![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Can Bizden Biri |
TANRI BA'L SEMAVİ DİNLERE ETKİSİ
Söylenceye göre M.Ö 1800 Li yıllarda, çok tanrılı dinlerin hakim olduğu ,ve bu dinlerin Güneş ve Ay kültü cevresinde geliştiği, genel ismi ile SABİİLER denilen bu inanc tüm ortadoğuyu ve kendinden sonra oluşacak semavi dinleri de etkilemiştir. Tanrı'nın vaat ettiği, İbrahim'in geldiği topraklara Ken'an (Kenaan) deniyordu. Tevrat'ta bu toprakların dini hakkında bilgiler olsa da UGARİT metinleri daha fazla bilgi vermektedir, "Batı samii'lerde denilen bu halk çok Tanrılı inanca sahiptiler, Baştanrı "El" bir boğa ile simgeleşir, Bu Sümer'in baştanrısı ,Tanrılaın Babası "Enlil'in" karşıtlığı, El'den sonra gelen ona yakın güçte olan Tanrı "Baal" Bu yağmur ve fırtına tanrısı , Ona Bulutlara binen nem getirende deniyor. O Yaşamın ve bereketin tanrısı,yerin beyi'dir."Yerin Beyi " ünvanı Sümerlerdeki Bilgelik Tanrısı Enki'nin adı. (M.İlmiye Çığ. İbrahim Peygamber S:129) Burdan anlıyacağımız üzere, Sümer etkisi diğer coğrafya inanışlarını etkilemiş ve yerel Tanrıları güçlendirmiştir, "BAAL" gibi... Burda " Göklerin ve yerin bereketi" deyimi, Tevrat,Tekvin'de İshak, oğlu Esev sanıp (Gözleri o zaman görmüyor), Yakup annesinin yardımı ve hilesi ile kendini kutsatıyor, "Bak oğlumun kokusu kırların kokusu gibidir,, Ve Allah göklerin neminden Yerin semizliğinden ............" diyerek Tanrı Baal'ın nitelikleri aktarılıyor,(age S:104) Bu aktarım Tevrat Mezmun'lar 29:3-5, Eyüp 37:2-5, Kuran Rad süresi 13 " Gök gürültüsü, Allah'a hamd eder, Meleklerde tesbih ederler. O Yıldırımlar gönderip dilediğini çarpar...." "Baal" Sümerlerde An, Akatlar'da "Anu" olan gök tanrısının karşılığı, Baal'ın üç kızı var. Padai (ışık), Arsal (yer ve Toprak ),Tallai( Nem ve Toprak), -( Bu Tallai, anadolu'da yemin ederken vallahi ,tallahi denir, Burdan geleme olamaz mı?) Bunlar Araplara islamdan önce , Allahın kızları denilen Lat,Uzza,Menat olarak geçmiştir. Sümerlerde olduğu gibi,Kenan'da da bereket kültü çok önemli ve dinleri tamamen bereket kültü üzerine kurulmuştur. "Baal'ın karısı ,Aşk ve Savaş tanrısı "Anath", Sümerlerde ki "İnanna" Akatlarda ise "İŞTAR" (Age 130) Tanrıca İŞTAR ve BAAL ilişkisi görülmemektedir.Bizde ki, Üçleme ile ilgili bir üçlemeleride bulunmamaktadır, "Bereketi simgeleyen Tanrıca, hiç bir kültürde Kenan'daki kadar açık ve çıplak olarak gösterilmemiş. Mabetlerinde kendisine adanmış Fahişeler,Kadın gibi giyinmiş rahipler görev yapıyor, Sümerlerde de fahişe Rahibeler Eş cinsellik yapan erkeklerde vardı, Sümerlerde fahişeler başlarını örterlerdi, Tevrat, Tesniye Bap 23:18'de " İsrail oğullarından Kızlarından kendilerini fuhuşa vakfetmiş kimseler olmayacaktır, Kadınlar fuhuş ücretini her hangi bir adak için Rabbin mabedine getirmeyeceksin" (age 130) Tevrat'ın yasaklamasına rağmen, Yahudilerde tapınak fahişeliğinin, Sümer ve Kenan Bereket kültünün etkilerinin devamı niteliğindedir. Kenan Tanrısı "El" zamanla İbrabilerde "Elelom" (Ebedi tanrı), El Eliyon (En büyük Tanrı), Ek Roi (görü Tanrısı), El Sadday (Dağların Tanrısı) Tanrıları olmuştur... Elohim Nuzu metinlerinde ilaniye paralel olduğunu " Evin Tanrısı fügürü olan "Terafim” anlamına gelmiş, "Evin Tanrısı " terafimi" Yakup'un karısı evinden kaçırıyor." (Age 131) Yakup'un ,Peygamberin ,Babasına kendisini hile ile kutsattığını yazmıştık, Abisi Esav buna kızıyor ve Yakup'u annesi kardeşinin, dayısının yanına gönderiyor, Dayısı Laban, Yakup 'a, güzel kızını gösteriyor evlenmesi için, fakat yerine çirkin kızını veriyor. Yakup, tekrar o kızı istiyor, dayısı ona 7 yıl daha