![]() |
|
![]() |
|||||||
| Alevi Ozanları, Deyişler Alevi ozanlarına dair paylaşımların yapılabileceği alan. Deyiş, Deyişler. |
| Reklam Alanı |
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
|
|
Teşekkürler abi. Ayette ortada bakalım hala Alevîliği İslama yamamaya çalışacaklar mı?
Görünen köy klavuz istemiyor işte. Dillerimizde tüy bitti anlata anlata. Emeğinize sağlık. Saygılarımla.
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL!!!
DERSİME SEFER OLUR; ZAFER OLMAZ (Seyit Rıza) |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Birkaç yıl önce Yunus Emre'nin Alevi bir ozan olduğunu söylediğimde ağbim şaşırmıştı. O, o yaşına kadar Yunus Emre'nin şeriatı özendirici bir ozan olduğunu sanarak yaşamıştı
Halk arasında 14 Yunus Emre'nin olduğu söyleniyor ama gerçek Yunus ile birlikte, Yunus'ların sadece üçü saptanabilmiş. Bunlardan bir tanesi sanıyorum Bursa'da doğmuş ve orada yaşamış. Bizim Yunus, Yıldırım ve Timurlenk zamanının Yunus'u. (Yanlış biliyorsam lütfen düzeltin) Oysa diğer Yunus'ların şiirlerinde de saptanacağı üzere daha geç dönemlerde yaşadıkları ortaya çıkıyor.
Akarsu'yum bir anadan doğmadım
Aşkımdan gayrıya boyun eğmedim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 685
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
......
Konu Onurcan tarafindan (11-05-2010 Saat 01:37 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
|
|
#14 |
|
Bizden Biri Bulunduğu yer: Balıkesir
Üye No: 163
Mesajlar: 861
Thanks: 1452
Thanked 1393 Times in 571 Posts REP Gücü : 12
REP Puanı : 437
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Manisa'nın Kula (Kula, Luvice bir sözcüktür ve ana tanrıça Kuwa'dan gelmektedir) ilçesine bağlı Emre köyünde Taptuk Emre ve Yunus Emre türbesi varmış.
Bu köyde bir de çeşmesi, yatakhaneleri ve hamamı olan tarihi bir cami bulunmaktaymış. Belgelere göre şimdi cami olarak hizmet veren bu yer, eskiden Taptuk Emre'nin ders verdiği bir dergahmış. Dergah, 1540 yılında minare ve kubbe eklenerek camiye dönüştürülmüş. Dergahken sade bir yapı olan şimdiki cami, süslemeler ve bezemeler eklenerek daha gösterişli hale getirilmiş. Dergahın camiye dönüştürülmesi ile birlikte köy tümüyle sunnileştirilmiş. Üstelik çevredeki bazı köyler hala Aleviyken, bu köyde tek bir Alevi bile kalmamış. Bu örnek, sunni devletlerin ilk hedeflerinin Alevi pirlerinin etkili olduğu bölgeleri asimile etmek olduğunun bir kanıtı sadece. Yunus Emre, o günkü koşullar gözetildiğinde Tanrı'yı ve onun kutsal kitaplarını sorgulaması ile günümüzde sürekli yalpa yapan, şeriatı desteklemenin demokratik bir tavır olduğuna inanan aydınlar hakkında da bizleri düşündürmektedir. |
|
|
|
| The Following 7 Users Say Thank You to Arjin Efruz For This Useful Post: | Devrim06 (07-19-2008), Kizilbas 66 (09-17-2008), Kul Seyyid (07-19-2008), MeraLina (09-21-2008), Onurcan (07-20-2008), Renas (09-17-2008), İşcanbaba (07-19-2008) |
|
|
#15 |
|
Forum Katılımcısı Bulunduğu yer: Fındıklı Çikolata Diyarı
Üye No: 382
Mesajlar: 100
Thanks: 151
Thanked 231 Times in 88 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 116
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Yunus Emre'nin bir Alevi Ereni oldugunu cok degil bir kac yil önce ögrenmis ve buna cok sasirmistim... bunu ablama, anneme söyledigimde ayni sekilde onlarda saskin bir tepki verdiler...
