dönülür. fakat ibadet ederken, herhangi bir yöne dönme, Kur'an da yoktur, aksine ibadetin her yöne dönületek yapılabileceği, ne tarafa dönerseniz dönün Allah'a yönelmiş olunacağı Kur'anda açıkça belirtilir. Bakara Suresi 115. Ayet; "...Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (zatı) oradadır. Şüphesiz Allah'(ın rahmeti ve nimeti) geniştir, O her şeyi bilendir...." Bakara Suresi 177. Ayet: "....İyilik yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır; akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir, namazı kılar (salat yapar), zekâtı öder (benliğini arındırır). Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanında da sabırlıdırlar. İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. Ve işte bunlardır korunan takva sahipleri....." Sünnilik dinindeki namaz ile, Kur'ani İbadet ve namaz anlayışındaki Çelişkiyi Görebiliyor musunuz? |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Sünni Dininde,
"Allahü Ekber " denerek tekbir getirilip namaza başlanır, Yani Türkçe'siyle "Allah daha büyüktür / en büyüktür!" denir ve daha sonra anlamasanız da Kuran'daki bazı sûreleri tekrarlamanız gerekir.. Kur'an-ı Kerim'de Araf Suresi 180. Ayet : "...En güzel isimler Allah'ındır; O'na onlarla dua edin. O'nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir..." Taha 8. Ayet: "...Allah'tır O. İlah yok O'ndan başka. En güzel isimler O'nundur..." Allah'ın Kuran'da birçok güzel ismi geçmektedir ve "ekber" bunların arasında yoktur. Allah hiçbir şekilde Kuran'da kendisi için ekber kelimesini kullanmamıştır. Kuran'da Allah, kendi için "el kebîr" (büyük) kelimesini kullanır, hiçbir ayette Allah ve ekber kelimeleri yanyana bulunmaz Namaz için kullanılan Allahı Ekber kelimesindeki çelişkiyi görebilyormusunuz?? Peki Kur'anda Allah'ın sıfatları arasında geçmeyen "EKBER" KELİMESİ VE KEBİR KELİMELERİ KUR'ANDA NASIL VE HANGİ ANLAMDA GEÇİYOR? Aşağıdaki iki ayet Ekber ve Kebir isimleri için verilen bir örnektir... Enam Suresi: 78. "...Felemmâ raeş şemse bâziğaten kâle hâzâ rabbî hâzâ EKBER..." "....Nihayet güneşin doğmakta olduğunu gördüğün de, Rabbim budur, zira bu DAHA BÜYÜK, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım..." Hac 62. ayet: "...ve ennellâhe hüvel aliyyül KEBÎR..." ".... Evet böyledir! Çünkü Allah Hakkın ta kendisidir. O'nun berisinden yalvarıp çağırdıkları ise bâtılın ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, Allah uludur, büyüktür (Kebîr, ekber değil!)...." Allah'ın sıfatları arasında yer almayan Ekber ve Kebir kelimeleri arasındaki farkı görebiliyor musunuz? |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Sünni namazında
İlk önce Fatiha sûresi daha sonra Kuran'dan kısa bir sûre okunur... Örneğin Fatiha Suresinden sonra İhlas Suresini okuyacaksanız Allah'a söyle seslenmiş olursunuz: İhlas Suresi: "...De ki: "O Allah birdir, Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur..." İşin komik tarafı, anlamını bilmedikleri arapça duları Türkçelşetirdiğimizde bizim Allah'a değilde 3. bir şahsa hatırlatılması söylenmesi gereken ayetleri, Kul İle Allah arasında olan bir İbadette Allah'a karşı söylenmesidir: Örneğin Namaz Surelerinden Kafirun Suresi 109 Ayeti Namaz esnasında okuduğunuzda Allah'a şunları söylüyorlar: "...De ki: "Ey nankör kâfirler! Kulluk etmem sizin kulluk ettiğinize. Siz de ibadet etmezsiniz benim ibadet ettiğime. Kul değilim sizin taptığınıza, Ve ibadet edenler değilsiniz benim ibadet ettiğime. Sizin dininiz size, benim dinim bana!..." TÜRKÇE İBADET ETTİĞİ İÇİN BİZLERİ ELEŞTİRİLEN BU SÜNNİLERE SÖYLE SÖYLEMEK GEREKİR: İnananlar bu sûreleri kime okuyorlar? Tabii ki Kitab'ı insanlığa rehber olsun diye indiren Allah'a. Allah böyle bir dua emretti mi? Kuran'ı tekrar Allah'a okumamız gerektiği hangi ayette yazıyor? Oysa, Kuran insanlara okunması için indirilmemişmidir? Bakara 129. Ayet: ".... Ey Rabbimiz! ONLARA, İÇLERİNDEN SENİN AYETLERİNİ OKUYACAK, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek BİR PEYGAMBER GÖNDER. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan sensin..." Kitabın kime ve nasıl okunmasına ilişkin Sure ve Ayetler aşağıdadır? 13:30,27:92, 29:45 nolu ayetlere baka bilirsiniz... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Sünni namazı sarhos namazıdır Kur'an-ı kerim'de sahoşken ne dediğinizi bilene, anlayana kadar namaza yaklaşmayın Ayet-i kerimesi vardır... Yüce Allah burada, İnsanların bilerek anlayarak ibadet etmelerine vurgu yapar, ne dediğinizi bilene anlayana kadar." hitabının sırrı budur.. Fakat gelin görün ki Sünni namazında ne dediğini bilerek kılan Mümin bulamazsınız? bu nedenle Sünni namazları acaba namazı kısmından mıdır? diye düşünmeden edemiyoruz... Bugün Namaz kılanların çoğu; Arapça bilenler müstesna ibadetini yaparken ne dediğini bilmemektedir. Bunu herhangi bir namaz vakti, camiden çıkan cemmate sorarakta deneyebilirsiniz. namazda okuduğun Duanın anlamı nedir diye sorun? ![]() Yine unutmayalımki salat ve namaz kelimleride aynı anlama gelmez, farklı kavramlardır, fakat gelin görün ki, Kur'an sünni çevilerinde her salat ifadesi namaz olarak çevrilmiştir. Eğer "salât" kelimesini "namaz" olarak kabul edersek Kuran'a göre bu da doğru değildir.. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Salat yada Namaz'ın nasıl kılınacağına ilişkin Kur'an-ı Kerim'de herhangi bir şekil şartı yokken,
Sünni/Şii namazının bölümlerinden biri de "RÜKU" dur. RÜKU: baş eğmek, kabul etmek, inanmak,teslim olmak,itaat etmek anlamlarına gelmektedir... Kur'an-ı Kerim'in 2. Suresi 43. Ayetinde Yüce Allah şöyle buyurur: "..Namazı kılın, zekatı verin, rüku edenlerle beraber Eğilin...." Ayetten açıkca anlaşılacağı üzere, "Rüku" namazın herhangi bir bölümü değil, Zekattan sonra yapılacak bir ibadet olarak gösterilmektedir. zira namazın bir bölümü olsaydı, Namaz kelimesi dışında ayrıca belirtilmezdi... Buradaki Rukü sözcüğünün , Allah'a inanmak, teslim olmak, anlamlarına geldiği açıktır... Yine belirtmek gerekir ki, "Ruku edin" kelamı, namazın bir bölümü olmadığı gibi, namazdan sonra da değil,zekattan sonra yer almaktadır. Eğer birinin rüknü sayılacaksa,zekatın rüknü olması daha makuldur... sonuç olarak; Sadece Ruku halinde namazın ifa edilebileceğini belirtmekle birlikte Ruku'unun klasik sünni/ şii namazınların bölümlerinden biri olduğunu söylemek mümkün değildir.. Kur'an ayetlerinden namazın ruku halinde, secde halinde, kıyam halinde, yada yan yatarak, oturarak, yürüyerek ve hatta bir vasıta üzerinde bile kılanbileceğini, herhangi bir şekil şartının katiyen olmadığını söyleyebilriz Bu nedenle ruku-secde-kıyam hareketlerinden oluşan sünni/ şii namaz şekillerinin Kur'ani olduğunu söylemek güçtür. kaldıki bu namaz formülizasyonunun abbasi halifesi caferül mansur zamanında emevi alimlerince formülize edildiği bilinen gerçeklerdir.. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
İbadetin belli bir şekli ve şemali olmadığı gibi, ibadet belli hareketlere kalıplarada hapsedilemez..İbadette aslolan niyettir.. Nitekim bununla ilgili bir kıssaya yer verelim:
".... Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yanlız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıpta çobanın duasını duyunca şaşırdı. Çoban Rab'ine şöyle yalvarıyordu: *** Kurban olduğum Allah'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldir Allah'ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur... Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı. Çoban Duasına devam ediyordu: *** Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım... Duydukları karşısında hz. Musa öfekeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanbın duasını: Hz. Musa: ---- Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et! Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmiyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti.Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti. Hz. Musa o gece bir ses işitti, seselenen Rab idi: **** "... Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti. Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelemlere bakacak olsak yeryüyünde insan kalmazdı! Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki.." Musa hatasını anlatı ertesi gün çobanın yanına gitti çoban duaya durmuştu yine, Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmiyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu. Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dediki: " Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir... Allah Eyvallah |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Bilindiği üzre, sünni ve şii namazları camide günlük beş vakit olarak eda edilir... peki Kur'an-i Kerimde İbadet te Zaman ve mekan fetişiz mi var mı?
