Genç Aleviler  

ANASAYFA Bugünkü Mesajlar Sohbet & SohbetRadyo
Go Back   Genç Aleviler > Yazarlarımız > Rıza Aydın

Rıza Aydın Yazarımız Rıza Aydın'a ait makalelerin paylaşıldıgı, soru ve görüşlerin paylaşıldıgı bölüm

Reklam Alanı
Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 11-18-2010, 22:12   #1
Derman
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Derman - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi : Derman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud of
İletişim
Standart Yakup Abdal Ocağındanmışız

YAKUP ABDAL OCAĞINDANMIŞIZ

Babama “ biz ocak zade isek peki hangi ocaktanız” diye sordum, “Yağup Abdal – Yakup Abdal ocağındanız” dedi.[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] “Peki şimdi biz Arap mıyız, imamlar sülalesinden miyiz” dedim; “Hayır” dedi “ dedeler Hacıbektaş’in el verip (yetiştirip), bu yolun hizmetlerini yürütmede taliplere rehber olması için gönderdiği kişilerdir, dede rehberdir, Pir yada Mürşit) değildir; Pirler, Mürşitler evladı Resul dandır, onların imamlara bağlanan secereleri vardır. Dedeler Hacıbektaş’ın yanında yetişip, onun verdiği höççetle bir yörede görev yapan alevi rehberleridir”dedi. Sonra biraz düşünüp ekledi: “O Hacıbektaş’ı tanımayan, ona bağlanmayı reddeden bazı dedelerde – özellikle Kürtler içinde var bu- kendilerinin de imamlar soyundan geldiğini, Hacıbektaş’ın büyük kardeşi olduklarını falan iddia ederler ama bu hiç kabul görmez. Doğrusuda Pirler ( Mürşitler) imamlara dayanırlar, dedeler yerli, bu toprakta yetişmiş, Hacıbektaş dergahında, yada başka bir dergahta yetişmiş, hizmet görmüş, ondan el alıp, bir yörede görevlendirilmiş rehberlerdir”[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...].
Babamın bu yaklaşımı beni bir hayli rahatlattı. Ali’de Muhammet’te Arap tırlar, Anadolu’daki hizmet götüren bunca dedenin bu soydan gelmesi mümkün görünmüyordu bana.
Zaten Alevi önderlerinin kendilerini İmamlara dayandırmak zorunda kalması, Ebe Müslüm’ün bir halk ayaklanmasıyla Emevi iktidarını yıkıp yerine Muhammet soyundandır diye Abbas oğullarını iktidara getirdiğinde, Abbas oğullarının bir hileyle Eba Müslümü saraya davet edip, orada Eba Müslümü öldürmeleriyle, başlayan “biz hatayı nerede yaptık” tartışmasının bir sonucudur. Bu olaydan sonra Aleviler biz hatayı nerede yaptık diye bir değerlendirme yapıp, bu hatalarını şöyle tespit etmişler: Biz Emevileri yıkmakta iyi ettik ama, yerine Muhammedin babadan akrabalarından Abbas oğullarını getirdik, onlarda bize ihanet ettiler; Biz imamlar soyundan, Fatime ile Aliden türeyen İmamlar soyundan birini baş etmeliydik” sonucuna varmışlar. Bu tarihten sonra Alevi önderleri büyük zorlamalarla kendilerinin de imamlar soyundan geldiğini ispat etmeye çalışmışlardır.
Aslında belimden inen (soyumdan gelen) değil izimden ( yolumdan) gelen bendendir, yol uludur dense de böyle bir zorlama hep olmuş[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]. Bu konuyu bugün anlaşıp bir tatlıya bağlamak gerekir.

Bizim hangi ocaktan olduğumuz sorusuna tekrar dönersek: baba tarafımız Yakup Abdala, ana tarafımızda, Mazlum Abdala dayanıyormuş. Bizim ailede ana hukuku geçerlidir bende bu çevrede büyüdüm; kendimi bu tarafa daha yakın hissederim. Yakup Abdal kimdir nerelerde yaşamıştır bilmiyorum. Babaannem ( ebem- Anşa karı) bizim Aydın’dan kaçıp buralara geldiğimizi, Aydında bizimkiler yakaladıklarında boğazlarından kurşun akıtıp, çeşitli işkencelerle öldürürlermiş, ondan dolayı oradan kaçıp buraya gelmişler. Geldiklerinde göçebelermiş, çadırlarda yaşarlarmış; koyun sürülüleri, develeri vardı- varmış. Önceleri kendilerine Aydın oğulları, Aydınlar denirmiş soy adı kanunu çıkınca, bu yüzden bu adı almışız, Aydın soyadı buradan gelir” derdi. Soyun buraya gelişini, herkes böyle bilir böyle anlatır.