Ama ögrendikce, sorguladikca gercekler ortaya cikiyor, her gün tahribata ugramis inancimiz hakkinda yeni seyler ögreniyoruz, bazilarini hemen kabulleniyor, bazilarini ise kabullenmemiz zaman aliyor, cünkü onlar simdiye kadar beynimize yerlestirilenleri alt üst ediyor Yunus Emre Alevi degerlerinin tahribata ugrayan en bilinmis isimlerden bir tanesi, günümüzde ise Hace Bektas Veli bu sahtekarliga kurban edilmek isteniyor... eski Dinayet Baskanlari köselerinden yaziyorlar... "Hace Bektas Islamin bütün sartlarini bir bir yerine getirmis bir ehli sünnettir" diye... "Tarih tekkerrürden ibarettir" mi diyelim burda?... Hayir... böyle demek bile bile basini kuma gömmekten baska birsey degildir... o zaman biz Alevilerin o herzamanki "hosgörü" safliginin ayaklarina yatip "ikiside anadolu ozanidir, hepimizindir" gibi bos laflarla oyalanmak yerine degerlerimize sahip cikmamiz gerekiyor... nede olsa "ayni suda iki kere yikanilmaz.. yikanilirsada su ayni su degildir"... bizim Yunus'umuz Alevi Dergahi olan Taptuk Emre'nin Mürididir... bilgesinin ocaginda kendi deyimi ile pismis ve Mürsidlige ulasmistir Taptuğun tapusuna Kul olduk kapusuna Yunus miskin çiğ idik Piştik elhamdürüllah bir dipnot: Zerdüşlüğün ateşmabetlerine, eğri odun taşınmazdı - Yunus Emre’de yıllarca hizmet verdiği, Taptuk Emre Dergahına eğri odun taşımıyordu. Paylasimda Kiyamet, Mirac ele alinmis... yalniz iki Yunusu karsilastirinca en bilinen "nasil olur" dedirten konu zannedersem "cennet" konusudur Bizim Yunus acikca cennette Islamin Erkeklere vaad ettigi Hurileri red eder: Cennet Cennet dedikleri bir kac evle bir kac huri isteyene ver sen onu bana seni gerek seni Peki uydurulmus Naksibendici Yunus? Sol cennetin irmaklari akar allah deyu deyu ....... Misk-ü amberdir sözleri Cennet'te huri kızları Gezer Allah deyu deyu ... bu dörtlük ise hangisinin yazdigini cikaramadiklarimdandir... cünkü Türkce nedeniyle tam olarak ne demek istiyor anliyamiyorum... Namaz kılmayana sen, Müselmandır demegil, Hergiz müselman olmaz, Bağrı dönmüştür taşa... eger anladigim sekil ise... (!!) Alevilere yönelik ipe sapa gelmez o malum dialoglarada gönderme yapip gercek Yunusu carpitma görevini sahte Yunus yerine getirmistir... ve Alevi pirinin ismini kullanip Alevilere karsi kullanacak kadar sahtekardir Yunus Emre Hace Bektas iliskisi hakkinda hic bir bilgim yok ama aklima ilk gelen su oluyor: Hace Bektas'in devlet ile hic bir sorunu olmuyor, ama Y. Emre hakkinda, siirlerini okuyanlar icin verilmis ölüm fermanlari mevcuttur... bu bugünde ayni... eger Devletle sorunuz olmaz, her yaptigina boyun egilirse siz iyi vatandassiniz, ne zamanki bir dakika "ben böyleyim, benim inancim böyle, bana baski yapiyorsun" derseniz sorun yasarsiniz... Naksibendi tarikati osmanlinin Alevilere yönelik baskilarinda bir cok karsimiza cikiyor örnegin Hace Bektas Dergahina yerlestirilmislerdir... yada Giritteki Alevi Dergahlarina yerlestirildikleri biliniyor... öyleki günümüzde bazi asimile edilmis Giritliler hem Naksibendi olduklarini savunuyor hemde gercek Naksibendicilerin "kafirlik" olarak nitelendirdikleri