![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Araştırmaları Güncel alevilik araştırmalarının paylaşılabileceği alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
|
|
sevgili alibaba ben doğrulugu konusunda bilgi sahibi değilim yorum yapacak birkimimde yok ancak kafama takılan anlatmıs oldugunuz örnek hıdır abiyi destekler nitelikte görünüyor. bahsi bgecen beli , "tanrı baal" ise ondan beri sözü hıdır abinin anlattıgını cürütmez destekler.
öğreneceğimiz cok sey var yüreklerinize sağlık
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post: |
|
|
#12 |
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Devrim,
"Kalu Beladan beri" dir o söz, Beri, Şive, ağız değişiklidir. olarak başka yerlerde ,BELİ, ablamında kullanılır, diğer anlamıda , Burda Galu bela espirisi, daha önce başka bir konuda yazık amma, tekrar edelim Kur'an'a göre," Tanrı İnsanları yaratmadan önce, ruhları yaratır ve onlara derki ben sizin tanrınız değilmiyim der," Onlarda evet/kabul/öyle/doğru anlamında BELİ" derler, Yani ozamandan bu yana, beri , İslamın tanrısına insanlar TANRIMIZSIN der, onu ullarlar ve anlamındadır(Yanlış hatılamadıysam) Alevi öğretisinde, Tanrı kavramı, Vucut birliği ve mevcut biliğidir, Oysa, TANRI çoklu veya tekli olsada bu tanıma uymaz.
2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.
Dinimiz sevgi Kabemiz insan Iscanim ne oldum deme Siirin hakkini yeme Kafiye yok gitmis güme Kim neyi bilir bilinmez |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#13 | |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Simdi birde BERI diyerek yazalim Evvel ikrar verip beri diyenler, İkrarı üstünde kaim dursunlar. Erenler yoluna talip olanlar, Mihmanın sözünde daim dursunlar. Pirsultan Feylim Gıblegahım Muhammet Bakır Kırkların Bağında Bülbüller Şakır Cafer-Ü Sadık’a Talibim Şükür İkrar Verdim İkrar Beri Diyerek Mahsuni İçeri girince beri Hak derler Dışarı çıkınca ikrar yok derler Sen olmazsan mürşit olan çok derler Verdiği ikrardan dönüyor talip Pirsultan Büryani çağırır eleman aman Kerbela gülüdür billah bu zaman Dilde beri deyip gönülde güman Hak'ka ikrar verdim dese ne fayda Büryani Biz de beli dedik nice uluya İman aldık ikrar verdik veliye Necef deryasında İmam Ali’ye Bu deryaya yüzler sürdün mü turnam? Kul Hüseyin Erenlerin çoktur yolu, Cümlesine dedik beri. Gören bizi sanır deri, Usludan yeğdir delimiz. Muhy-i Kul Himmet’im eydür Kırklara beri Dilim medhin söyler aslımız deli Evveli Muhammed ahiri Ali Ben Ali’den gayri bir er görmedim Kul Himmet Hocası aldı mektebe götürdü “Elif be” demeden mana yetürdü Akıttı pınarı susam bitürdü Hacısı hocası beri dediler Kimi inandı da beri pes dedi Kimi inanmadı nişan istedi Şah’ım ol mübarek elin gösterdi Besbelli bu bizden ulu dediler Velilik fermanı o demde geldi Şah’ım mertebeyi aradı buldu Evvel Ali idi ahir Vel’oldu Taptuk ey sultanım beri dediler Veli’m eyder cümle erlerden ulu Cümle erler ona demiştir beri Şüphesiz Allah bir Muhammet Ali İnanmayan İblis kulu dediler Dedem Oğlu uluya Beri demek bu yola Eyvallah irâdetim Hakk Muhammed Ali’ye Dedemoglu Doksan bin erenler dediler beri Bindi hake, doğru gösterdi yolu Kutb-ı alem