![]() |
|
![]() |
|||||||
| Ünsal Öztürk Ünsal Öztürk Makalelerinin Okudugu ve makalelere soru ve yorumların yapılacağı bölüm |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
GençALEVİLER YAZARI |
TÜRK BİLGE KAĞANI KÜL TİGİN, ALEVİLER VE ERDOĞAN ÇINAR
Alevi Tarih Yazımında Skandal -Erdoğan Çınar Örneği- adlı kitap piyasaya sunuldu. Okunuyor. Kitapta, ilgili kişinin yaptığı tahrifatlar anlatılıyor. Kitaptaki iddiaların küçük bir kısmı şöyle: Pir Sultan Abdal olarak sunduğunuz Silvanus takma adlı kişinin gerçek adı nedir? Silvanus takma adlı kişi Yıldız Dağı’na ne zaman gitmiştir, hangi kaynakta yazılı? Adı belli olmayan kişinin adını aldığı ve Erdoğan Çınar tarafından büyük üstat, mürşit olarak sunulan Silvanus, Anadolu’da ne zaman yaşamıştır, kimin adamıdır? Strabon’un alıntısını nereden aldınız? Kral, rahip ve kutsal fahişe sistemine dayalı Komana şehirlerini nasıl kadınların yönettiği dergah-devlet yaptınız? Kadın erkek kölelerin bulunduğu bir topluluğu nasıl komünal bir toplum yaptınız… gibi sorular soruldu. Verebildiği cevap şu: Siz tüccarlık yapıyorsunuz, para kazanmaya çalışıyorsunuz. İddialara cevap vermiyor. Eğer Erdoğan Çınar’ın paraya ihtiyacı varsa veya borcu varsa haberimiz olmalıdır, çaresine bakabiliriz. Erdoğan Çınar yaptığı tahrifatların, söylediği yalanların, sakladığı bilgilerin dışında kafası karışık bir kişidir. Bazen Kül Tigin’ci, bazen Mısır’cıdır. İlk yazdığı kitap olan Aleviliğin Gizli Tarihi kitabını tasfiye etmek zorunda kalacaktır. Çünkü ortada karınca da yoktur, izi de yoktur. Tek bir gerçek vardır: Türk Tarih Tezi ve uzantıları… Erdoğan Çınar yazdıklarını savunuyorsa bağırmadan, çağırmadan, evet ben bu görüşleri halen savunuyorum demelidir. Esas konumuza gelelim. Bu yazıda Erdoğan Çınar’ın ana görüşü olan, Luvilerin, Sümerlerin, Orta Asya Türklüğünün inanış kaynağının aynı olduğu, Anadolu’nun en eski halkı olduğu iddia edilen Luvilerin Asya’dan geldiğini savunduğu, tümünün de yaradılış mitlerinin aynı olduğunu savunduğu ispat edilecektir. Öncelikle Alevi nefesleri ile Sümer Yaratılış Miti’nde anlatılan genetik transferin ana hatlarıyla bire bir örtüştüğünü alalım yazardan: “Alevi nefeslerindeki, Arş’ta yapılmış genetik transfer ana hatları ile Sümer Yaratılış Miti’nde anlatılan genetik transfer ile bire bir örtüşür.” (Aleviliğin Gizli Tarihi, s. 168) Açıklamaya gerek yok. “Sümer tabletlerinde tanrılar olarak tanımlanan varlıkların, Alevi anlatımlardaki kırkların karşılığı olduğu açıktır. Bir sonraki bölümde görüleceği gibi bu varlıklar Tevrat’ta Elohim (İlahlar) olarak geçer. Sümer tabletleri ile bize ulaşan Sümer Yaratılış Mitleri incelendiğinde, bu varlıkların daha yaşlı bir gökyüzünden yeryüzüne inmiş, yeryüzündeki insansı varlıkların evrimleşme düzeyinden daha fazla evrimleşmiş daha gelişmiş varlıklar olduğu anlaşılacaktır.” (age., s. 172) Tevrat’ta geçen Elohim (İlahlar)ın da Kırkların karşılığı olduğunu söylüyor. Ayıplı bir anlatım. Değerlendirmeye değmez. “Bu varlıkların Sümer tabletlerinde tanrılar olarak adlandırılması Sümer dili içinde son derece normaldi, çünkü Tanrı’nın Sümer dilindeki karşılığı ‘ten-gri’ idi ve ten-gri Sümer dilinde gökyüzü demektir. Krallık yeryüzüne, gökyüzünden ‘ten-gri’ler aracılığı ile inmişti.” (s. 172) ERDOĞAN ÇINAR, TANRIYI KÜL TİGİN’DE BULUYOR “Sümerler’in kökenini işaret etmesi bakımından burada bir parantez açarak belirtmek gerekir ki; Ten-gri sözcüğüne Orhun Yazıtları’nda da rastlanır. Üstelik bu sözcüğün bu Yazıtlarda da tıpkı Sümer dilinde olduğu gibi iki anlamı vardır; Gökyüzü ve Tanrı. ‘Ten-gri teg tengride bolmış Türk Bilge Kagan bu ödke olurtum.’ Kül Tigin Abidesi-Güney yüzü (Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum.)” (s. 173) Erdoğan Çınar, Sümerlerin inanışlarını Orta Asya’dan getirdiğini delillendiriyor: “Asya kökenli Sümerler’in, ana yurtlarında aynı inanışın aynı kelimelerle ifade edilmesi Sümerlilerin bu inanış kalıplarına ana yurtlarında sahip olduklarını ve bu inanışlarını Aşağı Mezopotamya’ya MÖ 4000’lerden önce Asya’dan taşıdıklarına delil sayılabilir. Sümerler’in Aşağı Mezopotamya’nın yerlisi olmadıkları ve buraya sonradan geldikleri bilinmektedir.” (s. 173) Demek ki Sümerler Orta Asya’dan, Kül Tigin’in bulunduğu bölgeden Aşağı Mezopotamya’ya gelmiştir. Erdoğan Çınar’ın şahidi de var: “James Churchward tarafından batı Tibet’te bir manastırda bulunarak okunan Naakal Yazıtları, Tufan ile birlikte sular altında kalan Uygur İmparatorluğu’ndan kurtarılarak Batı Tibet’e taşınmış kutsal belgelerdi. Sümerler de büyük bir ihtimalle Tufan’la birlikte Asya içlerinden kopup, suların önünden kaçarak Asya içlerinden, Tufan’dan en az etkilenen bir bölgeye, Aşağı Mezopotamya’ya gelerek yerleşmişlerdi.” (s. 174) Erdoğan Çınar’ın düşünceleri yavaş yavaş olgunlaşıyor. Diyor ki, Orta Asya’da bir Uygur İmparatorluğu vardı. Bu imparatorluk inanışların kaynağıydı. Tufan olduğunda Sümerler sel sularının önünden kaçarak Aşağı Mezopotamya’ya gitti. Giderken yaradılış anlayışlarını ve Ten-gri kavramını da götürdüler. Ancak herkes bölgeyi terk etmedi: “Tufan’dan sonra Orta Asya’da kalarak yurtlarını terk etmeyen Türkler de muhtemelen o bölgeden göçerek Aşağı Mezopotamya’ya yerleşen Sümerliler gibi gökte (ten-gri gibi tengri de olmuş) yaratıldıklarına dair inançlarını binlerce yıl boyunca korumuş olmalılar.” (s. 174) Erdoğan Çınar bir adım daha attı ve Sümerliler’in ve Orta Asya’da kalmış Türklerin de gökte yaratıldıklarına dair inançlarını koruduğunu söyledi. Şimdi gelelim Anadolu’ya. Çünkü aynı anlayışın Anadolu’da da olduğunu söylemişti, şöyle demişti: “Alevi nefeslerindeki, Arş’ta yapılmış genetik transfer ana hatları ile Sümer Yaratılış Miti’nde anlatılan genetik transfer ile bire bir örtüşür.” (Aleviliğin Gizli Tarihi, s. 168) Anadolu’daki Alevilerle Sümerler’in anlayışı bire bir örtüşüyorsa, açıklaması şöyle olmalıdır: “Anadolu’nun bilinen en eski halkı olan Luviler’in de ayak izleri bizi Asya’nın içlerine götürüyor. Bilinmeyen kadim bir tarihte, onlar da Anadolu’ya Asya’nın içlerinden gelmişlerdi.” (s. 174) Devre tamamlanmıştır. Sümerliler de Luviler de Uygurların devamıdır. İnanışları aynıdır. Tufandan sonra Orta Asya’da kalan Türklerin de inanışları aynıdır. Yukarıdaki düşüncelerin tamamına “Türk Tarih Tezi” deniyor. Alevilerin, yani Erdoğan Çınar’ın Luvilerinin, Sümerlerin ve Orta Asya’da kalan Kül Tigin’in yaradılış miti ise şöyleymiş: “Sümer Yaratılış Miti’nde ortaya çıkan başka bir husus da insanın tıpkı Alevi inanışında olduğu gibi, kaçak ve suçlu bir Tanrının eti ve kanıyla varolan mahlukun karıştırılması neticesinde yaratıldığıdır. ‘Bir Tanrı kurban edilsin Böylece tanrılar onda yıkanıp arınacak Onun eti ve onun kanıyla Nintu kili karışacak Böylece Tanrı ve insan karışacak’ Bu tablette anlatılan, kilden-balçıktan oluşmuş mahluka bir tanrının eti ve kanı karıştırılarak insan yaratılmasıdır. Kilden, balçıktan oluşma evrimleşme yolu ile ortaya çıkmıştır. Yani Sümer inanışına göre yeryüzündeki insansı varlığın evrim sürecine genetik müdahalede bulunulmuştur. Ünlü Sümerolog Samuel Noah Kramer’in deyimi ile bu Yaratılış’ta ‘ölümlü kil, tanrıların et ve kanıyla birleştirilmiştir.’” (s. 166) Erdoğan Çınar dinlerin yalanlarını, Alevilerin “yaradılış” miti gibi anlatıyor. İnanışlarının kaynağını Orta Asya’ya, Uygurlara bağlıyor. Zira Alevilerle Sümerlerin mitlerinin bire bir aynı olduğunu söylüyor. Enki’nin mitolojisini Alevilere mal ediyor. Kilden-balçıktan oluşmuş dünyasal bir mahluka tanrının eti ve kanı karıştırılmış ve insan yaratılmış! “Alevi inanışı ile Sümer İnanışı’nın birbiri ile örtüşen temel öğelerinden birisi de insanın Yaratılış hikayesidir. İnsanın Yaratılış mitlerinin yer aldığı Sümer tabletlerinde ilk insan, yoktan var edilmemiş, yeryüzünde zaten var olan bir mahluka, gökyüzünden inen Tanrılarının sureti tutturulmuştur.” (s. 166-167) Erdoğan Çınar Sümerlerin yaratılış mitlerinin Sümerlerden Anadolu’ya geçemeyeceğini de belirtiyor. “Türkiye Türkçe’si, ölü bir dil olan Sümerce ile hiç karşılaşmadı. Türkçe’de kullanılan Tanrı sözcüğü dilimize asıl kaynağından, Orta Asya’dan gelmiştir.” (s. 173) Görüldüğü gibi yaptığı tahrifatlarla, “Aleviler Müslüman değildir” diyen kardeşlerimizi istismar eden Erdoğan Çınar’ın Türk Tarih Tezi savunucusu olduğu, Uygurları asıl kaynak aldığı, Luvileri Orta Asya’dan getirdiği, Sümerleri de Uygur yaparak Orta Asya’dan getirdiği, Kül Tigin’i Alevi kaynağı, Orhun Yazıtları’nın tanrısını asıl kaynak olarak sunmaya çalıştığı besbellidir. Kardeşlerimize sevgiyle ve saygıyla düşüncelerimi sunuyorum. Benim yıllar önce aldığım bir karar sonucu televizyonlara hiçbir konuda çıkmama kararım vardır. İddialar ortadadır. Kardeşimiz Hamza Aksüt tartışma konusunda yetkin ve yetkilidir. Bizim adımıza da konuşabilir. Çünkü konuşulacak olan konu, Ünsal Öztürk’ün ya da Hasan Harmancı’nın Alevilikle ilgili görüşleri değil, kaynakların Erdoğan Çınar tarafından tahrif edilip edilmediğidir. Eğer Ünsal Öztürk ya da Hasan Harmancı kaynakları tahrif etmişse bu da gündeme gelecektir. Çağrı yapılmıştır. Yol tv kabul etmiyorsa biz televizyon ayarlayabiliriz. Program moderatörünün etik değerlere sahip olan tarafsız bir kişi olması isteğimizdir. Sanırız Erdoğan Çınar da aynı görüştedir. Kaldı ki Erdoğan Çınar’ın en baş savunucusu da moderatör olursa iyi bir şey olmaz ama yine de itiraz etmeyiz. Biz doğrunun yolundayız |
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Ünsal Öztürk For This Useful Post: |
|
|
#2 |
|
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 30
Üye No: 14
Mesajlar: 9.101
Thanks: 7482
Thanked 12214 Times in 5715 Posts REP Gücü : 10
REP Puanı : 1264
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
konu bu baslıkta tartısılmaktadır, yorumları okumak veya yorum yazmak isteyen canlar ilgili linkten takip edebilir
Hakk'ı görmek diler isen
Suret-i insana bak Arayıp gezme bu halkı Cismin içre câna bak. Noksani Baba |
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| aleviler, bilge, çinar, erdoğan, kağani, kül, tigin, türk |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||