görüslerini savunuyor/hareket ediyorlar bakalim Naksibendi Seyhi Ebussuud Alevi Yunus'a hangi fetvayi laik görmüs: dipnot: Seyh Ebussuud'a Kanuni büyük deger vermistir... Soru: Bir tekkenin mescidinde değişik kişiler toplanıp tevhit ederken (Allah'ı anan şiir-müzik okurken) bunu değiştirerek kimi zaman, 'Sen bir ulu sultansın Canlar içinde cansın, Çün ayan gördüm seni, Pinhan kapısı değil' deseler, kimi zaman da 'Cennet cennet dedikleri, Bir ev ile birkaç huri, İsteyene ver sen onuBana seni gerek seni' deseler ve göğüslerini dövseler bunlara ve şeyhlerine ne yapmak gerekir? Cevap: Bunların halleri ve sözleri tam anlamıyla fuhş olduğu gibi cennet hakkında dedikleri sözler de açık bir küfürdür. Bu kişilerin öldürülmeleri yasalara uygundur.' Osmanlicasi: Mes'ele: Bir zafiyenin mescidinde eshas-ı muhtelife ile oğlanlar muhtelit olup envaı tegarniyat ile tehvit ederler iken kelime-i tevhidi taygir edip kah dil men>> kah <<can men>> deyüp ve kah<< sen bir ulu sultansın, canlar içinde cansın-Çün ayan gördüm seni, pinhan kayusu değil>> deyüp ve kah<< cennet cennet dedikleri bir ev ile birkaç huri-İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni>> deyü göğüslerini döğüp evza-i garibe ettiklerinde ahali -i mahalleden bazı kimesneler zaviye-i mezbure de şeyh olan Zeyd: << Ne lazım gelür? ve mahalekat-el cin vel ins ila liya budun>> demekle cevap verse şer'an zeyd'e ne lazım gelür?>> El cevab: Evza' ve akval-i mezbure kemal mertebe fuhuş olduğundan gayrı, cennet hakkında söyledikleri kelime-i şenia küfr-i sarihtir. Katilleri mübahtır. Şeyhleri olan Bi-din, << hikayet olan ef'al ve ekval men'e mübaşeret olunmazsa dahi ne lazım gelür>> demekle kafir olduğundan gayrı, ol kabayihi ibaret kabilinden addetüp ayet-i kelimeyi ana delil getirmekle tekrar kafir olur. Ve bu itikattan rücu etmezse katilleri vacip olur>> Kaynak: Fetava-yi Ebussud / 271 b, 272 a fetvasi
Köpeğe ve Piyon Köpeğine sus dedim.
Havlayordu. Sana konuş dedim. Havla demedim. Özdemir Asaf |
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to MeraLina For This Useful Post: | Arjin Efruz (09-17-2008), karan (09-17-2008), Kizilbas 66 (09-17-2008), Kul Seyyid (09-17-2008), Onurcan (09-21-2008), Renas (09-17-2008) |
|
|
#16 | |
|
Bulunduğu yer: Bajarî Sînemil
Üye No: 17
Mesajlar: 4.031
Thanks: 2990
Thanked 6016 Times in 2689 Posts REP Gücü : 27
REP Puanı : 542
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alinti:
Şimdi 1 kere daha okuyacağım. Sevgiler Emeğine sağlık. Teşekkürler... |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Kul Seyyid For This Useful Post: |
|
|
#17 |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 402
Mesajlar: 25
Thanks: 69
Thanked 88 Times in 22 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 60
REP Seviyesi :
![]() |