Hacı Bektaşi Veli Bunca erenler serefrazı nic'oldu Kul Nesimi Erler kalktı meskenine yürüdü Herkes o anda yurdunu buldu Gönüller bir olup semaha girdü Özünü görene beri dedüler. Hubyar Abdal Doksan bin erenler dediler beri Bindi hake, doğru gösterdi yolu Kutb-ı alem Hacı Bektaşi Veli Bunca erenler serefrazı nic'oldu Nesimi Yazilan, eserlerde ne kafiye nede anlam kaldi. Dikkat edelim !! diyene bak!! Simdi de Iscanbaba'nin inatini yere serelim. Cünkü yavas yavas gerilmeye basliyorum. ilk okul cocuklarina ders verseydim simdiye kadar yüz sefer ezberledilerdi. Sayin sevgili iscanbaba, yazdiklarimi kirpip durma yeter!! Asagidaki eserde Beli geciyor, Asagidaki siir'in konusu ne kalu beli deki ikrar, nede allah'a verilen onayla alakali aksine yol tarif ediliyor yol!!! Pervaz vurup gökyüzünde dönünce Dinley’n tarif edem yolu turnalar Hidayet Mevla’dan kalkın deyince Gözetleyin sağı solu turnalar Varıncağız Amasya’nın üstüne Secde kılın Hamdullah’ın postuna Dergahını,damanına,destine Ezelden demişiz beli turnalar Durmayın Çetmi’de açın pervazı Ali Pir Civan’a eyley’n niyazı Hacıköy’de şehitlerin şahbazı Onun da bir ismi deli turnalar Merzifon’dan seyreyleyin obayı Kılavuz eyleyin bâd-ı sabayı Ziyaret eyleyin Pir-i babayı Hoştur o sultanın hali turnalar Bir gececik yatın Kırklar dağında Bülbül öter bahçesinde bağında Açın kanatları seher çağında Seyredin ülkeyi ili turnalar Bir daha tekrar edeyim ve artik son olsun!!! Varıncağız Amasya’nın üstüne Secde kılın Hamdullah’ın postuna Dergahını,damanına,destine Ezelden demişiz beli turnalar Amasya'daki Hamdullah'in postuna Beli demisler.. Anladinmi???Amasya'daki bu adreste de Firtina tanrisinin bir mekani var. Bu yukaridaki dörtlükten Ne Evet,onay,kabul anlasilir ..Nede Beri kelimesi anlasilir. Kalubeli'den beri müslümaniz dogru izahtir. Kaludanberi müslümaniz ise yanlis izahtir. Beli"Beri olamaz, Hic bir dilde sessiz harf degistirilemez. Sessiz harf degistirildigi zaman kelimenin kökü asli bozulur. Beli kelimesinde telafuz farklilklarindan dolayi sesli harfler degisebilir. Örnegin E, i degisir, Bali olur, bolu,bile, bili,balu,bula, gibi sesliler degisebilir. " B,L degisirse kelimenin anlamida degisir.Kelimenin basindaki sessiz harf cok önemli degildir, olsada olur olmasada,kelime bozulmaz. Ama Baal-Bel, Bali-Beli kelimelerinde " L " degistirilemez. Beli- Beri olamaz. Örnegin Beli deki b düsebilir Eli olur, bali deki B düsebilir Ali olur. Anlam ayni kalir. Veli'deki V düsebilir Eli olur. Bu kurali bilmeden alevi bektasi edebiyati hakinda fikir yürütmek bilgisizliktir. Hamdullahsiiri'nin yazdigi eserdeki ayaklari siraliyorum.Siirin tamamini yazarken altini cizdiklerim Ayaklar. Yolu Solu Beli Deli Hali Ili Ortak harf "L" degistirilemez kural bu. "L" deigstigi anda Unut bu eseri sahtedir. Konu Onurcan tarafindan (02-21-2010 Saat 03:58 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#14 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.099
Thanks: 7481
Thanked 12213 Times in 5714 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
kafamda bir cok seyi sekilleniyor ama bu kadar parçayı biraraya nasıl getircem bu konuda da akıl verecek biri varmı..
