Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > ALEVİLİK GENEL > Alevilik Tarihi

Alevilik Tarihi Alevilik Tarihine dair paylaşımların yapılacağı alan.

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 03-21-2010, 07:44   #11
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Yeniçeri Gulbankleri

Yeniçeriler sefere çıkmadan mutlaka pir evi hacıbektaşa giderek destur alır cem yaparlardı...

Hz. Muhammed hz. Ali ve Ehlibeyt yad edilir... Erenler alperenler anılır... Dualar aldıktan sonra sefere çıkarlardı… akıncı beyleride zaman zaman zaman destur almaya gelir uç akıncılar ise görevli dede baba halife babalarla beraber kandaş olur akınlar yapardı (battal gazi,Hüseyin gazi,malkoç oğlu,sarısaltuk,bunlardan bililen akıncı dede-babalarıdır. Hu)


Mü'miniz kalu-beli'den beri...
hakkın birliğine eyledik ikrar...

bu yolda vermişiz seri...
nebimiz vardır ahmed-i muhtar...

la yezal mestaneleriz...
nur-ı ilahide pervaneleriz..

sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile...
on iki imam pir-i tarikat cümlesine dedik beli...

üçler, beşler, yediler...
nur-ı nebi kerem-i ali,

pirimiz üstadımız hünkar hacı bektaş veli...
demine devranına hu diyelim hu!'




Allah Allah celilü'l- cebbâr,muinü's-settâr,hâliku'l-leyli ve'n-nehâr,lâyezâl,

zü'l-celâl,birdir allah!

Ânın birliğine,
resûl-ü enbiyâ peygamberimiz cenâb-ıahmed-i mahmûd-u muhammed Mustafa
Âli evlâd-ı resûl-i müctebâ imdâd-ı
ruhâniyetine...

piran mürşidin,
âşıkin, vâsilin hamele-i kur'ân,

güzeştegân, ehl-i imân ervâhına,
avn-ü inâyetine!halifetü'l-islâm es sultân ibni's-sultânbil-

cümle islâmın necât ve seâdet ve selâmetine

pirler, erenler, üçler, yediler, kırklar,
göçenler,demine devrânına hû diyelim




Bir yeniceri gülbengi

Allah Allah İllallah, baş üryan, göğüs kalkan, dide al kan, sine püryan Bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran ,kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan kulluğumuz, padişaha ayan, sayılmayız parmakla ,tükenmeyiz kırmakla



Üçler, Beşler, Yediler, Kırklar

Nur-u Nebi, kerem-i Ali, Keramatı Vela

Pirimiz, hünkarımız, Üstadımız Kutb-Arifîn

Hacı Bektaş-ı Veli

Dem-ü, devranına hü diyelim

Hüüüüüüü




Vur pençe-i Ali'deki şimşîr aşkına
Gülbankı asumanı tutan pir aşkına

Ey leşker-i müfettihül-evvab, vur bugün
Feth-i mübıni zamin o teşhir aşkına

Vur! Ruh-i pürfütuh-i Muhammedle yekzeban
Fecr-i hücum içindeki tekbir aşkına

Vur! Deyr-i küfrün üstüne rekz-i hilal için,
Gelmiş o şehsüvar-ı cihangir aşkına

Düşsün çelengi Rumun eğilsin ser-i Firenk,
Vur! Türk'ü gönderen Yedd-i takdir aşkına


Yahya Kemal Bayatlı

Olup yeniceri çektim cefayı
Piyade eyledim nice gazayı

Muhammed alidir yolum
Pirim hacı pektaş velidir

Elimde zulfikar hureğimde haydar
Yarap bu gazayı bana mübarek

Evliya hikmetine hayır eğle
Hu…..