Degerli Dostum Onurcan... Yunus Emre hakkinda Alevilerde olusan kafa karisikligini gidermek ,bilinmeyen yönlerini ortaya cikarmak icin baska sitelerde konuyu irdelemeye calismistik..Bunun gerekli oldugunu biliyorduk..Cünkü " Yunus Emre " adi altinda Seriat propagandasi yapilarak bir nevi " Asimilasyona " taban hazirlaniyordu..Bizler bunu önlemeye , bulandirilan suyu berraklastirmaya calistik.. Yunus Emre halk siirinin ve Alevi-Bektasi Edebiyatinin temel tasidir..Anadolu topraklari üzerinde bilincli bir sekilde Yunus Emre ile halk siiri daha temiz,ari akmaya basladi..Ve bu berrak su zamanla caglayana dönüserek caglarin üzerinden tasarak gelip günümüze ulasti..Muhakkakki Yunusun yasadigi cagda olsun ondan öncede bir cok halki ozani yetismistir.. Ancak Yunus bir uc erenidir bir zirvedir....Yunus Emre kendi caginin sinirlarini asip günümüze kadar ulasmayi basarmistir.. 13.yüzyilda cagdaslari Hace Bektas,Mevlana ve Asik Pasa dir.. .Hünkar Hace Bektas tan düsünce olarak etkilenmistir..Zaten Hace Bektasin sairligi tartismalidir,ona ait oldugu söylenen iki kitap vardir.Bunun bir tanesi Vilayetnamedir digeri ise Makalat tir..Her iki kitaptada ona ait siirler yoktur,yalnizca ona atif edilen siirler vardir..neyse konumuza dönelim..Yunus Emre düsünce olarak etkilendigi gibi Hace bektastan feyz almistir.. Yunus Emre nin siirlerinde Birlige ,Dirlige cagri vardir.Anadolu insanina yaptigi bu cagrida Hace Bektasin bu düsüncesini siirle dillendirmistir..Dolayisiyla Mevlananin ,Yunusu etkiliyemedigini görüyoruz..Cünkü düsünce olarak olaylari farkli algiliyorlar,yasama farkli bakiyorlar.. Isin en önemli boyutu saflarinin degisik yerlerde olmasidir..Yunus Emre safini halkin yaninda belirlemistir.. Oysa Mevlana saraya,Selcukluya itap etmistir..Biri halka sirt cikarken,digeri tamamen zit bir kutupta yer alarak halki ezeni desteklemistir..Dil olarakta birbirinden farkliliklari vardir..Yunus un Türkcesi aridir,sade ve yalindir..Mevlananin siir dili Farscadir.. Yunus Emre nin öncelikle saglam bir dünya görüsü vardir..Yunus Emre halkcidir,halkin arasina girerek ari misali ciceklerden bal toplar gibi kendi duygu ve düsüncesini gelistirmistir.Kimilerince ümmi degildir yani okumasi yazmasi vardir..Yunus Medrese egitimi görmüstür,üstelik iyi egitim görmüstür,Farsca ,Arapca bilen Yunan ,Iran mitolojisini yakindan izleyebilmis Felsefesi,Islam fikihini ( Hukuku ) ögrenmis kendi caginin ileri görüslü ozanidir.. Yunus Emre halka öyle bütünlesmis ki onun icin söylenceler cikarilmis 9 ayri yerde mezari oldugu ileri sürülmüstür..Yunusun dogdugu yil kesin olarak bilinmiyor..Ancak son yillarda yapilan kimi tesbitlerde Porsuk cayinin Sakarya ya döküldügü yerde Eskisehir in Mihaliccik kazasina bagli sariköye dogdugu ve orada öldügü ( 1320-1321 ) ileri sürülüyor..Simdilik bu görüs kesinlik kazanmis görünüyor.. Yunus Emre nin siirleri dikkatli okundugu zaman iki ayri insan tarafindan yazildigi izlenimi veriyor..Halk Edebiyati sözlü gelenege dayandigi icin uzun yillar Ercisli Emrah ile Erzurumlu Emrah birbirine karistirilmistir..16 yy. yasayan Kul Himmet ile 19 yy. yasayan Kul Himmet üstadim ile ayni sekilde karistirilmistir.. Gene uzun yillar tek kisi olarak bilinen Pir Sultan Abdal son yapilan calismalarda ayni mahlas ile 6 ayri ozanin siirler yazdigi ortaya cikti.. saniyoruzki bu Yunus Emre de böyledir..Bu anlamda Yunus lari ikiye ayirmak