(konuyu bölmüş gibi oldum özür ) |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Devrim06 For This Useful Post: |
|
|
#15 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Destan
Felek benim senden bir sualim var Rüzigarın Süleymanı nic'oldu Sana gelenlerin işi ah-u zar Erenlerin o devranı nic'oldu Musa Tur'a çıktı niyaz eyledi İsa göğe ağdı mekan bağladı Yakup,oğul deyü her dem ağladı Hazret-i Yusuf'u Ken'an nic 'oldu Baba Emir, vardı Kuh ile kaaf'a Küffara kılardı cevrile cefa Şatırların piri Bengü Mustafa Alemin gerdan keşanı nic'oldu Başun için bize veresün haber Nesl-i Ali evlad-ı emürül kiber Harici askere yürüttü teber Eba Müslüm'ün meydanı nic'oldu Batında onlar münkiri taşlar Erenlere ayan seyr olan işler Gaiptedir kırıklar,yediler,üçler Erenlerin yok mekanı nic'oldu Bunca sahib-kıran gelüp geçmiştir Hızır İlyas ab-ı hayat içmiştir Sanan İskenderler konup göçmüştür Ahd-ı vefaya seyranı nic'oldu Nurdur kalbimizi eyleyen ziya Şefaat eyleyen gedaya baya İki cihan fahri hatem-ül enbiya Bilsem ol mürüvvetkanı nic'oldu Gahi ayyar idi gahice abdal İslama dost idi küffara kattal Erenler şahbazı ol Seyyit Battal Bilmem ol canımın canı nic'oldu Hazret-i Resul'in muhib yarıdır Hakkın dostu serbanların piridir Ser-i evliyanın sırr-ı nakdidir Yemen'de Veyselkarani nic'oldu Molla Hünkar deyü melekler iner Kudretten nurdan kandilleri yanar Arş-ı muallada külahlar döner Sultan Osman şazanı nice oldu Hazret İbrahimi attılar nara Eyyub'a kurt düştü başladı zara Zekeriyya nice çekildi dara Nuh Peygamberin Tufanı nic'oldu Ol server her kande gitse giderdi Din yoluna ikrarını güderdi Bir narada çok Harici geberdi Ahmet.... yaranı nice oldu Doksan bin erenler dediler beli Bindi hake, doğru gösterdi yolu Kutb-ı alem Hacı Bektaşi Veli Bunca erenler serefrazı nic'oldu Alemin ahvali alem değil mi Bendesi de mir-i kelam değil mi Nesl-i Ali Kutb-i alem değil mi Bu... EMİR SULTAN'ı nice oldu Ah eder NESİMİ geçdi serinden MANSUR 'enelhak' der dönmez darından Gitti gelmez, bir haber yok birinden Bu feleğin karbanı nice oldu Kul Nesimi Konu Onurcan tarafindan (02-22-2010 Saat 03:14 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | Devrim06 (02-21-2010), DoğAcAn (02-22-2010), karan (03-10-2010), |
|
|
#16 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hubyar Sultan Destanı
Arşullahda otururdu ya Resûl Kerbela Çölü’nde olan savaşun Cümle kulu farkederdi ya Resûl Göründü gözüne çölü dedüler. Şu cihanda gezer idi tüm ruhlar Onların mekanın bilir arifler Ta ezelden sırda idü güruhlar Değmeden bilir mi hali dedüler. Doksan bin er danuşuğa geldüler Onlar hesabını orda kurdular Cümle erler hep nasibin böldüler Budur evliyanın yolu dedüler. Kadıncık ana der daha er vardur Daha özge kisbi güzel kâr vardur Hak batın Ali türlü sır vardur Gönderin Selman’ı gelir dedüler. Gözlekçüde destur aldı yürüdü Bir mübah dağ gördü eğlendü durdu Bir kol uzattılar bir tek el gördü Bu gelen kudretin eli dedüler. Devran ettü cümle âleme vardu Dolandı cihânı takadu durdu Suluca Höyük’te güvercin gördü Öter Ali İmran dili dedüler. Niyaz etti ordan yana yürüdü Evel bir çift idi sonra bir gördü Buyurun erenler istiyor dedü Arifler kıramaz teli dedüler. Gözlekçü de ordan erlere geldü Eyvallah deyüben hem dara durdu Gördüğü hikmeti vasfeyle dedü Dava eyledün mi eri dedüler. Dedüler az çoğamı çok