Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK ÖĞRETİSİ > Alevilik Araştırmaları

Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 12-02-2011, 01:05   #21
...HURUFİCAN-ERZİNCAN...
Can
...
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2975
Mesajlar: 1.037
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 451
Thanked 870 Times in 480 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 42
REP Seviyesi : HURUFİCAN-ERZİNCAN is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili İşcanbaba,
Sanırım açtığım pencereden ne anladığım ve ne anlatmak istediğim yeterince açıktır.
Şimdi sen Aşık Viraniye karşı itirazın veya itirafın ne ise onu dile getirmelisin. Ne anlıyorsan ve neyine katılıp, katılmadığını yazmalısın.
Ben Viraninin dediklerine aynen katılıyorum, öğrenmek istediğin buysa Viraniyi onaylıyorum. Alevilik Viraninin anlattığı gibidir.
İtiraz ve itiraf var ise buyur senden bekliyorum.
h-alibaba

Kronoloji sistematiği ,metot ve bilimsel kabulü dayanağı ile örtüşmeler yapılmış mı?A.B.Gölpınarlı ide B.NOYAN belirlemelerine bu manada nasıl bakacağız..
Birde Virani Baba’nın Necef Bektaşi Dergâhı’nda postnişinlik yapmış olma ihtimalinden söz etmektedir yada Türbe darlık diye biliriz.Hurufi görüşlü Necefte olması yada onun kuran-i farz-i bakışına hangi dengede bakacağız..
Divanı var onu biliyoruz ama kuşku ile bakıyorum bazı konulara!!!!!
HURUFİCAN-ERZİNCAN isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 12-02-2011, 10:27   #22
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.064
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12592
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Sevgili h-aibaba,

Tekrara düşmeyi çok istemem.
ancak konuyu ilk kez tartıştığım nsana tekrar olur, bir dieğeri gelir ona da tekrar yapılır.
Amma bu konu biraz RAY dan çıktı, keçi yolundan kenarı derin uçurumlara doğru yol almakta.
Hayırlısı
.
Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sevgili İşcanbaba,
Sanırım açtığım pencereden ne anladığım ve ne anlatmak istediğim yeterince açıktır.
Senin açtığın pencere mi? yanılsama mı ? eblli değil.
Bu bakışı tartışmış ve konuşmuştuk.
temcit Plavı gibi ısıtıp durmayı anlamadım. Yemiyeceğiz. Zaten virani bunu yememişti.

Şimdi sen Aşık Viraniye karşı itirazın veya itirafın ne ise onu dile getirmelisin. Ne anlıyorsan ve neyine katılıp, katılmadığını yazmalısın.
aşık viraniye ne itirazım olur benim haddim mi ona itiraz etmek? Ben kim viraniye söz demek kim.
Asıl sen neyine itiraz etmektesin.
Virani ile Mani'nin ne bağı olabilir. Ne zahiren, nede batınen hiç bir bağı yoktur.
Kimse Maniciler kötü adamdır veya onların inancı kötüdür demiyor. Bu inanç Alevilik değildir, onunla bir bağı yoktur diyor.
Ne zahir nede batın.
Bazı söylemler benzer veya aynı - kelime olarak- diye o olur mu?
Yok böyle bir şey.

Mesela, ABF nin Can dersinde de, Hasan Harmancı, TAo/Toa - hangisi doğru yazılmışsa- dan hacı Bekltaşa, Yoga dan dört kapı kırk makam isimli bir yazı yazdı, aleviliği gitti oralarda ki bir iki benzer söylemlerle bağladı.
Bu tip fantazilerle bir yere varamayız.
Bir de sorunuz çok manida. Viraninin neyine itiraz ediyorsun. Hile var bu sorua yapmayın.


Ben Viraninin dediklerine aynen katılıyorum, öğrenmek istediğin buysa Viraniyi onaylıyorum. Alevilik Viraninin anlattığı gibidir.
Evet Viraninin dediği gibi muhakkak, ama senin yorumladığın gibi değil.
Yani senin TEvil'in Kerbela Çölü'nden bir koyun geldi,
Kuzum diye meleyüben ağladı.
Koyunun sadası bağrımı deldi,
Yürekteki yaralarım dağladı.

... Koyun yere koydu nazlı dizlerin,
Dinleyeyim şeker gibi sözlerin,
Kıbleye döndürmüş kara gözlerin,
Koyun sesi yüreğimi dağladı.

Muhammed koyunun aslını sordu,
Koyun dara geçip hoş zarı kıldı.
Kuzu kurban olmaz, ya niçin oldu?
Fatm'Ananın gözyaşları çağladı.

Koyun eydür benim kuzum aldılar,
Beni hasret ateşine saldılar.
Cebrail Mikail bile geldiler,
Selman İmam'ların belin bağladı.

Muhammed koyunun aslın aradı,
Kuzum dedi koyun ayak diredi.
Naci derler bir güruhtur türedi,
Zülfikar kınından çıktı zağladı.

Koyun eydür kuzum hasların hası,
Nuh felekten öte gelirdi sesi.
Yarın mahşer günü kılam davası,
Deyince Muhammed Ali ağladı.

Pir Sultan'ım, firkat bağrımı deldi,
Ali, Fatma, Düldül, Zülfikar geldi.
Kuzu kurban olmaz, ya niçin oldu?
Kırklar da Hü deyip özün birledi. Virani'yi İNKAR etmekte.
TEvilin ile sen İNKARCILARDAN olyorsun.

İtiraz ve itiraf var ise buyur senden bekliyorum.
h-alibaba
Sağlıcakla


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to İşcanbaba For This Useful Post:
Alibaba (12-04-2011)
Alt 12-02-2011, 18:07   #23
h-alibaba
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
h-alibaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 226
Mesajlar: 513
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 396
Thanked 1066 Times in 401 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi : h-alibaba will become famous soon enoughh-alibaba will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
HURUFİCAN-ERZİNCAN Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Kronoloji sistematiği ,metot ve bilimsel kabulü dayanağı ile örtüşmeler yapılmış mı?A.B.Gölpınarlı ide B.NOYAN belirlemelerine bu manada nasıl bakacağız..
Birde Virani Baba’nın Necef Bektaşi Dergâhı’nda postnişinlik yapmış olma ihtimalinden söz etmektedir yada Türbe darlık diye biliriz.Hurufi görüşlü Necefte olması yada onun kuran-i farz-i bakışına hangi dengede bakacağız..
Divanı var onu biliyoruz ama kuşku ile bakıyorum bazı konulara!!!!!
Söz konusu eser Adil Ali Atalay Vaktidolu tarfında derlenmiş, Ocak 1998 tarihinde Can yayınları tarafında yayınlanmıştır.
Virani divani ve İlmi Cavidan adlı risalesi bir aradadır.
Güvenmediğin ne ise bilmiyorum. Açar isen anlamış olacağım güvensizliğinin kaynağını. Bilimselliğinin kabulünden hangi kurumun ilgili olması gerek onu da anlamış değilim. Yazılan kaynak Virani Divani ve Risalesidir. Derliyen de bir Alevidir. Ama Aleviler bu işi beceremez, güvenilmez diyorsan, sana önerim Diyanet vakfı da bu eseri yayınladı. Alıp faydalanabilirsin.
h-alibaba


Doğru duvar yıkılmaz!