Yeniçerilerin kendilerine özgü ayrı kahvehaneleri bulunurdu. Burada bir Bektaşi Babası dönemi... Yeniçeri şairlerinden Teslim Abdal'a ait bir nefes şöyledir:

arzulamış gelir koca Bağdad'ı
Şah Süleyman başı telli geliyor
Yardımcısı ola oniki imam
Önü sıra Serdar Ali geliyor

Yüz bini birden der: "Allah'ım Allah
Yüz bini der: "La ilahe İllallah"
Yüz bin katarı var, yüzbin de sipah
Yüz bini de darplı sallı geliyor

Mü'minler "Hu" çeker münafık erir
Mü'minin muradın ol Hüda verir
Yüz bin de zırh giymiş sipahi gelir
Yüz bini de bahar ballı geliyor

Teslim Abdal der ki hey canlar canı
Bunca Süleymanlar dünyada hanı
Yüz bin nutku vardır yüz bin de canı
Yüz bin de kolu kolçaklı geliyor."



Viyana'ya, Arap Yarımadası'ndan Bağdat ve Hicaz'a ve oradan Cezayir, Mısır ve İran'a kadar fetihten fetihe, zaferden zafere koşmuşlardır.
Yahya Kemal, Bektaşi Yeniçeri'deki fetih coşkusunu şu mısralarla dile getirir:


Vur, Pençe-i Ali'deki şimşir aşkına
Gülbank-i Asumanı tutan, pir aşkına,
Son savletinle vur ki, açılsın bu surlar,
Fecri hücum içinde ki, tekbir aşkına!."

Ol zamanda şah idi Sultan Murad
Mülk-i Rûm'da idar idi adli âd
Edrene'i (Edirne'yi) itmiş idi tahtgâh
Bursa'ya da gelûr idi gâh gâh

Dileğince devrederdi mâh-ü sâl
Devlet-i şemsi bulurdu hoş kemâl
Hacı Bektaş'a muhib oldu emir
Kim bilûr, ceddine virdiydi serir

Şah Otman geydi Bektaş kisvetin
Şem'i andan yakup aldı himmetin
Kasdederdi hazretine varaydı
İşiğin öpüp yüzini süreydi


(Noyan, 1986: 449)



Nice bir yatursun gafletten uyan
Bu işlere agah ol Padişahım!
Birkaç rical ile Valide Sultan
Mu'indir kafire bil Padişahım

Hiç haberin var mı Mısır halinden
İçinde kalmadı kızdan gelinden
Alalım Mısır'ı kafir elinden
Dini bütün vezir Sal Padişahım

Ne yazıklar oldu Mısır şehrine
Kilise yapıldı mescid yerine
İmdad gönder din İslam'ın carına
Koyma hayfımızı al Padişahım

...
Hacı Bektaş ocakları uyansun
Yürüsün dalkılıç küffara dalsun
Ol Nil-i Mübarek kana boyansun
Kafire bir kılıç çal Padişahım"


Hazır ol vaktine Nemçe kralı
Yer götürmez asker ile geliyor
Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
Bir halife kalmış o da geliyor

Yetmiş bin var siyah postal giyecek
Seksen bin var Allah Allah diyecek
Doksan bin var tatlı cana kıyacak
Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor

Gelen Ahmed Paşam kendidir kendi
Altmış bin dalkılıç kusuru cündi
Kaçma kafir kaçma, ölümün şimdi
Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor
...
Karacaoğlan der ki: burda durulmaz
Güleryüze, tatlı cana doyulmaz
Gökteki yıldızdan çoktur, sayılmaz
Yedi iklim, dört köşeden geliyoriii


KAYNAKÇA
Ahmet Cevdet Paşa, Tarih-i Cevdet VI, Üçdal Yayınları, İstanbul 1993.
ÂŞIK PAŞAOĞLU TARİHİ, (Atsız Neşri), Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara 1992.
BIRGE, John Kingsley, Bektaşilik Tarihi, Ant Yayınları, İstanbul 1991.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Hattı Hümayun Tasnifi (HH), nr.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Hariciye Nezareti Mektubî Kalemi, (HR.MKT.)
GÖLPINARLI, Abdülbaki, Alevi Bektaşi-Nefesleri Bedri Noyan, Bütün Yönleriyle Bektaşilik ve Alevilik, Ankara, 1999, Ardıç
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 03-21-2010, 07:48   #12
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Alevi İnancında kadın Erekek eşitliği

Kadın ve erkek karışık ibadet etme, semah dönme, Hemen hemen Bütün Türk devletlerinde vardır.. Aleviler, şölen, toplantı ve eğlencelerde içki içiyorlarsa da, (Erenler cemi hariç), Görgü cemlerinde yani ibadet sırasında asla içki içmezler, içkili ise Cem'e girmezler, girerse suçlu olurlar, Ceme tertemiz, güzel kokular sürünerek, güzel giysiler giyinerek sade bir biçimde gelirler.