azamu Şimdi gönderelim alur şahinü Endim seyredelim şahin yuvanu Herkes hizmetini bülür dedüler. Dedü ki er ere böyle kıyar mu Dedü ki er ere hışım eder mü Sayru olan bu sırları duyar mu Oda yoluyunan olur dedüler. Göverçin dal üstünde dururdu Güzel gözlerini erlere döndü Çıraklar karadı poslar yörüdü Besbelli ki bizden ulu dedüler. Hâce Ahmed tercüman alma anca Sevgi ile ceme Selman gelünce Bektaş-i Veli de niyaz kılunca Budur hasbahçenin gülü dedüler. Hü dedüler oturdular demünce Hızır dedem bile idi yanunca Aşuğuyam yaşlar vardır didemce Bahri olan yüzer gölü dedüler. Çok muhabbet etti mana aştular Cümle erler orda ikrarlaştılar Nasibe düşeni hem bölüştüler Ahmed Yesevi’de alır dedüler. Hubuyar’ım doğru yolu alırum Özünüzü Hak turabı bilirüm Sizin payınızdan gani olurum Helal al rızanın yolu dedüler. Söyleştiler ki bu yol cümlemizün Yola müstahak hal cümlemizün Bu yolun sahibi ikrârımızun Soluğu sayan yolu alır dedüler. Dedüler bu yolun soluğu sağdur Bu yola gidenin hep yüzü ağdur Bu yolun ötesi bir azimşardur Bu şardan verilür dolu dedüler. Hak Muhammed Ali ismi anıldu Erler hep solukta gayet biridü Hâce Ahmed sağ soluğa bağladu Soluk bilen yolu bulur dedüler. Ortalığa darı çeci kurulsun Sırr-ı Seddar bu meydanda bilinsün Ulu kimdir gözümüze görünsün Ezeli Bektaş-ı Veli dedüler. Erler postunattı eğlenmez zerre Eyvallah edüpde bağlandu darda Bektaş-i Veli’ye gelince sıra Attı Postun durdu beli dedüler. Sultan Hâce Ahmed beraber oldu İki gönül bir olup niyazi verdü Erler orda gerçek uluğun bildü Budur evliyanın yolu dedüler. Dediler Erlere tarığa yatun Koyman gümanınız bir etek tutun Bir olun birlikte ikrara yatun Budur evliyanın şarı dedüler. Cümle erler orda tarığa yattu Hubyar Sultan anda tarığın tuttu Engine konup gönüle yettü Budur Hünkâr’ının gülü dedüler. Dediler Hubyar’a sende gel uğra Eyvallah deyüp bağlandı dara Üç kere çalınca açıldı yara Bu kan ne hikmettir gülüm dedüler. Ol demde cümlesi dedüler Ali Hubyar' ımsın dedi saruldu Veli Yine sendeymiş yaremin gamı Dertlilere derman olun dedüler. Çok muhabbet eyledüler sır oldu İki uruf bir cesette göründü Matahlar derç oldu güfer verüldü Bizi ayrı bilen deli dedüler. Erler kalktı meskenine yürüdü Herkes o anda yurdunu buldu Gönüller bir olup semaha girdü Özünü görene beli dedüler. Hubyar Abdal,Hakk’ı bilen sultansın Nice düşmüşlerin elin alansun Bunalana dar günleri gelensün Dertlilere derman olur dedüler. Kaynak : Hubyar Sultan Ocağı ve Beydili Sıraç Türkmenleri - A.KENANOĞLU - İ.ONARLI Hubyar Sultan Derneği Yayınları 1 |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#17 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Amasya ve Baal
Alinti yazi; Ferhat ile Şirin Vikipedi, özgür ansiklopedi Ferhat ile Şirin, konusunu Hüsrev - ü Şirin (Hüsrev ü Şirin) adlı İran öyküsünden alan eski bir Türk halk öyküsüdür.Firdevsi’nin Şahname(شاهنامه Shāh nāmah)’si başta olmak üzere bütün tarihi kaynaklarda geçmektedir. Gerek Hüsrev ü Şirin gerek Ferhad ile Şirin adıyla İran ve Türk Divan şairleri tarafından mesnevi biçiminde yazılmıştır. Hüsrev ve Şirin (خسرو و شيرين Khusraw o Shīrīn; 1177 - 1181): Sasani Hanedanı'nın I. Hüsrev ile Azerbaycan'da Berde kentinin hükümdarı Şirin arasında yaşanan aşkı anlatan bir şiir. İldenizliler hükûmdarı Cahanşah Pehlevan ve Kızıl Alslan ve Selçukluların son sultanı