gerek.. Yunusun akici ve sürükleyici bir dili var.. Siir ari dili Türkcedir..Yasamin bütün boyutlarini iceren konulari yazmistir..rasyonel ve sevgi dagitir siirlerinde,yoksula sirt cikiyor yol gösteriyor. Bu Yunus un siirleri 16.yüzyilda Seyhülislam Ebussud Efendi tarafindan yasaklanmistir..Molla Kasim bizzat Yunusun siirlerini yirtip suya atmistir.. Ikinci Yunus daha ziyade Islam ahlakiyla hareket eder..Bu dünyadan cok öteki dünyayla ugrasir,Siir dili Arapca agirlikli bir karmasik Türkce..ikinci Yunus un siirleri Camilerde ilahi olarak okutuluyor..Bu anlamda bu Yunus fundementalist ahlakci ve cennet vaad ediyor..Örnekler vermek gerekirse ..: 1-Yetmis iki millete bir göz ile bakmayan Seriatin atasiysa hakikata asidir 2-Yaratti yetmis iki milleti Arada üstün kodu Müslümani Görüldügü gibi birinci siirdeki Yunus Anadolu-Alevi ozanidir..Ikincisi ise islamci kimligi olan Yunustur.. yada .. 1-Kil gibi köprü gecersen gec deyü Gel seni sen tuzagindan sec deyü Ya düser ya dayanir ya ucar kil gibi köprüden adem mi gecer ? 2-Ol gecidin köprüsü us beni yoldan kodu gecmez demez kis Köprüsü kildan kodu Burada ise Sirat köprüsü kavrami 1.Yunus tarafindan elestirilmekte bunun bir tuzak oldugunu dile getirmektedir..ikinci yunus ise burada her ademin mutlak gececegi söylenir.. Sevgili canlar yukarida irdelemeye calistigim gibi buna benzer örnekleri cogaltmak mümkündür.. Gelinen sürecte tarihimizin tarumar edildigi ve bellegimizin yok edilmeye calisildigi bu dönemde Sairlerimizin,ozanlarimizin yasami ,siirleri de degistirilmek suretiyle kafa bulanikligi yaratilmaya calisilmaktadir..Alevi Edebiyatinin ve yolumuzun Asimile edilmesine karsi dik durus sergilemek her Alevinin öncelikli görevi olmalidir.... saygilar....
Bizi Bilmeyenler ne bilsin Bilenlere Selam Olsun |
|
|
|
| The Following 6 Users Say Thank You to Kizilbas 66 For This Useful Post: | Arjin Efruz (09-17-2008), Devrim06 (11-15-2008), Kul Seyyid (09-17-2008), MeraLina (09-17-2008), Onurcan (09-21-2008), Renas (09-17-2008) |
|
|
#18 | |
|
Forum Katılımcısı Bulunduğu yer: Fındıklı Çikolata Diyarı
Üye No: 382
Mesajlar: 100
Thanks: 151
Thanked 231 Times in 88 Posts REP Gücü : 3
REP Puanı : 116
REP Seviyesi :
![]() ![]() |
Alinti:
Sevgili Kizilbas66 yani Halil Abi ve Kul Seyyid Efendi... ![]() Tarihi daha iyi anlamak icin kafamdaki bazi sorulara aydinlik getirirseniz sevinirim.. ![]() Selcuklu ve Batinilik iliskisinde yasananlar Y. Emre'nin durumunu anlamak icin kaynak gibi görülüyor... sadece Y. Emre degil diger Alevi degerleri neden yok ediliyor, tam zit olduklari düsüncelere yamaniyor netlestirelim, Yunus'a neden ölüm fetvalari laik görülüyor, neden asi bir ruhu var, o zamanlardaki siyasi durumlar nasil bir bakalim... cünkü o günden bugüne kadar süren politikalarin temelleri aynidir, hersey sultan selim ile sah ismail savasina dayandirilsada önceside var...: Selcuklu ve Batinilik denildiginde ilk göze carpan Alparslan oluyor... Alparslan Batini inancli Fatimilere kiyimlar gerceklestiriyor, Alparslanin ölümüde yine Batini inancinda olan bir kisi tarafindan bicaklanmasi/hancerlenmesi