çalışırsa,çobanlık yaparsa güzel kızını vereceğini söylüyor, Yakup kabul ediyor ve sonra ki süreçte; Yakup hile ile dayısının tüm koyun sürüsünü alıp, kaçıyor kaçarkende eşi " ev tanrısını"olan " terafini" alıyor , Kenan geleneğinde,oğlu olmayınca evlatlık edinilen coğuga, ev tanrısı veriliyor, Yakup'u dayısı evlatlığa alıyor. ( Burda da bir gariplik var, Evlatlığa kıznı veriyor, Muhammedin Evlatlığı Zeyd'in eşini alması gaipliği gibi) Fakat dayısı Laban'ın bir erkek evladı, oğlu oluyor, doğal olarakda evin tanrısı Terafim onun olması gerekiyor, Ançak Yakup onu kaçırıyor. Tevrat ,Tekvin Bab 28 Hıristiyanlıkta ise,"Haç , isa, Meryem Resimleri " ile karşımıza çıkmakta,(age S:104) Yahudlikte görüldüğü gibi, Baal inancı geleneği devam etmekte, "El, Aynı zamanda Akadca'da "ilu" karşılığı, Kenan'da “il" de deniyor, İbranice’de El veya Elohim, Aramice de El veya Elah, Güney Araplarda il, Klasik Araplarda "ALLAH" olmuş, (İslamiyete etkisi.B_İ) Tekvin Bab 32 de Yakup Tanrı El olduğundan Yakup'un adı bu tanrı tarafından El ile güreşen anlamından İsrail (İsra-El) olarak geçmiş, Yakup'un onu yenememesi, Yakup'unda bir kabile Tanrısı olabileceği düşüncesini getiriyor. Ek Tanrı adı ile bir çok şahıs adları yapılmış. Jocob- El: Yakup Anlamı; El korusun Jisma- El : İsmail " : El İşitsin Jishak -El :İshak " : El bana Gülsün Elizee- El :Ezer " : El yardımcı olsun. Tevratta adı geçen MOLEK,Kenan Tanrısı BAL'mış, Körpe etleri sevdiği içn onun tunc heykelinin karnındaki fırında çocuklar yakılırmış, Böylece Tanrıyı doyurduklarına inanırlarmış,... Musa kanununda coçuğunu MOLAK'e vermek yasak olsa da, bu yabancı tanrı olduğu içindir.... Tevrat, Hakimler Bab 11: 30 da Yaftah Rabbe adak adayıp "Eğer Amonoğullarını yener, Selamatle dönersem ,Karşılamak için karşıma ilk çıkanı kurban olarak vereceğim" der ( BU uzun bir ayet ben kısalttım.B-İ) Bab11: 34 de, Yeftah evine gelince karşısına ilk kızı çıkar" , Özetle kızını yakıyor Yeftah, O kız, Erkek tanımamış olarak bilinir, Bu yüzden İsrail kızları, Yeftah'ın kızı için yılda 4 gün yas tutarlarmış, görülüyor ki, yasak olsa da bu kurban geleneği devam etmekte, Leviler 18:21 de, 20:2-5 de kesin dille yasaklanmaya çalışılıyor. (Age S:132) İnsan Kurbanı kaldırılmaya çalışılıyor, Tevrat,Çıkış 19-20 De, Rab Musa'ya, Bütün ilk doğanlar benimdir,İnekten ve koyunlardan, erkekleri benimdir, Eşeğin ilk doğanı için kuzu ,oğullarının ilk doğanları için fidye vereceksin" der. Kaldırılmaya çalışılsa da, devam etmekte. Hoşe Bab1: 16 da, Rab "Bana (işi) kocam diyeceksin ve bana BAAL demeyeceksin ve onların (İsrail'in) ağzından” Balların” adını kaldıracağım seni ebediyen kendime nişanlıyacağı(m) ." Burada İsrailin tanrısı kendini koca, İsrail'i Gelin yapıyor, Tevratta kadın (Tsipporal) Tanrıya " Sen bana Sünnet dolayısıyla kan güveyisin" diyor Burda " bana Baal'im" demiyeceksin sözü Baal'de olan Tanrısal güveylik Yahovaya geçiyor. Efendi Baal, Efendi Rab'a dönüşüyor. Batı Samilerde, oğullarını Tanrı Baal'e kurban etme geleneği var,Finike'de dinsel çığlıklar halinde törenler yapılıyor. Kuran Saffat süresi 101-111 de, İbrahim oğlunu (İsmail'i, Tevrat'a göre İshak'ı) kurban etmeye kalkıyor, (Tevratta Yakmaya). Tanrı onun iyi niyetine istinaden, Ona kurbanlık gönderiyor, Kurbalığın nasıl hayvan olduğu,dönüştüğü belli değil. (Age S:101) İslam'da Kurban , kurban olarak etki devam ediyor, ve üç dinde İbrahim'i Atası olarak kabul etmekte, Cehennem tüm dinlerde Azap yeri olarak geçmektedir, Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik isimli kitabında "Kötülerin gittikleri Azap yerinin adı "Hinnom