Benim bildiğim kadarıyla, Bektaşilikte kadınlar öncü olmuş, iyi şeylerin doğmasına, iyilikle bitecek gelişmelerin başlamasına vesile olmuş bunun haberini ilk onlar vermişlerdir.
Yukarda söylediğim gibi, Muhammet soyunu kadın tarafından yürütülür. Hacıbektaş Urum Diyarına bir güvercin donunda geldiğinde, Urum Abdalları oturmuş bir yerde cem ederlermiş, içlerindeki bir kadın “Üzerinizden bir er geçti” demiş, Hacıbektaş’ın geldiğini önce o hissedip o haber vermiş. Bu açıdan Yunus Emre’nin öyküsü de anılacak ilginç motifler taşır. İlhan Başgöz’ün eline diline sağlık, o da bunu güzel anlatır. Bir kıtlık donemin de anası Yunusa “Hacıbektaş rızk dağıtıyormuş git sende al” diye Yunusu, Hacıbektaşa gönderir. Yunus Hacıbektaş’ın “ buğday mı istersin himmet mi ?” diye sorduğunda “buğday” deyip buğdayını alıp köye gelir. Köyde anasına durumu anlatınca, anası “oğlum biz buğdayı nasıl olsa bulurduk, keşke himmet deseydin, bu buğdayı götür yeniden himmetini iste” diye Yunusu tekrar Hacıbektaş’a yollar. Bu defa geldiğinde Hacıbektaş Yunusa “sen almayınca biz o himmeti Tabduk Emre’nin emrine verdik, onun kapısına git, kısmetin orada” diye Yunusu Tabduğa gönderir. Eğer Yunus kadının sözünü dinlemese bu yola hiç giremeyecek, Yunus’ta “Bizim Yunus” olamayacaktı. Birileri kadın şeytandır onun sözünden gitme dese de Anadolu evliyaları kadınların gösterdiği yoldan giderek menzile erişmişlerdir. Anadolu Aleviliğinde her güzel şeye açılan kapılar kadınlarla açılır, her güzel yola kadınlarla başlanır.
Biz sözü yine Yunusa getirip konuyu şöyle sürdürelim. Gelenek gereği Yunus Taptuğun dergahında yetişip, “çiğ iken biştikten” sonra “Taptuğun manasını” Anadolu’ya (Urum diyarına) saçmak için, tekkeden ayrıl, kırk yıl Urum ilinde dolaştıktan sonra tekrar tekkeye döner. Döndüğünde, Taptuk çok yaşlanmış, gözleri görmez olmuştur. Yunus ana bacıdan pirini sorup sıval ettikten sonra, gönülden merak ettiği şeyi öğrenmek için “ acep beni gönlünden silmişmidir, acep beni hatırlar mı” der. Ana bacıda “bunu bilemem istersen deneyelim” der, “Taptuk sabah şafak atmadan kalkıp dışarı çıkar, sen önüne yat, o sana asasıyla dokununca bana ‘hatun burada kim var’ diye sorar bende Yunus derim eğer “hangi Yunus” derse bil ki seni unutmuş eğer ‘bizim Yunus mu’ derse bil ki seni unutmamış”. Anabacının dediği gibi yaparlar, Yunus, Taptuğun geçeceği yola yatar, Taptuk giderken ona dokunup “ hatun burada kim var” diye sorar oda “Yunus” der, Taptuk birden durup Anabacıya “bizim Yunus mu” diye seslenir. Artı Yunus her muradına ermiştir.
Dikkat edilirse bütün bunlarda etkin olan kadındır. Urum Abdalları, Anadolu Alevileri kadını küçük gören, onu şeytandır diye küçümseyen kültürlerin, düşüncelerin aksine onu da -onların küçümsediği bir çok şeyi de “Keşiş gurban eyledi yedi oğlunun başını / keşişler kurban eyledi kafirler kan eyledi.... diye küçük görülen halkları da - yüceltmişlerdir.
Ana tarafım ocak zadeliğinden çok baba tarafının ocak zadeliğini önemseyince, içimden bunları da yazmak geldi.
Saygılarımla
A.Rıza Aydın
29 temmuz 2003 Kaymak Köyü.