III. Tuğrul Bey'e övgü sözleri yazılmıştır. Hüsrev - ü Şirin, ya da Ferhat ile Şirin adlarıyla İran'lı ve Türk divan şairlerince mesnevi biçiminde yazılmış olan bu halk öyküsü, Orta Asya, Azerbaycan, İran, Türkiye ve Balkanlar'da ülkelere ve yörelere göre bazı değişikliklere uğramış olarak yüzyıllardır anlatılmaktadır. Amasya ve Gaziantep - Sakçagözü'nde bulunan figürler Anadolu'da geçen haliyle Ferhat İle Şirin'in Amasya ile ilintisi bulunmaktadır. Öykünün en eski Türkçe baskısı 1854 yılında, yeni harflerle de 1930 yılında yayımlanmıştır. Ferhat İle Şirin, bir Karagöz oyununa konu olmuş, şair Nazım Hikmet'in yorumlamasıyla, Devlet Tiyatroları, Ankara Sanat Tiyatrosu gibi topluluklarca sahnelenmiş, 1966 ve 1970 yıllarında iki kez sinema filmi olarak çekimi yapılmıştır. Konusu [değiştir] Öykünün Anadolu'da da anlatılan ve konusu Amasya kenti ile bağlantılı olan biçimi şöyledir: Azerbaycan'da Erzen kentinin kadın hükümdarı Mehmene Bânu kız kardeşi Şirin için bir köşk yaptırmıştır. Köşkü süsleme işini o yörenin en usta süslemecisi (nakkaş) Ferhad'a verirler. Ferhad, çalışırken Şirin'i görür ve ona âşık olur. Mehmene Bânu da Ferhad'ı sevmektedir. Bu nedenle Şirin'le evlenmesini istemez, karşı çıkar. Ferhad bir gezi sırasında Amasya kentinin hükümdarı Hürmüz Şah ile tanışır. Hürmüz Şah Ferhad'ın başına gelenleri dinleyince onu yanına alır. Birlikte Erzen'e giderler. Hürmüz Şah, Şirin'i Ferhad için Mehmene Bânu'dan ister. Mehmene Bânu karşı çıkınca iki hükümdar birbirlerine savaş açarlar. Savaş sırasında Hürmüz Şah'ın oğlu da Şirine âşık olur. Savaş sonunda yenilen Mehmene Bânu her şeyi bırakarak kaçar. Şirin Amasya'ya getirilir. Oğlunun da Şirin'e âşık olduğunu öğrenen Hürmüz Şah güç durumda kalır. En sonunda Ferhad'a başarılması güç bir iş verir ve bu işi başarması koşuluyla Şirin'e kavuşabilceğine söyler. Ferhad, Amasya yakınlarındaki bir dağı delecek ve kente oradan su getirecektir. Ancak bu işi başarırsa Şirin'le evlenebilecektir. Ferhad büyük bir çoşku ile işe koyulur ve bir süre sonra işin sonuna yaklaşır. Ferhad'ın bu işi başaracağını anlayan Hürmüz Şah, çalıştığı bir dağda Ferhad'a yaşlı bir kadınla Şirin'in öldüğü haberini yollar. Bu yalan habere inanan Ferhad, Şirin'in ölüm acısına dayanamaz ve dağları deldiği gürzünün canına kıymak amacıyla havaya fırlatır ve yere düşen gürzün altında kalarak ölür. Ferhad'ın ölüm haberini alan Şirin de bir hançerle kendini öldürür. İki sevgiliyi yan yana gömerler. Söylenceye göre; her bahar Ferhat'ın mezarı üstünde kırmızı, Şirin'in mezarı üstünde beyaz bir gül ve aralarında da bir diken çıkmaktadır. Öykü; Ferhat'ın Şirin'e olan sevgisiyle, halkı suya kavuşturma çabalarını bir arada işlemekte olan destansı bir öyküdür. ![]() Yukarda anlatılan öykü Baal ve İştar'ın aşkıyla yakından ilgilidir. Öykü Baal ve İştar'la ilgili temel özellikleri değişik bir biçimde anlatmaktadır. Baal, bir elinde gürz ve diğer elinde bir yıldırımı tutan fırtınaya hükmeden bir tanrı olarak görülür. Diğer bir adı Tammuz'dur. Tammuz ilkbaharda yeraltı dünyasından yeniden doğar ve hem aşkı, hem eşi olan İştar'la cinsel ilişkiye girer. Genellikle meşe ağacıyla simgelenen İştar bitkilerin tanrıçasıdır. Baal'ın (Tammuz) İştar'la cinsel ilişkiye girmesi, fırtına tanrısı olan Baal'ın ilkbaharda yağmurlar yağdırarak bitkileri (İştar'ı) sulaması olarak görülür. Bu aşkın meyvesi olarak sulanan bitkiler yeşerir ve ürün verir. [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]. Konu Onurcan tarafindan (02-22-2010 Saat 03:18 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