Aleviler her türlü etkinliğinde, kadın-erkek ayrımı yapmazlar.. kadın ve erkeğin eşitliği heryerdedir.




Örneğin, Tümur saltanatında ULUĞ BEY'in düğününde, böyle bir ziyafet tertiplenmiş, kadınlarında katıldığı bu toy'da ( Düğün) bol miktarda içki içilmiş, ve çalgılar çalınmış, oyunlar oynanamıştır...

OSMANLI SARAYINDA DA, Böyle şölenler tertiplenirdi. LÜTFİ PAŞA TARİHİ ADLI ESERDE, OTMAN GAZİ ( OSMAN) 'nin beyliğini kurduktan sonra Yapılan şölen şöyle anlatılır:

"... Oğuz resmince, üç kere yükünüp baş koydılar. Andan, dürlü ballardan ve KIMIZLARDAN getürüp, OTMAN ( OSMAN) GAZİYE) sağrak sundular.."

II. Murad devri tarihçilerinden, Yazıcıoğlu Ali Efendi, kadınlı-erkekli yenilip içilen şölenleri şöyle anlatır:

işbu tertib üzre oturmak gerek
Önlerinde müçeler durmak gerek
KIMIZ-U komran da bu tertip ile
Ağa ile ini arasında içile


İBN-İ BATUTA, Kırım Sarayında, beyler ve hatunlar tarafından karşılanıp ağırlanmıştır. En çok at etinden yapılmış yemekler, KIMIZ VE BOZA ikram ediliyordu. Yemekten sonra, güzel sesli hafızlar KUR'AN okuyor, bir hatip hutbe veriyordu.

Kaynak:

1- Mehmet ERÖZ, Türkiye'de Alevilik- bektaşilik, s. 309

2- Seyahat-name-i İbn Batuta, Çev: M. Şerif tercümesi, III. cilt, s. 205

3- Mehmet YAMAN, Alevilik ( İnanç- Edeb- Erkan)
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 03-21-2010, 07:49   #13
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Lahçiler Orta Asyada Alevilik

" Orozo tutup, namaz okugan tozor
Dudar çertip, sama tepken ozor"


Oruç tutup, namaz kılan yok olur,
Saz çalıp, zikir eden ileri gider




Yukradaki orjinal dize, Orta asya Ahmet Yesevi'nin müritleri olan Yesevilere, yada "Lahçilere= Alllahçılara" aittir.

Ortaasya da yaşayan Lahçiler, Kırgızistan, özbekistan, Kzakistan, Tacikistan, Doğu Türkistan ve kaşgarlarda dahi yaşamaktadırlar


Yüzyıllardır var olan lahçiler'in ibadetleri ve inançları incelendiğin de pekde Anadoludaki Alevilerden farklı olmadıkları görülmekte, Gece gizlice çerag uyandırıp, kopuz eşliğinde yukardaki beyitleri söyleyip semah dönüyorlar, Kırklara inanıyor, cem yapıyorlar...

Dahası orlardaki sünniler bizleri nasıl suçluyorsa ordakileri aynı şekilde suçluyor iftira tıyorlar, onlarda mum sündü iftiraları siyasi baskılar ve kafirlik suçlamları yöneltiliyor...

Bu konuyla ilgili , Bilimsel bir araştırma olan bir kitabı size tanıtmak isterim.. Kitap Bir süre Kazakistan'da bulunmuş oralardaki Alevilik ve Anadolu Aleviliği üzerine birçok araştırma yapmış aynı zamanda Kazakistan Ahmet Yesevi Üniv. Öğretim üyeliği de yapmış, Seyid Bir Bilim adamımızın ALLAHÇILAR= ORTA ASYA'DA YESEVİLİK KIZILBAŞ TÜRKLER, LAHÇİLER, isimli kitabı gerçekten okunmaya değer....