oğulları vadisi" anlamına gelen Geba hinnom , Kenanlıların Tanrı Bal'e Kurban edilen çoçukları yaktıkları vadinin adı" T.Dursun Kutsal Kitapların Kaynakları C.1S:171) Cehennem, Her üç dinde de yerin almakta, Alevi öğretisinde, Cehennem -cennet inanışı olmadığı ve tarihinde çoçuk kurban etme gibi bir iz bulunmamaktadır. Tanrı Ba'l "Bulutlara binen" diye nitelendirilmektedir. Tevrat, Mezmunlar 68:4'de, éTanrıya ilahi okuyun, adına terennümde bulunan o buluta binip çöllerden geçene yol hazırlayın" Gök gürültüsü Baal’in sesidir. Tevrat Eyüp 37:2-5, Mezmunlar 29:3-5 de,"Gök gürültüsü" Yahudi Tanrısının sesidir. Kur'anda Rad (Gök Gürültüsü) Süresinin 13 de "Gök gürültüsünün Tanrının uyarısını yansıttığını " bildirir. Baal'ın sözlük anlamı "Efendi" demektir. Kur-an Saffat süresi 125 de Tanrı Baal için kullanırken, bir çok ayette "Karının kocası" anlamını içermektedir. Erkek Tanrı BAAL, burada ve Kur'an'da da,Erkek "Baba Tanrı" olmakta, Karılar için kocalarda" Tanrı" niteliğine çıkmaktadır. (T.Dursun age:C:1 S:76) İslamda ise Mekke'de Güneş Tanrısı (Baal) için yapılan KABE, Kıble olmuştur. Kureyş Süresi "Kureyşin uzlaşması (Barış içinde yaşaması) için, Kış ve yaz yolculuğunda uzlaşması için artık bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler" Şems Süresi" Güneş ve onun kuşluğuna and olsun Güneşi izlediği sıra Ay'a and olsun, Parlatan parlatırken gündüze ant olsun,Karanlık kapladığı geceye and olsun" Burda ,Güneş'e, Ay'a,Gündüze, Geceye," Göké e,Yer e ant içilmesi, Sabiilikteki (Baal kültü, Baal Güneş Tanrısı,) Ay, Güneş kültünün etkisidir. Baal gök tanrısı , Güneş tanrısıdır. Üç dinin tanrısıda Arş'dadır, Gök'tedir. "Gökten işlerini yere doğru yönetir" Secde süresi Bakara 210 " Onlar Allahın bulutlardan gölgeler içinde gelmesin) Baal'da bulutlara biner, Gök gürlemesidir, Şimşektir. Bakara 19'da İslamın tanrısıda "Karanlık bulutlara ve gök gürültüsüden yıldırımlar çarpıp öldürecek bizi diye" korkutur. Fusulet 31 de " de “Ve Semud kavmi Yıldırımlarla yok edilir.(T.Dursun AGE) Peygamberlik te, BAl kültünde " Sabiilik" başlamıştır, ve 3 dinde peygamberlidir. Sümerler sonrası oluşan Sabii'lik bilindiği gibi çok tanrılı olup, Güneş,Ay, Yıldız tapınmalı bir dindi, gittiği bölgelerde etkilediği, etkilendiği dinlerle Tek tanrılı dinlerin temellerini atmıştır. Baal'ın baştanrı,esas Tanrı kavramları ile, esas tanrı kavramı oluşmuştur.Tek yada çok tanrılı inançlarda sadece isim farklılıkları vardır, içerik düşünce ve ibadet bazındaher ikiside, Kulluk,Kölelik,korku,dehşet üzerinden bağışlanma "umudunu" ile sevab,günah, ödül ve ceza ikilemlerini canlı tutan tapınımlardır. Bu durumdan faydalananlar kimlerdir dersek, o dönemlerde ve bu dönemde bu dinsel olguyu elinde tutan sınıflar olduğunu unutmamak gerek. Alevi öğretisi ile Baal inancı kıyaslandığında, karşımıza siyahla beyaz gibi bir fark çıkmaktadır. Sabiilik, Oruç,Namaz,haç,Kurban,abdest alma gibi ritüelleri ile islam ve diğer dinlere biçim vermiştir. Baal inancında metafizik tanrı karşımıza çıkmakta,Tanrı çoçukları kurban almakta. korku üzerine kurulmakta,Mabetlerinde bereket kültü fahişelikle beslenmekte. Alevilk öğretisinde Tanrı,insan,doğa tasarımları ile benzeşmesi olmadığı, inanç ve ibadet ritüelleri ilede ortaklıkları bulunmadığı ortadadır. Bülent İŞCANOĞLU
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 678
Thanks: 671
Thanked 1680 Times in 594 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tanri Baal semavi dinleri etkilemedi.Aksine Baal kültünün özü degistirilip semavi dinlerde asimile ile tek tanriya dönüstürülme sahtekarligina gidildi.