sonucunda oluyor... yine bir Selcuklu Sultani Muahmmed Tapar o zamanlarda Batiniligin merkkezi olarak bilinen Alamut Kalesini ele gecirmek icin savaslar baslatir.. bir cok batini inancindaki cana kiymistir.... Alamut ise batini lideri olan Hasan Sabbahin mekani olarak biliniyor Fatimiligin ilk cikis noktasi Misir yada en azindan kuzey Afrika olarak görülüyor, daha sonra Suriye, ve diger ön Asya ülkelerine yayiliyor... Kuzey Afrika özellikle Misir denilince yine o bilindik tarih ortaya cikiyor ikinci halife ömer Misira cikmis ve kilic zoruyla müslümanlastirma politikasini izlemistir... bir cok bilgenin, felsefecinin cok degerleri papülüslerini Iskenderiye Kütüphanisinde yok etmis, yakmistir...Fatimilerde Aleviler gibi siddet ve baski karsisinda "takkiye"ye basvurmus gibi görünüyorlar, Ismaililerde ayni sekilde... ve yine ayni sekilde Fatimiler icinde atilan belden asagi iftiralar mevcut... ve yine Fatimilerin Muhammed Peygamber soyundan gelmeler gibi Alevilerin Pirleri/Dedeleri icin söylenen gercek disi iddaalar mevcut yine bazi Alevi deyislerinde bu tarihe gönderme yapiliyor: en bilinenide su deyis olsa gerek Hazreti Şah’ın avazı Turna derler bir kuştadır Asası Nil Deryasında Hırkası bir deviştedir ayrica neden Fatimi? Neden bir kadinin isminden türemis bu akim? bunun Ana tanrica inanciyla baglantisi olabilir mi? ayrica Selcuklu ile molla imam gazali iliskiside göze carpiyor... Imam Gazalinin Selcuklu sultani Secere yazdigi mektuplar var tarihte, Selcuklu tarafindan büyük hizmetler sundugu gerekcesi ile Üniversitelere ataniyor, Felsefeye karsit yazilari malum... kisacasi Y. Emre yasadigi dönemde "tehlikeli" olarak nitelendirilen akimlarin yani batiniligin en ünlü dervislerinden biriydi ve bu nedenle ölümünden 2 yüzyil sonra degil yasadigi tarihtede "tehlike" altindaydi... |
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to MeraLina For This Useful Post: |
|
|
#19 |
|
Yeni Üye Bulunduğu yer: Almanya
Üye No: 402
Mesajlar: 25
Thanks: 69
Thanked 88 Times in 22 Posts REP Gücü : 2
REP Puanı : 60
REP Seviyesi :
![]() |
Sevgili Meralina... Konu baska yerlere kaymasin diye sorularina kisaca cevaplar vermek istiyorum..Batinilik,Ismaili ve Fatimiler konusunu baska topicte isleyebiliriz.. Fatimiler yaklasik olarak 270 yil gibi bir süre devlet olarak varligini sürdürmüsler..Fatimi ismi belirttigin gibi ismini Hz.Ali nin karisi Fatima dan almistir ama onlarin soyundan gelmedigi bilinmektedir..Bununla ilgili bir cok belge mevcuttur..Ana Tanrica inanc ilgisi oldugunu sanmiyorum..Burada bir Takiyyeden söz etmek mümkün..Bin yil öncesinin Islam dünyasinin ortasinda Batiniligin düsünsel,inancsal anlamda savunulmasi,yasatilmasi icin elbetteki Sirlara bürünmesi kacinilmazdir..Bu baglamda Fatimilerin hayatta kalabilmesinin sigortasi Islami semsiyedir..Bu nedenle ( günümüzdeki Alevi dedelerinin kendilerini Islama baglamak amaciyla Seyidi saadet evladi Resul olarak betimlemeleri gibi) Peygamber Muhammed in kizinin ismini alarak bir nevi korunma zirhi takinmislardir.. Yunus Emre nin Dervisligi sairliginden ayrilmaz...Siirleri