Sen doğru dur eğri belasını bulur.
h-alibaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to h-alibaba For This Useful Post:
Amistofes (12-02-2011)
Alt 12-02-2011, 22:43   #24
S-e-r-k-a-n
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
S-e-r-k-a-n - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Hatay
Yas: 28
Üye No: 2677
Mesajlar: 53
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 216
Thanked 238 Times in 50 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 18
REP Seviyesi : S-e-r-k-a-n is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Aşık Yemini, Faziletnemesi’nin 67. sayfasında Hazreti Ali’den ayrılmayan, ona içten, candan bağlı erlerin başında Nasiri Tusi, Selman, Ammar, İbni Seman, Kamber, Mühibbi Rumi, Cebir Ensari’nin geldiğini söyler. Dikkat edilirse Ali’ye yakın olan bu yedilerin her biri ayrı coğrafyaların mensubu kişilerdir.
Aşık Yeminin anlatımına göre Nasiri Tusi ve İbni Seman Ali’ye Tanrı dediğinden kafir olduklarını, azdıklarından Ali onların başını vurduğunu, Halbuki bu iki kişi gönülden iman edenler olduğunu söyler. “Ali’ye ve Ali soyuna bağlı isen gel konuyu anla.” Diye uyarı yapmaktan da kendisini alıkoyamaz.
Örneklendirecek olursak Aşık Yemini, “Faziletnemesi”inde Ali’nin can dostlarından İbni Seman’ın Ali’ye Tanrı dediği için kafir olduğunu ve bu nedenle Ali, İbni Seman’ın başını vurur, daha sonra dua eder İbni Seman tekrar dirilir. İbni Seman Alinin Tanrı olduğundan ısrarcı olur. Bu durum karşısında “Ali yaradana yöneldi, yakardı, bu arada gaipten bir ses geldi. "Onu kendi haline bırak eceliyle ölsün." Ali ondan elini çekti. O varıp gitti, düşüncesi hıristiyan düşüncesine benzerdi. İsa'ya Tanrı dedikleri bilinmektedir. Meryeme bir güç erdi, iki canlı oldu. Zamanı gelince doğurdu. İsa mucizeleriyle bilindi; ölünce göğe ağdı. Sonra da Ali olarak geldi. Bu düşünceler İbni Sema'nındı. Çevresi'de ona uydu ve dinden oldular. Haydara "Aya Marko" dedi onlar. Ali onları nerde bulsa kırardı.” (Yemini, Hazreti Alinin Faziletnamesi s. 71)
umarım alıntılarınızda geçen isimler doğru yazılmıştır sayın h-alibaba. zira burada yazanlara göre konuşacağım. öncelikle yazarın Ali'ye candan bağlı olanlar arasından neye göre seçim yapıp bu yedi kişiyi seçtiğini anlamadım. zira Ali'ye candan bağlılıkta bu kişilerden daha koyusu olan en az on isim daha sayarım ki Anadolu Aleviliğinde on yedi kemerbestten gösterilir bu sayacaklarım.

ayrıca sayılan isimlerin beşini tanıdığım halde ikisini yani Ali'ye Tanrı diyipte başı vurulan iki kişiyi yani İbni Seman ve Nasıri Tusi'yi tanımıyorum. ne okumuşluğum ne denk gelmişliğim yok. yalnız Nasıri Tusi adında 13. yy da yaşamış bir İslam bilgini Nasıri Tusi var. bu sebeple Ali tarafından boynunun vurulması imkansız. bu iki kişi hakkında yazar yahut siz daha açıklayıcı olabilir misiniz?




Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Aşık Yemini, Nasiri Tusi (Nusayri) Ali’ye Tanrı diyen ikinci kişi olduğunu söyler. Nusayri, Ali’ye Tanrı dediği için Ali tarafında iki defa boynu vurulur tekrar diriltilir. Fakat Nusayri, Ali’ye Tanrı demekten vaz geçmez. Bunun üzerine Ali, bana bir yol göster diye Allah'a yalvarır, iki kez Nusayri’nin boynunu vurur yine de iman sahibi olmadığından, Ali, Hakka yakarır. “Ali'nin yakarıştan sonra kalbinde bir duygu, sen onu öldürme, vadesi gelince biz onun canını alırız, cezasını o vakit çeksin. Nuseyri'ye çekip gitmesi söylendi. O Ali'nin katından ve sohbetinden uzaklaştı. Halkının yanına gitti, onları kendisine inandırdı. Onlarda islâmi inanç ve kurallara bağlı idiler. Yalnız Ali'yi Tanrı biliyorlar. Bunlara Nuseyri'ler deniyor.
Gerçi Ali, Tanrının bilgili bir kulu idi, yerde gökte ne varsa Ali biliyordu. Birçok gizler onca apaçıktı. Çok keramet sahibi idi. Ancak Nuseyri bir türlü bu üstünlüklerin nedenini anlayamadı, yoldan çıktı. Ali'ye Tanrı dedi aklını bozdu.” (a.g.e. s. 74)
alıntıyı yapmam sebebim olan kısma gelirsek, Nasıri Tusi denilen hayali kişi bir şekilde yazar yahut siz tarafından parantez içi Nusayri ismi ile nitelendirilip bugünkü Nusayriler için dayanak yapıyorsunuz ki çok gariptir. zira Nusayriler kendilerine "Nusayri" demez Arap Alevisi der. Arapça "aleviyyun" kelimesinden gelmedir. Nusayri ismi bilimsel literatürde geçer ki Nusayriler bu ismide sahiplenmiştir. bu isim ise 9. yy da yaşayan Muhammed bin Nusayr En Nemiri'den gelmektedir. Nusayriler bu zatın takipçileridir. dolayısı ile 9. yy da yaşamış ve 11. imamın banı olan bu zatın Ali tarafından boynunun vurulmasına imkan yok!

ayrıca Nasıri ismi nasıl oluyorda Nusayri ile aynı görülmüş bunu da anlamadım. varsayalım hayali Nasıri Tusi yaşamış o halde bu kişiden dolayı isim Nusayri değil Nasıriyani olması gerekirdi. Arap dil kuralları bunu gerektirirdi.


Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Diğer Hakk Aşığı Virani, Türkçeye çevrilmesine rağmen nefeslerinde hatırı sayılır Kurmancı sözcük bulunması gösteriyor ki, Nusayriler bilinenin tam aksine sadece Arap kökenli bir topluluk olmadığıdır.
bir hatanızda buradadır. Virani'nin deyişlerinde ki Kurmanci sözcüklere dayanarak Nusayrilerin Arap olmadığı yönünde ki tespitiniz akli olmaktan uzaktır.
-birincisi büyük ihtimalle Virani Nusayri değildir. Nusayriler Virani'yi üç kuşak önceye kadar tanımamaktadırlar. Nusayriler yazılı kaynağa önem verir ve Nusayri büyüklerini kayda geçirirlerdi. halende bu kaynakları bulunmaktadır. Virani Nusayrilerce ne tanınmaktadır ne de bir Nusayri olarak geçmektedir. belki Nusayrileri tanımış Ali yanlısı bu grubu korumak istemiş yahut Muhammed bin Nusayr'a gönül verdiği için bu şiiri yazmış yahut bu şiir ona ait değil. eğer şiir ona aitse Nusayriler onur duymuştur bu şiirden ancak Nusayri belgelerinde Virani yoktur. bu sebeple Nusayri olma ihtimali çok çok küçüktür.

-ikincisi Virani Nusayri olsa bile şiirlerinde Kurmanci sözcükler bulunması bütün Nusayrileri nasıl bağlar bunu da anlamış değilim. Nusayriler yabancı araştırmacıların araştırmalarına göre Arap kökenlidirler. ancak Nusayrilerin tamamı Arap kökenli değildir ve az bir miktar farklı kökenli kişilerde Nusayrilik içinde Araplaşmıştır. bir kişinin deyişlerinde farklı dile ait kavramlar bulunması ile bütün Nusayriliğin bağlanması da akla yakın değildir.



Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Virani, kendisinin Nusayri ve Caferi olduğunu sık sık vurgulamaktadır.
Virani'nin Nusayriyem şiiri dışında Nusayri olduğuna dair bir vurgu bilmediğim çin sizden kaynak rica etsem! ayrıca irani'nin Caferi olması pek mümkün değildir. sizinde vurguladığınız gibi Virani Ali'de tanrısallık görür ve bu Caferiliğe tersttir. kaldı ki Nusayrilik ile Caferilikte uyuşmaz. Virani hem Caferi hem Nusayri olamaz.
Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Virani, gerek nefeslerinde, gerekse risalesinin hemen hemen her satırında Ali’nin Tanrı olduğunu söylemektedir. Öyle görülüyor ki Ali’nin tanrısallığının savunucuları Nusayrilerdir.

Alinin Tanrılığı öteden beri tartışılan bir konudur. Aşık Yemini ve Viraninin söylediklerinin ışığında durum değerlendirmesi yapacak olursak: Alinin Tanrı olmadığını savunan görüşe göre, Tanrı diye ifade edilen kudret sahibi Nur’un saf ve esas bir konumda olması kabul edilir. Nur’un tecellisi durumunda olan, her yerde hazır ve nazır olan ise Ali’dir.
Bu durumda Ali Tanrı olmamış oluyor. Ne kadar Tanrı konumunda görünse de, Tanrı değil Onun bir tecellisi ve parçasıdır.

Ali’nin Tanrı olduğunu savlayan anlayışta ise her yerde hazır ve nazır bulunan Nur, mutlaka Tanrı olmalıdır. Kısacası birinci görüşte Tanrı, tecellisi olan her şeyle kudret sahibi Nur olarak birlenirken: ikinci görüşte kudret sahibi olan Nur’un birlemesi, Tanrının tecellisi olan Ali şahsında toplanmaktadır. Yani bu durumda Tanrı olarak kabul edilen insanın kendisi de büyük önem kazanmaktadır. Oysa insan dahil tüm varlığa hükmeden bir gücün varlığını da kimse inkar edemez. Ben bu konuda Aşık Yemini’ye katılıyorum her ne kadar Ali Tanrı vasfına sahip ise de, Tanrı değildir. Bana göre tüm alemi kapsayan Nur’un kendisi Tanrı olabilir. İnsan ancak Tanrıdan bir zerre ve tecellisi olduğunu doğru bulmaktayım. Yani insan bir bakıma Tanrı gibi görülse, algılansa da Tanrı değil, tecellisidir.
Nusayrilikte de bu anlattığınız aksine bir şey yoktur. Ali Tanrı'nın tecellisi olarak görünür. esasında Alevi anlayışına sahip bütün gruplarda bu böyledir. tecelliyatı ifade eden söz yahut deyişleri Ali'nin sünni algıdaki Allah yerine konması bu alevi grupların inanışı değil, alevi grupların inanışının sünni algıda ki yansımasıdır.

muhabbetle


Evvel eşiğine koydum başımı
İçeri aldılar döktüm yaşımı
Erenler yolunda gör savaşımı
Can baş feda edip kurbana geldim

Konu S-e-r-k-a-n tarafindan (12-02-2011 Saat 23:20 ) değistirilmistir..
S-e-r-k-a-n isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 6 Users Say Thank You to S-e-r-k-a-n For This Useful Post:
Alibaba (12-04-2011), Amistofes (12-03-2011), Baba İlyas (12-03-2011), Devrim06 (12-03-2011), Naki (12-03-2011), İşcanbaba (12-05-2011)
Alt 12-03-2011, 04:12   #25
Naki
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Naki - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yas: 47
Üye No: 2675
Mesajlar: 529
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 516
Thanked 1574 Times in 463 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 8
REP Seviyesi : Naki is an unknown quantity at this point
İletişim
Standart

"Anadolu Aleviliği" diye adlandırılan Alevilik ekolünde "7 Ulu Ozan" olarak kabul edilenlerden ikisi Yemini ve Virâni...

Ancak ne hikmetse bunlardan birinin "ak" dediğine, diğeri "kara" diyor...

Biri Hurufiliği kabul etmiş bir Bektaşi, öbürü ise daha çok Ehli Beyt'i seven, mushafı hatmetmiş Sünni meşrep bir tasavvuf ehlini çağrıştırıyor.

Virani, neredeyse aldığı her nefeste "Ali Allahtır" derken, Yemini, buna inanan ve ifade edenleri bizzat Ali'nin kendi eliyle öldürdüğünü söylüyor; bu tür bir inancı "dinden çıkma" (riddet) nedeni sayıyor.

O halde Yemini, Virani'ye dolaylı olarak "mürted" mi demek istiyor?




"YEMİNİ (15. yüzyıl sonu-16 yüzyıl başı)

Yemini 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısında Tuna Irmağı yörelerinde yaşadı. Çeşitli kaynaklar tarafından asıl adının Ali olduğunu, Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiğini ve “Yemini” mahlasını kullandığını yazar. Demir Baba Velayetnamesi’nde adı “Hafız Kelam Yemini” olarak geçer. Bundan da Kuran’ı ezbere okuduğu anlaşılır.

Hz. Ali’nin mitolojik yaşamını konu edinen Faziletname adlı kitabı 7300 beyitten oluşmaktadır. Kitap bir erdem kitabıdır. Bu kitap, Hz. Ali’nin yaşamının, Ehlibeyt ve Ali sevgisinin yoğun işlendiği temel eserlerinden biridir. Bu eseri Kitab-ı Erdem (iyi ahlak kitabı) olarak niteleyenler kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü, alçak gönüllülüğü yaşam biçimi ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayı Yemini’ye daha bir saygı duyarlar.

VİRANİ (16.yüzyıl)

Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan Virani’nin; 16. yüzyılda Eğriboz adasında doğduğu söylenir. Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi ozanı olan Virani; bir süre Necef’te Hz.Ali’nin türbesinde türbedarlık hizmeti vermiştir.

Virani; Balkanlarda Demir Baba’dan babalık icazeti almış, Hz. Ali tutkusunu dile getiren çok sayıda şiir yazmıştır.

Bazı araştırmacılar, yazılarında Virani’nin aruz vezni ile 300’e yakın şiir söylediğini ve koca bir divan oluşturduğunu bildirerek Ozan’ın az çok öğrenim görmüş olduğunu belirtirler.

Virani’ye göre, evrende ve bütün nesnel varlıklarda görünen Hz. Ali’dir."

Kaynak: [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]



Neden 10, 20, 50 veya 70 değil de "7 ulu ozan", bu listeyi kim belirlemiş bilmiyorum ama, aynı potaya konulan iki inanç önderi ve kültür sembolü kişinin (7 ulu ozandan 2'si), inanç ekolü ve din tasavvuru açısından birbiriyle tam da uyuşmadığı gözleniyor.

Bunların Nusayri olduğuna ilişkin ise herhangi bir ipucu gözükmüyor.

Ancak h-alibaba'nın aktardıkları, kendi uydurması değil gerçekte Alevi sözlü kültüründe var olan unsurlar.

Bu sözlü kültürde bu tür çelişkiler, tutarsızlıklar, farklı hatta karşıt inanç unsurlarının senkretik bileşimi hep görülen bir durum...

Köy odalarında idare lambası ışığında faaliyete geçen muhayyilelerden neşet etmiş masalların, zamanla tarihin, gerçek kişi ve olayların yerine geçtiği, onlarla yer değiştirdiği görülüyor.

Bu da araştırmacıların işini zorlaştırıyor.

Daha da kötüsü Anadolu Aleviliği diye adlandırılan ekole mensup kitlelerde kafa karışıklığına, kişiyi ya kendi inanç mirasını red ya da mantığı bir kenara koyup bunu gözü kapalı kabul etme gibi her ikisi de sağlıksız olan yollara itiyor.

Oysa Aleviliğin Nusayrilik denilen ekolünde bu tür çelişkilere pek raslanmıyor, bu Alevilik versiyonu kendi içinde tutarlı bir yapı oluşturuyor.

Bu durumun kaynağı da sanırım aşağıdaki tespitle yakından ilgili...


Alinti:
S-e-r-k-a-n Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster

Nusayriler yazılı kaynağa önem verir ve Nusayri büyüklerini kayda geçirirlerdi. halende bu kaynakları bulunmaktadır.

Konu Naki tarafindan (12-03-2011 Saat 04:49 ) değistirilmistir..
Naki isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Naki For This Useful Post:
Amistofes (12-03-2011), Baba İlyas (12-03-2011), h-alibaba (12-03-2011), S-e-r-k-a-n (12-03-2011)
Alt 12-03-2011, 16:44   #26
...HURUFİCAN-ERZİNCAN...
Can
...
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2975
Mesajlar: 1.037
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 451
Thanked 870 Times in 480 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 42
REP Seviyesi : HURUFİCAN-ERZİNCAN is on a distinguished road
İletişim
Standart

sayın h-alibaba

Bu ne agresiflik can !!!
Ticaret bir yere kadar deriz ya..O ayrı şu yıllarda el Ticani(dr)yayınları meşhur galiba. Bu konuyu dışarıdan izliyordum. Sadece bir beyin fırtınası yaratarak hızlı doğruya gitme kararı verelim. Dikkat ederseniz bir yöne katanilize etmeyi borç bilerek yön vermiş oldum.
Güvenmek derken bakın Hitit ünv. O.EĞRİ hocanında çalışmaları vardır ondan sual etim. Birde mütercimlerde önemlidir.
Size cevap olarak Adil atalayın bir ön sözünde olanlar cevap versin.
“Bozuk olan temel insanların beynindeki yüreğinde ki temeldir. Hz.Muhammed günün koşullarınca söylemek gerekirse ülke topraklarını kurtarmış, düşüncelerini der büyük bir kitlryr kabul ettirmiştir.Fakat ümmetin özündeki çirkinlikleri yok edememiştir.Bu nun içindir ki cenazesi yerde iken senlik benlik çekişmesi makam kavgası başlamıştır”..
Fazla senli benlik etmeden gördüğüm kadarıyla “NAKİ” katılımcı bir fikir vermiş olduğumu fark ettim ve yazdığını okudum..
Aşk ile
Size ve münazara bulunanlara kolay gelsin..
HURUFİCAN-ERZİNCAN isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 12-03-2011, 21:31   #27
h-alibaba
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
h-alibaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 226
Mesajlar: 513
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 396
Thanked 1066 Times in 401 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi : h-alibaba will become famous soon enoughh-alibaba will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
S-e-r-k-a-n Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
umarım alıntılarınızda geçen isimler doğru yazılmıştır sayın h-alibaba. zira burada yazanlara göre konuşacağım. öncelikle yazarın Ali'ye candan bağlı olanlar arasından neye göre seçim yapıp bu yedi kişiyi seçtiğini anlamadım. zira Ali'ye candan bağlılıkta bu kişilerden daha koyusu olan en az on isim daha sayarım ki Anadolu Aleviliğinde on yedi kemerbestten gösterilir bu sayacaklarım.

ayrıca sayılan isimlerin beşini tanıdığım halde ikisini yani Ali'ye Tanrı diyipte başı vurulan iki kişiyi yani İbni Seman ve Nasıri Tusi'yi tanımıyorum. ne okumuşluğum ne denk gelmişliğim yok. yalnız Nasıri Tusi adında 13. yy da yaşamış bir İslam bilgini Nasıri Tusi var. bu sebeple Ali tarafından boynunun vurulması imkansız. bu iki kişi hakkında yazar yahut siz daha açıklayıcı olabilir misiniz?




alıntıyı yapmam sebebim olan kısma gelirsek, Nasıri Tusi denilen hayali kişi bir şekilde yazar yahut siz tarafından parantez içi Nusayri ismi ile nitelendirilip bugünkü Nusayriler için dayanak yapıyorsunuz ki çok gariptir. zira Nusayriler kendilerine "Nusayri" demez Arap Alevisi der. Arapça "aleviyyun" kelimesinden gelmedir. Nusayri ismi bilimsel literatürde geçer ki Nusayriler bu ismide sahiplenmiştir. bu isim ise 9. yy da yaşayan Muhammed bin Nusayr En Nemiri'den gelmektedir. Nusayriler bu zatın takipçileridir. dolayısı ile 9. yy da yaşamış ve 11. imamın banı olan bu zatın Ali tarafından boynunun vurulmasına imkan yok!

ayrıca Nasıri ismi nasıl oluyorda Nusayri ile aynı görülmüş bunu da anlamadım. varsayalım hayali Nasıri Tusi yaşamış o halde bu kişiden dolayı isim Nusayri değil Nasıriyani olması gerekirdi. Arap dil kuralları bunu gerektirirdi.


bir hatanızda buradadır. Virani'nin deyişlerinde ki Kurmanci sözcüklere dayanarak Nusayrilerin Arap olmadığı yönünde ki tespitiniz akli olmaktan uzaktır.
-birincisi büyük ihtimalle Virani Nusayri değildir. Nusayriler Virani'yi üç kuşak önceye kadar tanımamaktadırlar. Nusayriler yazılı kaynağa önem verir ve Nusayri büyüklerini kayda geçirirlerdi. halende bu kaynakları bulunmaktadır. Virani Nusayrilerce ne tanınmaktadır ne de bir Nusayri olarak geçmektedir. belki Nusayrileri tanımış Ali yanlısı bu grubu korumak istemiş yahut Muhammed bin Nusayr'a gönül verdiği için bu şiiri yazmış yahut bu şiir ona ait değil. eğer şiir ona aitse Nusayriler onur duymuştur bu şiirden ancak Nusayri belgelerinde Virani yoktur. bu sebeple Nusayri olma ihtimali çok çok küçüktür.

-ikincisi Virani Nusayri olsa bile şiirlerinde Kurmanci sözcükler bulunması bütün Nusayrileri nasıl bağlar bunu da anlamış değilim. Nusayriler yabancı araştırmacıların araştırmalarına göre Arap kökenlidirler. ancak Nusayrilerin tamamı Arap kökenli değildir ve az bir miktar farklı kökenli kişilerde Nusayrilik içinde Araplaşmıştır. bir kişinin deyişlerinde farklı dile ait kavramlar bulunması ile bütün Nusayriliğin bağlanması da akla yakın değildir.



Virani'nin Nusayriyem şiiri dışında Nusayri olduğuna dair bir vurgu bilmediğim çin sizden kaynak rica etsem! ayrıca irani'nin Caferi olması pek mümkün değildir. sizinde vurguladığınız gibi Virani Ali'de tanrısallık görür ve bu Caferiliğe tersttir. kaldı ki Nusayrilik ile Caferilikte uyuşmaz. Virani hem Caferi hem Nusayri olamaz.
Nusayrilikte de bu anlattığınız aksine bir şey yoktur. Ali Tanrı'nın tecellisi olarak görünür. esasında Alevi anlayışına sahip bütün gruplarda bu böyledir. tecelliyatı ifade eden söz yahut deyişleri Ali'nin sünni algıdaki Allah yerine konması bu alevi grupların inanışı değil, alevi grupların inanışının sünni algıda ki yansımasıdır.

muhabbetle

Sn. Serkan,
Benim yazdıklarıma kuşkuyla bakmak senin hakkındır. Bu hakkını araştırarak doğruyu ortaya koyarak hesap sormalıydın. Ve lakin sen önce hesap sormuşsun. Bu durumda hiç yorum yapmadan metnin tamamını yayınlamaktan başka şansım yoktur. Metnin tamamı aşağıdadır.
h-alibaba



SEMAN OĞLUNUN ÖLDÜRÜLMESİ

İbni Seman Ali'nin keramet ve büyüklüğüne inanmıştı. Gel gör ki işi azıttı. Ali'ye Allah dedi bilin ki: Sultanı, köleyi yaratandır. Bu sözlerle dinden çıktı, yolu sapıttı, yanıldı. Ali ona çok kızdı, dedi ki dinsiz oldun. Tövbe et, ben güçsüz, düşkün bir kulum, bana kul demeyen dinden imandan, Tanrı'dan uzaktır. İbni Seman yanılgısında direndi. Haydar Zülfikar'ı çekti, İbni Seman'ın başını kesti, cansız bıraktı. Ali yine de acıdı. Yakardı, ölü dirildi. Ali öğüt verdi: gel iman sahibi ol, aklını bozma, bu düşüncelerinden ayrılmazsan öbür dünyaya imansız gidersin, tamu sana mesken olur. Benan İbni Seman: Ben yolumdan dönmem. Yanılmış değilim Ali Allah'tır dedi. Yine başı kesildi. Ali yine yakardı. İkinci geyim (kez) dirildi. Haydar gel bu savları (iddiaları) bırak, Tanrı'dan bağışlanmanı dile dedi. Benan bin kez boynumu vursan, dediğimden şaşmam diyerek direndi. Ali yaradana yöneldi, yakardı, bu arada gaipten bir ses geldi. "Onu kendi haline bırak eceliyle ölsün." Ali ondan elini çekti. O varıp gitti, düşüncesi hıristiyan düşüncesine benzerdi. İsa'ya Tanrı dedikleri bilinmektedir. Meryeme bir güç erdi, iki canlı oldu. Zamanı gelince doğurdu. İsa mucizeleriyle bilindi; ölünce göğe ağdı. Sonra da Ali olarak geldi. Bu düşünceler İbni Sema'nındı. Çevresi'de ona uydu ve dinden oldular. Haydara "Aya Marko" dedi onlar. Ali onları nerde bulsa kırardı.

Edepsiz bilgi okuyan bilgin olmaz, edepli kişi acımasız olmaz. Ebû Cehil ki edepsizdi, dinsiz imansız gitti. Şeytan nice yıllar Tanrı'ya tapındı fakat âdeme secde etmedi, edepten uzaklaştı. Lanetlik oldu. Ben âdeme secde etmem dedi. Şeytan âdemi çekemedi, onu kıskandı. Yer, gök, cümle melekler de ona lanet ettiler. Adem Tanrı'yı bir bildi, birçok gizler ona açıklandı. YEMİNİ sende bu olanları anladınsa, doğru yolda olanlara saygılı ol. Muhammed'e ve evlâdına salavat getir. (Yemini, Hazreti Ali’nin Faziletnamesi s. 70)

NASİRİ TUSİNİN ÖLDÜRÜLMESİ

Sekizinci erdemden haber verelim. Ali'nin kerametinin gizlerini açalım. Yoldan çıkan İbni Seman'dan sonra, ikinci kişi Nasiri Tusidir. Ona Nuseyri diyenler de vardır. O da Ali'ye Tanrı dedi. Haydar bu yoldan çıkanın başını vurdu, sonra dirilmesi için yakardı ulu Tanrı ya.

Şimdi konuyu anlatalım: Ali, Kamber, Ammar, Selman, Ömer, İbni Ümmmiye, Cabir, Mehibi Rumi, Nasiri Tusi savaşa çıktılar. Gide gide büyük bir kum çölüne vardılar. Yorgun halsiz, susuzluktan bitkindiler. Hele hele öğle güneşi durumlarnı daha da kötüleştiriyordu. Çöl, kızgın güneş, susuzluk. Bu ıssız yerde çaresizlikten kıvrandılar. Nasır, Ali'ye burada durmayalım, ileri gitmek gerektir, kurtuluşu aramak yeğrektir dedi. Ali, Nasıra dedi ki: umutsuz olma, Tanrı'ya yalvaralım bir çözüm buluruz. Sonunda atlardan indiler. Biraz dinlendikten sonra, Ali, Nasıra şu tarafa git orada su var, getir içelim. Nasır gösterilen yöne yürüdü bir de ne görsün bir mağara. İçinde dupduru su akıyor. Su üstünde cevherden bir taht, Ali oturuyor, elinde bir maşraba. Nasır şaşırdı nasıl olur. Ali arkadaşlarla beraber dışarıda oturuyor. Neyse suyu Ali'den aldı kana kana içti döndü eski yerine geldi. Baktı ki Ali arkadaşlarla oturuyor. Getirdiği suyu sırasıyla arkadaşlarına verdi. Her gittiğinde olduğu gibi Ali suyun üstünde elinde maşraba orada duruyor. Bu iş tam yedi geyim (kez) yinelendi.

Nasır kendi kendine bu ne akıl almaz iştir. Haydar bu ıssız çölde suyu nasıl dozetti (buldu, sezdi)? Kendince bir kanıya vardı. Ali Tanrı'nın kendisidir, çünkü her yerde hazır, nereye baksan o var. Sekizinci suyu Ali'ye sundu. Cümlesi sevindiler, atlara binip akşama doğru Fırata eriştiler. Nehrin suyu taşkındı, yanda yörede kimsecikler yoktu ki geçit yerini bulup, karşı geçeye geçeler. Atlardan indiler, bir yere kondular. Ali, Nasırı bir adam bulup geçidi sorması için Fırat kenarına gönderdi. Nasır gitti kimseleri bulamadı. Döndü durumu anlattı. Ali git Cimcime diye seslen yanıt alırsın dedi. Nasır varıp Cimcime diye bağırdı. Binlerce ses buyurunuz efendim deyince, Nasırın aklı dağıldı. Hemen Ali'ye döndü hangisi Cimcime binlerce ses geldi kulağıma, hangisi olduğunu siz bana deyiverin diye yalvardı. Ali: Cimcime bin Mermere'yi çağır bakalım, git geçidi öğren gel dedi.

Nasır: Ey Cimcime bini Mermere senden Fırat'ın geçit yerini soruyorum, yanıt ver diye ünledi. Yine kırk yerden karşılık geldi. Hangi birimizi çağırırsın ki yar başına gelip bağırırsın. Nasır çaresiz yine Haydar'a geldi. Kırk yerden yanıt geldi, ne deyim bilemedim, yolu hangisine sorayım, işin içinden çıkamıyorum, ne olursa senden ey Ali, sen bilirsin diyerek ağlamaklı duruma geldi.

Ali bu seferde Gergere bini Mermere diye çağır dedi. Nasır Fırat kıyısına varıp yar başında Gergere bini Mermere bize geçit nerede bildir diye seslendi. Suyun içinden bir ses, ne buyurdun ey Ali, sen cihanın canısın dedi. Nasır O sese Ali'de bizimledir. Su taşkındır geçidini bilemiyoruz, ne yerdedir, yolunu göremiyoruz. Gelen ses benim adımı ne biliyorsun diye sordu. Adını Ali öğretti, su geçidini sormağa geldim dedi. Nasıra, Cimcime dedi ki: şaşkın, seni gönderen benim bütün geçmişimi bilir. Sen şimdi benim neler çektiğimi işit. Ben otuzbin yıl önce yaratıldım, daha Âdem yoktu. O sıralar. İsa, Musa da yoktu. Ben halkımın sultanı idim. Kavmimin adı Can bini Candı. Ve ateşten yaratılmıştı. Âdem topraktan gelmedir. Âdemin devri ki geldi erişti, benim vücudum toprağa karıştı. Toprağımdan testi yaptılar. Su koyup nice yıl kullandılar. Yine de kırıldım, dağıldım. Amma halk içre adım (Küp) olmuştu. Zamanla halden hale düştüm, bir kaç parçam da bu suya düştü. Ali bana bir göz attı tekrar cana geldim, bunca ölümlerden sonra dirildim. Git Ali'nin yolundan ayrılmaki sinde (mezarda) eza cefa çekmeyesin. Nasır, işitince bu sözü kan yaş ile doldu gözü. Vardı Ali'ye geldi. Dedi ki: Ayla güneşin yaratıcısı sensin, göklerde ki gezegenleri yürüten, dünya ve ahıretin, görünen, görünmeyen dünyaların Tanrı'sisin. Nasır daha sözünün sonuna gelmeden Ali Zülfikar'ı Nasır'ı ikiye böldü, Nasır'ın öldüğünü gören arkadaşları: Ali'ye dediler ki: Nasır iman sahibi bir yoldaşımızdır, kardeşimizdir. Bağışla Tanrıya yalvaralım yeniden cana gelsin. Öğütlerini tutar, pişman olur. Arkadaşların ricaları karşısında Ali yakardı Tanrıya; dedi ki ey yüce yaratıcı, Nuseyriye yine can ver. Ali'nin yakarmasını Tanrı kabul etti, ölü dirildi. Ali'yi karşısında gördü. Dedi anladım ki: cümle şeyleri sen yaratmışsın. Ali yine ben kulum, yaratan Tanrı'dır, gel gir imana, islâmlığın gitmesin ziyana dedi. Nasır yanıt olarak, ey veliler sultanı: Senden bunca keramet gördükten sonra nasıl sözümden dönerim. Öldüren sen, dirilten sen, ancak sen Tanrı olabilirsin. Nereye baksam seni görüyorum, nasıl inkâr edebilirim, bu görüp bildiklerimi. Ali yine onu öldürdü. Yine dua ile diriltti. Nasır geldi Ali'nin ayağına kapandı dedi. Bilin ey dostlar: Ali Allah’ımızdır, inkâr etmeyin. Ali çok öğütler verdi. Ben Allah'ın kulu kölesiyim, onun güçsüz takatsiz kuluyum. Bu yanlışlıktan vaz geç dedi; fakat söz geçiremedi. Ali Allah'a yalvardı, bana bir yol göster, bu adamı nedeyim. İki kez boynunu vurdum, kâr etmedi. Seni yadsıdı (inkâr etti). İman sahibi olmadı bu kişi.

Ali'nin yakarıştan sonra kalbinde bir duygu, sen onu öldürme, vadesi gelince biz onun canını alırız, cezasını o vakit çeksin. Nuseyri'ye çekip gitmesi söylendi. O Ali'nin katından ve sohbetinden uzaklaştı. Halkının yanına gitti, onları kendisine inandırdı. Onlarda islâmi inanç ve kurallara bağlı idiler. Yalnız Ali'yi Tanrı biliyorlar. Bunlara Nuseyri'ler deniyor.

Gerçi Ali, Tanrının bilgili bir kulu idi, yerde gökte ne varsa Ali biliyordu. Birçok gizler onca apaçıktı. Çok keramet sahibi idi. Ancak Nuseyri bir türlü bu üstünlüklerin nedenini anlayamadı, yoldan çıktı. Ali'ye Tanrı dedi aklını bozdu. (Yemini, a.g.e. s 71-74)

Yazar Aşık Yemini
Yayınlayan, Adil Ali Atalay- Can Yayınları 8. Baskı
h-alibaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to h-alibaba For This Useful Post:
Baba İlyas (12-03-2011), S-e-r-k-a-n (12-04-2011), İşcanbaba (12-05-2011)
Alt 12-03-2011, 22:02   #28
h-alibaba
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
h-alibaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 226
Mesajlar: 513
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 396
Thanked 1066 Times in 401 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi : h-alibaba will become famous soon enoughh-alibaba will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
Naki Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
"Anadolu Aleviliği" diye adlandırılan Alevilik ekolünde "7 Ulu Ozan" olarak kabul edilenlerden ikisi Yemini ve Virâni...

Ancak ne hikmetse bunlardan birinin "ak" dediğine, diğeri "kara" diyor...

Biri Hurufiliği kabul etmiş bir Bektaşi, öbürü ise daha çok Ehli Beyt'i seven, mushafı hatmetmiş Sünni meşrep bir tasavvuf ehlini çağrıştırıyor.

Virani, neredeyse aldığı her nefeste "Ali Allahtır" derken, Yemini, buna inanan ve ifade edenleri bizzat Ali'nin kendi eliyle öldürdüğünü söylüyor; bu tür bir inancı "dinden çıkma" (riddet) nedeni sayıyor.

O halde Yemini, Virani'ye dolaylı olarak "mürted" mi demek istiyor?




"YEMİNİ (15. yüzyıl sonu-16 yüzyıl başı)

Yemini 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısında Tuna Irmağı yörelerinde yaşadı. Çeşitli kaynaklar tarafından asıl adının Ali olduğunu, Akyazılı İbrahim Dede zaviyesinde hizmet ettiğini ve “Yemini” mahlasını kullandığını yazar. Demir Baba Velayetnamesi’nde adı “Hafız Kelam Yemini” olarak geçer. Bundan da Kuran’ı ezbere okuduğu anlaşılır.

Hz. Ali’nin mitolojik yaşamını konu edinen Faziletname adlı kitabı 7300 beyitten oluşmaktadır. Kitap bir erdem kitabıdır. Bu kitap, Hz. Ali’nin yaşamının, Ehlibeyt ve Ali sevgisinin yoğun işlendiği temel eserlerinden biridir. Bu eseri Kitab-ı Erdem (iyi ahlak kitabı) olarak niteleyenler kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü, alçak gönüllülüğü yaşam biçimi ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayı Yemini’ye daha bir saygı duyarlar.

VİRANİ (16.yüzyıl)

Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan Virani’nin; 16. yüzyılda Eğriboz adasında doğduğu söylenir. Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi ozanı olan Virani; bir süre Necef’te Hz.Ali’nin türbesinde türbedarlık hizmeti vermiştir.

Virani; Balkanlarda Demir Baba’dan babalık icazeti almış, Hz. Ali tutkusunu dile getiren çok sayıda şiir yazmıştır.

Bazı araştırmacılar, yazılarında Virani’nin aruz vezni ile 300’e yakın şiir söylediğini ve koca bir divan oluşturduğunu bildirerek Ozan’ın az çok öğrenim görmüş olduğunu belirtirler.

Virani’ye göre, evrende ve bütün nesnel varlıklarda görünen Hz. Ali’dir."

Kaynak: [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]



Neden 10, 20, 50 veya 70 değil de "7 ulu ozan", bu listeyi kim belirlemiş bilmiyorum ama, aynı potaya konulan iki inanç önderi ve kültür sembolü kişinin (7 ulu ozandan 2'si), inanç ekolü ve din tasavvuru açısından birbiriyle tam da uyuşmadığı gözleniyor.

Bunların Nusayri olduğuna ilişkin ise herhangi bir ipucu gözükmüyor.

Ancak h-alibaba'nın aktardıkları, kendi uydurması değil gerçekte Alevi sözlü kültüründe var olan unsurlar.

Bu sözlü kültürde bu tür çelişkiler, tutarsızlıklar, farklı hatta karşıt inanç unsurlarının senkretik bileşimi hep görülen bir durum...

Köy odalarında idare lambası ışığında faaliyete geçen muhayyilelerden neşet etmiş masalların, zamanla tarihin, gerçek kişi ve olayların yerine geçtiği, onlarla yer değiştirdiği görülüyor.

Bu da araştırmacıların işini zorlaştırıyor.

Daha da kötüsü Anadolu Aleviliği diye adlandırılan ekole mensup kitlelerde kafa karışıklığına, kişiyi ya kendi inanç mirasını red ya da mantığı bir kenara koyup bunu gözü kapalı kabul etme gibi her ikisi de sağlıksız olan yollara itiyor.

Oysa Aleviliğin Nusayrilik denilen ekolünde bu tür çelişkilere pek raslanmıyor, bu Alevilik versiyonu kendi içinde tutarlı bir yapı oluşturuyor.

Bu durumun kaynağı da sanırım aşağıdaki tespitle yakından ilgili...

Sevgili Naki
“Neden 10, 20, 50 veya 70 değil de "7 ulu ozan", bu listeyi kim belirlemiş bilmiyorum” demişsin. Aşık Virani, “Nitekim Hazreti Yemini Faziletnamesi'nde buyurur:” diyerek, aşağıdaki iki beyitti sunduğuna göre, “Hazret” terimini dikkate alacak olursak demek oluyor ki, Yamini'nin Yedi Hakk Aşığından biri olduğunu onaylayanlardandır.

Demah kılma bu alemin danesine
Ki, o düşmiye varlık hanesine
Cihan damı delalettir, delalet
Sakın düşme melalettir, melalet.

Kavramlar değiştirilince anlamları da beraber değiştiriliyor. Yedi Hakk Aşığı, Yedi Ulu Ozana dönüşünce anlamı ve yorumu da birlikte değişikliğe uğramıştır. Hakkın yedi formunun karşılığıdır. Yadi Hakk Aşıkları, Hakka aşık olduklarından ve Hakk yolunu en iyi aktardıklarından olsa gerek, gerçekten aktardıklarına bakacak olursak tek kelimeyle mükemmeldirler.
h-alibaba



Konu h-alibaba tarafindan (12-03-2011 Saat 22:45 ) değistirilmistir..
h-alibaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to h-alibaba For This Useful Post:
Naki (12-08-2011)
Alt 12-04-2011, 00:28   #29
S-e-r-k-a-n
Üyemiz
Kullanıcı Profili
 
S-e-r-k-a-n - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Hatay
Yas: 28
Üye No: 2677
Mesajlar: 53
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 216
Thanked 238 Times in 50 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 18
REP Seviyesi : S-e-r-k-a-n is on a distinguished road
İletişim
Standart

Alinti:
h-alibaba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
Sn. Serkan,
Benim yazdıklarıma kuşkuyla bakmak senin hakkındır. Bu hakkını araştırarak doğruyu ortaya koyarak hesap sormalıydın. Ve lakin sen önce hesap sormuşsun. Bu durumda hiç yorum yapmadan metnin tamamını yayınlamaktan başka şansım yoktur. Metnin tamamı aşağıdadır.
h-alibaba
sayın h-alibaba,
sizden hesap sormadım. velakin bende bildiğim kadarı ile size sorular yönelttim.

Yemini'nin yazdığı eserde geçen ibn Seman'ı bulamamıştım. siz ismini tam yazınca bir kaynakta buldum. Benan İbni Seman ismini bir kaynakta bulabildim. ayrıca tarihte Şia'nın Gulat kısmından sayılan BENANİYE isminde bir fırkada bulunmaktadır.

"...Menakıpname-i Hazret-i Ali ya da Nurname ise daha ziyade Gulat-ı Şia'nın ayak izlerinin yer aldığı, hatta bir yerde Benan bin Sem'an'dan nakledilen bir rivayet yoluyla, Şia'nın tard edilmiş fırkalarından sayılan Benaniye fırkasının tesirinin görülebildiği başka bir eserdir..." Maryam Moezzi BEDAHŞAN iSMAİLİLERİNE AİT ELYAZMALARI çev Ali Ertuğrul DEÜİFD XXXIII/2011 s 255-273
not:dosya boyutu büyük olduğundan pdf şeklinde ki dosyayı yükleyemedim.

yalnız benim sordukların gayet yalın bir anlatım ile sorulmuştu. sizden cevaplamanızı rica etmiştim. yoksa sizi yargılamak haddim değil.

sorular:
-sizce Yemini neye dayanarak özellikle Ali'ye vandan bağlılar arasından yedi isim seçmiş ve neden bu yedisi?
-Yemini'nin Nasıri Tusi ismini hangi kaynaktan aldığını ve bu ismi neye dayanarak Nusayri ismi ile özdeşleştirdiğini biliyor musunuz? zira gerek Nusayri ve gerekse Nusayri olmayan hemen her kaynakta Nusayriliğin tarihi ve ad kökeni 11. imam Hasan El Askeri zamanında yaşayıp kendini onun babı olarak tanıtan MUHAMMED BİN NUSAYR EN NEMİRİ ye dayandırması olgusunu nereye oturtmalıyız? üstelik bu şahıs Ali ile aynı dönemde yaşamamıştır! acaba kastedilen Ali hz Ali değil de 10 imam İmam Ali - El Naki olabilir mi? zira ortodoks kaynaklarda Muhammed bin Nusayr'ın 10. imam Naki'nin tanrısallığını iddia ettiği yazmaktadır. Yemini'nin kaynak olarak neyi kullandığı açısından önemli bir ipucu olabilir.
-Virani'nin Nusayri olduğu iddiasını neye dayandırıyorsunuz? yahut Caferi vurgusu nerede var?

muhabbetle
S-e-r-k-a-n isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to S-e-r-k-a-n For This Useful Post:
Alibaba (12-04-2011), h-alibaba (12-04-2011), Naki (12-08-2011)
Alt 12-04-2011, 18:40   #30
h-alibaba
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
h-alibaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 226
Mesajlar: 513
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 396
Thanked 1066 Times in 401 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi : h-alibaba will become famous soon enoughh-alibaba will become famous soon enough
İletişim
Standart

Alinti:
S-e-r-k-a-n Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
sayın h-alibaba,
sizden hesap sormadım. velakin bende bildiğim kadarı ile size sorular yönelttim.

Yemini'nin yazdığı eserde geçen ibn Seman'ı bulamamıştım. siz ismini tam yazınca bir kaynakta buldum. Benan İbni Seman ismini bir kaynakta bulabildim. ayrıca tarihte Şia'nın Gulat kısmından sayılan BENANİYE isminde bir fırkada bulunmaktadır.

"...Menakıpname-i Hazret-i Ali ya da Nurname ise daha ziyade Gulat-ı Şia'nın ayak izlerinin yer aldığı, hatta bir yerde Benan bin Sem'an'dan nakledilen bir rivayet yoluyla, Şia'nın tard edilmiş fırkalarından sayılan Benaniye fırkasının tesirinin görülebildiği başka bir eserdir..." Maryam Moezzi BEDAHŞAN iSMAİLİLERİNE AİT ELYAZMALARI çev Ali Ertuğrul DEÜİFD XXXIII/2011 s 255-273
not:dosya boyutu büyük olduğundan pdf şeklinde ki dosyayı yükleyemedim.

yalnız benim sordukların gayet yalın bir anlatım ile sorulmuştu. sizden cevaplamanızı rica etmiştim. yoksa sizi yargılamak haddim değil.

sorular:
-sizce Yemini neye dayanarak özellikle Ali'ye vandan bağlılar arasından yedi isim seçmiş ve neden bu yedisi?
-Yemini'nin Nasıri Tusi ismini hangi kaynaktan aldığını ve bu ismi neye dayanarak Nusayri ismi ile özdeşleştirdiğini biliyor musunuz? zira gerek Nusayri ve gerekse Nusayri olmayan hemen her kaynakta Nusayriliğin tarihi ve ad kökeni 11. imam Hasan El Askeri zamanında yaşayıp kendini onun babı olarak tanıtan MUHAMMED BİN NUSAYR EN NEMİRİ ye dayandırması olgusunu nereye oturtmalıyız? üstelik bu şahıs Ali ile aynı dönemde yaşamamıştır! acaba kastedilen Ali hz Ali değil de 10 imam İmam Ali - El Naki olabilir mi? zira ortodoks kaynaklarda Muhammed bin Nusayr'ın 10. imam Naki'nin tanrısallığını iddia ettiği yazmaktadır. Yemini'nin kaynak olarak neyi kullandığı açısından önemli bir ipucu olabilir.
-Virani'nin Nusayri olduğu iddiasını neye dayandırıyorsunuz? yahut Caferi vurgusu nerede var?

muhabbetle

Sn. Serkan
“sizce Yemini neye dayanarak özellikle Ali'ye vandan bağlılar arasından yedi isim seçmiş ve neden bu yedisi?” soruna cevap vermeden önce Yemini’den kaynak ve neden beklentilerimiz yanlış olur düşüncesindeyim. Çünkü Yeminin Yol ve erkan konusunda kim olduğu bilinendir. Ancak Yeminiyi kaynak kabul edip verdiği isimler ve olaylara ulaşmaya çalışmak en doğru olanıdır, dedikten sonra: Yemini neden Aliye candan bağlı yedi kişiyi belirledi? Yedi sayısını esas almış ve yolun yedi üstadını tanımlamak istemiş olasıdır. Selmani Farisinin Alevilikteki yeri bilinendir. Selman ve Kanber adıyla bir kanaat sahibi olabiliriz. Bana soracak olursan bu isimler İslamiyet öncesi bir döneme ayıttır. Öreneğin Yemini ve başka aşıkların da Selmanla ilgili aktardıkları Ali yedi yaşında iken Selman 309 yaşındadır. Demek oluyor ki Selman 3. Yüz yılda yaşamıştır.

Yemini kaynak vermiyor. Aktardığı rivayetlerdir. Bu rivayetler aruz ölçüsüyle beyitler şeklinde yazılmıştır. Aruz ölçüsüyle beyitler halinde anlatılan rivayetler düz yazıya çevrilmiştir. Benim aktardığım da bu yazılan rivayetlerdir. Yemini bu eseri 1519’da yazmıştır. Bana göre senin baş vurduğun kaynakların hepsi bu tarihten sonradır. Hani derler ya, Ali çoktur ama Şahı Merdan Ali bir tanedir. Nusayri de çok olabilir. Yemininin telaffuz ettiği Nusayriyi esas alıyorum. Ve onun da hangi tarihte yaşadığını bulmak bizlere düşer.

“Virani'nin Nusayri olduğu iddiasını neye dayandırıyorsunuz? yahut Caferi vurgusu nerede var?” diyorsun. Virani kendi nefeslerinde açık açık söylemektedir. Aşağıya aktarıyorum.
h-alibaba
Örneğin Virani:


MUSEYRİ NE SAYRI

Gel istersen saadet sonu hayrı
Nazar kıl can gözüyle gör bu sırrı
Gözün aç bak ne var âlemde ayrı
Hemen-dem şahı gör hiç görme gayrı
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alî'dir âlemül-gaybın sıfatı
Ki gösterdi sıfat içinde zâtı
Dilersen içesin Ab-ı hayâtı
Bu sırra kim erer görmez memâtı
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir pâdişah-ı heft kişver
Anın destindedir cennât-ü Kevser
Kıyam et kaddidir mihrâb-ü minber
Sücûdüm anadır ser cümle yekser
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir var eden arz-u semâyı
Dahî hem nûr-ı şemsi necmi âyı
Koma zikret Hasan Hulku'r-rızâ'yı
Dilersen Şah Hüseyn-i Kerbelâ'yı
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir mahşerin haşrinde kaadı
Anadır cümlenin nâz-u niyazı
Özün koy bu yere oku güdâzı
Eğer mü'min isen anla bu razı
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir Abidin Bâkır-u Ca'fer
Ona inkâr eden merdûd-u kâfer
Alî aşkı kimin kim kıldı perver
Memat olmaz diridir dâim ol er
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alî'dir (kün) deyip var etti canı
Eğer cân ile cism-ü cihanı
Beka oldur şehâ ser-cümle fâni
Yörü insan isen şahını tanı
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alî'dir Kâzım-ı Şâh-ı Horasan
Anınçün bilmek olmaz sırrın insan
Huda dedim Alîye ol dem ey cân
Beni yetmiş iki kez kıldı kurban
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alî'dir taliim mes'ûd değil mi
Dilersen sabitim mevcûd değil mi
Hakikat Kâ'besi mescûd değil mi
Alîye (lâ) deyen merdûd değil mi
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir Şah Takî vü bâ-Nakî hem
Alî Hâlık derim hiç söylemem kem
O1 öldürdü ol oldu derdime en
Nazîrin yokdurur ey Şâh-ı âlem
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir Askeri Mehdî Hidâyet
Zuhur ettikde ref oldu cehalet
Yezid'in başına koptu kıyamet
Göründü emr seyr eder alâmet
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir feth-ü nusret mü'minâna
Özün bend et ayırma hanedana
Erem dersen hayât-ı câvidâna
Sakın düşme bu nutkumdan gümâna
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir evvel-ü âhırda fettâh
O'dur küfr ile îmân üzre miftâh
Anın kabzındadır bu şerr-ü islâh
Ki ansız olmadı bir zerre iflah
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Alîdir ism-i (bismillah) Alî'dir
Alîdir Hak resûlu'llâh Alîdir
Alîdir (Fakri fahru'llâh) Alî'dir
Alîdir (sümme vechullâh) Alîdir
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı

Virânî'yem bu yolda can-nisârem
Alîye aşk ile akl ile yârem
Nusayrî'yim ki bu kula uyarem
Gerek zerre vü zerre olsa parem
Nusayrîyim nusayrîyim nusayrî
Ne ölmüşüm ve ne sağım ne sayrı


CAFERİYİM CAFERİ

Dinle imdi Mustafa'dan ne direm ey din eri
Sevmişem can-ü gönülden Mustafa vü Hayderi
Gezmezem dü cihanda serseri vü serseri
Caferiyim Caferiyim Caferiyim Caferi

Sah Hasan Hulki Rıza şah Hüseyn'i Kerbela
Abidin Zeynel Bakır Cafer Musa Irıza
Bende-i Âl-i Nebi'yim hanedana mübtela
Caferiyim Caferiyim Caferiyim Caferi

Şah Muhammed Taki'dir naci serimde şah-i var
Nuru Naki'den bulmuşam men dinimi aşikâr
Lanetim var bu dilimde şol yezide sedhezar
Caferiyim Caferiyim Caferiyim Caferi

Men gulamı Kanber'im Kanber gulam-ı Askeri
Dü cihanda Mehdi'dir bil âfitab enveri
Okumuşam dört kitabı aynı cemalin defteri
Caferiyim Caferiyim Caferiyim Caferi

Tavafı yektadır ey Vîrânî ilmi kudret cavidan
Fazlı Haktır ki rumuzu andan olmuştur ayan
Biz güruhu Naci'yiz bunu söyleriz her an
Caferiyim Caferiyim Caferiyim Caferi


Kaynak: Virani Divanı ve Risalesi
h-alibaba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to h-alibaba For This Useful Post:
Naki (12-08-2011), S-e-r-k-a-n (12-04-2011), İşcanbaba (12-05-2011)
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 12:49.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts