![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Kontrollü Üye |
Tebriz-i Şems Ve Alevilik Bir Büyük Alevi/batıni Ulu'sundan Pir'inden bahse gireceğiz bugün...Ledun ilmi sırtına vurup Diyar-ı Ruma gelen Şem'ten bahse gireceğiz.. Kimdir Şems? Konya'da içkiyi yasaklayan fıkıh ve din alimi şeriatın en katı uygulayıcına namazı camiyi terk ettiren, Hacca gidenleri yolundan çeviren Mevlana yapan? Bir Yahudi meyhanecisinden gün ortasında şarap aldıran? ve dahi Mevlana'ya yazdığı kitapları ateşe attıran?.. "....Vakitler tamam oldu...Ol Yüceler Yücesi Allah kendine yönelenleri yanlız ve mahsun bırakmadı.. Dualarına ve salatlarına karşılık verdi .. Gayp alemi Erenlerinden, bir kulunu gönderdi... ve dahi Tebriz'in güneşi batın aleminden zahire doğdu.. Nam-ı Tanrı'nın kılıcı idi.. Öyleki Ol Batın Evliyahullahı kimden incinse, ya onu öldürür ya da onun ruhunda derin yaralar açardı..." Şemseddin Tebrizi yi anlamak, Aleviliğin gerçek anlamdaki kökenlerini kavrayabilmek ile alakalıdır.. sems herşeyden önce Bir batıni Alevi Derviştir... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Tebriz-i Şems Şemseddin Tebrizi 1183-4 ile 1247-8 yılları arasında yaşar.. Şems-i Tebriz (Tebriz'in Güneşi), Şemseddin Tebrizi (Tebrizli din güneşi), Şemseddin Muhammed, Şemseddin bin Hasan-i İhtiyar, Pir Şemseddin el-Tabriz vb. Birçok künyesi ve adı vardır.. "....Gittiği heryerde bir hana inerdi Şems. Hep kara bir keçe giyerdi. Dünyayı dolaştıktan sonra Bağdat’a geldi. Orada büyük âriflerden Evhadüddin Kirmânî ile karşılaştı. “Ne ile meşgulsün?” diye sordu ona, “Ay’ı leğendeki suda görüyorum.” cevabını aldı; yani “dünyadaki çeşitli güzelliklerde, mutlak güzelliği arıyorum” demek istedi. Şems bunun üzerine şöyle dedi: “Boynunda çıban yoksa, niçin başını kaldırıp onu gökte görmüyorsun?” Evhadüddin: “Bugünden itibaren sana tâbi olmak, ne dersen onu yapmak istiyorum.” dedi. Şems, tıpkı yüzyıllar önce Hızır’ın Hz. Musa’ya dediği gibi: “Sen benim arkadaşlığıma tahammül edemezsin.” diye cevap verdi ve yoluna devam etti... Şems Anadolu'ya geldi Hünkar'ın hizmetine girdi.. Halifesi oldu... Mevlâna, (Hünkar) Hacı Bektaş Veli halifesi Tebrizli Şems ile bu*luşup konuşan Mevlâna, artık medreseyi, vaazı terk *ederek günlerce, haftalarca Şems ile musahabeye dalmış ve sonunda Batini Tasavvuf düşünceleri ve hayatı değişmiştir.* Tasavvuf bilgi ve duygularını ikmal eden Mevlâna'nın hayatındaki bu karşılaşma, mühim rol oynamış. O zamana kadar sessiz, sakin geçen ömrü, birdenbire değişerek coşmaya başlamış, Ledün ilmine dalmıştır. Derslerini bırakan Mevlâna artık büsbütün tasavvufa dalmış, Şems'te mutlak kemalin zuhurunu, ce*malinde Tanrı nurlarını görmüş ve Mevleviliği kur*muştur. Müderris Mevlâna'nın yerinde şimdi vecd ve istiğrak dolu coşkun bir aşk tufanı köpürmüştür. Mevlâna'nın bu halini bilenler onu, yanmak üze*re bulunan bir lamba, Şems'i de bir kibrit olarak gör*müşlerdir, Mevlâna artık tasavvufu manada Şems'e aşık olmuş, ilahi aşkla şiirler yazmaya başlamıştır. Halk tarafından sevilen, vaazları dinlenen Mevlâna gibi zahid bir müderrisin Şems gibi kim olduğu bilinmeyen bir dervişle aylarca musahabeye dalması, dersi ve vaazı bırakması, herkesi şaşırtmış, kıskandırmış ve Şems aleyhine bir cereyan başlamıştır. «Bu Şems kimdir ki, şeyhimizi bir ırmağın çö*pü sürüklemesi gibi, bizden aldı, götürdü?..» diyorlardı. Şems aleyhine kıskançlık o derece artmıştı ki nihayet 1247 yılında Şems, iz bırakmadan Konya'dan uzaklaşarak ansızın ortalıktan kayıp olmaya mecbur oldu. Perişan bir hale gelen Mevlâna, onu bulmak için yanıp tutuşmuş, ardından içli ve yanık şiirler söylemeye başlamıştır. Şems halkın dedikodularından bunalıp Konya’yı terkedip Şam’a gittikten sonra, Sultan Veled onu Konya’ya geri getirmek için yola koyulmuştu. Şam’da Şems’i bulunca ona diller döktü, babasının ona öğrettiği güzel sözleri söyledi. Şems gözünün rahatsızlığını bahane göstermiş, ama Sultan Veled ikna olmamıştı. Gerisini Şems’ten dinleyelim: “O zaman gözümün rahatsızlığından bahsetmiştim; ‘Bu benim elimde değil, gaip âleminden gelen bir engeldir. Siz gidin!’ Bana yalnız Mevlânâ’nın mektubu kâfidir, bana gönderdiği oğlu Sultan Veled dedi ki: ‘Siz olmadan geri dönersem Mevlânâ bana ne der? ‘Behey akılsız! Ben seni gönderdim ki o zatı getiresin. Madem ki sen gittin, onu buldun, sana gözünün ağrıdığını söyledi, o zaman sana yaraşan orada beklemek, ona hizmet etmek, iyice afiyete kavuşuncaya kadar orada kalmaktı.’ demez mi?’ Delikanlının bu sözlerinden anladım ki o güzel bahaneleri ona Mevlânâ öğretmiştir. O sözleri, o alçakgönüllülüğü Mevlânâ öğretmiştir. Bu incelik, bu latif cevaplar hep Mevlânâ’dan kaynaklanıyor, bana gerçekten büyük ilgi göstermiştir... Mevlana'nın; Gözünde Şems... Şems birgün kaybolmuş ortadan. Mevlana "Şems" deyu deyu ağlar olmuş. birgün uzun yoldan bir adam gelmiş. "şemsi gördüm, Şems'ten haberlerim var" demiş. adam Mevlana'nın huzuruna çıkmış ve anlatmaya başlamış ipe sapa gelmez tutarsız şeylermiş ama anlattıkları. Mevlana çıkartıp hırkasını vermiş adama "anlamadın mı adam yalan konuşuyordu" demiş yanındakiler niye hırkasını verdiğini merak ederek. "ben" demiş "yalan haberine hırkamı verdim" "doğru olsaydı anlattıkları canımı verirdim" Yraralanılan kaynak: Tarık Velioğlu, Şems'in Gözüyle Mevlana... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Degerli canlar...
"...Bilgi sahibi olmadan Fikir sahibi olunmaz..." Mevlana'nın hayatı, Alevi bektaşi gleneği içinde iki kısımda incelenir.. Mevlana, Horasandan geldiğinde sünni ekolünde, bir softa idi.. Mevlana'yı Mevlana yapan.. Alevi olan batıni Erenlerden, TEBRİZ-i ŞEMS'dir. Bu nedenle Mevlana'nın Şem'ten önceki söylemleri bizi ilgilendirmez... Şimdi Mevlana'nın Şems ile tanışmasını ve onu nasıl değiştirdiğini görelim... "...Mevlana medresede ders vermektedir. Şems ona ne okuttuğunu sorar, Kur'an ilimleri, tefsir, Kıraat vs, Dilbilgisi, mantık, bilim vb. Şems ona kitapları atmasını söyler, ona ögretecekleri tüm bilgileri altüst edecektir. Önce ona bir para verir, gizli şarap satan bir Yahudi’den iki şişe şarap almasını ister. Mevlana Yahudi’den iki şişe şarabı alır. Oysa kentte şarap içilmesini Mevlana yasaklamıştır. Bütün şehir şaşırır. Halk Mevlana’ya saldırır. Mevlana Bu saldırıdan hayatını zor kurtarır şarabı Şems'e getirir...Şarap gül suyuna dönüşür... İkinci olayda ikisi derviş kılığına girerler, bir aşevine giderler. Aşevinin sahibinden yoksul olduklarını ileri sürerek yemek isterler, aşevi sahibi kabul etmez. Bunun üzerine Şems aşevinde bulunan av kuşlarını uçuracağını söyler. Aşevi sahibi kafası kopmuş yolunmuş kuşların uçmayacağını söyleyince de Şems kuşları uçurur. Aşevi sahibi mucizeye şaşırır. Şems Mevlana’ya elini omuzuna koymasını, ırmağı yürüyerek geçeceklerine, her adımda “beni koru Şems” demesini ister. Ama Şems durmadan Ali’nin adını anmaktadır. Mevlana da Ali’nin adını anar, fakat suya batmaya başlar. Şems ona daha başlangıçta olduğunu henüz Ali’yi tanıyamayacağını söyler... Allah Eyvallah, Gerçekler demine huu Diyelim.. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Sems İsmaili miydi? Bir Kısım araştırmacılar Tebriz-i Şems'i Hassan Sabbah Fedailerinden biri olarak gösterir.. Ve İsmaili olarak tanımlar... Üstelik Şems, sıradan bir İsmaili değil; Şems (Güneş), Şems-i Tebriz (Tebriz'in Güneşi), Şemseddin Tebrizi (Tebrizli din güneşi), Şemseddin Muhammed, Şemseddin bin Hasan-i İhtiyar, Pir Şemseddin el-Tabriz vb. farklı adlarla çağrılan, İsmaili İmamları soyundan bir Huccet ya da Baş Dai makamında bulunan bir sufi, mutasavvıf düşünür ve bir dava adamıdır( bakınız: İsmail Kaygusuz). Şems'in İsmaili olduğunu savunanlar, Devletşah'ın , 1487 yılında tamamladığı [i]"Tazkirat al-Şuara" [/I](Ozanların Yaşam Öyküleri) adlı eserinde şems hakkında verilen bilgiye dayandırılar.. Burada Şems'in çocukluğu hakkında bilgiler vardır. kendisi'nin Alamut İsmaili İmamı Celaleddin Hasan III'ün (1166-1221) oğlu olduğu söylenmektedir. Bu görüşü savunan görüşe göre, Şems Alamut tarafından görevlendirilmiştir. İsmaili dava için Rum'da bulunmaktadır. "Baş ile git başsız gel" ilkesi İsmaili öğretisinde, bir görevi yerine getirmeyi üstlenen dai'ler ve fedai'lere verilen buyruktan başkası değildir; onlar başlarını kaybetme pahasına işlerini başarmak zorundadırlar. Hemen söyleyelim ki, Şems'e yöneltilen suçlamlardan biri de o'nun bir Hasan sabbah Fedaisi / İsmaili olduğu bir ajan olduğudur.. Ben bu görüşe katılmıyorum.. Forum konusunun Bundan sonraki kısmınmda Tarihi kaynaklar açısından Şemsi inceleyeceğiz özellikle tarihi Alevi kaynaklarından.. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Mevlevi kaynakları ve Hacı bektaş Vilayetname'sinde Şems Ahmet Eflaki'nin Ariflerin Menkıbeleri adlı eserinde söyle denmekte: "Molla Celaleddin'i, Şems-i Tebriz derviş yaptı.. Abdülbaki Gölpınarlı: Menakıb-ı Hacı Bektaş Veli "Vilayetnâme" adlı eserindeise su bilgi vardır: "....Molla (Mevlana) derviş olunca şehrin bütün bilginleri, Selim Han-ı Gazi oğlu (?) Kılıçarslan oğlu Sultan Aliyüddin Keyhusrev'e gidip, bir derviş geldi dediler, ne yaptıysa yaptı, Molla Celaleddin'i bizden ayırdı. Emret bize katılsın. Padişah, o dedi, bunca kitap okumuş, bunca bilgili bir er, erenlerden biri gelmiş onu derviş yapmış, o da dervişlere katılmış, şimdi ben gel, dön onlara katılma diyemem, bu doğru değil, ben diyemem. Bilginler, padişahın bu sözüne çok incindiler. Yanından çıktılar, böyle zalim bir padişahın yanında oturmamız caiz değildir, dediler. Hepsi birden, bir perşembe günü Konya'dan çıkıp Arabistan'a doğru yola koyuldular..."(Abdülbaki Gölpınarlı: Menakıb-ı Hacı Bektaş Veli "Vilayetnâme". İstanbul 1990: 49, 91-97, 116). |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Abdülbaki Gölpınarlı, Şems’in Konya’ya geliş tarihinin, Makalat’ta şu şekilde kayıtlı olduğunu söylüyor:
“Tanrı bereketini daim etsin, Tebrizli Şemseddin’in gelişi, altıyüz kırkiki cumadelahırasının yirmialtıncı Cumartesi sabahıdır, yani 23 Ekim 1244 tarihidir”. Gölpınarlı'nın Menakıb-ı Hacı Bektaş Veli Vilayetnâme'nin (s. 91-97) Ahi Evren Menakıbnâmesi'nden alınan Şemsi Tebrizi'ye ilişkin bölümü ise Şöyle: [SIZE="3 ] Anadoluya gelen Mevlana hazretleri Hacı Bektaş Veli'nin ününü duyup Hünkara bir name yazarak 'bizlere bir dede gönderip bizi irşat etsin ' demiştir. O vakit Hacı Bektaş Veli çile dağında otuzaltıbin evliya ile ibadetle meşguldu. "...Hünkar demiştir ki Molla Celalettin bizden bir dede istemiş eğer derviş isteseydi biz kendimiz gitmemiz lazım gelirdi, ancak mabeynimizde (kapımızda) otuzaltı bin halifemiz vardır, birini irsal ederiz (göndeririz)' deyü buyurdılar. Dönüp etrafına nazar eyleyüp, 'kangınız gidersüz?' deyü nutuk buyurdılar. Cümlesi sükuta vardı. Şems-i Tebrizi yerinden durup, 'Erenler Şahı ben giderim' dedi. Hazreti Hünkâr'ın mübarek nutkından öyle bir çıktı ki, 'benlik ile meydane geldün, baş ile git başsız gel' dedi. Derhal Şemsi Tebrizi Hazreti Hünkâr'ın elini öpüp yola revan oldu..."[/size] Velayetname'nin 95 Sayifesinde ise.. "....Katledilen Şems kafası koltuğunun altında semah dönerek Hacı Bektaş dergâhının kapısı önünde görülür. Hacı Bektaş Veli de ona, "başını al, var, makamın Tebriz memleketinde olsun, seni isteyen anda arsın bulsun; durma tiz git" der. Mevlana ile Şemsin aralarındaki muhabbeti kıskananlar Şemsi Tebriziyi şehit edip şuan türbesi olan yerde kuyuya başını atıp gövdesini Hacı Bektaş Veliye göndermiştir. Tebriz'inin Hem Hacı Bektaş'ta hemde konyada iki mezarı vardır. Birinde gövdesi birinde başı. Şemsi tebrizi katledildekten sonra Mevlana hazretleri tamamen kendini soyutlamıştır. Çünkü Mevlanayı Mevlana yapan kişi Şemsi Tebrizidir. Zaten Mevlana da bunu dile kendisi getirmektedir. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Mevlevi kaynaklarında Şems Sultan Veled'in İbtidanâme'sinde Şems'in ölümle tehdit edildiğini görmekteyiz: "..."(Mevlana'yı) hepsi de kınamaya koyuldu. Gerçekten haberleri olmayan ve bir sürüye benzeyen o müritler birbirlerine, neden şeyhimiz onun (Şems) gibi birine kapılsın da bizden yüz çevirsin. Hepimiz kişizadeyiz, ünümüz var... Mevlana bizim yüzümüzden tanındı. Dostu sevindi, düşmanı kahroldu. Bu böyleyken, kim oluyor bu Şemseddin ki şeyhimiz ona kapıldı, yüzümüze bile bakmıyor. Artık yüzünü göremez olduk. Büyücü müdür nedir? Sihirle kendini şeyhe sevdirdi, şeyhi meftun etti. Ne aslı belli, ne nesli. Nereli olduğunu bile layıkiyle bilmiyoruz. Halk vaazdan mahrum kaldı, kutlu talihimiz döndü diyorlardı. Bazan Şemseddin'i gördükçe kılıçlarına el atıyorlar, yüzüne karşı ona sövüyorlardı. Hepsi Şems'in Konya'dan gitmesini yahut da ölmesini istiyordu...." Sultan velet Şöyle devam ediyor: "....İntihanâme'de de Şems'in Mevlana ile buluşmasını anlattıktan sonra (Sultan Veled); 'halk o sadakatı, o vefayı o coşkunluğu, o şevki ve o sevgiyi görünce hasede düştü, herkes kınamaya koyuldu. Şeyhler, büyükler, yüce kişiler, bu adam ne biçim adamdır ki Mevlana'yı bu hale getirdi... diye apaçık ve topluluk içinde söylenmeye başladılar' diye anlatıyor...." ( kaynak: İbtidanâme ve İntihanâme'den aktaran Abdülbaki Gölpınarlı: Mevlana Celaleddin, s.76-77) |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Ahmet Eflaki'nin Ariflerin Menkıbeleri II, s.70, prf.34'te ise şems'ten söyle bahsedilir:
"....Kalbi uyanık büyükler Mevlana Şems-i Tebrizi’ye, ‘Seyfullah’ (Tanrı'nın kılıcı) derlerdi; çünkü o kimden incinse, ya onu öldürür ya da onun ruhunda derin yaralar açardı...” ve Eflaki devam ediyor: "...Tebriz-i Şems Hazretleri, birgün Kayseri’den Aksaraya geldi ve bir mescitte konakladı. orada dinleniyordu. 8 İbadet edenlere kayıtsızdı ibadette etmiyordu.. Yatsı namazından sonra müezzin şiddetle: ‘Mescitten git, başka yerde konakla’ dedi. Şems: 'Beni mazur gör, garip bir adamım, başka bir şey istemiyorum. Bırak beni şurada rahat edeyim’ dedi. Müezzin aşırı derecedeki terbiyesizliği ve kapalı gözlülüğü yüzünden saygısızlıkta bulundu, çok şiddet gösterdi. Şemseddin de ona: ‘Dilin şişsin’ dedi. Hemen müezzinin dili şişti. Şemseddin de mescitten çıkıp Konya’ya gitti. Mescidin imamı geldi ve müeezzini cançekişir halde buldu.” |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi :
![]() |
Hiçkimse Şemsi Sevmedi Mevlana'dan gayrı degerini bilen çıkmadı..
Taşa tutular şemşi, kafir ve dinsiz dediler, kılıç çekip üzerine yürüdüler.. Şems ise bu halleri bakın mevlana İle diyaloğunda nasıl anlatıyor: Şems-i Tebrizi, Mevlana'ya Hitap ediyordu... "... Sana bir çift söz söyleyeyim Ey mollayı Rumî; Bu halk nifak yoluyla konuşmaktan, iki yüzlülükten hoşlanır... Doğru sözden sıkılırlar. Birine desem ki, "...sen çağımızın tek büyük adamı, biricik şerefli insanısın.." Şüphe yok ki, ellerimi yakalayarak, "...Sizi çok özlemiştim, kusurum çoktur.." gibi iltifatlarda bulunur.. Halbuki geçen sene onunla dosdoğru konuşmuştum, bana düşman oldu. Bu şaşılacak bir şey değildir. çünkü halk iki yüzlülük yönünden geçinmek ister, Karlı Yüce dağları aşılmasını değil, kolay, düz ve iniş yolları sever, "...Felakete ve yıkıma giden yol düz, ve girilen kapıda geniş olur.." Oysaki doğruluk yolunu tuttun mu yedi alem düşman olur sana, dağlara, kırlara, kaçman gerekir, Yer uygunsuz, oradakiler kabiliyetsiz olunca o yerde konuşmak zulüm olur..." Kaynak: Şems-i Tebrizi, Makaalât 1/ 187) |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Üyemiz
Üye No: 1888
Mesajlar: 66
Thanks: 72
Thanked 86 Times in 44 Posts REP Gücü : 1
REP Puanı : 30
REP Seviyesi :
![]() |
teşekkürler dede baba, aktardığın yazılar için..
birşey soracam. aynı nick il ebaşka forum sitesinde yazmışmıydın ? |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
![]() |
|||||||||