Kur'an-i İbadet te Zaman ve mekan fetişiz mi var mı? Degerli canlar... Öncelikle İbadet için herhangi bir özel mabetin islam inancında olmadığını belirtmek gerekir... cemaatle toplu ibadet ise sadece Cuma İbadeti için geçerlidir. .. Cami yada benzeri özel mabetler Kur'an-ı Kerim'in Tevbe suresi gereğinde yıkılmıştır... ilgili Ayetten sonra İbadethane insa edilmesi üzerine hiçbir sure ayet nazil olmamıştır.. Peygamber efendimiz ise, kendi Evinin ikamet ettiği mekanın salonunda İbadet ederdi.. yine Ehl-i beyt'te yaşamları müddeince hiçbir özel mabet yaptırmamıştır. Tümü kendi İkamet ettikleri evlerinin salonlarında ibadetlerini yaptılar.. Tarihi kaynaklar göstermektedir ki camileri insa edenler ömer, ve Muaviyedir. emevilerdir...Yine İbadet belli bir zaman'a 'aykırıdır.. Şirktir... İBADET KUR'ANİ MANADA NASILDIR? 1- Allahı anmak , ibadet etmek, belli bir zamana bağlanamaz.. 2- İbadetin gizliği esastır.. Aleni olarak yapılan İbadet riya ve şirke götüreceği için Kur'an İbadetin gizli olanını emreder.. 3- İbadet toplu olarak değil, birey ile Allah arasındadır. ( Cuma İbadeti hariç) 1- Allahı anmak , ibadet etmek, belli bir zamana bağlanamaz.. Ahzab Suresi 41, 42. ayetler: ".. Ey İnanlar! Allah'ı çok anın.. O'nu sabah akşam tesbih edin.." Şuara Suresi 227. ayet "... Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok zikredenler ve haksızlığa uğradıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır.. haksızlık eden kimseler, nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.." Enfal Suresi 45. ayet "... Ey İnanlar! bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın, başarıya erişebilmeniz için Allah'ı çok anın.." Mearic Suresi 22, 23, ayetleri ".. Kılınması vacip olan emrolunan, yüksek olan daimi ( sürekli) namazdır...." Rum Suresi 17. ve 18. Ayetler ".. Allah'ı akşam, sabah, birbiri ardınca tesbih et ve tenzih et.. yerde ve gökte olanlar öğle ve akşam ona hamd ederler..." Şimdi Yüce Allah, İbadeti DAİMİ OLARAK isterken, siz İbadeti üç vakte, beşte indirgemeniz.. ve ibadete zaman fetişzimini sokmanız doğrumudur? oysa Kur'anın hiç birinde belli bir vakitte ibadet yoktur.. İbadete devamlıdır.. hemen belirtelim ki Kur'an birçok ayetinde İbadet olarak Zikirden yani Duadan bahseder. Dua yolu ile allah'ı anma ve tesbihten bahseder.. Yoksa sabah aşkam binlerce kez secde ve ruku edip dünyadan el etek çekmeyi değil.. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Kur'an-ı Kerim'de İbadetin Gizliliği esastır.. peki açık ve aleni günlük camide Show yaparcasına kılanan sünni namazı bu manada Kur'ani midir?
İbadetin Gizliliği Degerli canlar hemen belirtelim ki islam inancında İbadetin gizliliği mahremiyeti esastır.. yoksa cami ve benzeri özel mabetlerde namaz ve benzeri İbadet islamda yoktur.. Kur'ani de değildir... ( Cuma İbadeti hariç/ perşembe akşamları Cem ibadetidir) Bakalım Kur'an bu konuda ne diyor: A'raf Suresi 55. ayet "... Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın, doğrusu O aşırı gidenleri sevmez..." A'raf Suresi 205. ayet ".. Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma..." Bakara Suresi 238. Ayet ".. Niyazlarını ( namazlarınızı) saklayınız, orta Niyaza ( namaza) dikkat ediniz. Allah için Duaya kalkınız..." Dikkat edilirse Burada Zikir özellikle vurgulanır.. yani dua... Mü'min Suresi Ayet 9. "... Ol kimseler, Niyazlarını ( namazlarını) saklarlar.." Şimdi Kur'anın yüzlerce ayetinde İbadetin gizli yapılacağı açıkken camide ibadete insanları zorlamak ve bir mekan fetişizmi yaratmak Kur'ana asi olmaktır.. peki bundaki amaç nedir* elbetteki İnsanları manupule etmek siyasi çekişmeler için rant sağlamak ve insanları yönlendirmek... Kur'anın bir çok suresinde namaz olarak ifade edilen ve tercüme edilen kavramlar esasında zikir kasdedilir yani sabah aşkam Allah adını anmak, Dua etmek kastedilir.. yoksa Rukulü secdeli kıyamlı beş vakit yada daha fazla İbadet değil.. Kur'an 'ayetleri tetkik edildiğinde İbadetin dami olduğu kesinlik kazanır.. Fakat Özellikle gündüzün çalışmak gece ise İbadet halinde olmak Kur'an emridir... Sünni/şii 'lerin gündüz beş vakitlik namazlarına Kur'andan kanıt getirilez ancak Alevi_bektaşilerin gece yaptıkları cem İbadetine ve İnanların geceleri ibadet etmeleri Kur'andan pek çok kanıt getirilebir... İsra Suresi 78-79 "... Güneşin batışından, gecenin koyu karanlıklarında salatında ( İbaetinde/ zikrinde) daim ol; seherde de Kur'an oku, seherde okunan Kur'an şahitlidir...." Müzemmil Suresi 1-4 Ayet "...Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku...." Müzemmil Suresi 6-7Ayet "...Şüphe yok ki geceleyin kalkmak, pek meşakkatlidir, fakat ibâdet için de gece, pek uygun.... Doğrusu sana, gündüz uzun bir meşguliyet var;bunun için geceleyin bol bol ibadet etmek en uygundur..." Müzemmil Suresi 20. ayet ".....Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve (bazan da) onun üçte birinde (Kur'ân okumak, zikir yapmak, kanitin olmak, teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerini doğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. O halde Kur'ân'dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hasta olacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah'ın fazlından (rızık) isteyerek dolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah'ın yolunda savaşacaklarını bildi. Artık O'ndan (Kur'ân'dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefsiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah'ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz. Ve Allah'a istiğfar edin (tövbe edip Allah'tan mağfiret dileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahîm'dir...." Yukardaki Ayetler bize açıkca sünni/ şii gündüz kılanan üç vakit yada beş vakit namazın/ ibadetin Kur'ani olmadığını Kur'an emrinin açık ve sarih olarak İbadeti gece yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu durumda sünni/şii günlük beş vakit namazın Kur'ani dayanağı olmayıp sadece birer yorumdur... Kur'ani İbadet tek başına, gizli olarak gece yapılır... özel mabetler Kur'anda yoktur.. Toplu ibadet etme sadece Cuma İbadeti içindir Buda Alevilerde perşembe Akşamı ( Hiçri takvime göre cumaya perşembe güneş batarken girilir) Cem ibadetidir. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| kuran, namazı, sünni |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||