KAYNAK:

1- ALİ YAMAN, ALLAHÇILAR= ORTA ASYA'DA YESEVİLİK KIZILBAŞ TÜRKLER, LAHÇİLER
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 03-21-2010, 07:49   #14
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Dersim Aleviliği

Bilindiği dersim Alevi Ocaklarının en büyüğü Baba Mansur'dur.. baba mansur Ahmet yesevi ocağı ile alakalıdır..

Baba mansur'un Horasan Diyarından gelmeden buradaki adı Mansur Ata'dır. mansur Ata ise bilindiği üzere, Hoca Ahmet yesevi'nin Piri Arslan baba 'nın oğlu ve Aynı zamanda Ahmet yesevi halifelerindendir...

Baba Mansur'a ait bir Türbe bulunmamasına rağmen, Yanlız baba Mansur'a ait menkıbenişn geçtiği Duvarın bulunduğu yer bugün ziyaretgah olarak Tunceli ( dersim) Mazgirt'te, Darıkent ( Muhundi) Bucağında bulunmaktadır.

Bu Ocak ddeleri darıkent ve yakınlarındaki köylerde yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte Erzincan, Sivas, Elazığ, Erzurum ve malatya bölgelerinde de bulunmaktadır.


Bir dileğim vardır ulu kişiye
Baba Mansur gibi pirim var
O bizi kimseye muhtaç eylemez
Baba Mansur gibi pirim var

Kim ki Baba Mansur’un eteğinden tuttu
Dünya ahiret murada etti Baba Mansur
Dıvar yürüttü imam Hasan ağu içti
Baba Mansur gibi pirim var

Bir dıvar yürüttü moğındıda
Himmet almıştı cedım Baba Mansurda
Onların mekanı var yedi kat arşta
Baba Mansur gibi pirim var

Baba Mansur hakkın sırrını gördü
Münafık Baba Mansurda sual sordu
Sırrını vermedi serini verdi
Baba Mansur gibi pirim var

Baba Mansur aynım hak dedi dönmedi darında
Özün berdar eyledi geçti serinda
Himmet almıştı pirim imam hüseyinde
Baba Mansur gibi pirim var

Baba Mansur evrası oniki imam nuri
Müminlere yol olmuş Mansurun darı
Moğındıda yürüttü cansız dıvarı
Baba Mansur gibi pirim var

Baba Mansur evrası oniki imamda
Süzüldü münafıkın bağrı ezildi
Nesimi yüzüldü Baba Mansur asıldı
Baba Mansur gibi pirim var

Pir Sultanım pes oldu sırlar
Bizi da neyleyen münafık körler
Pınanan çekildi gerçek erenler
Baba Mansur gibi pirim var
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 03-21-2010, 07:51   #15
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart

Şimdi Osmanlı Sultanlarından Sultan Abdulaziz tarafından kaleme alınan Kerbela’ya Ağıt'ını sunalım,

Sultan Abdulaziz Bektaşi tarikatına mensup idi ve Ayini cemlere katılırdı :



KERBELA’YA AĞIT

Kudretil Ayini Resuli şahı servere
Katil kastiyle cem oldular bir yere
Nasılda layık gördüler cismi paki hançere
Ümmet olmak böylemidir Hz. Peygambere
Hem ciğeri pareyi Fatıma, nuri çeşmi haydare

Biat vacip iken iman etmedi ol layın
Kurdular dini fesadı oldular dini hayın
Hüseyne kast fitneyi hayasız bi’ din
Ümmet olmak böylemidir Hz. Peygambere
Hem ciğeri pareyi Fatıma, nuri çeşmi haydare

İncittiler evladı resulu hakkında kulu
Vermediler Kerbela’da mazluma bir kadre su
Ey hayasız zalim, senin yüzüne pu
Ümmet olmak böylemidir Hz. Peygambere
Hem ciğeri pareyi Fatıma, nuri çeşmi haydare

Hüseyn’in katlinin hiç kalırmı yanına
Şimir melun hançer çaldı ol şahın gerdanına
Ey münafık nasıl girdin şah Hüseyin kanına
Ümmet olmak böylemidir Hz. Peygambere
Hem ciğeri pareyi Fatıma, nuri çeşmi haydare