|
|
#18 | |
|
Bizden Biri
Üye No: 226
Mesajlar: 511
Thanks: 396
Thanked 1056 Times in 399 Posts REP Gücü : 5
REP Puanı : 112
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alinti:
Bir kere Aleviler hiçbir zaman puta tapmamış ve ateşperest olmamışlar, büyüklerimizden öğrendiğimiz budur ve bir ölçü olarak kullanıyorum. Yapılan araştırmalarda Aleviliğe benzerliği dahi olsa, bir tarafı put ve ateşperest ise fazlaca ilgimi çekmez, çünkü Alevilikle bağı olmaz, bu bir ölçüdür. Şimdi bu dediğimi yadırgayacaksın biliyorum onun için sana anandan, babandan Türk olduğunu öğrendiğin gibi, kim ne derse desin, sen kendini Türk olarak düşündüğün için bu ölçüye uymayan bilgiler seni değiştirmediği gibi. Aleviliğin hangi süreğinde put ve ateşperest benzerlik vardır, elindeki bilgilerle hiç kıyasladınmı? Ben, put ve ateşperest olmadığımızı bildiğim için senin Baal Aleviliktir demenin hiç bir esprisi olmaz. Beli Bal anlamına gelir demekle fazlaca zorlamayla Alevi Pirleri Baal olmaz. Alevilikte insandan tanrı yoktur. İnsanlar Hakkın bir parçasıdır. Nurdan gelmiş, tekrar nura dönecektir. Alevilikte Yol önderi diye bir şey de yoktur. Alevilikte Mürşit, Pir, Rayber vardır. Bunlar Baal değil, hakkın tecellisi ve birer parçasıdırlar. Ben sana “Beli” ve “Beri”yi yer değiştirirsen kafiye bozulmaz demedim. Benim dediğim “Beli” anlam olarak “Beri” demektir. Erzurum yöresinde “Beri” anlamında “Beli” dediklerini yazdım. Farklı ısrarda bulunacağına araştır “beli” ne anlamda konuşuluyormuş. “Beli” Baaldır demekle olmaz. Ozanlarımızın dörtlüklerinde geçen “Beli” sözcüğünü kafana göre anlamlandıramasın. Bunu yapman için bir yığın veri ortaya koyman gerekir. Kestirmeden dörtlüklerdeki “Beli” kafana göre yorumlayıp Alevi Pirleri birer Baaldır demek bir nevi şaşkınlık olarak değerlendiriyorum. Yok efendim falan harf düşermiş, filan düşmezmiş de bu böyle olurmuş deme kararını nasıl verebiliyorsun anlamış değilim. Değişik dillerden gelen bir kelime ise çok rahat bir şekilde değişir. Örneğin: Pir Sultan, “Garip gönüllere mihman olasın” der. Mihman Dımıli dilinde bir sözcüktür, anlamı misafirdir. Peki biz Pir Sultanın “Garip gönüllere mihman olasın” dizesini değiştirerek “Garip gönüllere misafir olasın” dersek kafiye bozulmazmı? Nasıl bir mantık yürütüyorsun anlamış değilim. h-alibaba
Doğru duvar yıkılmaz!
Sen doğru dur eğri belasını bulur. |
|
|
|
|
|
|
#19 | ||||
|
Can Bizden Biri Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 5.918
Thanks: 12393
Thanked 8353 Times in 3929 Posts REP Gücü : 49
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sevgili Canlar,
Konyu gerilmeden, sakin sakin, konuşalım, Muhabbet ediyoruz ve muhabbettende (bence) bilgilenioruz, bir birimizin görüşlerine katılmasakta, BERİ, Beli sözcüklerinin dönüşümü, yörelerde ki, ağız değişikliğindende olabilir, dedik, Şiirlerdeki, Uyak vs değişimlerinde, bir szöün bugünkü kullanımını yazarak aaa bakın burda,uyak,kafiye bozuldu demek doğru bir çözümleme değil, Bu şekilde ISPATLAMALARDAN vazgecelim, H-alibaba'nın dediği gibi, bu mantıkla yola çıkarsak, elde hiç kafiyeli deyiş kalamaz, aşağıda ki gibi, Alinti:
Alinti:
Hadi Bakalım Serelim yerlere, Baktım yadıklarına ancak ortada seili bişey göremedim, Usdat, Alinti:
BUnu daha öncede yazmıştım, alevi öğretisinde ki, genel geriye dönüş, İslam coğrafysında bulunması nedeniyle ,Geriye dönüşde k, dayanaklar hep, İSLAM'a dönüktür, İster beğenin ,ister beğenmeyin, Burda ,"KALUBELADA verilen Ruhların dediği BELİ" İKRAR/EVET/KABUL/ÖYLEDİR, ,anlamındadır, Ve bizim OZANLARIN deyişlerine gecişlerde de, bunu görürüz, Dayanaklar hep İSLAM söylemlerinedir, Ancak bu söylemler, İSLAM'ın anladığı manadada değildir, Onlara farklı bir anlam ve mana katar, Ve onları İSLAMIN içinden alır,İSLAMA karşı bir Cephe oluşturur, Yani, ORTADOSK islama MERKEZDEN bir karşı duruştur, KIRKLAR cemi söylencesi böyledir, Muhammedi, Ali'yi, ordaki kimliklerinden, ORTADOKS kimliklerinden çıkarır, İNSANI KAMİL mertebesine getiir ve onlara İSLAMIN ŞERİATINI yaptırmaz,o ŞERİATA KARŞI yeni bir ŞERİAT/HUKUK/İNANÇ/YOL/ İBBADET şekli yaratı ve onları o şekilde İBADET ETTİRİR. Kul Himmet’im eydür Kırklara beli Dilim medhin söyler aslımız deli Evveli Muhammed ahiri Ali Ben Ali’den gayri bir er görmedim Kul Himmet Feylim Gıblegahım Muhammet Bakır Kırkların Bağında Bülbüller Şakır Cafer-Ü Sadık’a Talibim Şükür İkrar Verdim İkrar Beli Diyerek Mahsuni 8anlatım belli olsun diye renklendirdim, Buralarda da gördüğümüz gibi, Geriye dönüşü İSLAM unsurlarına yapılıyor (Onurcan'ın verdiği tüm deyişlerde bu vardır) Ançak, bu dönülerdeki unsurlar, İSLAMDA Kİ, kişilikler değil, Ona yeni bir misyon,görev verilmiş, ve bunlar SEMBOLİK olarak kurgulanmıştır, Hem Cafer'e talip olacaksın,ve Verilen ikrar, Cafer'in ululuğunu/üstünlüğünü vs. ni KABUL anlamındadır. Şunu dermiyiz, İmam Cafer'de BAAL tanrısıdır , onun yerine konmuştur, Ben demem, demekde yanlış olur, (bence) Ozan, Der ki, Kaşların bismillah, Yüzün beytullah, Burda da, İSLAM sözcülerine ve İSLAM detyimlerine dönüktür, Ancak burdaki kullanımlar, İSLAMIN kulanımlarına uyar mı? HAYIR. Burda, İNSAN/TANRI motifi işlenmekte, Varlık birliğini, mevcut birliği olarak anlatmaktadır. Uzun ,uzun deyiş getirmeye gerek yok sanırım, AMASYA' da BAAL vs. okumadın ,duymadım, Senin yorumunda bir zarlama, Sevgili Onurcan Pervaz vurup gökyüzünde dönünce Dinley’n tarif edem yolu turnalar Hidayet Mevla’dan kalkın deyince Gözetleyin sağı solu turnalar Varıncağız Amasya’nın üstüne Secde kılın Hamdullah’ın postuna Dergahını,damanına,destine Ezelden demişiz beli turnalar Bu deyiş,de gösterilen yol, 1826 da, Yeniceri ocağının kaldırlıması ve Bektaşi dergahının kapatılamsaı sonucu, Amasya ya sürülen, POSTİŞİN Hamdullah Celebiye, yazılan bir , hasret, özlem, biat,İKRAR ı anlatan bir deyiştir, Ve Alevi ozanları bunu hep yapar, Haberi Durnalardan gönderir,ona yolu tarif eder, o sevginin ,sevgiliye ,SEGİYİ ulaştıran sesidir, FIRTINA, Tanrısının MEKANI, nerde var, onu yazmamışsın, Daha sonra anlattığın, Ferhat-Şiirin efsenesi ile bağ mı?kurdun bu anlaşılmadı, Bu MEKAN nerde, Amasyanın, neresinde, Hangi tarihi kalıntı bunu anlatıyor, Yazarsan, öğreniriz, O Kadar yazı yazdım, Onurca, Ve Tanrı BAAL ın inancını, yaptıklarını ve yaşamdaki yerini anlattık, Ve bzim öğretimizin, hiç bir yerinde onun yaptıklarını yapan,ulu PİR grmedirk, Bizde TANRI ,yaradan, yağdıran,vareden bir tanrı anlayışı olmadığını tekrarladık, bunu sende yazdın bir çok yerde, Derviş Ali'nin, "Kün!" deyince var eyledi on sekiz bin alemi Şah-ı Merdan cûşa geldi, sırrın aşikar eyledi: "Yağmuru yağdıran benim" deyi Ömer'e söyledi Ol demde şimşek balkıyıp yedi sema gürledi Hem sakidir, hem bakidir nur-ı Rahman'ın Ali Yetiş carımıza kurtar meded mürüvvet ya Ali Ömer vardı Hak Muhammed katına dedi: "eyle beyan, Hz. Ali midir ol arşa gürleyan, çarh-ı gerdunun elinden sırr-ı hikmet eyleyen?" Hak Muhammed buyurdu ki: "Yektir Ali, bir" dedi "Hem evveli, hem ahiri, her şeye kadir" dedi Ali'ye şirk koşanlar mutlaka kafir" dedi Bu deyişide, ayrı bir örneklemedir, Geriey dönüşü nere, ve onlara ne yaptırıyor. Ve hala bu TANRI isminde durman şaşırtıcı, ve iddaaanın altıda çok BOOOŞ, Bahar, Gelince, Doğa BEREKETİNİ verir, Çiçekde çıkar,ot da çıkar,Ekinde çıkar, Bunlar çıkar dedndi diye,BAAL orya gelmez, FERHAT Tanrı BAAL, şirinde, TANRICA İŞTAR olmaz, Ki, Onların efsanesi, BAAL-İŞTAR efsanesine uymaz, İŞTAR, GILGAMIŞA sarıntılık eder, bu hikaye, Mısır da, Yusuf hikayesine benzer, bunu desen amenna, neyse, Ah eder NESİMİ geçdi serinden MANSUR 'enelhak' der dönmez darından Gitti gelmez, bir haber yok birinden Bu feleğin karbanı nice oldu Nesimi'nn bu eserine de dikat edersen, Hep İSLAM inancının kutsadığı kişileri öne almıştır, Çünkü burda İSMİ gecenlerin bir çoğunu diğer dinler PEYGAMBER saymaz, ululamaz. Ve son KITA da, Kendi inancını yazar, "ENEL HAK", orda ismi gecenlerden hangileri "Enel HAK" demiştir. Hâce Ahmed tercüman alma anca Sevgi ile ceme Selman gelünce Bektaş-i Veli de niyaz kılunca Budur hasbahçenin gülü dedüler. Bakalım, Burda da, Geriye dönüşü, SALMAN/SELMAN'a yapmış, sonra onu Hükara gelmiş, yani geriye dönüşler, bir şekilde İSLAM da bulunan lişilere,söylemlere,inanclara dönerek yapılmakta, Alinti:
Tammuz,/Dummuz bir SÜMER çoban tanrısıdır, onun karısıda İŞTAR değil, sümer tanrıcası, AY Tanrısının kızı İNANNA'dır. BAAL, Sümerden KOPYA, bir tanrıdır, Bahrda, Yer altıncan çıkınca, TAPINAKTA, İŞTAR bereket dağıtır, yani, Tapınak Fahişesidir. Bu ayhrıntı dışında , Tanrı efsaneln doğrudur. Konu İşcanbaba tarafindan (02-21-2010 Saat 15:54 ) değistirilmistir.. |
||||
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to İşcanbaba For This Useful Post: |
|
|
#20 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 684
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sayin site sakinleri insanlari kirmak istemiyorum. O yüzdende mantiksizca sorulan sorulara cevap vermeyecegim. Kendileri arastirip bulsunlar. Ben direk kendi dogrularimi yazacagim. Cünkü sorulan sorular desteksiz ve ucu basi ve sonu belli olmayan,tarih denilen süreci yeterli derecede bilmeyen, iki aladag bir karadag usülü kirintilarla benim vaktimi calip birde üstüne üstlük kisisel satasmalarla cok bilmislik taslayan insanlari sevmiyorum. Benden uzak durun kalbinizi kirmayayim.
Bu uyarimi lütfen dikkate alin ve kenara cekilin..Benim kisilerle ugrasacak ne vaktim nede yeterli derecede saglam sinirlerim var. Bu konuyu islerken herkez kendi sorunsunun cevabini bir bir izahlar arasinda bulacak. Burun ve dudak kivirmalarinizi kendinize saklayin bana bulasmayin.. |
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: | DoğAcAn (02-22-2010), |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bal, dinlere, etkisi, semavi, tanri |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||