[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] . Yakup Abdal’ın türbesi (mezarı) Ankara’nın Elmadağ ilçesine bağlı kendi adıyla anılan Yakup Abdal köyündeymiş; ancak Yağup Abdal köyü de şimdilerde Sünni’ymiş.

[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Konuyla ilgili Hacıbektaş Vilayetname’sine bakıla bilinir; orada Hacıbektaş’ın kimleri nerelere nasıl görevlendirdiği anlatılır.

[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Atilla Özkırımlı’nın kitabında bu konuyla ilgili bir kaynak görmüştüm. Burada böyle anlatılan bu konu tarihi belgelerde de incelene bilinir.
Derman isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Derman For This Useful Post:
esonto58 (11-18-2010), İşcanbaba (11-18-2010)

Alt 11-18-2010, 22:16   #2
Derman
Can
Bizden Biri
Kullanıcı Profili
 
Derman - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Bulunduğu yer: Ankara
Üye No: 73
Mesajlar: 4.377
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 3476
Thanked 7384 Times in 2954 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 43
REP Puanı : 1278
REP Seviyesi : Derman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud ofDerman has much to be proud of
İletişim
Standart

bugün yıllardır adını bildiğim çokta uzağında oturmadığım ama ne olduğunu bilmediğim yakup abdal köyüne gittim.kim bu yakup abdal böyle büyük bir sünni köyü içinde olduğuna göre sünnidir vs. gibi düşüncelere dalmışken ve internette biraz araştırma yapmaya başlamışken çok detaylıda olmasa sevgili Rıza Aydın'ın bu yazısını buldum paylaşmak istedim.
elimizde var olan ama bilmediğimiz başkalarına teslim ettiğimiz böyle değerlere sahip çıkmak zorundayız sanırım
Derman isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following User Says Thank You to Derman For This Useful Post:
esonto58 (11-18-2010)
Alt 11-19-2010, 13:48   #3
Hamza Aksüt
GENÇALEVİLER YAZARI
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 834
Mesajlar: 937
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 2518
Thanked 3344 Times in 903 Posts
Rep Bilgisi
REP Gücü : 6
REP Puanı : 102
REP Seviyesi : Hamza Aksüt will become famous soon enoughHamza Aksüt will become famous soon enough
İletişim
Standart

Değerli canlar
Ocak, bir tekke ya da dergah değildir. Ocak, bir dede/şeyh grubuyla bu gruba talip olarak bağlı olan insanların toplamı olan sosyal bir yapıdır. Ocak, bir mekan değil, sosyal bir birimdir. Örneğin, Hacı Bektaş tekkesi bir ocak değildir. Hacı Bektaş ocağı, Hacı Bektaş soyundan gelen dedelerle bu dedelere bağlı pir ocakları ve taliplerin toplamıdır. Bu anlamda, Yakup Abdal'ı bir ocak olarak değil, bir tekke olarak saymak gerekir. Bu tekkenin bulunduğu köyün halkı hangi ocağa bağlıdır, bu önemlidir. (Bildiğim kadarıyla, yazı sahibinin köyü Hacı Bektaş ocağındandır. Ancak, bu ocağa sonradan katılıp katılmadığı, gerçek dedelerle mi yoksa dikme dedelerle mi hizmetin yürütüldüğü de dikkate alınmalıdır. Hacı Bektaş ocağının son yüzyılda uyguladığı dikme dedelik, Orta Anadolu bölgesindeki Aleviliğin zayıflamasındaki en önemli birkaç etkenden biridir.)
Saygı ve sevgilerle
Hamza Aksüt
Hamza Aksüt isimli Üye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Hamza Aksüt For This Useful Post:
esonto58 (11-19-2010), İşcanbaba (11-19-2010)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
abdal, elmadağ, kimdir, nerde, nerede, ocağindanmişiz, ocağındanmışız, yakup, yaşadı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açik
Smileler Açik
[IMG] Kodlari Açik
HTML-Kodu Kapali
Hizli Erisim


Sponsored links
alevi haber kayfe.net
balon süsleme ankara ankara palyaço balon süsleme ankara


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmis. suanki Zaman: 14:01.


Powered by vBulletin® Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
Tüm hakkı GencAleviler'e aittir.Ad Management by RedTyger
no new posts