Kuranı din İslamı meta gibi sattılar
Ehlibeyt’i üryan büryan Şam’a esir ettiler
İnsanığa reva olmaz böyle bir iş tuttular
Ümmet olmak böylemidir Hz. Peygambere
Hem ciğeri pareyi Fatıma, nuri çeşmi haydare

Ey müslümanlar dinlediniz feryat figan ettiniz
Dini İslam olmuşuz resula iman ettiniz
Ya buna nasıl dayansın Sultan Halife Abdul Aziz
Ümmet olmak böylemidir Hz. Peygambere
Hem ciğeri pareyi Fatıma, nuri çeşmi haydare




“Âb–ı rûy–ı Habîb–i Ekrem için
Kerbelâ"da revan olan dem için
Bakma ya Rab bizim günâhımıza
Nazar et, can u dilden âhımıza.”


Murad Hüdavendigâr (Osmanlı Sultanı I Murad )
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-06-2010, 09:10   #16
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart 3. Murad ve Hac

Osmanlı Sultanları, Bektaşi tarikatına bağlı idi. ve Ayini Cemlere katılırlardı. Şimdi Osmanlı Sultanlarından padişah 3. Murad'ın Hac ile ilgili bir Deyişini ve serhini ele alalım:

Ey Halilüm Kabe kasdın eyleyip çekme elem
Gel tavâf eyle beni kim Kâbe-i ulya menem


Ey dostum, Kâbe'yi tavaf arzusuyla elem çekme,
gel beni tavaf et, zira yüksek Kâbe benim


Sultan 3. Murad


Alevi-Bektaşi İslam anlayısında hac İnsan-ı kamil'in gönlüne yapılırdı. ve Gönülleri tavaf etme Beytullah'ı -Allah'ın evi- tavaf etme kabul edilirdi..

Bunun başlıca nedeni ise, Allah'ın evi'nin mekke'deki kabe değil Gönüller olduğu kabulüdür. Bundan dolayıdır ki hiçbir Alevi-bektaşi ulusu ve osmanlı padişahlarından hiçbiri mekke yollarına düşüp kabe'yi tavaf etmiş değildir..

Yukardaki sunulan örnek dışında Birçok tasavvuf ehlinin Hav farzını mekke ziyareti olarak değil İnsan'ı kamil'in gönlünün ziyareti , sözünün nasihatının sohbetinin dinlenmesi olduğunu kabul ettiğini görmekteyiz..


Kaynak:

Sultan III Murad, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları 873, birinci baskı 1988, Yazan H. Ahmed KIRKKILIÇ, SAYFA 35
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-06-2010, 09:35   #17
Dede-baba
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1309
Mesajlar: 484
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 52
Thanked 64 Times in 55 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : -11
REP Seviyesi : Dede-baba can only hope to improve
İletişim
Standart Nakibül Eşraflık

Alinti:
Dede-baba Nickli Üyeden Alinti Mesaji göster
HAKULLAH:

Allah için verilen yardım demektir.... Kaynağını Kur'an'ın Enfal suresinin 41.ayetinden alır...

Doğru ile yanlışın ayrıldığı gün,
O iki topluluğun karşılaştığı gün,

Kulumuza indirmiş olduğumuza inanın
Ganimet, kazanç olarak elde ettiklerinizin

Beşte biri Allah'ın, Resul'un ve Ehl-i beyt'inindir.
Hem yetimlerin, yolsulların, yolda kalmışlarındır.

Resul'a indirdiklerimize İnciniyorsanız,
Tanrı herşeye kadirdir, bilmelisiniz.

(ENFAL SURESİ-41)


Ocağa bağlı talipler Her sene gelen Dede-baba'larına o yılki gelirlerinin masraf dışında kalan kazançlarının 1/5 'ni verirlerdi...dede'lerce toplanan bu Çıralık /Hakullahlar'ın bir kısmı, ....(Sadece geçimliklerini sağlayacak) kadar Peygamber soyundan gelenlere verilir. Diğer yarısı ise Dergah'a yada Dede-baba evine sığınan muhtaç olanlara, yoksullara, yetimlere, esirlere ve yolda kalmış garip kimselere verilirdi...