inancinin ,dünya görüsünün ,yasam biciminin,felsefesinin somutlasmasi dile gelmesidir.. O yasarken siirinide yazmistir.. O bir yolun ,bir kavganin,mücadelenin sözcüsüdür.. Halkin ve Hakkin hizmetinde olanlarin yanindadir.. Dervisligin ana ilkesi kendini bilmek,kendini yenmektir..Dervislik aslinda kaliplasmis düsünce bicimine,krala,padisaha,Tanriya bile bir insan diretmesidir..Dervislik dünyanin zevklerinden kendini soyutlayan,elini etegini cekmis,ne verirsen ona razi bir görünüm cizerler.. Dervisler kendi kendilerini asarak,nefislerini yenerek,tüm insanligi sevgiyle kucaklayarak,ellerini,bellerini,dillerini dizginleyerek insanüstü bir güce ulasirlar..Dervis sevgi atesiyle icini temizler... Aslinda kafami kurcalayan baska sorular var sevgili Meralina... Bunlardan birisi Yunus Emre nin neden 7 Ulu Ozanlardan biri olmadigidir..Bu gercekten sasirtici bir durumdur.. Yedi Ulu ozan listesini kimin yaptigi bilinmiyor,ancak edindigim bilgiler ve arastirmamla mantigimin birlestigi yer bana bu listeyi Safevi hükümdari Sah Ismail in yapmis olabilecegi varsayiminin kuvvetlenmesidir.... Cünkü Aleviler üzerinde yüzlerce yil derin bir Safevi ipotegi görülebilmektedir.. Hz.Ali ve Oniki Imam kültü 16.yüzyilda Sah Hatayi ( Ismail ) ile Alevi edebiyatina ,inancina girmistir..Bu baglamda 14.yüzyilda yasamis olan ve Ali ve Ehli-Beyt ile ilgili siirler,nefesler yazmayan Yunus Emre ve Kaygusuz un Yedi Ulu Ozanlar listesine girmesi düsünülemez.. Bugün Anadolunun en ücra köselerinde siirleri ,nefesleri okunan ve bilinen Yunus Emrenin 7 Ulu Ozanlardan olmamasi yada diger bir deyimle bu listede yer almamasi Anadolu Alevileri icin bir anlam ifade etmez.. Bizim Ozanimiz Yunus tur sevgili canlar..Yunus Emrenin asimile edilip sünnilestirilmesine karsi durmaliyiz , cünkü Dervis Yunus birdir,tektir.. biz biliriz... biz anlariz.. Dervis Yunus söyler sözün Yas doludur iki gözün Bilmeyen ne bilsin bizi Bilenlere Selam olsun... saygilar...... |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to Kizilbas 66 For This Useful Post: |
|
|
#20 |
|
Kontrollü Üye
Üye No: 156
Mesajlar: 685
Thanks: 672
Thanked 1691 Times in 599 Posts REP Gücü : 0
REP Puanı : 575
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
......
Konu Onurcan tarafindan (11-05-2010 Saat 01:39 ) değistirilmistir.. |
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to Onurcan For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtli üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Baslatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Emre AYDIN | Solino | Müzik | 4 | 01-02-2009 09:20 |
| Yunus Emre Deyişleri Ve Hayatı | Arjin Efruz | Alevi Ozanları, Deyişler | 10 | 11-03-2008 15:57 |
| büyüklerde olmayan duyarlılık | Venüs | Serbest Kürsü | 1 | 09-28-2008 19:06 |
| Yunus Emre'li 200 TL yolda | Sedat | Türkiye Gündemi | 5 | 08-27-2008 23:46 |
| Yunus Emre | Türkü | Alevilik Araştırmaları | 6 | 06-01-2008 20:35 |
Sponsored links
|
|||||||||
ankara nakliyat palyaço ankara balon ankara tabela ankara balon süsleme ankara palyaço ankara doğum günü ankara |
|||||||||