Tanri Baal; göklerin, yagmurlarin,firtinanin, rüzgarin ,havanin, ve Ay'in tanrisidir. Ay ile sembolize edilmeden önce degisik medeniyetlerde Boynuz, (Boga ve Öküz) ile sembolize edilmistir. He iki sembolizede de Alevilikle yakin iliski icerisinde olup terk edilmeyen kadim inanc ögelerimizin temel tasidir. Boga'nin sembolü, Anadolu mediniyetlerinde , Gök ve Firtina tanrisini simgelemektedir. ![]() Anadolunun ören yerlerinde catal höyük basta olmak üzere, boga figürleri bulunmustur. Dağdan kütür kütür hezen indirir İndirir de ateşlerde yandırır Her evin devleğin öküz döndürür İreçberler hoşça tutun öküzü Öküzün damını alçacık yapın Yaş koman altına kuruluk serpin Koşumdan koşuma gözlerin öpün İreçberler hoşça tutun öküzü Abdal Pir Sultan'ım kaynar coşunca Tekne hamur kalmaz ekmek pişince Adem at öküzün çifte koşunca İreçberler hoşça tutun öküzü Baal, Bel kelimesi ile ayni iceriktedir. Alevi yol önderleri birer Beli'dir.Yani Baal tanrilaridir. Bu siirleri cok yazdim bir dha yazayim. Evvel ikrar verip beli diyenler, İkrarı üstünde kaim dursunlar. Erenler yoluna talip olanlar, Mihmanın sözünde daim dursunlar. Pirsultan Feylim Gıblegahım Muhammet Bakır Kırkların Bağında Bülbüller Şakır Cafer-Ü Sadık’a Talibim Şükür İkrar Verdim İkrar Beli Diyerek Mahsuni İçeri girince beli Hak derler Dışarı çıkınca ikrar yok derler Sen olmazsan mürşit olan çok derler Verdiği ikrardan dönüyor talip Pirsultan Büryani çağırır eleman aman Kerbela gülüdür billah bu zaman Dilde beli deyip gönülde güman Hak'ka ikrar verdim dese ne fayda Büryani Biz de beli dedik nice uluya İman aldık ikrar verdik veliye Necef deryasında İmam Ali’ye Bu deryaya yüzler sürdün mü turnam? Kul Hüseyin Erenlerin çoktur yolu, Cümlesine dedik beli. Gören bizi sanır deli, Usludan yeğdir delimiz. Muhy-i Kul Himmet’im eydür Kırklara beli Dilim medhin söyler aslımız deli Evveli Muhammed ahiri Ali Ben Ali’den gayri bir er görmedim Kul Himmet Hocası aldı mektebe götürdü “Elif be” demeden mana yetürdü Akıttı pınarı susam bitürdü Hacısı hocası beli dediler Kimi inandı da beli pes dedi Kimi inanmadı nişan istedi Şah’ım ol mübarek elin gösterdi Besbelli bu bizden ulu dediler Velilik fermanı o demde geldi Şah’ım mertebeyi aradı buldu Evvel Ali idi ahir Vel’oldu Taptuk ey sultanım beli dediler Veli’m eyder cümle erlerden ulu Cümle erler ona demiştir beli Şüphesiz Allah bir Muhammet Ali İnanmayan İblis kulu dediler Dedem Oğlu uluya beli demek bu yola Eyvallah irâdetim Hakk Muhammed Ali’ye Dedemoglu Doksan bin erenler dediler beli Bindi hake, doğru gösterdi yolu Kutb-ı alem Hacı Bektaşi Veli Bunca erenler serefrazı nic'oldu Kul Nesimi Ay( Sin) anlaminda kullanilir. Sina dagi Sin kökü ile alakali olup Ay tanrisini cagristirir. Ay ayni zamanda isigi yansitan ayna vazifesini üstlenmektedir. Ay-nayi tuttum yüzüme Ali göründü gözüme. Buradaki anlatilan, Ay Ali'dir. El dir, Bel'dir, Baal'dir. Ây-ine tuttum yüzüme, Ali göründü gözüme Nazar eyledim özüme, Ali göründü gözüme Âdem Baba Havva ile, Hem Allemel'esmâ ile Çerhi felek semâ ile, Ali göründü gözüme Hazreti Nuh Neciyyullah, Hem İbrahim Halilullah Sinâ'da Kelimullah, Ali göründü gözüme İsâ'yı Ruhullah oldur, İki âlemde Şah oldur Müminlere penah oldur, Ali göründü gözüme Ali evvel Ali âhır, Ali bâtın Ali zâhir Ali tayyib Ali tahir, Ali göründü gözüme Ali candır Ali canan, Ali dindir Ali iman Ali Rahîm Ali Rahman, Ali göründü gözüme Hilmî gedayi bir kemter, Görür gözüm dilim söyler Her nereye kılsam nazar, Ali göründü gözüme Yukaridaki eserde Ay alidir sina dagi kelimesi ile Ay tanrisinin Ali (el)oldugunu isaret ediyor ozan. Aleviler yetis ya Ali diyorsa, Yetis ya Ali dedikleri kadim tanri olan Eli dir. Ugarit Suriye'nin liman sehri'dir, Gec hitit caginda yazilan bir siir bulundu orda. Ayni alevi Bektasilerin Ali'yi yardima cagirdiklari gibi onlarda cagiriyorlar, Ama Ali Olarak degil Eli olarak. Almanca'dan, Oh El! Oh Söhne Els! Oh Versammlung der Söhne Els! Oh Zusammenkunft der Söhne Els ... Oh El und Aschirat Sei gnädig, oh El Sei Stütze, oh El El, eile, El,komm schnell Zur Hilfe Zaphons, Zur Hilfe Ugarits Mit der Lanze, oh El, mit der erhobenen, oh El. Mit der Streitaxt, oh El, mit der zerschmetternden, oh El. El, Baal, Bel, tanrisi alevi bektasi edebiyatinda Beli olarak yazilip cizilmistir. Erler kalktı meskenine yürüdü Herkes o anda yurdunu buldu Gönüller bir olup semaha girdü Özünü görene beli dedüler. Hubyar Abdal Doksan bin erenler dediler beli Bindi hake, doğru gösterdi yolu Kutb-ı alem Hacı Bektaşi Veli Bunca erenler serefrazı nic'oldu Nesimi Anlalamak gerekiyor bu felsefeyi, anlamak cok zor. Zaten herkez anlasa yeryüzü evliya dolardi.. Pir Sultan’ım bu bir sırdır Sırrını saklayan erdir Ay da nurdur, gün de nurdur Allah bir Muhammed Ali” Önüme bir çığır geldi, Bir ucu var çar içinde... Abdallar (arifler) dükkanın açmış, Ne istersen var içinde... Gir dükkanı, pazar eyle... Her şirindir hezar eyle... Aya güne nazar eyle, Ay Muhammed nur içinde... Alevilik bir doga dinidir. Dogadaki hic bir sey bize yabanci degildir. Konu Onurcan tarafindan (02-18-2010 Saat 18:16 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Devrim06 (02-19-2010), DoğAcAn (02-19-2010), karan (03-10-2010), |
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 678
Thanks: 671
Thanked 1680 Times in 594 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Iscan baba; Istar, bereketin tanrisidir. Gögüslerinden bolluk bereket akar. Onu fahise yapanlar benim gözümde halt etmisler.O bir Ana tanricadir. Rahman'nin Rahim'idir. Ana erkil dönemleri yok etmek isteyenler onu romalilar döneminde fahise kiligina soksalarda bu hic bir seyi degistirmez. Bunlar fahisedir diyerek ehli müslüm namus pazarlayiciligi yapmanin anlami yok.Sana öyle siirler yazarim yüzün kizarir, okuyamazsin. Emrahi, Nesimiyi,Karacaoglani, Pir sultani davut sulari'si,Ruhi su, asik veysel, teslim abdal aklina ne kadar ozan geliyorsa..
Ağlama Sevdiğim Gül Dedi Bana Seherden uğradım dostun köyüne Hoş geldin sevdiğim in dedi bana Tomurcuk memesin verdi ağzıma Yorgunsun sevdiğim em dedi bana Benim yârim gelişinden bellidir Ak elleri deste deste güllüdür İbrişim kuşaklı ince bellidir İnce bellerimi sar dedi bana Benim yârim bana yalan söylemez Söylerse de gıybetimi eylemez El yanında ikrarını söylemez Elleri uyut da gel dedi bana Mestine de deli gönül mestine Aşık olan gül gönderir dostuna Telli mahramasın attı üstüme Terlisin sevdiğim sil dedi bana Karac'oglan sırrın kime danışır Siyah zülfü mah yüzüne kıvrışır Ayrılanlar elbet bir gün kavuşur Ağlama sevdiğim gül dedi bana Karacaoğlan Konu Onurcan tarafindan (02-18-2010 Saat 18:29 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Devrim06 (02-19-2010), DoğAcAn (02-19-2010), karan (03-10-2010), |
|
|
#4 | ||||
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.915
Thanks: 12379
Thanked 8349 Times in 3927 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili Ustad;
Burda yazdığım kaynaklardan aktarmadır, VE BAAL tanrısının, neler yaptığı, neler yapmadığıdır, ve bu inancın, Semavi dinlerde ki, etkilerini Ayetlerine kadar kaynaklardan açıklamaya çalıştım. Bu seni ne kadar inandırdı, inandırmadı bilmiyorum amma, İnandırmamış gibi gözüküyor, Ancak, birde ortada gercek durum var, yoruma gerek bırakmıyacak şekilde, ,(Bana öyle geliyor) Alinti:
Hala bozulmuş derken senin kaynağın nedir, Mesela bu BAAL tanrısı, Çoçuk kurban etmiyormuydu, Tevratta geçtiğini yazdığım etkileşimler yokmu? Bu BAAL tanrısı,Azap vermiyormuydu? Cezacı, ve karnını doyurmayınca kızmıyormuydu? O Göklerde Bulutla gezmiyormuydu, Tüm bunlar yokmuydu? Baba Sultan tüm bu yazılanlar, Ki kaynaklar yanlış değilse, o dönemin tabletlerinden vs. sinden alınıp yazılanlar, İŞTAR da aynısı, İştar Sümerlerdeki İNANNA nın devamı, Sümer etkisi bitince, İSTAR öne cıkmış, Kıbele gibi vs. Buna yok demek için bir delilin olmalı, Alinti:
Yalnız Alevilikteki posizyonu biraz çetrefilli olmuş, buna katılmam mümkün değil,Temel olmak gibi, Alevi ozanları, doğa sevgisi kadar, hayvan sevgisinide işlemiştir, Öküz de çiftcilerin en temel kullanım aracı olduğu için, Tahıl üretimi için en kıymetli malzeme oldukları için, ona gereken önemi verilmesi amacı köylülere, öğüt manasındadır, ALEVİLİĞİN VAZGECİLMEZİ falan değildir, Peki GÖÇEBE aleviler için ne diyeceğiz o zaman, Onlarda da, Öküz ok, belki taşıma için vardır da, DAM, yok,Düven için koşma da yok, DAğdan odun getirmek,ateş yakmak için o da yok, ee ne olacak o zaman. Pir Sultan bu deyişinde, kendi yöresel şartları içinde, öğüt manasında ve gecim için bunun yapılması gerekliliği manasında yazmıştır bu deyişi, diye düşünüyorum. Anadolu bir yerleşim yeridir, belki binlerce kavim geldi geçti ve Anadolu bereketlidir, Öküzde (boğa) bu bereketi yaratmak için bir araçtır, ve o nednle,GÜCÜ de simgeler,Bereketide simgeler ve o nedenle de, TANRISAL simge olmuştur, Sembolü olmuştur. Baal, ın, BELİ olduğuna katılmadım, katılmıyorum, Baal ın, genel durumunu yazdım, o nedenle, deyişlerimizde kullanlan beli farklıdır. Evvel ikrar verip beli Kabul diyenler, İkrarı üstünde kaim dursunlar. Erenler yoluna talip olanlar, Mihmanın sözünde daim dursunlar. Pirsultan İçeri girince beli evet/kabul Hak derler Dışarı çıkınca ikrar yok derler Sen olmazsan mürşit olan çok derler Verdiği ikrardan dönüyor talip Pirsultan Bu deyişlerde, Evet sen ULUSUN, Senin durumun,bilgin, sözün,HAK/DOĞRU dur, Kabul ediyoruz anlamına gelmektedir. Kimi inandı da beli pes dedi Kimi inanmadı nişan istedi Şah’ım ol mübarek elin gösterdi Besbelli bu bizden ulu dediler Bu deyiştede BELİ, Kabul/boyun eğme anlamınadır, karşısındakini, kendinden ULU görmektir. Alinti:
Burda da, anlatılan, "EL" yada "Ba'L" hatta "bel" değildir, Yazımızda BAAL kültü hakkında bilgiler mevcuttur, Baal tanrısı, bilinmeyen ve görülmeyn bir durumdadır, yani o tanrı YOKLUKLARDADIR, Ancak M.Hilmi Dedebaba'nın bu deyişinde, aleviliğin HAKKI, insanda gören,Hakkı insanda tecelli ettiren, ve HAK-MUHAMMED-ALİ deyimi, üçlemesi ile, İNSANTANRICLIĞI öne çıkaran Alevi öğretisini anlatmaktadır, Yani Tanrıyı VARLIK alanına çıkarmış, onu ZAHİR olarak İNSANDA zuhur ettirmiş bir deyiştir,Ali'nin TANRISALLAŞMASI VE tANRININ İNSANLAŞMASI, BAL-BEL ile ilgisi olmadığını düşünüyorum. Ve İNSSANLAR TANRILARDAN hep yardım ister, Adı Ali'dir, El'dir, Allahdır,Ullah'tır, İnanna'dır, bu nedenle burda "ELİ" ÇIKMAZ. Alinti:
bir deyişin sözüde şöyledir, Ay Ali'dir, gün Muhammed, Peki burada MUHAMMED ne oluyor, bir figüren mı? Ali, El, Eli,Baal,Beli oluyorda, Alevilikteki,Gün/güneş Ay söylemleri ile, Güneş Tanrısı BAAL özellikleri aynı değildir, Baal, diye övdüğün bu İbrahim'in tanrısı,Söylenceye göre Bizde ki, Ay,Güneş ve Yıldızları beğenmemiş ve Harran dan kovulmuştur, Burdan pay çıkarmak gerek diye düşünüyorum, Ay Hilade, Erkek,Dolunay'da dişi, Ancak TANRI BAAL hep ERKEK, Aynı İŞTAR gibi, o da hep dişi/Fahişe, Bu fahişe sözüne karşı çıkmanı anlamadım, bulunan tgabletler, ve belgeler bunu böyle diyor, ve Sümer kaynaklarında olduğu gibi, Bahar mevsimi geldiğinde, Dummuz'in, Yerin altından 6 aylığına yer yüzüne çıktığında BEREKET geleceği, inancı ile, Tanrı/Krallar tapınaklarda Evlilik törenleri yaparlar, ve Tapınaklara FAHİŞELER kendilerini adarlar, Ve yine bu krallar, Kızlarını tapınaklarına adarlar, Bu iş KUTSAL bir görevdir, Veİnsanlık tarih, aNA ERKİL dönemlerde, evlilik gibi bir kuruma sahip değillerdi, Binlerce yıl bu şekilde yaşandı, önce cocuklar ANNELERİNİ tanıdılar, sonra babalar olgusu çıktı ve ÖZEL mülkiyete KADINLARDA girdi, Ve yine, GILGAMIŞTA, İŞTAR'ın Gılgamış'a olan arzusunu görüyoruz, bu sümerlerde de vardı ve Tanrılar, Kızları ile yatar, Ve Nuh Tevrat,ta sarhoş olur, kızları onu sarhoş ederler ve onla yatarlar, Aynı sümer tanrıları gibi, Burda Ehli Müslümlük vs. yapılmıyor tabi ki, alevi değerlerini yazıyoruz, Tabi ki o tip şiirler varsa yazarsın, sakıncası yok, Ki, Bizim Aşıklarımızda yazmışlardır, Nihayetinde İNSAN tarafıda vardır , Ve Karacaoğlan, hovarda ozanlarımızdan biridir, Kimileri derki onun için, Deyilerinde gerçek İNSANA sevgi vardır. Kimileride, hayır bu DOSTA/HAKKA olan sevgisidir der, Aşıklarımızın, HAAKI, Tomur memeli yapar,bal dudaklı yapar, Selvi boyludur, endamlıdır, vazgecilmezdir, kendindeki her şey o sevgilinindir, o sevigli kimi zalimdir, kimi sultandır, vs. vs. Biz Alevi genel DEĞERLERİNİ konuşuyoruz, Süleyma'ın da, öyle şiirleri vardır, o da Sümerlerden almadır, Acizane benin böyle düşünmekteyim. |
||||
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#5 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 678
Thanks: 671
Thanked 1680 Times in 594 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgili iscanbaba, düsüncelerine saygi duyuyorum ama ayni düsünmüyoruz. Bu gercek ileriki zamanlarda tam olarak aciga cikacak. Ben bugünden hedefi gösteriyorum. Katilip katilmamak konusunda kimseyi yönlendirmek istemiyorum. Herkez arastirma yapiyor. Düsüncelerini söylemek zorundadir.Illede ben dogrusunu biliyorum diye bir iddeam yok. Eldeki kaynaklari aktariyorum.Bunlari aktarmayada devam edecegim..
Beli ve Baal konusu henüz yeni, hele biraz zaman gecsin..Insanlarimiz hazir degil.Dönüp dolasip bu noktaya gelecekler. Gâhi bulut olup göğe ağarsın Gâhi yağmur olup yere yağarsın Ay mısın gün müsün gökten doğarsın Ilgıt ılgıt esen yel Hacı Bektaş Kul Himmet Ilgit ilgit esen yel, Baal dir.Yani Firtina tanrisi!!! O ayni zamanda Ay'dir, Gün dür. Muhammed kimdir demissin; Not, Muhammed, Isik ve gün demektir. GECE GÜNDÜZ HAYALİNE DÖNDÜĞÜM Gece gündüz hayaline döndüğüm Bir gece rüyâma gir Hacı Bektaş Günahkârım günahlardan bezerim Özüm dâra çektim sor Hacı Bektaş Yandı bu kulunun nedir çaresi Yine tazelendi yürek yaresi Onulmaz dertlere derman olası Bir sınık bendimi sar Hacı Bektaş Arının yaptığı bala benzersin Şu garip illerde gönlün eğlersin Bend edüben ikrarına bağlarsın Sâilin sattığı kul Hacı Bektaş Gâhi bulut olup göğe ağarsın Gâhi yağmur olup yere yağarsın Ay mısın gün müsün gökten doğarsın Ilgıt ılgıt esen yel Hacı Bektaş Derdimin dermanı, yaramın ucu Dört anasır mevcut güruh-ı Naci Belinde kemeri başında tâcı Yüzünde balkıyor nur Hacı Bektaş Daime Kul Himmet eder niyâzı Pîr Sultan yolundan ayırma bizi O mahşer gününde isteriz sizi Muhammed önünde yar Hacı Bektaş Muhammed önünde yar Haci Bektas;= Isigi yansitan, isigin önündeki Ay. Yüzünde balkiyor nur Haci Bektas. Sifreli yazin; Balkiyor; Yansimak,Dogmak, Sifrenin cözümü; Baal, Ay. Konu Onurcan tarafindan (02-19-2010 Saat 02:58 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Devrim06 (02-19-2010), DoğAcAn (02-19-2010), karan (03-10-2010), |
|
|
#6 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 678
Thanks: 671
Thanked 1680 Times in 594 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nesimi
Senden ırağ ey sanem şâm u seher yanaram Vaslunı arzûlaram dahi beter yanaram Aşk ile şevkun odı cânuma kâr eyledi Gör nice tâbende uş şems ü kamer yanaram Senden ırağ olduğum bağrumı kan eyledi Oldı gözümden revân hûn-ı ciğer yanaram Şem-i ruhun sûreti karşuma gelmiş dürür Şaşaasından bana şule düşer yanaram Sabr ile ârâm-ı dil kapdı elimden gamun Bâd-ı hevâdan değil gamdan eğer yanaram Çıkdı içimden tütün çerhi boyadı bütün Gör ki ne âteşdeyem gör ne kadar yanaram Yanduğum ol yâra çün gizlü değil ben dahi Her ne kadar kim anın gönlü diler yanaram Müddei yanar dimiş gamda Nesîmî belî Gamda yanan yârı yâr çünkü sever yanaram Bu eserde anlatilanda yine Ay, Gün ve Baal dir. Badi heva; Rüzgar yel Kamer ; Ay, Sems ;Günes Beli; Baal |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Devrim06 (02-19-2010), DoğAcAn (02-19-2010), karan (03-10-2010), |
|
|
#7 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.915
Thanks: 12379
Thanked 8349 Times in 3927 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Eğer sual eder isen sırrımdan
Cümlemizi var eyledi varından Hak yarattı Muhammed'i nurundan Kandille balkıyan nurdan gelirem Yani bizdeki/insanda ki NUR, hakkın nuru, Kandilde/gizilikden görünüşe IŞIK olarak cıktığı ,IŞIK, NURDUR, Ve varlıklarda bulunan tüm IŞIK/NUR hakkın nuru olup, Varlık alanı dışındaki TANRI/TANRILAR KAVRAMINA VE ONLARın yarattığı IŞIK la, Sahte IŞIKLA/NURLA ilgisi yoktur, Onların NURU zülmet DERYASINA/DÜNYASINA aittir. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#8 | |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 678
Thanks: 671
Thanked 1680 Times in 594 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Balkimak'in bir anlamida Simsek cakmak Simsek cakmasi, Bulutlar,Hava, Gök, Rüzgarla, Firtina ile alakali bir doga olayidir.Dolayisiyle alevi siirlerindeki balkiyan görüntüye cikan, yansiyan, Firtina Tanrisi'dir. Ba'l,Baal, Bel,Bali, Beli, balbal, balaban, balim gibi isimler alevilerin Baal kültünün bir parcasi oldugunun delilidir. |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#9 | |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 678
Thanks: 671
Thanked 1680 Times in 594 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Simsek caktiran, gök gürleten,yagmuru yagdiran, Firtina tanrisi Baal O Ali'dir, Beli'dir. En son kimlik buldugu kisililerden bir tanesde,Veli'dir. ![]() Firtina Tanrisi Baal. Bize Haci Bektas Veli'yi anmsatiyor. Sah-ı merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi Yağmuru yağdıran benim diye adem'e söyledi Ol demde şimşek balkıyıp yedi sema gürledi Hem sakidir, hem bakidir nur-i rahman'ım ali Yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya ali Kün deyin kün deyince var eyledi onsekiz bin alemi Hem yazandır hem bozandır levh-i mahvuz kalemi Küllü dertlerin dermanı yaraların melhemi Hem sakidir, hem bakidir nur-i rahman'ım ali Yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya ali Sefil alim akıl ermez hikmetine ali’nin Sarraf olan kıymet biçer gevher ile lalının Nice aşığa maşuk oldu, aklın aldı delinin Hem sakidir, hem bakidir nur-i rahman'ım ali Yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya ali Konu Onurcan tarafindan (02-22-2010 Saat 03:13 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#10 |
|
Bizden Biri
Üye No: 226
Mesajlar: 511
Thanks: 396
Thanked 1056 Times in 399 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Eski kavram ve kelimelerin karşılığını bu günkü sözlük anlamlarıyla değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. Çağların değişmesiyle, egemenlerin devren değişimleri birçok kelimenin ve kavramların değişmesine sebep olmuştur. Örneğin: Nuh ve İdris olarak bildiğimiz peygamberlerin onlarca değişik dillerde adlarının olduğunu biliyoruz. Bu nedenlerle de çok dikkatli olmak gerekir. Her ses benzerliği Ali veya Baal olacak diye bir şeyi düşünmek çok yanlış olur. İşcanbaba bakmış sözlüğe “Beli” sözcüğünün karşılığının evet olduğundan, çekinmeden Beli=evet savunması yapmıştır. Bende merak ettim gerçekten “Beli” evet demekmi diye sözlüğe baktım, ne yazık ki “Beli” evet olarak geçmektedir. Biraz şaşırdım ve nedenlerini sorguladım, gördüğüm “Beli”ye evet anlamını yükleyen kimse tekrar ortaya çıkıp gerekçelerini anlatmalıdır diye düşündüm. Ben yaklaşık olarak bundan 45 sene evvel büyüklerimden öğrendiğim Beli”nin anlamını sizlerle paylaşacağım. Bundan 45 sene evvel sekiz-dokuz yaşlarında bir çocukken köyden Erzurum ilinin şehir merkezine taşınmış olduk ve Erzurumda Aleviliğin halen çok büyük bir baskı altında olduğu bilinendir. Büyüklerimiz bu yobaz İslami baskının getirebilecekleri sakıncaları görmüş olmalılar ki, bir gün babam ve amcam beni kardeşlerimle birlikte yanlarına çağırdılar. Yanlarına vardığımızda bize söylenen şu oldu; dışarıda, sokakta tanımadığınız birileri size hangi dinden olduğunu sorarlarsa, dinimiz İslamdır dersiniz ve arkasında başka başka sorular sorarlarsa dersiniz ki, bizim bildiğimiz “kalu beliden beli İslamız” başkada bir şeyler söylemesiniz diye öğütlediler. Tabi bu arada “kalu beliden beli”nin ne anlama geldiğini de öğrenmiştik. Ezelden buyana İslam olduğumuzu ifade ediyormuşuz “kalu beliden beli” diyerek. Beli, anlam olarak beri, ondan bu yana anlamındadır. Doğu Anadoluda beri=beli anlamında kullanılmaktadır. Erzurumdan “beli” veya Erzurumdan “beri” misali gibidir. Baal ile bir ilgisinin olduğunu düşünemiyorum, böyle gördüm, böyle yaşadım ve bu şekilde inanıyorum. Zaten sevgili Onurcan verdiği dörtlüklerdeki “Beli” sözcüğüne biraz dikkat ederse hep “ondan beri” anlamında kullanılmıştır. Biraz dikkat! h-alibaba
Doğru duvar yıkılmaz!
Sen doğru dur eğri belasını bulur. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to h-alibaba For This Useful Post: | karan (03-10-2010) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bal, dinlere, etkisi, semavi, tanri |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||