Osmanlı İmparatorluğu Enfal suresi 41.ayeti uyarınca Hacı Bektaş Veli Dergahına yardım etmiştir. Bu yardımın adı '"Gaziler Hakka'"dır. Bu yardıma özgü olmak üzere 28 Haziran 1363 tarihinde, Sultan Murad Hüdaverdigar zamanında (Penç a yek) beşte bir adıyla bir Ferman çıkarılır.

Çıkartılan bu yasa ile 1826 tarihine kadar -zaman zaman aksamasına rağmen, Osmanlı hazinesi tarafından bu yardım devam etmiştir...Toplanan gelirler, gelir defterine kayıt edilirdi....

Allah Eyvallah...


NAKİBÜL EŞRAFLIK

Başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok devlette kurulmuş bir kurumdur.


Hz. Peygamber (A.S.)’in soyundan gelen seyyid ve şeriflerin şeceresini tutmak, sahte seyyid ve şerifleri hakikilerinden ayırmak, seyyid ve şeriflerin hizmetlerinden sorumlu olmak üzere kurulmuştu.


Abbasiler zamanında seyyid ve şeriflerin dereceleri protokolde halifeden sonra gelmekteydi. Abbasiler’de “Ensab Nakipleri” denilen memurlar, Hz. Ali (R.A.)’nin soyu ile Abbasi sülalesinin ayrı ayrı defterlerini tutarlardı.

Harun Reşid ve oğlu Memun devrinde seyyid ve şerifler yeşil cübbe giyip, yeşil sarık takarlardı. Yeşil cübbe sonradan terk edilmiş olmakla birlikte, yeşil sarık Memluklar ve Osmanlılar devrinde de devam etmiştir.


Sadât’tan sayılan seyyid ve şeriflere genel bir tabir olarak “emir” denilmiş, başlarındaki sarığa da “emir sarığı” adı verilmiştir. Sadât’tan olan hanımlar da başlarına yeşil alamet takarlardı.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren seyyid ve şeriflere özel bir hürmet ve riayet gösterilmiştir.

Bunun bir sonucu olarak vergiden muaf tutulmuşlar, şecerelerini ve bu muafiyetlerini belgelemek üzere berat verilmiştir. Bu konuyla ilgili padişah fermanları arşivlerde halen mevcuttur... Osmanlı'da Bu sebeble Alevi-bektaşi dergahlarına da tardımlarda bulunulmuştur. Bununla ilgili fermanlar mevcuttur


Osmanlılar’daki seyyid ve şeriflerle ilgili vazifeleri yürüten müessesenin adı Sadât Nikabeti’dir. Nakib, seçkin bir cemaatin başı demektir.

Osmanlılarda bu müessese 1400 Mayısında Sultan Yıldırım Bayezid zamanında kurulmuştu.

Fatih Sultan Mehmet döneminde bir ara Sâdat Nikabeti kaldırılmış, fakat sonraları seyyidlik iddiasında bulunan bazı şahıslar ortaya çıkmaya başlayınca yine Fatih devrinde yeniden kurulmuştur.


Sultan II. Bayezid döneminde Sâdat Nikabeti’nin adı Nakibü’l-Eşraflık olarak değiştirilmiştir. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasına kadar da bu isimle devam etmiştir.

Nakibü’l-Eşraf seyyidlerden, yani Hz. Hüseyin (R.A.) soyundan seçilir ve ulema sınıfından sayılırdı. Bu makama gelenler değiştirilmezler, senelerce bu makamda kalırlardı. Ancakzaruri hallerde değişiklik olurdu.


Nakibü’l-Eşraflık yapan birçok zat, bu görevinin yanı sıra şeyhülislamlık ve kazaskerlik gibi görevlere de gelmişlerdir.

Osmanlı Devleti’nde Nakibü’l-Eşraf, padişahtan sonra en yüksek kademeli kişiydi. Padişahların tahta geçme merasimlerinde padişaha ilk biat eden Nakibü’l-Eşraf olurdu ve cülus duasını o yapardı. Bayram tebriklerinde de ilk tebrik ve bayram duası Nakibü’l-Eşraf tarafından yapılır, sonra diğer erkân tebrik ederdi. Her iki merasimde de padişahlar Nakibü’l-Eşrafa hürmeten ayağa kalkarlardı. Padişahların kılınç kuşanma merasimlerinde de bazen bu zatlar kuşandırmışlardır.


