Ceviz kabuğunu doldurmayan sözler:
Südur bir hapşırmadır.Bu gün çok hapşırdım.iki gündür ağır bir girip geçiriyorum. Bendeki gripler peryodiktir. Tedbir alsam da almasam da, hekime gitsem de gitmesem de senede dört defa grip olurum. Baş ağrısının en şidetli olduğu günden sonra burun akıntısı başlar.Hapşırma da bundan sonra sıklaşır. Hapşıramama durumunda kalbim sıkışır. Muhakak hapşırmak için kendimi zorlarım. Hapşırma nöbetlerinden sonra kas ağrıları başlar.Kaburgalarım bile hapşırıklarla zorlandığı için ağrı yapar. Kaburga ağrılarından sonra gribi attlattığıma emin olurum. Bu tıbbı değil yıllardır edindiğim tecrübedir. Griple südur arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyorum. Bütün virüsler kötü değildir. Belki kuş gribi domuz gribi de öyledir. Bazı virüslerde uzaylıdır. Uzaydan dünyamıza yağan tozlar veya kuyruklu yıldızlardan miras kalanlarla, uzaydan gelen ültraviyole ve benzeri ışınlar hem dünyamızı hem de bizi aşılıyor. Uzayla sanılandan daha çok bir alışverişimiz var. Bu hem duygusal, hem kültürel, hem de maddi bir alışveriştir. Rahmet sadece yağan yağmur düşen kar değil belki en bereketlisi uzaydan rısk olarak gelenlerdir. Bunlar üzerimize püskürtüldükçe bizde hapşırarak bir südür oluşturuyor aldıklarımızı dönüştürüp mutasyona uğratarak yeni yaşamları hapşırarak püskürtüyoruz. Südür tek yönlü değil çift yönlü bir püskürmedir. Cana can katandır. Südür da Xızır yardımcı olduğu için insan virüslere ve zararlarına karşı tarıh boyunca derman aramış ve daeman bulmuştur. Gribi atlattım. hapşırıklar südur oldu. Südür derman oldu. Bütün sinüsler boşaldı. Beyin sıkışmaktan kurtulup rahatını buldu.
2006 yılında kuş gribi İstanbul'u teğet geçmişti. Mahallemizdeki gecekonduların kümeslerinden tavuklar toplanmıştı. Bende peryodik gribime yakalanmıştım. Yine de cevizlerini gasp ettiğim kargalardan kuş giribi kapmış olabileceğimi aklımdan geçirmedim. Çalıştığım şirket İstanbul Cevizli'deydi. Cevizli ismini ceviz bahçelerinden almış olabilir. Bütün betonlaşmalara ve çok katlı binalara rağmen, Cevizli ve civarında hala ceviz ağaçları vardır. Küçük bahçelerde bazı ceviz ağaçları hala duruyor. Kargalarda bu cevizlere dadanıyordu. Ordan aldıkları cevizleri şirketin betonlaşmış geniş bahçesinde havadan düşürerek kırıyor sonra kırılan cevizi yerden kapıp havalanan kargalarla bazen dalaşıyordum. Çevizin betona düşerken çıkardığı sesle birlikte saklandığım yerden fırlıyor bazen kargadan önce kırık cevizi kapabiliyordum. Cevizli'deki cevizler çok iri ve cevizleride lezzetlidir. Kargalar herhalde en kaliteli cevizleri topluyordur. Ama grip geçtikten sonra bu kargalarda kuş gribinin olmadığına emin oldum. Kuş giribi paniğine rağmen gripten sonrada bazen kargaların düşürdüğü cevizleri gasp etmeye devam ettim. Bir gün kargalar üçü birden ceviz getirmek yerine bana hücum ettiler. İş tulumumdan ve dazlak kafamdan beni tanıyorlardı. Şirketteki şoförlere hiç dokunmuyorlardı. Ama beni gördüklerinde defalarca saldırdılar. Kargalarında bir yaşam felsefesinin olduğunu böylece yaşayarak öğrendim. Şirketin bahçesi Cevizli'den sonraki Ata tren istasyonunun yanındaydı. iki ay önce ordan geçerken merak edip baktım. Bahçede kırık ceviz kabukları vardı. Kargalar hala o beton bahçeyi ceviz kırmak için kullanıyorlar. Xızır kargaların yardımcısı olsun. Cevizli'de cevizler bitmesin. Kargaları düşünen her Cevizli'li bahçesine çam yerine ceviz ağacı diksin.
|