Nakibü’l Eşraf olan zatların yardım ve hizmet eden adamları ve her şehirde de Nakibü’l-Eşraf Kaymakamı denilen yardımcıları vardı.

Kaynak:

1- Rüya KILIÇ , Osmanlı'da Seyidler ve şerifler
Dede-baba isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 04-06-2010, 16:58   #18
İşcanbaba
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
İşcanbaba - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Yas: 49
Üye No: 134
Mesajlar: 6.064
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 12592
Thanked 8566 Times in 4033 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 50
REP Puanı : 1253
REP Seviyesi : İşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud ofİşcanbaba has much to be proud of
İletişim
Standart

Dede-Baba,
Bari şu yazına garışmayım dedim amma,
Yalan ,yanlışı görünce duramadım
Yazın bir Osmalı övgüsüne dönüşmüş, Önüne geleni burya atma, Meger ne iyiymiş bu osmanlı yawvf

1-2.Byazit, Alevi değildir, Sünnidir,
2-Nur ali, Yan, Tekeli Ayaklanması onun zamanında olmuştur, ve alevilerin katillerinden birisi de odur,
3-Yavuz- İslmail bir birlerini tanımazlar, ortak kişiyede aşık olmamıştır,
4- Yavuz Babasını İstanbulda Zehirlemedi, Onu iktidardan düşüdü, Arnavutluğa gönderirken, yada başka bir yere giderken yolda zehirletti,
5-Anadolu aleviler, Şah İsmaili daha önceden desdeklemişlrdir, ve Savafi devleti çok önce kurulmuştu,
6-Balım Sultan'ı 2. Beyazit falan atamadı,
7- Çaldıran savaşında, İki ordu da , Allah, Muhammed -ali diye savaşmadı, Zaten Yavuz Sünni olarak orya geldi,
8-Yavuz savaşa giderken, yol üstünde ki, Alevileri katletti,
9-Doğru Birlis'de, Alevi katletti, Bunlar Kürttü oda doğru,
10-Çaldıran Savaşı olduğunda Balım Sultan Hakk'a yürümüştü, Yavuz'un ona bağlılık bildirmesi diye bir şey mümkün değil,
11- Şeyh Edebali, Osman/Otman/Atman'ın kayınpederi falan değildir,
12- Onun öyle bir sözü vve söylemi yoktur.Uydumadır.
13-Yeniceri ocağıda bir siyasal iz düşümüdür, Devşirme Hıristiyan cocukları, Sünnilere verilir onların yanında türkceyi ve islamı öğrenir sonra da, Orduya katılırlardı,
14- Evet ,Osmanlıya, alevi/Batın dervişlerin katkısı olmuştur,
Bu Araştırılmaya değer bir olgudur, o dönemin şartları içinde incelemek gerek,
Niyesi Nedeni,

Alıntı yapıp, sunduğun bilgiler, bir Türkcülük kokuyor,

Osmanlı ne iyi diyesi geiyor insanın,
Oysa öyle olmadığı biliniyor,

NOY; Bak nu Yazında, Hasan Sabbah'ın MUSAHİpLİK söylemini yazmamışsın,
Kutlarım.


2 Temmz Sivas yangını günümüzün KERBELA sıdır, Bu günde de yanar yüreğim, gülesim gelmez, içesim gelmez, matemdir her anım. Matemdir.

Dinimiz sevgi
Kabemiz insan

Iscanim ne oldum deme
Siirin hakkini yeme
Kafiye yok gitmis güme
Kim neyi bilir bilinmez
İşcanbaba isimli Üye suanda  online konumundadir   Alinti ile Cevapla
Alt 05-24-2010, 19:08   #19
murat11
Kontrollü Üye
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2864
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : murat11 is on a distinguished road
İletişim
Exclamation beauty

Yönetim Tarafından Silinmiştir
murat11 isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 13:20.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts